KURDİSTAN’DA SOYKIRIM OYUNLARI SON HIZ SÜRÜYOR..

KURDİSTAN’DA SOYKIRIM OYUNLARI SON HIZ SÜRÜYOR..

KURDİSTAN’DA SOYKIRIM OYUNLARI SON HIZ SÜRÜYOR..
Bu haber 2022-05-10 08:11:04 eklenmiş ve 1974 kez görüntülenmiştir.

 

KURDİSTAN’DA SOYKIRIM OYUNLARI SON HIZ SÜRÜYOR..

 

Anadolu-Mezopotamya-Ortadoğu Kurdler başta olmak üzere halkların nasıl imha edildiğine dair çarpıcı birkaç haberi  bir araya getirdik..

 

Karsta cezaevinden  izin verilen biri dışarıda birkaç Karslıyı öldürüp geri cezaevine gitdi.. Kurd –Turk  kılığında Anadolu-Mezopotamyaya boca edilen kripto-ajan nüfus vatandaşı yok etmek için hertür siyonist oyunu sergiliyor..

 

Dinli Dinsiz Terör lejyonları Kundakta dahi olsa Kurd çocuklarını kaçırıp örgüt-devlet ikilemi ile yok ediyorlar..

 

Diyarbakırda bir aile komple çapraz ateşle soykırıma tabi tutuldu..

 

TC rejmi milli-manevi oyunlarla, Suriyelileri geri gönderme oyunları ile Terörist İsrailin Direktifleri doğrultusunda Rojavadan Kurd nüfusu yok ediyor.. Yani siyonizmin binyıldan fazladır Mezopotamyayı  Kurdlerden izole etme projesine en iyi hizmet 200 yılkdır tc gibi rejimlerle, kurdler adına ortaya çıkarılan terör lejyonlarının ortak kullanımıyla hayata geçiyor.. TC deki siyonist çete ile-İsrail terö devleti projenin ana mimarları.. Oyuncu ve figüranları ise tc rejmi gibi rejimlerle dinli dinsiz terör lejyonları..


Rusyanın terörist nato ile sarılmasını fırsat bilen siyonizim Mezopotamyayı Kurdlerden izole ederek terörist israsile teslim etmek için şeytanın aklına gelmeyen oyunları sergiliyor. Rusyanın güvenliği Mezopotamyada başlar. Kurdler uyduruk faşist devletlerle terör lejyonlarının ablukasından çıkarılmadıkça.. Terörist israil tc vb. yapılar terör orgütleri mezopotamyada cirit attıkça Rusyanın asla ve asla bir geleceği olmayacaktır.. Rusya bu gerçkler doğrultusunnda Mezopotamya ve Anadoluda çekirdekte kurdlerin olduğu bir birleşik anadolu devletleri projesini hayata geçirmedikçe soyklırım oyunları rusyayı düşürene kadar devam eder.. 

 

Siyonist soykırımcıların devletleri ile Dinli-Dinsiz Terör Lejyonları ortaklaşa Kurd gençlerini imha ediyorlar.. Örgüğtler ve devletler terör orgütleri içinde kurd kökenli cocukları kripto olmayan (ermeniş-yahudi olmayan) kurd cocuklar-gençler komutanlı vb. bir asama kaydettiklerinde.. TC-İran-Irak-Syria Rejimleri ile Terör lejyonları mosand-cia-ingiliz siyon planlarıile terörist israilin planları ile tereyağından kıl çeker gibi kurd kökenli cocukları imha ediyorlar..

 

Adıyaman’da tc rejmi siyon-soykırım  hırsızlık kumpası ile, oyunlarla bir genci nasıl intihara sürükleyip yok ediyolar ve geçen haftada şeytanı dölleri siyonistlerin nefret ettiği zeytin açlarına Rojavada olduğu gibi  Adıyamanda da saldırıya geçtiler. Adıyamnda bir köyde onlarca zeytin ağacı sökülerek imha edilmişti.. urfa-Adıyaman-Iğdır .. Siyonistler tc gibi rejimlerle binbir oyunla topraklarımıza, ovalrımıza, sularımıza, madenlerimize kısacası ülkemize dadanırken.. ırk oyunları ile, terör lejyonları ile faşist ulus devletlerle  Kurdleri düşürmek için dört koldan mezopotamyaya  saldırıya geçmiş bulunmaktadırlar.. Kurdlerin düşürülmesi Ortadoğu halklarının tümünün terö israil ve siyonişzim tarafından yok edilmesi ve yutulmasıdır.. Fars-arap-ermeni-tırk ırk oyunları ile beyinlewri yıkananlar bu gerçeği görmese.. soykırım kaçınılmaz kaderleri olacak..

 

Haberlerin fotoğrafları için

tıklayınız.. 

 

 

Kurdistandan Kurdlerin binbir oyunla nasıl imha edildiklerine dair bazı haberler..  

 

Haber merkezi.. Haber-1

TC REJMİ İSRAİLİN DİREKTİFİ İLE ROJAVADAKİ KURD NÜFUSU YOK EDİYOR.. YERİNE ARAP NUFUS BOCA EDİYOR..

 

 Türkiye'nin 1 milyon Suriyeli göçmeni geri gönderip Rojava’ya yerleştirme projesine karşı sivil toplum ve insan hakları kuruluşlarının çalışmaları sürüyor.

 

Serêkaniyê Göç Komitesi, Rusya ve ABD'ye Türkiye'nin uygulamak istediği projeyi engelleme çağrısında bulundu.

 

Rojavalı ve Suriyeli 46 kurum ve kuruluş, AB Komisyonu Eş Başkanlarına ve BM Genel Sekreteri'ne Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göçmenlerin geri gönderilmesi projesini finanse etmemeleri ve bu projeye yasal meşruiyet kazandırmamaları gerektiğini belirten bir mektup gönderdi.

 

Serêkaniyê Göç Komitesi bir açıklama yaparak Rusya ve ABD'yi projenin durdurulması için derhal müdahalede bulunmaya çağırdı.

 

Göç Komitesi Sözcüsü Hakim Mahmud Cemil, Rûdaw Medya Ağı'na yaptığı açıklamada, projenin meşru olmadığını ve tüm yasal kanalları kullanarak karşı çıkacaklarını söyledi. Mahmud, "Türk devleti, milyonlarca göçmeni Kürt bölgelerine getirerek Kürt halkı ile Rojava bileşenlerine yönelik kirli planını gerçekleştirmek istiyor. Bu plan uluslararası hukuka, insan haklarına aykırıdır" dedi.

 

Hakim Mahmud Cemil ayrıca; Türkiye’nin bölgede demografik değişim yaratmak istediğini söyledi ve “Biz Serêkaniyê göçmenleri olarak bu planı kınıyoruz ve bu projeye karşı direneceğiz. Türk devletine destek verenleri ve Kürtlere düşmanlık edilmesini asla kabul etmeyeceğiz” diye ekledi.

 

“IŞİD’lilerin aileleleri yerleştirildi”

 

Rûdaw’a konuşan Ortak Girişim İcra Direktörü İzedin Salih de, "Serêkaniyê bölgesinde 175.000'den fazla insan zorla yerinden edildi. Bunların 25 binden fazlası kamplarda yaşıyor. 2.000'den fazla aile de; göç etmek zorunda kalan Serêkaniyêlilerin evlerine yerleştirildi. Bunlardan 55’i IŞİD militanlarının aileleri” dedi.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 Mayıs’ta, 1 milyon Suriyeli mülteciyi geri göndermek için proje hazırladıklarını duyurmuştu.

 

Erdoğan, projenin Türkiye ve uluslararası kuruluşların desteğiyle 13 bölgede uygulanacağını söylemişti.

 

Serêkaniyê ve Girê Spî, Türkiye’nin “Barış Pınarı”

 

Türkiye hükümetinin 1 milyon sığınmacıyı Suriye’nin kuzeyine yerleştirme projesi Rojava'da endişelere neden oldu. 

 

Türkiye’de göç konusu özellikle Suriye’den gelen sığınmacıların yoğunluğu hem muhalefetin hem de iktidarın gündeminde.

 

Muhalefet, sığınmacıların Türkiye’deki sayısının artışından iktidarı sorumlu tutarken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'deki 1 milyon Suriyelinin ülkelerine "gönüllü dönüşüyle" ilgili hazırlık yaptıklarını açıkladı.

 

Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) kontrolündeki başta Azez, Cerablus, El Bab, Rasul Ayn (Serê Kanî) ve Tel Abyad (Girê Spî) olmak üzere 13 bölgeye 1 milyon kişinin dönüşü için de benzer bir proje planladıklarını söyledi.

 

Söz konusu plan Rojava’da hem tepki hem de endişeyle karşılandı.

 

Rojava’da Türkiye destekli silahlı grupların varlığı nedeniyle göç etmek zorunda kalan Kürtler, "bölgeye bu toprakların gerçek sahiplerinin değil başka bölgeden getirilenlerin yerleştirildiğini ve bu şekilde demografinin değiştirildiğini" söylüyor. 

 

Rûdaw Radyo’da yayınlanan "Çavê Sêyem" (Üçüncü Göz) programına konuşan Hevdesti Kurumu yöneticilerinden Serê Kanî'li İzeddin Salih, Türkiye’nin Suriye’nin diğer bölgelerinden getirdiği farklı milletlerden insanları yerleştirdiği için Serê Kanî halkının evlerine dönemediğini söyledi.

 

Salih, "Türkiye gönüllü olarak sığınmacıların evlerine dönmesinden bahsediyor ancak, zorla evlerinden göç ettirilen bölgenin gerçek sahiperi bölgede güvenlik sağlanmadığı için bugün  evlerine dönemiyor" dedi.

 

25 binin üzerinde sığınmacının kamplarda çok kötü koşullarda yaşamak zorunda kaldığını dile getiren İzeddin Salih, “Birçok nedenden dolayı insanlar evlerine dönemiyor. 'Barış Pınarı' operasyonunun ardından yaşadıkları yerlere ve evlerine dönmek isteyenler, özellikle de Kürtler, tutuklama, işkence, öldürme, kaçırılma, paralarına el konulması gibi bir çok hak ihlaline maruz kaldılar. Bölge kozmopolit bir bölge. Farklı farklı kesimlerden insanlar var” şeklinde değerlendirdi.

 

Hak ihlallerini araştıran Efrinli aktivist Abdulrahman Karaco da, Efrin’de demografik değişimin devam ettiğini söyleyerek, “Türkiye bu konuda çok iyi çalıştı. Efrin’de şu an Türkiye’nin lehine demografi değiştirilmiştir. Efrin’de 58 yeni yerleşim yeri inşa edildi. Kürt nüfusu yüzde 20 civarına düştü ve sadece yaşlılardan oluşuyor. Ama Arapların nüfusu yüzde 80’e yükselmiş durumda” ifadelerini kullandı.

 

Girê Spî'li Kürt siyasetçi Dr. İbrahim Müslüm de Türkiye’nin söz konusu projesinin "IŞİD’in Kuzey ve Doğu Suriye’de yenilmesinden sonra gündeme geldiğini" savundu. 

 

Müslüm, “Daha önce ‘güvenlikli bölge’ gündemde değildi. Belki Türkiye’nin iç gündeminde bahsi geçiyordu ancak, IŞİD bölgedeyken çok fazla dillendirilmiyordu. Türkiye’nin Rojava Kürdistanı’nı Akdeniz’e ulaştıracak olan koridordan duyduğu korku, 2014-15 döneminde Kobani kurtarıldıktan sonra gündeme geldi” yorumunu yaptı.

 

 

 

Haber-2

Kars’ta cezaevinden izinli çıkan Gökmen Işık,

husumetlilerinin bulunduğu kırmızı ışıkta duran otomobile tabancayla ateş etti. Saldırıda sürücü Yunus Kaplan yaşamını yitirirken, yanındaki akrabası yaralandı.

 

Karsta Kurdistan geneli siyon-tc nin kurdi nufusu yok etmede kullandığı derin oyunlardan biri.. Kurd -kafkas kılığında kripto aile ve sulaleri kurdistana boca et mezoptomyanın kurdi nufusunu düşür imha et..

 

Kars’ta cezaevinden izinli çıkan Gökmen Işık, husumetlilerinin bulunduğu kırmızı ışıkta duran otomobile tabancayla ateş etti. Saldırıda sürücü Yunus Kaplan yaşamını yitirirken, yanındaki akrabası yaralandı.

 

DHA’da yer alan habere göre olay, saat 11.30 sıralarında Cumhuriyet ile Gaziahmet Muhtarpaşa caddelerini birleştiren kavşaktaki Trafik ışıklarında meydana geldi.

 

Bir süre önce cezaevinden izinli çıkan Gökmen Işık, aralarında husumet olduğu öğrenilen Yunus Kaplan'ın 35 ZRR 35 plakalı otomobilini takip etti. Otomobilin kırmızı ışıkta durduğu sırada Gökmen Işık, tabancayla ateş etmeye başladı.

 

Saldırıda Yunus Kaplan olay yerinde hayatını kaybetti, akrabası Y.K. yaralandı. Y.K., ambulansla Kafkas Üniversitesi Sağlık, Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne götürüldü.

 

Savcının olay yeri incelemesinin ardından Yunus Kaplan'ın cenazesi Harakani Hastanesi morguna kaldırıldı, Gökmen Işık gözaltına alındı.

 

Haber—3

 

Diyarbakır’da çapraz ateşe tutulan Dağ: Ölü taklidi yaparak kurtuldum

 

Haber Merkezi - Diyarbakır'da bayram ziyaretinden döndükleri otomobillerine düzenlenen silahlı saldırıda eşi Garibe (42) ile kızı Nayime Dağ'ı (18) kaybeden, 6,13 ve 14 yaşındaki çocukları da ağır yaralanan Abdurrahman Dağ, kendisine de 4 kurşun isabet ettiğini ve ölü taklidi yaparak hayatta kaldığını söyledi. Dağ, "Öldüğümü sandılar, yoksa kafama sıkarlardı. Arabanın farları yandığı için S.B.'yi net olarak tanıdım" dedi.

 

Olay, 3 Mayıs’ta akşam saatlerinde Bağlar ilçesi, kırsal Buyuransu (Bekaşên) köyü çıkışında meydana geldi.

 

Akrabalarından bayram ziyaretinden dönen 6 kişilik ailenin içinde bulunduğu 34 DUG 48 plakalı otomobile ateş açıldı. Çapraz ateşe tutulan otomobildeki Garibe (42) ve Abdurrahman Dağ (48) ile çocukları Nayime(18), Mahir (6), Mehmet (13) ve Songül Dağ (14) ağır yaralandı.

 

Bölgeye sevk edilen ambulanslarla hastanelere kaldırılan yaralılardan Garibe Dağ ile kızı Nayime kurtarılamadı. Garibe ve Nayime Dağ'ın cenazeleri Yeniköy Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla toprağa verildi.

 

Jandarma tarafından olayla ilgili 6 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden S.B. tutuklandı, diğer 5 kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

 

 

“Öldüğümü sandılar”

 

13 yaşındaki Mehmet tedavisinin ardından taburcu edilirken, kafasına kurşun isabet eden 6 yaşındaki Mahir ile bacağında mermi bulunan Songül Dağ'ın hastanelerdeki tedavisi sürüyor.

 

Vücuduna 4 kurşun isabet eden Abdurrahman Dağ da taburcu edildi.

 

Olay günü yaşananları Demirören Haber Ajansı’na anlatan Dağ, petrol hattından hırsızlık yapanları ve firari hükümlülerin yerini güvenlik güçlerine ihbar ettiği gerekçesiyle saldırganların kendisini suçladıklarını ve saldırıyı bu nedenle gerçekleştirdiklerini söyledi.

 

Dağ, "1 yıl önce bundan beni sorumlu tuttular. Ben de 'Kanıtınız varsa gösterin. Bununla bir alakam yok, 5 yıldır Diyarbakır merkezde yaşıyorum ve emlakçılık yapıyorum' dedim. 'Hayır kesinlikle sen yapmışsın' dediler. Benim tanıdığım bildiğim insanlar. Katliam yaptılar. Mahkemeye gidiyorlar ve sadece bir kişi tutuklanıyor. Diğer kişileri de serbest bıraktılar. Acımı ikiye katladılar. Eşimi ve çocuğumu katleden kişilerin bir an önce tutuklanmasını istiyorum. Bırakılan bu insanları ben kendi gözümle gördüm, seslerini de duydum. Serbest gezmesinler, benim canım yandı başkasının yanmasın" diye konuştu.

 

6 yaşındaki oğlunun kafasında uzun namlulu silahın mermisinin durduğunu ve çıkarılması durumunda felç olma riskinin bulunduğunu dile getiren Dağ, şunları söyledi:

 

"Doktorlar, 'beyninden kurşunu çıkarırsak senin çocuğun felç olur' diyor. O mermiyle beraber büyüyecek. Artık çocuğun durumu nasıl olur bilemiyoruz. Kızım başka bir hastanede yatıyor hayati tehlikesi devam ediyor.

 

Ben 4 kurşun yedim, buradan kurtulmamız mucize. Uzun namlulu silahlarla 48 mermi attılar. Onlar zannetti ki hepimiz öldük. Ben ölü taklidi yaparak kurtuldum. Adamlar benim yanımdaydı, benimle onların arasında 5 metre vardı. Yanıma geldiler, ölü taklidi yaptım. Öldüğümü sandılar, yoksa kafama sıkarlardı.

 

Benim çocuklarımdan da ses gelmiyordu. Arabanın arkasında da dolaştılar. Arabanın farları yandığı için S.B.'yi net olarak tanıdım. Elinde silah gördüm. 13 yaşındaki çocuğum da ateş kesildikten sonra arabanın önünde kaçarken onları gördü. Onlar nasıl bırakıldı?"

 

HABER-4

Rojava’da 7 ay önce PYD’ye bağlı “Ciwanên Şoreşger”(Devrimci Gençlik) üyelerince kaçırılan 12 yaşındaki Meryem Ferid Muhammed’in babası, silah altına alınan kızının geri getirilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.

 

Meryem Ferid Muhammed, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Türkiye destekli silahlı grupların Efrin’e yönelik saldırılarının başlaması ile birikte 2018 yılı başlarında ailesi ile birlikte Kobani’nin Şerane köyüne göç etti.

 

12 yaşındaki Meryem’in babası kızının 31 Ekim 2021 tarihinde Devrimci Gençlik üyelerince kaçırıldıktan sonra her yerde aradığını belirtti.

 

Rûdaw bültenine katılan baba Ferid Muhammed, PYD’ye bağlı Devrimci Gençlik üyeleri tarafından kaçırılan kızını Demokratik Suriye Güçleri’nden (DSG) kendisine gelen bir telefon sonrası Haseki’de gördüğünü, ancak kızını kendisine verilmeyerek başka bir yere götürüldüğünü söyledi.

 

O tarihten sonra kızından haber alamadığını dile getiren Muhammed, “Meryem benim tek kızım. Devrimci Gençlik onu kaçırdı. Kızımın evine gönderilmesini istiyorum” dedi.

 

Kızının götürülmesinden sonra duyduğu üzüntüden dolayı hasta düştüğünü belirten baba, “Kızımla görüştüğümde eve dönmek istiyordu, izin vermediler” şeklinde konuştu.

 

Kızını geri getirmek için Rojava’daki birçok kuruma başvurduğunu söyleyen Ferid Muhammed, ilgili kurumların “bu bizim işimiz değil” diyerek onu başlarından savdıklarını söyledi.

 

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi daha önce yaptığı açıklamada, silah altına alındığı iddia edilen çocukları ailelerine iade edileceklerini ve ıspatlanması halinde çocukları askeri birliklere alan kişilerin de cezalandırılacağını söylemişti.

 

Haber-5

Doğu Medya- Haber Merkezi – HPG, Zap bölgesi komutanlarından “Mizgîn Ronahî” kod adlı Halime Efendak’ın çatışmada yaşamını yitirdiğini açıkladı.

 

PKK’nin askeri kanadı HPG, Nisan ayında Zap bölgesinde yaşanan çatışmada iki üyesinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

 

HPG’ye bağlı Basın İrtibat Merkezi’nden yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerden birinin Zap bölgesi komutanlarından “Mizgîn Ronahî” kod adlı Rojhılat/Maku doğumlu Halime Efendak, diğerinin ise “Rûmet Amed” kod adlı Rojava Kobani doğumlu Nejdet Mahmut Salih olduğu belirtildi.

 

Açıklamada, Maku’nun Îsxan köyünde doğan Halime Efendak’ın 2006 yılında örgüte katıldığı, özrgütün “Özel Kuvvetleri’nde” yer aldığı, 2015 yılında Yüksekova’da (Gever) yaralandığı, ardından 2016 yılında Şırnak’ta bulunduğu bilgisine yer verildi.

 

HPG, Efendak’ın son olarak Zap’ın Kurojaro Dağı bölgesinde Nisan ayrında yaşanan çatışmalarda yaşamını yitirdiğini kaydetti.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 17 Nisan günü Duhok’un Amedi ilçesi sınırında bulunan Zap ve Avaşin-Basyan bölgelerinde PKK’ye yönelik karadan ve havadan “Pençe Kilit” adıyla yeni bir operasyon başlatmıştı.

 

Haber-7

Haber Merkezi - Adıyaman'da gözaltına alınan 29 yaşındaki genç, getirildiği adliyenin 2. katından atlayarak intihar ettiği bildirildi.

 

Adıyaman’da gözaltına alınan 29 yaşındaki genç Emrah C., getirildiği adliyenin 2. katından atlayarak canına kıydı.

 

Edinilen bilgilere göre, hırsızlık suçlamasıyla gözaltına alındığı iddia edilen Emrah C. (29), getirildiği Adıyaman Adliyesi’nde 2. kattan kendini boşluğa bıraktı.

 

Adliye görevlileri durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, Emrah C.’nin yaşamını kaybettiğini belirledi.

 

Çocuklarının intihar haberini alan yakınları ise adliye bahçesinde fenalık geçirdi. Emrah C.’nin cenazesi, yapılan işlemlerin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

 

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

 

 

Diğer Kurdistan haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya