İNSAN ONURLU DOĞAR, HİCBİR KRLAİCE –KRALIN VERECEĞİ ONURA İHTİYACI YOKTUR..


Bu makale 2022-09-14 07:16:29 eklenmiş ve 291 kez görüntülenmiştir.
Anonim Yazarlar

 

İNSAN ONURLU DOĞAR, HİCBİR KRLAİCE –KRALIN VERECEĞİ ONURA İHTİYACI YOKTUR..

 

((Hemserimiz İs Adamı Orhan Gokdemirden dehset bir payalsim: Tüm mazlumların onurlu bir manifestosu hükmünde ki bu yazıyı okumanız dileğiyle..))

“İnsan onurlu doğar. Ve hiçbir insanın kraliçelerin vereceği onura ihtiyacı yoktur!”

Ousmane Sembène, 1997 yılında İngiliz Kraliyet Ailesi Özel Onur Ödülü‘ne layık görüldü. 74 yaşındaki yazar, törene katıldı, kürsüden Kraliçe II. Elizabeth’in yüzüne karşı, dünyayı şok eden şu konuşmayı yaptı ve ödülü almadan salonu terk etti:

 

Ousmane Sembène

 

“Konuşmama İngiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde, sizin tarafınızdan payelendiriliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın İngiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler…

İngilizler geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise; bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı…

İngilizlerin dinini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkâr köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler.

İngilizler gelmeden önce topraklarımızda sadece kavga vardı. İngilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hem de sadece kendi kardeşleriyle savaşan, dünyayı İngiliz dilinden ve İncil’den ibaret sanan vahşi savaşçılar...

Hastalıklar yaydılar.

Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kiliseleri, insan etinin üzerine inşa ettiler…

Kendilerini temizlemek içinse sanatçılarına fikir adamlarına, "sadece kendilerini kapsayan insan tariflerini" yaptırdılar.

Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı (petrol) için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler…

Her gelen gemiden kıyılarımıza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. İlk gelenler zulüm ettiler, arkadan gelen arkadaşları zulmü durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bugün gelenler de aynı sistemle hala işgale devam etmekteler…

Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz

Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonomisiyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz

Birbirimizi anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi reddediyoruz

Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz

Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrikalı insanlar olarak doğduğumuzu ve Afrikalı ölmek için de bütün Avrupa’yı topraklarımızdan kovuyoruz

Birbirimizi öldürelim diye bize öğrettiğiniz ırkçılığı, Felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, Hukuk adına yaptığınız bütün şovenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşacaktır

Siz kabul etmeseniz de bir Afrikalı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur

İnsan onurlu doğar. Ve hiçbir insanın kraliçelerin vereceği onura ihtiyacı yoktur‼”

Ousmane Sembène Kimdir..

 

Sahraaltı Afrikası'ndaki halkların bağımsızlığını kazanması sonrası bu halkların ve genelde Afrika'nın kendi kimliğini ve özgün sanat anlayışını oluşturma sürecindeki öncü isimlerden birisidir. Eserlerinde sömürgecilik ve ırk ayrımı meselelerine değinmiştir. Yazarlık ile başladığı sanat çalışmaları daha sonra sinemanın ağırlık kazanmasıyla devam etmiştir. Bunda bilinç kazandırmak istediği halkın yeterince kitaplarına erişememesi ve Fransızca okuma yazma oranının düşük olması etkili olmuştur.

 

1962'de bursla Moskova'ya gidip Moskova Devlet Sine­ma Enstitüsü'nde sinema eğitimi aldı. 1966'de kendisinin ilk uzun filmi olan La Noire de... (Siyah Kızın Biri...) adlı filmi çekti. Fransız ailesinin yanında hizmetçilik eden, okuma yazma bilmeyen Dakarlı bir siyah kızın öyküsünü anlattığı bu film sonrası 1967 Cannes Film Festivali'nde jüriler arasında yer aldı. 1979'da 11. Moskova Uluslararası Film Festivali'nde sinemaya katkıları dolayısıyla ödüle layık görüldü. 2004'te çektiği son filmi Moolaadé ile Cannes Film Festivali'nde Belirli Bir Bakış Ödülünü kazandı.

 

Ousmane Sembène Kimdir –Eserleri ve Tüm Detaylar ..

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Dogu Medya -Dogukultur. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
DKM MEDYA GROUP -1
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
DKM MEDYA GROUP-2
TÜRKİYE-BÖLGE, FİRMALAR- İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA
SERHAT HABERLER
BAĞLANTILARIMIZ
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA