BEN Mİ ABARTIYORUM


Bu makale 2024-05-28 17:17:57 eklenmiş ve 569 kez görüntülenmiştir.
GÜNDOĞDU YILDIRIM

BEN Mİ ABARTIYORUM

 

Hangi esnafa bir iş yaptırsan, kiminle bir ticari ilişkiye girsen mutlaka bir sıkıntı ile karşılaşıyorsun.

 

Yaptıkları iş hep eksik ve hileli…

 

İşini doğru dürüst yapan yok…

 

Yapılan işin kalitesini geçtim, işi yapacak kişi; şu kadar tutar diyor, şu kadar ödeyeceksin, diyor; fiyatta anlaşıyorsun, hesap ödemeye gelince iki katı, üç katı para talep ediyor…

 

Olacak iş değil…

 

Kafede, restoranda, lokantada, pastanede kasada hesap ödenmek istendiğinde ödemeniz gereken hesabın üç katı para tabet ediliyor.

 

Hesaba itiraz edildiğinde adisyona fazla yazıldığı ortaya çıkıyor…

 

Bu yazdıklarım münferit denilebilecek olaylar mıdır?

 

Tesadüf müdür...

 

Anlatacak olsam o kadar çok olay ve yaşanmışlık var ki hangi birisini anlatayım.

 

Tabi ki bu anlattıklarım devede kulak…

 

Küçük, basit, sıradan meseleler bunlar…

 

Bir toplum bozulur da bu kadar mı bozulur?

 

Avrupa’da bir iş yapılacağı zaman, “Türk işi mi olsun?” diye sorulurmuş…

 

Ünümüz Avrupa’ya kadar gitmiş, bundan bu anlaşılıyor.

 

Aklım almıyor…

 

Kabul etmek istemiyorum.

 

Biz ne ara bu kadar bozulduk!

 

Osmanlı döneminde esnaflar gelen müşteriye; “Bugün yeteri kadar kazandım, biraz da komşum kazansın!” dermiş.

 

Bu anlatı çok inandırıcı gelmese de o dönemlerde günümüzdeki kadar bir bozulmanın olmadığı aşikâr.

 

Osmanlı durup dururken çökmedi. Son dönemlerde, rüşvet, yolsuzluk, adam kayırmacılık aldı başını gitti.

 

Osmanlının çöküş dönemini yaşıyoruz sanırım.

 

Ülkede toplumsal bozulma ciddi boyutlarda...

 

Nereye giderseniz gidin, kiminle iş yaparsanız yapın mutlaka bir hile hurda işi ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

 

Hilesiz, hurdasız, dürüst, hakkaniyet temelinde iş yapan birileri ile karşılaşmanız çok zor.

 

İnsan birilerine iş yaptırmaya korkuyor.

 

İyi insanlar yok değil…

 

Tabii var!

 

Dürüst iş yapana enayi, saf, ahmak gözü ile bakılıyor.

 

Öyle bir noktaya geldik ki dürüst insanların yaptığı işe, “Vardır o işte bir pislik, yoksa o iş böyle olmaz!” deniliyor.

 

Kötülük, iyiliği yenmiş durumda… 

 

Kısacası üçkâğıt işi her tarafı sarmış…

 

Kimse, dinen, ahlaken, vicdanen, kalben meseleyi kendi içinde muhakeme yapmıyor.

 

Tutturulmuş bir yol gidiliyor.

 

Öyle zamanlar oluyor ki insan, “Keşke birilerine iş yaptırmak zorunda kalmasam ya da bir hizmet almak zorunda kalmasam” diyor.

 

İnsanoğlu işte…

 

Mecbursun…

 

Birilerine iş yaptırmak ya da hizmet almak zorundasınız.

 

Bu hayatın olmazsa olmazı, birisiyle olmazsa bir başkası ile bir şekli ile bir işiniz mutlaka oluyor…

 

Hizmet almak zorunda kalınıyorsunuz.

 

 Yok öyle, “aman ya!” demek…

 

Ne yapacaksın?

 

Her şeyi reddedip tek başına ormanda mı yaşayacaksın?

 

Bu mümkün değil…

 

Yok öyle bir dünya…

 

Toplum çok bozuldu, içinde yaşanmaz hale geldi.

 

Bundan daha kötüye gider mi, bilmiyorum.

 

Ben mi abartıyorum? 

 

Gündoğdu Yıldırım:  Eğitimci, Yazar, Sosyal Bilimci, Aydın ve Aktivist

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Dogu Medya -Dogukultur. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
DKM MEDYA GROUP -1
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
DKM MEDYA GROUP-2
TÜRKİYE-BÖLGE, FİRMALAR- İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA
SERHAT HABERLER
BAĞLANTILARIMIZ
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA