Uluslaşmanın ve Devletleşmenin ALFABESİ..


Bu makale 2020-10-17 09:36:05 eklenmiş ve 22 kez görüntülenmiştir.
Ferid Peker

 

Uluslaşmanın ve Devletleşmenin ALFABESİ..

 

Ulusal sorun, bir Milletin  bir başka Ulus devlet  tarafından işgal altında tutulmasından kaynaklanan siyasal bağımsızlık sorunudur. Bu sorunun çözümü, tahaküm altında altında tutulmakta olan ulusun kendi devletini kurma hakkına dayanır.

 

Bu hak bu açıklığıyla ortaya konulmadığı sürece, hem işgalci devletin yöneticileri tarafından hem de esaret altında olan ulusun ideolojık parti ve örgütler  tarafından çarpıtılmaya açık hale gelir. Gerçekte Ulusal sorun, boyunduruk altında olan ulus ayrılma ve bağımsız bir devlet kurma hakkını elde edinceye kadar çözülmeden kalır.

 

Bağımsızlık talebi olan  Bask Ülkesi,Katalonya,İskoçya,Filistin,Güney Kurdistanda olduğu gibi,çeşitli Statülerle çözüldüğü iddia edilen ulusal sorunların kısa bir süre sonra çok daha şiddetli bir temelde patlak vermesi bunun kanıtıdır.

 

Ayrılma ve kendi devletini kurma hakkı tanınmaksızın,sömürge ulusa kendi dilini kullanma, kültürel özerklik gibi bazı tavizler vererek ulusal sorunu çözme iddiası büyük aldatmacadır.Devletleşmenin ana motoru Milliyetçiliktir.Bu olmadan devlet kurulamaz.

Yani İşgal altında olan Ulusun Milliyetçiliği ile Tahakumcü Ulusun Milliyetçiliği aynı kapıya çıkmaz..Çünkü ezen ulus milliyetçiliği, egemen ve ezen bir devletin İşgal altında olan Ulus üzerindeki baskısının bir kılıfı durumundadır. Gerçekte var olmayan bir ulusal çıkarlar söyleminin üzerinde şekillenir ve bütünüyle sahtekârlıktır.

 

Oysa ezilen ulusun milliyetçiliği, bir ulusun ezilmesi ve tahakküm altında tutulması gerçekliğini dışa vurur. İşgalci devlete  dönük başkaldırının ifadesidir. Gecikmiş, geçmişten miras kalmış ve tarihsel ilerleyiş içinde henüz ulaşılmamış bağımsızlık hedefini önüne koyması bakımından gerici değil,  ilerici rol oynar.

 

Kısaca Ezilen ulusların kurtuluşu kendi doğası gereği, bir ulus devletin kurulması ile sınırlı ideolojıler üstü mucadeledir.

Türlü bahanelerle,Anarşist,Sosyalist,İslam,Ateist olmadıkları gerekçesiyle ulusal kurtuluş hareketlerini kötüleyenler,bilerek yada bilmeyerek işgalci devletlere hizmet etmektedir.Çünkü Tahakum altında olan Uluslar kendi devletını kurmadan,ideolojık mucadele veremezler.Kendi devletını kurduktan sonra siyasi akımların sistem mucadelesi başlayabılır.Araba atın önunde koşulmaz.

 

Bağımsızlık altı Ulusal Federasyon,Özerklik gibi Statuler savunulsa bile yukarıda her Ulus için geçerli temel nihai bağımsızlık hedefini ilke edinemeyen hiçbir parti ve örgüt Ulusal mucadele kapsamında değerlendirilemez.

Hele Ulusal Statuyu,ideolojık statulerle manupule etmeye çalışan,sanki bir Ulus adına hak talep ediyormuş gibi Özerklık,federasyon,kanton gibi gerçekleşmesi imkansız utopik statuleri halka yedirmeye çalışanların Ulusal dava ile hiçbir ilgileri yoktur.

Zaten ütopyaların amacı çağımızın Ulus devlet gerçekliğine göre çözülmesi gereken bir sorunu işgalci devletlerin lehine bilinmeyen bir zamana ertelemeyi amaçlar ve buyuk bir tuzaktır.

Her Millet kendı devletını yukarıdakı ilkelere göre kurmuştur.Kurdlerde uzayda yaşamıyor.Kurdistan Ulusal mucadelesi  bu mınvalde değerlendirilmelidir.

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 















Seri İlanlar
Arşiv Arama
- -








Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya