Lider, Kime Denir?


Bu makale 2018-12-09 12:59:08 eklenmiş ve 756 kez görüntülenmiştir.
Murat Akkuş

 

Lider, Kime Denir?


Lider kimdir? Lider olmanın özellikleri nelerdir? Coğrafyamızda lider olma vasfını taşıyan kaç kişi var? Öncelikle liderlik mevkiyle makamla olacak bir vasıf değildir. 


Bir birey Bakan olabilir, milletvekili olabilir, kurum amiri olabilir, belediye başkanı olabilir, şirket yöneticisi olabilir, vali olabilir, Bir sivil toplum örgütü başkanı vesaire olabilir. Ancak lider olmak apayrı bir şeydir. Lider, insanları ortak hedeflere yönelten, hedefleri benimseten, bireyler arası köprüyü oluşturan, dağınık güç ve bilgiyi bir araya toplayıp sinerji yaratan kişidir. Herkes lider olamaz. Özü sözü bir, dürüst bir kişilik sahibi olmalıdır.


Liderin tanımına açıklık getirebilmek için 'lider kimdir?' sorusuna cevap arayacak olursak; Lider insan kin tutmayan sorgulayıcı ve sabırlı kişidir. Daima önde değil, yeri geldiğinde arka planda durandır. Değişime açık ve Prensipleri ile hareket edendir. Zorluklara karşı mücadele edip, Ahlak kurallarını bireysel menfaatlerinin önünde tutandır. 


Kadrosuyla birlikte karar alabilen ve ekip çalışmasını öne çıkaran insandır. Bireylerin menfaatini değil, toplumun menfaatini esas alır. Liderler büyük vizyonların, planların yaratıcısı ve uygulayıcısıdırlar. Liderlik otorite kullanımı değildir. İnsanları güçlendirmektir. Lider ait olduğu ulusa veya kuruma hedefler koyarak onları bu doğrultuda yönlendiren ve arkasından sürükleyen kişidir.


Hoşgörülü ve alçak gönüllü bir öncü ve lider insanın bilgi sahibi olması şarttır.  İnançlı, kararlı ve tutarlı olması, Örnek bir karakter teşkil etmesi ile toplumuna güven vermesi lazımdır. Lider olan bireyde adalet duygusunun olması, İnsanlara karşı duyarlı olması ile çevresine İlham vermesi ve gelişim odaklı olması elzemdir. Mütevazı olması, mütevazı insan aynı zamanda zeki insandır.  İyi bir dinleyici olması ve insanlarla iletişime açık olması gerekir. 


Dinleme yeteneğinin olmayışı, liderin başarısını etkileyen bir unsurdur.. Bu noktada liderin kendini abartarak beğenmesi, olaylara tepeden bakması ve konulara gerekli önemi vermemesi, önemli konuların gözden kaçmasına neden olur. Oysa dinlemek, en etkin bir iletişim aracıdır. Enerji ister, dikkat ister, tasdik ister ve dinlemede dalgınlığa asla yer yoktur.


 

Lider kişilik ekibine güvenmesi, motive etmesi ve beklentileri vizyonla bütünleştirmesiyle öne çıkmalı. Esnek olmasının yanı sıra hızlı ve etkin karar verebilme gücüne de sahip olmalıdır. Lider insan yaşadığı yeri cennete çeviren kişidir. Hz. Ömer (R.A) ne güzel demiş, “Kişiliğini Makamdan Alanlar, Makamdan Sonra Kişiliksiz Kalırlar” 


 

 

Düğünlerimizi Yas Yerine Çevirmeyelim..!

 

Son yıllarda düğünlerde artık davul zurna, müzik grupları, yöresel oyunlar ve halayların yerini mevlitler ve Fatiha ile son bulan ayet ve sureler yer aldı. Sünni kardeşlerimiz mevlitli düğün derken, Şia kardeşlerimiz Muhammedi düğün diye adlandırarak bazı düğünler adeta bir matem havasında geçmektedir. Oysaki düğünlerin eskiden olduğu gibi halaylar çekilerek, geleneklerimiz sergilenerek, yöresel oyunlar oynanarak bir şenlik havasında geçmesi gerekmez mi?

 

Düğünlerine dini hocaları davet edip Kur-an okutanlar var. Dini hoca çoluk çocuğun kaynaştığı salona hitaben mikrofondan, “Bu mu Kuran-kerime saygınız. Lütfen herkesi sükunete davet ediyorum”  diye bağırıyor. Ancak dinleyen kim? İyi ama hoca efendi orası cami değil ki, adı üstünde düğün salonu. Çoluk çocuk herkes gelmiş kimi nasıl susturacaksınız?  O hengamede hoca okumasını bitirir. Akabinde nasihatlerini yapar iner. Derken gecikmeli de olsa yemek ve takı törenine geçilir. Hocayı dinleyip feyiz alan pek kimsenin olduğunu sanmıyorum. Çünkü hoca okurken kimi yanındaki ile sohbet ediyor. Kimi önündeki salatadan yiyor. 

 

            Bildiğimiz Mevlidi Şerif yıllardır bir hayır ve İslami gelenek olarak genelde vefat etmiş kimseler için okunur. Düğün salonu Nuh Suresini okuyup Fatiha vermenin yeri olmasa gerek. Bu güzelim ayetleri düğün salonları yerine mezarlarda, yas evlerinde, camilerde, ev ve iş yerlerinde dolayısıyla her yerde okuyup dua etmek daha güzel olmaz mı? Gelin, düğün için süslenip gelen gençlerimize halaylarımızı çok görmeyelim. Mutlu günlerinde hüzün havası yerine halaylarla, şarkılarla eğlendirelim. Çünkü bu onların en mutlu günleri…

 

Gençlerin yüzde 99’u düğünlerini müzikli halaylarla kutlamak istiyor. Gençler mevlitli ve Muhammedi düğünler için genelde büyükler ve dindar olarak kendilerini tarif eden ailelerin dayatması ile oluyor diyorlar. Hayatlarının en önemli, en güzel günlerini nasıl kutlayacaklarına kendileri değil aileler karar veriyor!

Geçtiğimiz ay eskiden yanımda çalışan bir bayan kardeşimizin düğünü vardı. Davetiye getirmişti. Memnuniyetle aldım ve mutluluklar diledim. Ancak kızın yüzünde bir hüzün vardı. Nedenini sordum. “Bana türbanlı gelinlik aldılar. Oysaki ben istemiyordum. En büyük hayalim saçlarımı kuaförde yaptırarak beyaz gelinlik içinde sevdiğimle fotoğraf çektirmekti. Türbanı taktıktan sonra gelinlik giymenin ne anlamı var ki” dedi gözleri dolarak…

 Erkek tarafının ailesi “ille de türbanlı gelinlik takılacak. Aksi bize yakışmaz. Günahtır. Dost akrabamız gelip görecek” demişler. İşte bu şekilde gençlerimizin hayalleri yıkıyor, Düğünlerinde oynamalarına bile müsaade edilmiyor.

 

              Elbette her yerde tövbe ve istiğfar edip dua edebiliriz, ancak bunun yeri düğün salonları olmamalıdır diye düşünüyorum. Herkese çağrım; Bırakın gençler düğünlerini diledikleri gibi yapsınlar. Mevlit isteyen mevlit, fatiha isteyen fatiha, halay isteyen halay, oyun isteyen oyun oynasın. Türbanlı gelinlik isteyen türbanlı gelinlik, duvaklı gelinlik isteyen normal gelinlik taksın. Ama gençler karar versin. Büyükler değil.

 

Bizlerde il dışından misafir gelmiş bir dostumuzu “Sizin yörenizin düğün kültürünü görelim” dediğinde düğüne götürüp Fatiha okutmak durumunda kalmayalım...

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 















Seri İlanlar
Arşiv Arama
- -








Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya