ABD’nin 244 yıllık istikrarının arkasındaki sır


Bu makale 2020-11-06 07:38:50 eklenmiş ve 272 kez görüntülenmiştir.
Semsettin Senel

 

ABD’nin 244 yıllık istikrarının arkasındaki sır

 

Yaklaşık 240 yıldır Amerika Birleşik Devletlerinin ayakta durması, süper güç olması, birçok alanda 1 numara olmasının altında yatan tek gerçek anayasasıdır..

 

Mecid Nizamedin Gıli

 

Yaklaşık 240 yıldır Amerika Birleşik Devletleri tek anayasa ve tek siyasi sistem üzerinden yürüyor. 231 yıldır başkanlık bu başkandan diğerine el değişiyor, dört yılda bir başkanlık seçimleri yapılıyor.

undefined

Mecid Nizamedin Gıli

Fransa, Almanya ve Avrupa değişik süreçlerde diktatörlük yüzünden inlerken, ABD tek bir gün bile diktatörlük kanserine maruz kalmadı. Bu ülke, kesintisiz devam eden en uzun siyasi sisteme sahip tek ülke durumunda. Bu da, ABD’nin dünyanın en zengin ve en güçlü ülkesi olmasının arkasında yatan temel sebeptir.

 

Putin’in Rusya'sı, Şi Cinping’in Çin’Ii ve Erdoğan’ın Türkiye'sinin aksine ABD’nin büyüklüğünün belirgin bir lidere bağımlı olmasından kaynaklanmıyor.

 

ABD’de diktatörlüğün gelişmemesinin sebebi liderlerinin sağduyulu ve halkının zeki olmasından kaynaklanmıyor. Doğrusu ABD’nin başarısının arkasındaki temel sebepler demokrasi ve insan haklarına saygı da değil. 

 

Ülkede mevcut demokrasinin ömrü 40 yıldan daha azdır. Diktatörlüğe yer olmaması ABD’de her zaman demokrasinin üstün olduğu manasına gelmiyor.

 

 Amerika Birleşik Devletleri 244 yıl önce bağımsızlığını ilan etti. Ülkede kurulan siyasi sistem de demokrasi değildi ama yine de diğer ülkelerden daha demokratikti. Sadece mülk sahibi beyazların oy verme hakkı vardı. Siyahiler köleydi ve kızılderililer ise hayvan gibi avlanıyor, mal ve mülkleri çalınıyordu. Bazı seçim dönemlerinde siyasi adaylar halkın önünde süikaste uğrayıp öldürülüyordu. 

 

Bir buçuk asır önce güney eyaletleri seçim sonuçlarını kabul etmediği ve federal hükümetten bağımsızlığını ilan ettiğinde 600 bin Amerikalı öldürüldü. Buna karşılık federal hükümet bu vilayetlere karşı savaş ilan etti ve yüz binlercesini öldürdü, böylece ABD bayrağı altında boyun eğmelerini sağladı.

 

ABD tarihi cinayetler, işkenceler ve siyasi rakiplerin bastırılması olayları ile doludur. 60’lı yılların sonlarına kadar bile siyahi olsaydınız veya ten renginiz hafif esmer olsaydınız bir restorana, otele, okula gitmeye hakkınız olmaz ve hatta beyazların bindiği otobüslere dahi binemezdiniz.

 

ABD hala demokratik bir ülke değil ve başkan doğrudan halk tarafından seçilmiyor.

 

Mademki demokrasi ve insan haklarına saygı o denli üstün değilse öyleyse ABD’nin siyasi sisteminin iki yüz yıl boyunca dünya çapında iktidar ve etkin olmasını sağlayan temel sebep nedir? Ülkedeki siyasi sistemin 244 yıl boyunca darbesiz ve diktatörsüz yönetilmesinin nedeni nedir? Dünyanın başka hiçbir ülkesinde iki buçuk asır boyunca iktidarın bu şekilde el değiştirerek devam ettiği bir ülke örneği yoktur.

 

244 yıldır tek bir gün bile bütün iktidar tek bir kişi veyahut belli bir siyasi grubun tekelinde olmamıştır. Hatta Kongre ve Beyaz Saray bir siyasi partinin elinde olmuş olsa bile yargı ve diğer devlet kurumları diğer tarafların kontrolünde olmuştur.

 

Bu bir rastlantı değil, 244 yıl önce yazılan ülkenin anayasası ile ilgili bir durumdur. Demokratik bir anayasa değil, aksine kısa bir sözleşme belgesidir ki temel amacı diktatörlüğün önlenmesidir.

 

ABD’de 240 yıldır süregelen gelenek yetkinin yüzlerce ve hatta binlerce farklı kişi ve taraflar arasındaki dağılımıdır.

 

ABD anayasası üç yoldan ülkede bir diktatör çıkmasını önlüyor:

 

Birincisi; doğrudan insanın gerçek doğasını esas alan bir anayasa yazılmış ki uygulanması için iyi mükemmel bir şahsiyetin ABD’yi yönetmesine gerek yok.

 

Tüm insanların doğasında bencillik vardır ve çoğumuz yetki ve paramızı arttırmak, açlıklarımızı giderip hayatta başarı sahibi olmak isteriz.

 

ABD anayasası öyle bir şekilde yazılmış ki tüm siyasiler, gerek hükümette, gerek Kongre’de ve devletin diğer kurumlarında şahsi menfaatleri için birbirlerine karşı yarış içerisine girseler bile bu bir diktatörlüğün ortaya çıkmasına veya karmaşanın hakim olmasına sebep olmuyor. Aksine, siyasilerin bencillik ve açlığı devletin farklı yetki kategorilerinde sıkı bir rekabete yol açıyor ve bu da yetkilerin tümünün tek bir elde, şahıs veya zümrede toplanmasını önlüyor.

 

Kuvvetler ayrımı mekanizması yani yasama, yürütme ve yargı erki öyle bir şekilde dağıtılmış ki bir parti veya taraf tüm bu yetkileri tek başına kontrol edemez. Bu da Ortadoğu’daki diğer devletlerde var olan kuvvetler ayrımı biçiminden çok farklıdır. Şayet tek bir tarafın hakimiyeti altında olacaksa o zaman kuvvetler ayrımı ilkesinin ne anlamı kalır ki?

 

ABD anayasasını hazırlayanlar bu tehlikenin farkına varmış ve yetkileri öyle bir mekanizma ile paylaşmış ki Trump gibi demokrasiye ve devletin diğer kurumlarına saygı duymayan birinin tüm yetkileri tekeline almasını engelliyor.

 

İkincisi; diktatörlüğü önleyecek şekilde bireysel hakların garanti altına alınması.

 

Örneğin, ABD anayasası tüm Amerikan vatandaşlarına silah bulundurma hakkı tanıyor. Bu da anayasayı yazanlar tarafından eğer Washington’da diktatörlük hakim olursa halk silahlı isyan başlatabilsin düşüncesi ile metne yerleştirilmiş.

 

Bir başka örnek yargı kararı olmadan insanların gözaltına alınmasının sınırlandırılması yetkisidir. Hatta ABD’nin demokratik bir ülke olmadığı ve siyahilerin köle sayıldığı dönemde bile mahkeme kararı olmadan bir zenci gözaltına alınamıyordu.

 

Üçüncüsü; ABD anayasasının değiştirilmesi çok zordur.

 

Eğer ABD, Putin veya Şi Cinping gibi bir lidere maruz kalırsa onlar tek bir referandum ile anayasayı kendi arzuları doğrultusunda değiştiremezler. Amerikan anayasasının değiştirilmesi çok zordur ve zahmetli bir süreç ister. Fakat buna rağmen gelecek nesillerin hiçbiri yaklaşık iki yüz yıldır yürürlükte olan bu anayasayı değiştirme ihtiyacı duymamıştır.   

 

Hala geçerli olan anayasa bir düzeye kadar toplumsal, ekonomik ve teknolojik değişimlere de uyum sağlıyor. Başarısının bir diğer nedeni anayasanın kısa ve öz bir metin olmasıdır.

 

Amerika Birleşik Devletleri anayasası sadece 4 sayfadan oluşuyor.

 

Anayasada sadece genel hatlar yer alır ve bunun yorumu ile uygulanmasındaki ayrıntılar mahkemelere bırakılmıştır. Örneğin anayasa ifade özgürlüğünü garanti eder. Fakat anayasayı yazanlar oturup, Hristiyan dininin kutsallarını eleştiremezsiniz, rahiplerin yüreğini incitemezsiniz diye yazmamışlar. Ortadoğu ülkelerinin bin sayfalık anayasa metinleri gibi değil yani. Bu nedenle üzerinden 240 yıl geçmesine rağmen yeni nesiller bu anayasaya uyuyor, değişen hayat şartlarına uyarlayabiliyor.

 

Anayasaların madde ve bentleri çoğaldıkça uygulanması da bir o kadar zorlaşır. Bu da daha fazla siyasi istikrarsızlık ve kaosa neden olur.

 

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 















Seri İlanlar
Arşiv Arama
- -








Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya