TC’Yİ, TÜRKİYE’Yİ KİMLER YÖNETİYOR..

TC’Yİ, TÜRKİYE’Yİ KİMLER YÖNETİYOR..

Siyonist kapitalizmin sağ ayağı fetöcüler kafatsçılar ırkçılar ak partiyi ele geçirirken, Sol ayağı, puta tapıcılar, abd-israil lejyonları sol terör örgütleri ise muhalefeti ele geçirdiler..
Bu haber 2021-06-25 07:05:22 eklenmiş ve 225 kez görüntülenmiştir.

 

TC’Yİ, TÜRKİYE’Yİ KİMLER YÖNETİYOR..

 

 

Devlet yine eski TC ye dönüştü. Siyonist kapitalizmin sağ ayağı fetöcüler kafatsçılar ırkçılar ak partiyi ele geçirirken, Sol ayağı, puta tapıcılar, abd-israil  lejyonları sol terör örgütleri ise muhalefeti ele geçirdiler..

Ülkemizde sömürge hukuku bile yok. Tc yi derinden işgal eden siyonist çeteler vatandaşa diledikleri oyun kumpas ve operasyonu diledikleri gibi yapmaktadırlar..

 

 

 

 

Önce Tarım Politikası İle  Başlayalım..

 

Musilaj-yada vatandaşın dediği gibi bu müslhilhilaj nedir, nerden çıktı ile başlayalım. Müshilhilaj:

Kendi dar çıkar ve egosu için gırgırlarla denizlerin eko sistemini yok eden balık çeteleri,

 atık su ve kanalizasyonların denizlere akması ile yani bir türlü rayına oturtulamayan atık su, alt yapı projeleri nedeniyle

ülkemiz genelinde derelere, neheirlere, denizlerimize deyim yerindeyse mok akmaktadır..

Marmarada uydulardan çekilen bir videoda ortaya çıktığı gibi bilinmeyn bir geminin saçtığı kimyasal maddelerle  (biyolojik saldırı ile) denizlerimiz, deniz tarımımız öldürülüyor.

 

Tarım sadece karada yapılan bir iş değil denizlerde eko sistemin içinde yer alan  bir tarım alanıdır, tarım sistemidir..

Bir dere köpürürken, bir göl, bir deniz, bir nehir kirlenirken aynen insan vucudunda olduğuı gibi tepki verirler..

İnsan Vucudu da böyledir. Karaciğeriniz iflas etmişsse dışa yara ve leke şeklinde vurur..

Müsilaj deniz eko sisteminin insan eliyle çökertilmesidir. Deniz canlılarının hastalığının dışa vurumudur..

Karada ise Marshall Planlarında görüldüğü gibi (50-60 ) süt tozu yiyecek içecek vitalarla en az 10 bin çocuğu maymuna çevirip öldürürlerken.. ABD-TC ile birlikte bütün vatandaşın beyni ile oynadı..  Düşünemeyen, üretemeyen başkalarının güttüğü, kırdığı dizayn ettiği bir koyun sürüsü oluşturdu..

Günümüzde de fazla değişen birşey yok, doğal şeker başta olmak üzere doğal olanı yok eden TC rejmi, Amerikan Cargil, Siyonist israilin tohum, genom ürünleri ile Anadolu-Mezopotamya halklarını 24 saat biyolojik saldırıya maruz bırakan politikaları ile, suyumuzu, tarım ve toprağımızı da Siyonist sergerdelere peşkeş çekmeye başladılar..

 

Gerek karada, gerekse denizde uygulanan yanlış tarım politikaları eko sistemi vururken, aslında insanın kendisi vurulmaktadır, insan eko sistemle oynayarak sadece kendini değil tüm canlı yaşamı  vurmaktadır. Çünkü bu bozulma direkt insan hayatını, canlı hayatını etkileyerek, canlıları hastalıklı, kanserli.. vb. binbir yapıya çeker.. Dolayısıyla mallaşan kafası basmayan hasta sakat zayıf eşşekler dönüşen bir insan tipinin oluşumuna yol açar ki dünyamızda bu Siyonist-kapitalist biyolojik saldırı nedeniyle insanlar milyar milyar mallaştılar, insanoğlu şu anda dünyaya sıkışıp kalan bir fare sürüsü gibi ne yapacağını şaşırmış durumda; feleği şamış..  Yani, doğa ve çevreyle oynayan her devlet, her firma, her insan, özel, tüzel tüm yapılar  direkt sizin hayatınızla, bütün canlıların hayatıyla  ve kendi hayatlarıyla  oynamaktadırlar..

 

Siyonist –Soykırımcı kapitalizmin eko sisteme saldırısı, kapitalizmin kar amaçlı eşekkliği dünyaya verdiği zarar 10 dünya olsa satsan yine onarılmayacak düzeye ulaşmaya başladı..  İnsanlık bu eşek kapitalizmin herşeyine el koyup dünyayı yeniden ıslaha yönelmese kapitalizm kar amaçlı eşekliği yüzünden dünyamızda canlı yaşamda yok olmaktadır..

 

Şimdi geçelim siyasette:

 

TC rejmi siyonist emperyalizmin Osmanlı halklarını yok etmek için kurguladığı dünyanın en profesyonel soykırım rejimi.. Yüzyıl boyunca fiziki-kültürel  soykırım, askeri darbeler, faili meçhul cinayetler, biyolojik saldırı.. hertür savaş argümanını kullanarak vatandaşı yüzyıl boyunca kesintisisz bir şekilde soykırıma tabi tutan dünyanın en derin siyonist-kapitalist vatandaş düşmanı bir diktatörlük.. TC ve İran rejimleri Anadolu –Mezopotamya nın asli unsurları olan Kurd-Fras-Rum-Ermeni-Turk halklarını soykırıma uğratan siyonizmin Anadolu Mezopotamyadaki truva atlarıdırlar..

 

TC diktatörlüğünün kuruluşunun yegane amacı, kuruluş sebebi ve felsefesi.. siyonist –terörist israilin Anadolu-Mezopotamyayı işgal etmesi yönündeki hertür engelin ortadan kaldırılmasıdır..  Hakeza aynı planın bir diğer ayağı ise siyonist molla rejimidir.

 

 90’lı yıllarda tc-pkk terör örgütünün birlikte türkü ovada, kürdü dağda nasıl harcadığının tc-pkk terör örgütü yüzünden işlenen faili meçhul cinayetlerin hadi-hesabı yoktu.. Vatandaşın malına mülküne hayatına çökme babında cia-mosad ülkemizdeki başbakanı bile kendisi atıyordu.. Faili malum mechul cinayetlere ugrayan vatandasların cesetleri yol kenarlarında toplanıyor, toplu asit kuyuları ile cesetleri yok etmede tc rejmi çağ atlıyordu..  Özetle yüzyıllık soykırımcı-katil, vatandaş düşmanı bir diktatörlük  olan tc rejmi 80-90 milyon vatandaşı her alanda harcayarak 2000’li yıllara kadar gelindi.. Ve halkın beklediği gibi bu sitemi tarihin çöp sepetine yollayacağım diyen bir AKP çıktı. Gayet güzel şeyler yaptı.. Halkın beklentilerini karşılamak için ölümüne bir mücadeleye girişti..

 

Ve 20 yıl aradan sonra AKP ile yine 90’lara döndük:

 

Devlet yine eski TC ye dönüştü. Siyonist kapitalizmin sağ ayağı fetöcüler kafatsçılar ırkçılar ak partiyi ele geçirirken, Sol ayağı, puta tapıcılar, abd-israil  lejyonları sol terör örgütleri ise muhalefeti ele geçirdiler..

 

 TC  devleti giderek mafya-çete devleti özüne dönerken, ak partiyi ele geçiren mafya-çeteler bakan tayin ediyor, sistemi değişitirmek için yola çıkan Erdoğan dahil tüm ak parti üst düzeyini de rehin almaya başladılar. Sistemi değiştirmek için yola çıkan Ak Parti diktatör tc rejmini yaşatan bir partiye dönüştürülerek ak parti yerle yeksan ediyorlar.. 

 

Devlet içindeki mafya ve  çeteleşme ile ışık hızı ile devleti ele geçirirken.. Bu çete ve mafya ile ilişkili bakanından vekiline çeteciye türedi bir zenginler ülkemizi işgal etmeye başladılar, ülkemizi siyonist kapitalizmin işgaline açık hale getiriyorlar.. 

 

Süslü sılolar  firma kuruyor, yakınlarına firma kurduruyor. Ak Parti artık İş takibi yapan,  yaptıran, vatandaşın malı-mülküne, vergisine çöken, devleti yedeğine alan, devlet kendisi olan bir mafya-çete devletine dönüşürken.. Dünün baldırı çıplak açları-haramzadeler  şiştikçe şişerken.. Vatandaş ta düştükçe düşmeye başladı..

 

Mafyanın ele geçirdiği devlet aygıtı rejmi ve sistemi değişitrmek isteyen tüm Ak Parti üst yapısını Erdoğan dahil 24 saat gözetim ve kayıt altına alarak kitlemeye, sistemi değistirmek isteyen tüm vatandaşları abd-israil-ingiliz siyonizminin kullanabileceği bir duruma çekmeye başladılar. Erdoğan –Biden görüsmesinin ardından azeriyaya tc üsü söylemi planları ülkemizin Rusya ve komşu halkların nasıl hedefine çevrildiğini, siyonizmin hala turk-turancılık oyunları ile anadolu-mezopotamya halklarını tc rejimi ile çökertme  hedefinden gram  şaşmadığını ortaya koymaktadır ..

 

Bakan iş adamını çağırıyor 50-60 milyonu yan cebime koy. Yetmez, filan-filan firmanı da şu şu devletimizin büyük baş çetecisi, mafia babaya  ver, yetmez filan Siyonist-kapitalist çete mensubu yada fetöcü iş adamının da bir o kadar sana olan borcunu sil yoksa seni duman ederim diyor.. Öbür taraftan bu ülkenin bir çocuğu kripto para gibi yazılım gibi bir alanda mı büyüdü. TC yi yöneten siyonist çete devlet erkini mafyasını çetesini harekete geçirerek anında çöküp düşürmektedir.. Yani dün bu coğrafyayı fiziki kültürel soykırıma uğratan siyonist çeteler ve  ve işbi,rlikçileri günümüzde ise günün koşullarına uygun yöntemlerle vatandaşı çökermektedirler..

 

TC nin nasıl mafya-çete devletine dönüştüğünün en büyük kanıtı hergün basında çıkan onlarca ispatlanmış rezalete karşın mafya çete temsilcilerinin hal devlette en üst makamlarda yer alamsıdır.. Bu vahim  iddialar karşısında bile birtek istifa yok..  Yani eski tc de dahi yapılamayanlar topal ordeklerle, bohçacılarla ve süslü sılolarla yapılarak tam abd-israil uydusu bir mafya-çete devletine dönüştürüldü tc rejimi.. Eski tc de hiç olmasa işi kılıfına uydurup askeri darbe, sağ-sol-anarşi vb ayaklarla yapıp kamufile ediyorlardı. Şimdi buna da ihtiyaç duymuyorlar. Ülkemizi babalarının çiftliği, hayat larımızı ise zindana çevirmek için gerken hertür operasyonu pervasızca yapıyorlar..

 

İş bununla da sınırlı değil, okyanus ötelerinden patronlarıyla devlet kılıf ve kumpası ile siyonist kapitalizmin direktifleri doğrultusunda tc devleti ortaya çıkan ne kadar yerli-milli iş adamı,  firma, beyin varsa;  kripto para gibi çağın mesleklerine yönelen hangi vatandaş ve  kim varsa hemde millilik-yerlilik din vatan millet bayrak kanun maskelemleri ile büyük bir çökme operasyonu  ve saldırıya uğramaya, ablukaya alınmaya başlandılar..

 

Yurt dışına kasten kaçırtılan iş adamı, beyin vatandaşlar bilerek planlı bir şekilde mosand-cia-m16-cia vb. soykırımcı siyon kapitalin terörist istihbarat örgütlerinin kucağına, siyon kapitalin, katil kraliçenin kucağına itiliyorlar.. Ülkemizde holdingleşme, beyin olma, bilim adamı olma çağın gereklerine uygun firmalaşma yönündeki her vatandaşa  soykırımcı firmaların  örgütleri olan abd-ab-israil gibi terörist devletlerin kucağına itiliyorlar, ..

 

Ve bu vatandaşlar kendilerine yapılan kumpasın ana mimarı tc yi deşifre ettiklerinde yandaş –yundaş medya bu vatandaşları vatan haini vb. perdeleyerek  asıl ihanetin tc eliyle vatandaşa yapıldığını 80-90 milyon vatandaşın yüzyıldır soykırımcı siyonist kapital terörizme yem yapıldığı hep gizlemektedirler..

 

Gelişmiş bir ülkede yerel bir gazete bile yabancıya satılmazken, cüzi bir yüzde vb. bir formülle halledilirken.. Ülkemizde tarım toprakları, barajların hes lerin yabancılara satıldığı, şeker pancarında olduğu gibi milli tarımın yok edildiği, siyonist-terörist israilden  getirilen tohum ve genom ürünlerle toprak ve tohumumuzun yok edildiği.. Ülkemizin vatandaşın elinden hızla çıktığı bir süreç yaşıyoruz.. Devlet-iktidar yabancı sermaye çekme  ayak numaraları, milli-yerli-din-vatan oyunları ile vatandaşı ve ülkemizi düşürürken..

 

Kılıç başkanlığındaki muhalefet ise patronları fetö öncülüğünde natanahuya sisiye teslim olalım, bidon denen abd-ab katiller bizi yönetsin.. Ülkemizi akp iyi satmıyor biz alasını yapar tamamı ile size teslim ederiz siyaseti ile  ülkemizin siyonist soykırımcı kapitalizmin bir sömürgesi olduğunu açıkça beyan ediyorlar..

 

Biraz yerele indiğimizde tarım-toprak, su vb. başındaki vekillere ve icraatlarına baktığımızda su kaynakları başta olmak üzere tüm kaynakların boşa heba edildiği, Doğu ve Kuzey doğuda  % 110 saf eşsiz kaynak sularımız boşa akarken tc yi yönetenler buralarda halka koopartif  vb kurdurmayarak, öncülük yapmayarak topraklarımızı sulularımızı  yabancılara nasıl peşkeş çekeriz planları yaparlarken.. Bin yılların yükünü sırtında taşıyan Anadolu ve Mezopotamya insanı hala öküzlere vurulan boyunduruklarla evine su taşımaya çalışıyor.  Rant çetelerinin yaptıkları inşaatlar yollar projeler vatandaşa ölüm tuzağı olarak geri dönüyor..

 

TC de bakanından vekiline yada devletin başka kurumlarına tarım gibi-su gibi, toprak gibi hayati stratejik alanlara  bakıldığında bu ülkenin değil, katil kraliçenin, natanahunun bidonun adamları türk-kürt kılığında ülkemizi siyon emperyalizmin arka bahçelerine çevirmektedirler..

Buradan Siyaset- STK alanına geldiğimizde hala siyon ingiliz planı olan kurtarıcılar, kurtarıcı edebiyatları, put-totemlerle , anır ahır kabirlerle dizayn edilyoruz. Siyon emperyalizim eğitim sistemiyle,  yüzyıldır kesintisiz beyin yıkama ile evlerimizin tuvaletlerine kadar girmiştir..

Devlet üstü yapılanmlar olan sivil toplum örgütleri stk lara baktığımızda hala tc eğitim sisteminin beynini yıkadığı kutsal devlet yalan dolanı ile dumura uğrattığı ilkokul talabeleri gibi avaz-avaz bağırıp marş-marş ileri yapan gerzekleri gördükçe durumun vehameti kendiliğinden ortaya çıkmaktadır..

 

Aynen katil kraliçenin de dediği gibi biz onlara yani biz Ortadoğulu halklara öyle bir plan –kumpas yaptık ki bizim inşa ettiğimiz sistemi deşifre etmeye çalışanlara halk küfür edecek.. Halk uyanırsa da sorun yok,  askeri darbeler iç karışıklıklar vb yine dizayn ederiz sorun yok.

Özetle dün askeri darbe terörle mafya çete devleti atatürük kurtarıcı edebiyatları ile halkı vatandaşı ülkemizi düşürenler günümüzde süslü sılolar mafya ve çetlerle vatandaşa çökmektedirler,  tarımımız, toprağımız, madenlerimiz  suyumuz bizden alınıp yabancı siyon katil kişi firmalara peşkeş çekilmektedir..

Özetle yüzyıllık tc tarihinde akp nin tcyi yıkmasını beklerken.. akp tcleşerek bizi siyon emperyalizme daha ince metotlarla yem etmektedir..

Muhalefet zaten ortada siyon emperyalizmin truva atı chp-ip-hdp bir an önce ırak gibi bidonun gelip ülkemize çökmesi için fırsat kolluyorlar..

TC  kurulduğundan günümüze siyonist çetelerin, siyonist-soykırımcı kapitalizmin bir sömürgesi. Ülkemizi kurdü-türkü-lazı çerkezi ile vatandaş değil bu siyonist çetlerin yerli yabancı ayakları yönetiyor..

Yukarda pek azına değindiğimiz gibi vatandaş biyolojik saldırıdan tutun, inanılamaz cinayetlere, faili meçhullere binbir oyunla yok edilmektedir..

Yetmeyecek, tc eliyle ülkemizi kanton kanton yerle yeksan edecekler.. Ayrıntılar için tıklayınız..   

 

Çıkış  hem Basit, hemde ölümcül derecede zor :

 

Köklerimize ve Tarihi Misyonumuza Dönerek TC yi tarihin çöp çepesintine göndermek..

Her ilde ırk-dil-din üstü birer dernek..  bu dernekler bölgeler bazında bir araya gelerek.. Anadolu birleşik devletlerini kurup  tc yi siyasal stk yapılanması, natosu abd ab vb. ile  ile çöpe atacak bir siyasal çıkış. Yani vatandaş yürümeyi becermese ve bu sitemi yıkmasa yıkılmayı bırakın hergeçen gün herşeyini kayb ediyor,  önümüzdeki zaman diliminde ise tc sayesinde ülkemiz il-il, kanton-kanton  bölünecek.. Kısacası 80-90 milyon vatandaş 7 sülalesi gömülmektedir, bitirilmektedir. Bu yüzuyılın sonu ile önümüzdeki yüzyılda ülkemiz dahil bizimdir diyebileceğimiz hiçbirşeyimiz kalmamaktadır..

 

Kurtarıcı moduna girdikçe, dışardan içerden kurtarıcı bekledikçe, politik düşünen birer vatandaş olmadıkça, kendi ülkemiz için kendimiz özne olmadıkça..  faşlist tc rejminin beynimize vurduğu zincirleri kırmadıkça, hergeçen gün bir önceki günden daha kötü olacaktır..

 

Ülkemizi bizler, vatandaşlar  yönetmiyoruz. Siyonist çetlerle, siyon kapitalizim içerdeki işbirlikçileri-etki ajanları  ve içerde çeşitli kumpaslarla esir  aldıkları bizden gözüken düşürülmüş insanlarla, katil kraliçe, natanahu, bidon, sisi, fetö, abd-abd, mosad-cia ile,  siyon sergerdeler ülkemizi yönetiyor, ülkemizin yer altı-üstü kaynakları heşeyimizle  onların emrinde.. İktidar muhalefet stk basın eğitim sistemi ile tc rejmi 24 saat bizi güdülen koyunlara çevirmek için hertür operasyonu, kumpası ustalıkla hayta geçirmektedir..   Ülkemiz, hayatlarımız herşeyimiz  elimizden alınırken, siyonist  sergerdeler önümüze  hala kılıçul-marulla, süslü sılo ile bohçacıları kurtarıcı diye öne sürüken, içerdeki cia-fetö çetesi ile kuşatılan gariban tayib ile esir selonun  bizi kurtarma rüyaları içinde  debelenip durmaktayız..

 

Çıkışın Zor Kısmı İse Ak Parti Kadroları İle  Erdoğanın Elinde..

 

Siyonistlerin ana hedefi anadolu mezopotamyaya konmak ve 500 yıldan fazladır bunun hazırlığını yaprak bugünlere gelindi.. Halklar uyanmasa siyonizm hepsini yok edecek.. Konumuza dönelim, Erdoğan nasıl fetö kuşatmasını halka taşıyıp  yerle yeksan ettiyse.. Bu çetecileri de halka taşıyarak yerle yeksan edecek adımlar atmalı..

Burada içten içe yıkıma giren siyonist abd-ab-israil gibi yapılardan asla korkmadan nato vb. tüm örgütlerden de çıkarak benzer şekilde ablukaya alınan Rusya vb. devletlerle stratejik iş birlikleri ile ülkemizi tam bağımsızlığa götürecek milli projeler şarttır..

Bu hamlelerin yapılması için Ak Partinin süslü sıloları, bohçacı derinleri, topal ördeklerle ilişkiyi kesip, ne mhp-ne hdp vb. hiç birine yaslanmadan erken seçime gidilmelidir. Devletin kurumları özel eğitimden geçirilen yüzyıldır ezilen yoksul Anadolu çocukları her tür meşakati yaşamış üstün ve zeki gençlerle doldurulmalıdır..

Bu yönlü hamleler ak partiyi % 60-70 le iktidar yapacaktır. Bu hamlenin başarısının tek şartı şefaf hesap veren vatandaşı özne yapan halka karşı gizli ardiyesi olmayan  diktatör tcyi bütün çürümüşlüğü ile tarihe gömen, natosundan diğerlerine ilişkileri bitirecek..  sivil bir anayasa ve planla halkın önüne çıkılmalı. Put totemler anır ahır kabirler artık bu ülkenin gündeminde çıkarılmalıdır.  Addan bayartağa tc rejminin dayttığı herşey tarihin çöp sepetine gönderilmelidir..

 

 

Korku Duvarlarını Yıkmalıyız..

 

Rejmi değiştirmek için mücadele veren en üstten en alta vatadanş terdüt ettiğinde korktuğunda siyonistler türkcü, kurtcu, sağcı-solcu, legal-ilagela tüm yapılarını orgut basın siyaset sermaye herşeyi ile bu diktatörlüğü yıkmak isteyenlere karşı zaten güçlendiriyorlar, b yerelde büyük şehirleri bile ele geçirdiler. Korkuldukça dahada güçlenecekler.. Ak parti vb. çıkış kadroları hal edildikten sonra iç savaş bu sefer kullandıkları mafya çete kurtcu turkculere yöneleip ırak-iran-syra gordugumuız gibi herpsini yerle yeksan edecekler.. Yani tc yi gömmesek tc öğleden önce kendisini değiştirmek isteyenleri öleden sonrada istemeyenleri  kısaca vatandaşı yiyecek gömecektir. Siyonist molla rejmi örneğinde olduğu gibi saftirik solcular, kurdler, sosyalistler kullanıldı. İş bittikten sonra hepsinin kellleri alınmıştı..  Bundan dolayı vatandaşın bu kullanılabilir karikatür durumdan çıkarılması şarttır..  Ve kokuldukça atılması gereken adımlar atılmadıkça yıkım daha da ağır ve korkunç  olacaktır..

 

 

 

Aksi bidon dedi azeriyaya üs kur vb. abd-israil siyonist ekesenli her çıkış ak partiyi de ülkemizde yerle bir etmektedir.. Rusya ve bölge halklarının çıkarına aykırı her politika ak parti nin çöküşü ülkemizin kanton kanton bölünüşüdür..

 

% 100  doğal kaynak sularımız boşa akarken hala analarımız bacılarımız boyunduruklarla evlere su taşırken, ülkemizi derinden ele geçiren yerli yabancı ihanet çeteleri ise sularımızı, topraklarımızı  devlet-kanun kılıflarıyla işgal peşindeler ..

 

Sözün özü beynimize vurulan zincirleri kırıp tc yi tarihin çöp sepetine yollamasak,  80-90 miyon vatandaş ülkemizi yüzyıldır derinden ele geçirilen yerli yabancı ihanet çetelerinin çöpü olmaktadır. Ve bizmdir diyabileceğimiz herşeyimiz elimizden alınmaktadır..

 

HABERİN FOTO GALRİSİ TIKLAYINIZ..

 

BASINDAN KONU İLE İLGİLİ HABERLER..

 

 

Deniz salyası denizlerimize bilerek mi bırakıldı? Ortaya çıkan görüntüler kafa karıştırdı

Bir su kütlesi görseli olabilir

Marmara Denizi'nde etkili olan deniz salyası, deniz sıcaklığının yüksek olması ve denizin durgun olması nedeniyle etkinliğini artırıyor. Sorunun nasıl aşılacağı konusunda henüz net bir yol haritası çizilmezken, 14 Mart tarihinde Marmara Denizi Gemlik açıklarında kaydedilen bir görüntü kafa karıştırdı.

 

Marmara Denizi'nin karşı karşıya kaldığı deniz salyası olarak adlandırılan ve fitoplankton denen bitkisel canlıların aşırı çoğalıp salgı üretmesiyle oluşan müsilajın dünyadaki yaşamı tehdit etmesinden endişe ediliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde başlatılan seferberlikle denizlerin temizlenmesi amaçlanırken, gelen görüntüler felaketin boyutunu gözler önüne seriyor.

 

GEMİDEN BIRAKILAN MADDELER MÜSİLAJA MI NEDEN OLDU?

 

14 Mart tarihinde servis edilen bir video ise kafaları karıştırdı. Bir gemiden müsilaj bırakıldığı iddialarına yol açan haberde, "Marmara Denizi'nin Gemlik açıklarında, bir geminin pis su ile makine ve kazan dairesinden akan yağları depoladığı sintine bölgesinde biriken atığı denize boşalttığı iddia edildi. İçerisinde kimyasal maddelerin de olduğu ileri sürülen atık, su yüzeyinin kirlenmesine neden oldu. Geminin sintine atığını denize boşalttığı anlar ise tek motorlu bir uçak pilotu tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, denize bırakılan maddenin ne olduğunu belirlemek için çalışma başlattı" ifadelerinin yer alması dikkat çekti.

 

"NE OLDUĞU BELİRSİZ MADDEYİ DENİZE BOŞALTTI"

Söz konusu video ve ifadeler için sosyal medya kullanıcıları da yorum yaptı. Kullanıcılardan birisi Twitter'da şu ifadeleri kullandı: "14 martta bir uçak pilotu, Marmara denizinde bir geminin ne olduğu belirsiz maddeyi denize boşalttığını görüntülemişti. Üzerinden 2 ay geçince karşımıza Marmara'da büyük bir kirlilik çıktı. Ülke açık saldırı altında."

 

USTA GAZETECİ FAKİR YILMAZ ARDAHANIN SU DURUMUNU ÇOK İYİ ANALİZ ETMİŞ..

 Bir 5 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

MAAŞLAR 5'E, 11'E AKARKEN, KISIRIN SUYU BOŞA AKIP DURUKEN HOÇVAN VE BÖLGE YİNE SUSUZ!

 

TARIMDAN VE ÜLKE YÖNETİMİNDEN SORUMLU KİŞİLERİN BİR YERDEN DEĞİL 11 YERDEN MAAAŞLAR ALDIĞI, MAFYA-ÇETLERİN SERVETİNE SERVET KATTIĞI   ŞU GÜNLERDE TEK GEÇİM KAYNAKLARI  TARIM-HAYVANCILIK  OLAN  ARDAHAN'DA Kİ İNSANLAR HALA İÇME SUYU SORUNU YAŞARKEN, YANLIŞ POLİTİKLAR NEDENİYLE SULARIMIZ BOŞA AKARKEN.. İNSANLAR GİBİ YAYLALARDA BULUNAN HAYVANLARI DA BİR DAMLA SU ARAR DURUMDA..

 Bir 1 kişi, iç mekan ve şunu diyen bir yazı 'ŞARKUTI II TAZE CIG SUT 54Rl' görseli olabilir

Fahr el dinu devlet poyrazus

Son olarak eski AK Parti Milletvekili olan ve şu an Tarım ve Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürlüğü görevini yürüten Fahrettin Poyraz, 11 maaş aldığı iddialarının gündeme taşındığı şu günlerde, ekili alanlarının yağmayan yağmurlar, akmayan sular dolaysıyla kurak geçtiği belirtilen Ardahan'da, başta Ardahan'ın en yüksek dağı olan ve bir tarafında Çıldır gölünün ana suynu oluşturan, diğer tarafında boşa akan su ile bilinen Kısır Dağının eteğinde bulunan Hoçvan Hasköy olmak üzere, birçok köy ve yaylanın hala su sorunu yaşadığı görülmekte.

 

 

22, 23 ve 24'üncü dönem AK Parti Bilecik Milletvekili olan ve 24'üncü dönemde Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüten Poyraz'ın maaş aldığı yerler, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü, GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı, Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (TAREKSAV) Yönetim Kurulu Başkanı, Tarım Kredi Holding Yönetim Kurulu Başkanı, Bereket Tekaful Yönetim Kurulu Başkanı, Bereket Emeklilik Yönetim Kurulu Başkanı, Bereket Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı, GÜBRETAŞ Maden A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Tarım Kredi Sera A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Tarım Kredi ve Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti eski milletvekili olarak emeklilik olarak 11 yerden maaşı aldığının öne sürüldüğü şu günlerde, tarımla uğraşan çifçilerin yaşadığı su sorunu devam ede dursun, Kısır'dan başlayıp, Kura nehrine kadar uzanan su boşa akarken, Hoçvan Hasköy ve birçok köyün su sorunu çözüm bekliyor.

 

Elektrikli motorlarla su ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan Hoçvan Hasköylüler, su için ödedikleri elektrik faturaları yetmezmiş gibi, 250 bin tl. verip yeniden onarttıkları motorla su ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıkları Ardahan'da, bu köy gibi birçok köy ve yaylada da su sorununun yaşanmaya devam ettiği bilinmekte.

Bir 1 kişi ve ayakta görseli olabilir

Boşa akan ve insanlık hizmetine sunulması beklenen 3 Bin 197 metre rakımlı Ardahan'ın en yüksek dağı olan Kısır dağının sularını evlere, tarım alanlarına taşıyacak olan Sütlüceler Su Projesinin yıllardır tozlu raflardan indirilemediği Ardahan'da, 22 pare köyün bulunduğu Hoçvan bölgesinde ki gibi,  birçok köyde ve yaylada yaşanan su sorunun en büyük nedeni var olan kaynaklardan yaranılmaması ve yapıldı denen su şebekelerinin göç dolaysıyla zaten boşalan köylerde ki hayvanlar ve tarım alanlarının hesapta katılmadan hazırlanan su projeleri olduğu da bilinirken, aynı durum Kura nehrinin ana su kaynağını sağlayan Allahüekber dağının eteğinde bulunan Ardahan'ın Göle ilçesinde de yaşanmaya devam ediyor.

 

Ardahan ve diğer illerde bu gibi sorunların çözüm beklediği bir zaman da pandem dolaysıyla önemi bir kez daha öne çıkan tarım alanlarının ve insanların su ihtiyacını giderecek çalışmaları yapması gereken kuruluşların başında gelen tarımla ilgili kuruluşların başında bulunan Tarım ve Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürlüğü görevini yürüten Fahrettin Poyraz 11 maaş aldığı iddialarının yanında AK Parti Bilecik eski Gençlik Kolları Başkanı Davut Arpa'nın da, 5 maaş aldığı ileri sürüldü.

 Bir 1 kişi, sakal, ayakta ve takım elbise görseli olabilir

katil kraliçenin hizmetkarı çetin çarık..

Alınan bilgilere göre CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Meclis gündemine taşıdığı iddiaya göre 2012-2017 yılları arasında TBMM'de 24, 25 ve 26. dönemlerde milletvekili danışmanı olarak görev yaptığı, 2017 yılında Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği'nde Genel Müdür Danışmanlığı görevini yürüttüğü öğrenilirken aynu kişinide bir çok bürokrat gibi önce 2018 yılında İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı görevine getirildiği, 2018-2020 yılları arasında İnsan Kaynakları Daire Başkanı olarak görev yaptığı ve ardındanTürkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu'nun 23.02.2021 tarihli kararı ile Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı olarak atandığı da öğrenilirken aynı kişinin de; Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdür Yardımcısı, Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (TAREKSAV) Yönetim Kurulu Üyesi, Tarım Kredi Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Tarım Kredi Birlik Yönetim Kurulu Başkanı olarak 5 yerden maaş aldığı da öne sürüldü.

 

 

25/03/2021 TARİHLİ HABERİMİZ ADETA ÜSTTEKİ HABERİMİZ ÖZETİDİR..

Bir ağaç ve su kütlesi görseli olabilir

Alınan bilgilere göre Ardahan'ın Göle ilçesine bağlı Fevzi Çakmak mahallesinde bazı evleri su bastı. Yeni Tokilerde kar suları ve çekmeyen kanalizasyondan dolayı bazı binaların alt katları lağım suyu doldu. Sığınak ve kazan dairesi su dolan binanın elektriği kesildi, kaloriferleri saatlerce yanmadı.

Gece boyunca soğukta ve karanlıkta kalan vatandaşlar Göle belediyesine tepki gösterdiler. Yeni Toki'de oturan Engin Turan yaptığı açıklamada, 'AK Partili Belediye başkanını defalarca uyardık, çocuğu olan hastası olan engeli olan komşularımız var. Hepsi mağdur durumdalar. Bu binalar da her sene aynı olayla karşılaşıyoruz, kanalizasyon suyu taşımıyor, geri tepiyor, kimse bu halkın sesine kulak vermiyor.' dedi.

 

Öte yandan mahallede evlerini su basan İshak Keleş ve İsmail Keleşte Göle belediyesine tepki göstererek belediyenin konuyla ilgilenmediğini ve çalışmadığını evlerini su bastığını mağdur olduklarını alt yapının yetersiz olduğunu söyleyerek tepkilerini dile getirdiler.

Diğer Genel-Güncel haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya