RUSYA ÖNCÜLÜĞÜNDE ŞİO DÜNYANN YENİ SİYASİ ve EKONOMİK GÜCÜ..

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları 22. Toplantısı, Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde yapıldı. Bu toplantıda Örgütü’nün yeni ortağı Suudi Arabistan oldu.
Bu haber 2023-04-13 16:36:04 eklenmiş ve 4067 kez görüntülenmiştir.

 

RUSYA ÖNCÜLÜĞÜNDE ŞİO DÜNYANN YENİ SİYASİ ve EKONOMİK GÜCÜ..

 

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları 22. Toplantısı, Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde yapıldı. Bu toplantıda Örgütü’nün yeni ortağı Suudi Arabistan oldu.  Bu gelişme ise beraberinde Şanghay İşbirliği, terörist nato bloğunun abd-ingilizterörist israil bloğunun ‘Petro-dolar sisteminin sonu geldiğinin en önemli kanıtı..

 

© Sputnik / SERGEI GUNEYEV  30.03.2023

 

Özel

Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS… Dünyanın tek kutupluluktan kurtuluşunu simgeleyen bu iki birliktelik gittikçe güçleniyor. Suudi Arabistan'ın ŞİÖ’nün diyalog ortağı olmasını değerlendiren Doç. Dr. Özdemir, 50 yıllık petro-dolar sisteminin sonunun geldiğini ve yerel paralarla ticaretin arttığını ifade ediyor.

Suudi Arabistan'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) diyalog ortağı olması, Kral Selman tarafından onaylandı. Son dönemde ABD hegemonyasından çıkarak Biden yönetimi ile ters düşen, OPEC+'da Rusya ile birlikte hareket eden, Çin'le birçok anlaşma yapan ve Pekin'in arabuluculuğunda İran'la ilişkileri düzeltme anlaşmasına varan Suudi Arabistan'ın bu adımı da yeni çokkutuplu dünya düzenine dair önemli mesajlar veriyor.

Asya’nın en büyük ve stratejik ittifaklarından biri olarak kurulan ŞİÖ’nün bugün Çin, Rusya, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran olmak üzere 9 üyesi bulunuyor.

Örgütün tam üyelerinin yanı sıra Afganistan, Moğolistan ve Belarus’tan oluşan “Gözlemci Ülkeleri”, Türkiye, Azerbaycan, Sri Lanka, Ermenistan, Kamboçya, Nepal, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’dan oluşan “Diyalog Ortağı Ülkeleri” bulunuyor.

ŞİÖ’nün amacı; karşılıklı güven, iyi komşuluk ve dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın korunması için ortak çaba sarf edilmesi, terörizm, köktencilik, ayrılıkçılık, örgütlü suçlar ve yasadışı göçle ortak mücadele edilmesi, ayrıca siyaset, ekonomi, bilim ve teknoloji, kültür ve eğitim, enerji, çevre konularında işbirliğinin geliştirilmesi olarak açıklanıyor.

ŞİÖ üyesi ülkelerin liderleri son olarak Eylül 2022’de Özbekistan’ın Semerkant şehrinde bir araya gelmişti. Bu zirveye Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da davetli olarak katılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvedeki konuşmasında "Ülkemizin, doğu ile batı arasındaki köprü konumu bizlere emsalsiz imkânlar sunmaktadır. Bu anlayışla, güvenlikten ekonomiye, enerjiden ulaşıma, tarımdan turizme kadar her alanda iş birliğine hazırız" mesajı vermişti. Erdoğan ayrıca, "Hedefimiz Şanghay İşbirliği Örgütü'ne tam üyelik" ifadesini kullanmıştı.

Yeni dünyada BRICS’in önemi

ŞİÖ ile birlikte dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip ülkeleri Çin, Rusya, Hindistan, Çin, Brezilya ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin oluşturduğu BRICS de yeni dünya düzeninde büyük önem taşıyor.

Yüksek büyüme oranları, küresel sistemdeki potansiyel güçleri ve bölgesel dinamiklerle birlikte öne çıkan konumlarıyla ortak özellikle taşıyan BRICS ülkeleri; dünyanın yüzölçümünün dörtte birinden büyük bir alanı kaplıyor, 3 milyarı aşkın insanı (dünya nüfusunun yüzde 40’ı) temsil ediyor ve dünya ekonomisinin yüzde 23’ünden fazlasını oluşturuyor. BRICS ülkeleri Avrupa ve Amerika’nın kontrolündeki sistem yerine daha adil bir uluslararası düzene ulaşmayı hedefliyor. Bu açıdan BRICS ülkelerinin 2050 yılında dünyanın en önde gelen ekonomileri olarak tanımlanması da önem taşıyor.

BRICS ülkeleri Türkiye’nin de yakın işbirliği içinde olduğu ülkeler olarak dikkat çekiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2018’de Johannesburg’da yapılan 10'uncu BRICS Zirvesi’ne katılımı ve aile fotoğrafında yer alması da Türkiye’nin bu birliğe verdiği önemi ortaya koydu.

BRICS’e İran ve Arjantin’in yanı sıra diğer bazı ülkeler de üye olmak istiyor.

Suudi Arabistan’ın üyeliği nasıl yorumlanmalıdır?

Sputnik son olarak Suudi Arabistan örneğinde olduğu gibi ŞİÖ ve BRICS gibi Asya merkezli birliklerin yükselişini ATA (Asya-Türkiye-Avrupa) Platform Direktörü Dr. Volkan Özdemir’e sordu.

Özdemir, “50 yıllık petro-dolar sisteminin sonuna geldik” diyerek şunları anlattı:

“Bu sistemin en önemli ayaklarından biri olan OPEC içindeki Suudi Arabistan, 50 yıldır petrolünü sadece dolarla satma taahhüdü verdi. Artık bundan vazgeçerek petrolünü dolar yerine yuan olarak Çin’e satmaya başlıyor. En büyük müşterisi Asya pazarları oluyor, dünya ekonomisinde büyük bir kırılma yaşanıyor. ABD artık Suudi petrolüne ihtiyaç duymazken Çin ve Asya ülkeleri daha fazla Ortadoğu ve Suudi petrolüne ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla dolar yerine yuan gibi para birimlerinin egemen olduğu bir sisteme geçiyoruz. Bu önemli ve yapısal bir değişim. Suudi Arabistan da kendi çıkarları doğrultusunda ve Suudi yönetiminin Biden hükümetiyle ters düşmesi nedeniyle Çin ile daha dengeleyici bir ilişkiye giriyor. ABD’nın bölgedeki hegemonyasından da çıkıyor. Bunun doğal sonucu olarak da İran ve Suudi Arabistan, Çin’in arabuluculuğunda bazı görüşmeler yaptı. Onun da doğal sonucu ŞİÖ’ye İran tam üyeyken Suudi Arabistan gibi diyalog partneri pozisyonu kazanıyor. Ortadoğu’da istikrar bir numaralı petrol ithalatçısı olduğu için Çin’in işine geliyor, istikrarsızlık ise bu bölgeyi karıştırmak üzere ABD’nin politikası haline geliyor. Birisi barıştırıcı diğeri karıştırıcı rol oynuyor.”

Özdemir, “ŞİÖ uluslararası sisteme jeopolitik olarak yeni bir açılım sunuyor. Henüz evrimini tamamlamamış bir örgüt. ŞİÖ aslında bir tartışma platformu sunuyor. Mesela Pakistan ve Hindistan gibi birbirleriyle sorunları olan ülkeler de burada yer alabiliyor. Burada oluşan barış platformu zamanla uluslararası sistemde daha da çok etkinliğini artıracaktır” diye de ekledi.

Türkiye’nin davet edildiği Şanghay İşbirliği Örgütü nedir, neyi amaçlıyor?

BRICS ne vadediyor?

“Asıl değişim BRICS bünyesinde gerçekleşiyor” diye devam eden ATA Platfom direktörü Özdemir, şunları söyledi:

“Dünya artık Çin’in başladığı Rusya’nın da başlayacağı dijital ulusal para sistemine doğru evriliyor. Türkiye’nin de böyle bir adımı var. Bunun daha sonrasında BRICS bünyesinde altın destekli ortak dijital bir para ile uluslararası ödemelerde doların karşısında yeni bir blok oluşuyor. BRICS oluşumunun kurduğu uluslararası ölçekli Yeni Kalkınma Bankası’nın başına eski Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff getirildi. Somut olarak nasıl ŞİÖ jeopolitik olarak yeni ufukları temsil ediyorsa BRICS de dünya ekonomisinde Batı sistemine alternatif uluslararası örgütlenmenin nişanesi pozisyonunda.”

 

Türkiye, ŞİÖ ve BRICS’e üye olabilir mi?

“Türkiye’nin de BRICS üyeliğini düşünmesi gerekiyor. BRICS’te ulusal para birimiyle kredi mekanizması var. Bu da Türkiye’nin borç yönetimi açısından da son derece mantıklı olur” diyen Özdemir, Türkiye’nin iki birlik için durumunu şöyle anlattı:

“Türkiye’nin ŞİÖ’ye tam üye olmasından önce gözlemci ülke statüsü kazanması gerekiyor. Türkiye, NATO üyesi olduğu sürece de ŞİÖ’ye tam üye olamaz. NATO’dan çıkıp da ŞİÖ’ye girmek de şu anda kısa vadede pek mümkün görünmüyor. Türkiye’nin BRICS üyesi olması için ise kendini bağlayacak hiçbir uluslararası anlaşma yok. Daha da önemlisi BRICS, iktisadi olarak Türkiye için tercihten öte bir zorunluluğa dönüşüyor. Türkiye’nin bir yıllık kısa vadeli borçları 200 milyar dolar eşdeğerinde. Toplam dış borç yükü 500 milyar dolara yakın. Türkiye ödemeler dengesi ve dış borçlanmada ciddi bir dolar krizi ile karşı karşıyadır. BRICS’in Türkiye’ye sunacağı en önemli avantaj altyapı yatırımları için ulusal para biriminde kredi veren bir destek fonuna sahip olmasıdır. Türkiye o yüzden çok kutuplu düzenin temel göstergesi olan bu uluslararası örgüte girmelidir.”

 

Asya’da askeri ittifak mümkün mü?

Peki, Asya’da NATO benzeri bir askeri ittifakın kurulması mümkün görünüyor mu? Özdemir’in bu konudaki değerlendirmeleri şu şekilde oldu:

“Askeri ittifak uzun perspektifte değerlendirilecek bir durum. Henüz o aşamada olunduğunu düşünmüyorum. Çin ve Rusya’nın NATO benzeri bir güvenlik ittifakında yer alacağını kısa vade için tahmin etmiyorum. Zaten Rusya’nın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) adında NATO muadili başka bir örgütlenmesi var. Çin’in başka bir güvenlik perspektifi ve algısı var. Çin-Rusya ilişkileri şu anda tarihi zirvesini yaşıyor ama daha çok iki ülkenin ŞİÖ’nün geliştirilmesi için işbirliği yapacağını ama bunun askeri ittifaka dönüşmesi için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Uzun perspektifte de bu kolay olmayacaktır. Gerek de duymuyorlar, bu ülkenin zaten dayanışması NATO benzeri bir ittifakta buluşmasını da gerektirmiyor. Bu iki ülke halihazırda ortak tatbikatlar ve askeri işbirlikleri yapıyorlar.”

 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

‘Çok kutuplu bir dünyaya geçiş sürecinde ŞİÖ gibi bölgesel örgütlerin önemi daha da artıyor’

16:17 19.09.2022

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ŞİÖ Zirvesi'ne katılan liderlerle bir araya geldi  -

 

Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 22. Devlet Başkanları Zirvesi’nin konuk liderlerinden olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan buradan önemli mesajlar verdi. Uzmanlar, ŞİÖ ülkelerinin potansiyeline ve Türkiye’nin Avrasya coğrafyasıyla ile işbirliğinin önemine dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk kez katıldığı Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesindeki konuşmasında "Ülkemizin, doğu ile batı arasındaki köprü konumu bizlere emsalsiz imkânlar sunmaktadır. Bu anlayışla, güvenlikten ekonomiye, enerjiden ulaşıma, tarımdan turizme kadar her alanda iş birliğine hazırız" mesajı verdi.

Erdoğan, ayrıca, Şanghay İşbirliği Zirvesi'ne ilişki olarak, "Üye olmak-olmamak hepsi ayrı ama bizim bu ülkelerle olan münasebetlerimiz, bu atılan adımla çok daha farklı bir konuma taşınmış olacaktır" diyerek, "Hedefimiz Şanghay İşbirliği Örgütü'ne tam üyelik" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderler ile görüşmelerinde ortaya çıkan fotoğraflar da gündem oldu.

Putin: Türkiye, enerji kaynaklarımız için en güvenilir tedarik güzergahlarından biri

Bu zirvede en çok merak edilen ve beklenen görüşmelerden biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi oldu. Bu görüşmeden doğalgaz tedarikinde ruble ödeme oranının yüzde 25 olduğu, Akkuyu Nükleer Santrali’ne ilişkin yaşanan anlaşmanın nihai sözleşme imzalanarak sonlandırıldığı mesajları çıktı.

Öte yandan Türkiye'nin Rus gazının Avrupa'ya sevkiyatında oynadığı role vurgu yapan Putin’in, "Türkiye, bizim enerji kaynaklarımız için en güvenilir tedarik güzergahlarından biri haline geldi, sadece kendi ihtiyaçları için değil, AB ülkeleri için de. TürkAkım üzerinden Avrupa'ya gaz sevkiyatı kesintisiz devam ediyor" açıklaması da önemliydi.

Görüşmede Ukrayna’dan tahıl koridoruyla çıkan tahılın az gelişmiş ülkelere ulaştırılması da ele alındı.

‘Türkiye, Batı ile olan sorunlarını çözmek için bu tür açıklamalarla elini güçlendirmek istiyor’

Moskova Devlet Dil Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Sosyopolitik Bilimler Enstitüsü’nden Doç. Dr. İkbal Dürre, ŞİÖ zirvesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çok kutuplu bir dünyaya geçiş sürecinde bölgesel örgütlerin önemi daha da artıyor. Dolayısıyla ŞİÖ’ye de Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak ilgi göstermesi doğal bir süreç” diyerek şunları söyledi:

“Türkiye aynı zamanda Avrupa Birliği’ne (AB) girmek isteyen ve bu niyetini sürekli dile getiren bir ülke. Daha da önemlisi Türkiye bir NATO üyesi ve her türlü yaşanan sorunlara rağmen bir NATO üyeliği konusunda kararlılık olduğu görülüyor. Türkiye’nin şu anda AB ve NATO ile ilişkileri iyi olsaydı bence Cumhurbaşkanı Erdoğan ŞİÖ üyeliği konusunda bu kadar net açıklamalar yapmazdı. Türkiye, Batı ile olan sorunlarını çözmek için bu tür açıklamalarla elini güçlendirmek istiyor. İçinde bulunduğumuz çok kutuplu dünyaya geçiş sürecinde, süreç sonuçtan daha önemlidir. Yani bu sürecin şu anda yaşanması hem Türkiye hem de Rusya açısından olumlu getirileri var. Bugün Türkiye’nin NATO üyesi olması bu haliyle Rusya’yı rahatsız etmiyor. Çünkü Türkiye, Rusya’yı çok rahatsız edebilecek jeopolitik oyunların içine girmiyor ya da dengeli davranış gösteriyor. ŞİÖ üyeliğinin çok kısa süreler içinde gerçekleşeceğini düşünmüyorum ama bu haliyle de kısa vadeli konjonktürel bir takım olumlu sonuçlar doğurabilir.”

‘Kol kola görüntü iki ülkenin ilişkilerinin son derece iyi olduğunun kanıtı’

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya liderin Putin’in verdiği kol kola verdiği görüntüyü “iki ülkenin ilişkilerinin son derece iyi olduğunun kanıtı” olarak değerlendiren Dürre, “Açıklamalardan da anlaşılıyor ki en azından bütün var olan sorunlara rağmen karşılıklı anlayış atmosferinin olduğu açık ve net olarak ortaya çıkıyor. İki lider de belki jeopolitik çıkarlarının çok uyuşmadığının bilincindeler ama birtakım meselelerin çözülmesinde işbirliğine istekli olduklarını gösteriyorlar” dedi.

‘Türkiye, hegemonya baskısına karşı tavrını ortaya koymalı’

Milat gazetesi köşe yazarı Ufuk Coşkun da “Türkiye artık bu tarihi fırsatı çok iyi değerlendirmelidir” diyerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tek kutuplu dünyada ABD/NATO yayılmacılığı ve doların tek para birimi olması için tüm dünyaya yapılan dayatma karşısında işbirliğine dayalı, birbirine saygı duyan, samimi ve içten bir alternatif var. Bu o çok konuşulan ŞİÖ zirvesi fotoğrafına da yansıdı. Çok sıcak ve samimi bir görüntü. Tabii her devlet kendi çıkarını önemsiyor ancak burada karşılıklı saygıya dayanan ve yapıcı diyaloglarla ilerleyen bir süreç söz konusu.”

Türkiye geçmişte ne zaman Avrasya’ya dönse NATO destekli darbelerle karşı karşıya kaldığını belirten Coşkun, “Fakat son zamanlarda Türkiye bir ivme yakaladı. ŞİÖ’de bir araya gelen ülkelerin birlikteliğinin geldiği bir potansiyel de var. Dünyadaki tüm petrol ve doğalgaz rezervinin yüzde %46’sına sahip liderlerin oluşturduğu bir birlikten bahsediyoruz. Türkiye, BM kapsamında belki Batılı liderler ile de görüşecek ve olumlu mesajlar verecektir. Ancak Avrasya’da oluşmuş bir fırsat var. Türkiye kültürel, ekonomik ve siyasi anlamda Atlantik sistemi tarafından abluka altına alınmak isteniyor. Bu hegemonya baskısına karşı tavrını ortaya koymalı ve Avrasya blokunda varlık bulmalıdır. Fakat tabii ki Batı sistemi ile de ticari ilişkilerini devam ettirmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

ETİKETLER : RUSYA ÖNCÜLÜĞÜNDE ŞİO DÜNYANN YENİ SİYASİ ve EKONOMİK GÜCÜ..
Diğer DÜNYA haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Dogu Medya -Dogukultur. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
DKM MEDYA GROUP -1
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
DKM MEDYA GROUP-2
TÜRKİYE-BÖLGE, FİRMALAR- İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA
SERHAT HABERLER
BAĞLANTILARIMIZ
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA