AĞA MARABA KAFASI İLE STK YÖNETİLİR Mİ..

AĞA MARABA KAFASI İLE STK YÖNETİLİR Mİ..SORUN BİZDE, CEHALETİMİZDE ve BİZDEN ZAN ETTİKLERİMİZİ KONTROL ETMEYİ BİLMEMEMİZDE..
Bu haber 2022-01-14 20:50:17 eklenmiş ve 403 kez görüntülenmiştir.

AĞA MARABA KAFASI İLE STK YÖNETİLİR Mİ..SORUN BİZDE, CEHALETİMİZDE ve BİZDEN ZAN ETTİKLERİMİZİ KONTROL ETMEYİ BİLMEMEMİZDE YATMAKTADIR..

 

STK nedir ahbap-çavuş ilişkileri ile halkla toplumla oynamamıdır. Üçkağıtçıların, siyaset-STK zübüklerinin toplumu, toplumsal alnı çürütme, kullanma soyma aracımıdır, ağa-maraba kafası ile toplumsal alanla oynama, toplumu soyma, kaz-kuş yerine koyma aracımıdır. Etki ajanalrının toplumu düşürmek için kullandıkları bir araçmıdır.. Yoksa ötekinin olmadığı topluma sağlıklı ve bilimsel bilgi taşıyan, toplumu-halkı resmi ideoloji, mevcut düzene karşı örgütleyen, toplumdan gelen gücünü kullanarak faşist devlet erki başta olmak üzere vahşi kapitalist kurumların örgütlerin halkla oynamasını durdurma aracımıdır..

 

STK çinde ötekinin olmdığı gelişmiş toplumların olmasa olmazı  düzen üstü kurumlarmıdır.. Toplumu ve halkı devlet aygıtı başta olmak üzere kuurulu düzene karşı örgütleyen çağımızın en önemli gücü ve araçlarıdırlar..  STK STÖ (Sivil Toplum Örgütü-Kurumu)  siz birey olarak, vatandaş olarak ne kadar gelişmişseniz o oranda içini dolduracağınız, toplumsal çürüme ve yozlaşmayı durdurabileceğiniz, önleyebileceğiniz, ülke yönetimlerinden devletlere, siyasal alana  herşeyi kontrol edebileceğiniz çağımızın en önemli gücü ve aracıdırlar.. STK'ların en büyük harcı ise örgütlü insan kitlesidir..


Ülkemizde yaşanan bütün sorunların ana kanynağı 1. Dereceden vatandaşın kör cehaleti STK olayı ve olgusunu bilmemesi olurken, bu cehalet nedeniyle bizden, bizim dediklerimizi kontrol etmeme ise vatandaş olarak bizleri hertür felakete itmektedir..Koyu cehalet, STK bilincinden yoksun olma, politik bilinçten yoksun olma, işi ehline vermeme gibi birçok nedenden dolayı TC gibi faşist ulus devletler başta olmak üzere devletler vatandaşı diledikleri gibi harcayıp yok etmektedirler.. 

 

Bir STK şeffaf değilse, sahip olduğu kitle ile birlikte karar alamıyorsa, özellikle gelir giderini, yaptığı etkinlikleri halkla, hitap ettiği kitle ile paylaşmıyorsa.. Bu STK halkın değil, etki ajanlarının, toplumsal alanın çürümesinden nemalanan siyaset-stk zübüklerinin at oynsattığı bir çiftlik demektir..

 

Bir STK üç ana ayaktan oluşur: Yönetim -Denetim-Katılım. 

 

Ciddi-Gerçek bir STK'nın Yönetimi,  bilgi, beceri-ahlak, liyakat vb. alanlarda yetişmiş, toplumsal çıkarı esas alan, kafasında ötekinin olmadığı donanımlı bireylerden oluşur..

 

Denetim-STK-Siyaset alanına vakıf Örgütlü toplum ve organların yönetimi denetlemesi gerçeğidir..

 

 

Katılım ise adına ortaya çıktığını örgütlü toplumun üyelik görevlerinden delegeyeye, yapılan etkinliklere üzerine düşeni yapması, seçme-seçilme hakkoının yanı sıra yapılan etkinliklere katılımıyla asıl STK gücünün ana omurgasıdır.. Bir STK nın ana gücü, en önemli gücü sahip olduğu politik örgütlü halk kitlerinin ta kendisidir.. 

 

 Boyuk bir STK’mız Boyuk bir etkinlik yaptı. Etkinlik sonunda yapılana, gelire gidere bakınca öncekilere nazaren biraz yol alınmış, yapılan 4-5 boyuk etkinliklerde öncekiler kamuoyuna belge ve bilgi bile vermiyorlardı, gelir gideri kamuoyu ile paylaşmıyorlardı.. STK’lar onların babalarının çiftliği diledikleri gibi oynayabiliyorlardı.. Bu son yapılanda ise en azından belge bilgi tutulmuş ve ve kamuoyuna da sızabiliyor..

 

Bolgemiz adına yapılan son boyuk etkinlikte şeytanın bacağı kırılmış, yapılan etkinlik kısmi da olsa biraz bilgi belge tutulmuş ve kamuoyuna sızmış.. Biraz diyoruz çünkü otağ-çadır ve ulufelerin kimlere dağıtıldığı, kimlerin STK alanından nasıl nemalandığı, netür fırıldakların döndüğüne bu boyük etkinlikte de hiç dokunulmamış..

 

Bölgemiz söz konusu olduğunda STK alanı ile niye diledikleri gibi niye oynuyorlar, çünkü hesap sormayı bilen bir kitle, bir üye, bir STK yapılanması, 1-2 istisna dışında Doğu Medyadan başka toplumsal alana STK alanına gerçekleri taşıyan bir basın yok. Durum böyle olunca bir taraftan STK’lara etki ajanları sızıyor, diğer yandan STK olayının bilmeyen safları avlayarak kullanıyorlar..

Şeffaflığın, dürüstlüğün, eşitliğin, ötekinin olmadığı, siyaset-görüş üstü olması gereken STK’lar toplumsal alanın düşürülmesi ve zehirlenmesi, birilerinin çiftlik olarak kullandığı bir ucubeye dönüşüyor..

 

2000’lerden beri binbir emek vererek ülkemiz-bölgemiz  STK yapılanmasının oturması için canımızı dişimize takarken, STK’ları belli bir aşamaya taşırken.. Sözde bizden gözüken, ama özde bizden olmayanların müdahalesi ile yerle bir ediliyoruz..

 

Neyse yine son etkinlikte en azından bazı belge ve bilgiler tutulmuş. Suyun başına getirilen Geko bir  halkın parasına kendisi için bir tırpan – kankasi.. için 2. bir tirpan, uckagitci bir-iki xiştoda ulufe ve çadirlarin dağitilmasi, yağmalanması.. Bu yağma ve tırpanlamanın görülmemesi içinde  bir gazeteci arkidaşimiza da ufak bir ulufe, gariban sanhatci takımına birer harclik ki bu önemliydi, öncekilerde buda yoktu..

 

 

2000’lerden beri STK alanının toparlanmasının en büyük aktörlerinden olan Doğu Medya’ya Kars başta olmak üzere yıllardır bölgenin çamurunu çiğneyen en büyük emekçi gazetecilerden olan Suat İncedere kısaca bölgenin gerçek gazetecileri ile sivil toplumla, STK alanıyla yine dalgha geçtiler, yine emeğe büyük bir saygısızlık yapıldı.. Ne yönetim seçilirken, nede organizasyonlar yapılırken.. Halktan ve bizlerden hep gizlendi.. Bizleri devre dışı bırakmalrının nedeni belli halkı örgütlemesi gereken kurumlar halkı soyma aracına dönüştürülüyor.. Ve bu soygun-yozluk ve çürümenin halka taşınmasının engellenmesi amaçlanıyor.. 

 

Şimdi biz etkinliğin başındaki baş efendiye soruyoruz.. Baş efendi her konuşmasında ayırım yapmadan her gazeteciye, her STK’ya, her sanatçıya eşit yaklaşmalı, onurlu bir şekilde birbirimizi rencide etmeden birbirimize, hemşerilerimize  sahip çıkmalıyız, ben değil biz hep birlikte.. diyordu.. Şimdi baş efendiye soruyoruz, bu sözleri havaya mı söyediniz yönetiminiz yine altınızı çok kötü boşalttı..

 

Kutsal kitapların tümünde şöyle bir gerçek var : “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz..” Bu İslami aynı zamanda evrensel bir siyaset-yönetim tespitidir.. Bu cümle üzerine on cilt kitap bile yazılır..

 

Şimdi STK alanındaki boşlukları kullanan bizi-kaz kuş yerine koyanlara sesleniyorum. 2022 de yapılacak etkinliklerde her şey şeffaf olmasa, yerlerin kiralanmasından kimlere tahsis edilmesine aylar önceden herkes ve kesimin görüşü alınmasa, tüm stklardan, basından, sanatçılardan müteşekkil komisyonlar kurulmasa  yine yaşadığımız rezaletin benzerini firmalara, xiştolara çadırlar ulufeler dağıtılıp  bölge halkının parası çarçur edilse o etkinlik alanında halk, stk, basın ve sançtı arkadaşlarla direkt protestoya geçeceğimizi o etkinliği boşa çıkaracağımızı, stk alanın oynanmasına vesile olanların stk-siyaset hayatlarının da biteceğini stk alanıyla oynayanlar şimdiden not alsınlar..

 

Boşuna dememişler balık baştan kokar, ülkenin siyasetine muhalefetine bakın yanlarında yakınlarında yalaklara-yandaşlar.. Liyakat (işi ehline verme) bitmiş, Vatandaş, gerçek aydınlar, sançtılar, gazeteciler.. yerlerde sürünüyor.. Onlar yandaşları ile kaymak tabaka.. Bunları değiştirmesi, dönüştürmesi gereken STK alanına indiğimizde TC büyük siyasi partilerin çürük siyasetinin birer ufak kopyaları olarak önümüze çıkıyorlar..

 

Özet olarak Köy, il-ilçe-federasyon bu dernekler düzelmeyene kadar, dernek yapılanması demokrasiyi içselleştirmese.. Ülkemiz hergeçen gün daha da kötüye gidecek.. Çünkü çürüme çürümeyi tetikler.. Bu çürük rejim neden yüzyıldır vatandaşı düşürüp yok ediyor.. Çünkü STK alanı oturmamıştır. Bunun yerine ötekileştirme, ırkçılık, particilik.. yandaşlık yalakalık tavan yapmış vatandaş ise soyguna-soykırıma açık koyun sürüsüne çevrilmiştir..

 

KÜRESEL EMPERYALİZİM-VAHŞİ KAPİTAL TÜM İNSANLIĞI COVİT-19 LA AV HAYVANINA ÇEVİRDİ..

 

Bölgemiz başta olmak üzere ülke geneli kimsenin STK alanı ile oynamasına, STK alanını kullanarak toplumsal alanı çürütmesine asla izin vermemeliyiz.. Aksi bir yüzyılımızı kayb ettik, bir yüzyılımızı daha kayb edeceğiz.. Hele küresel soykırımcı emperyalizmin covit-19 la dünya halklarını mezbahaya çekilen koyun sürülerine dönüştürmesi 3. Nuh tufanı pençesinde iken.. Kimsenin toplumla-toplumsal alanla oynama lüksü yok.. Dünyamız büyük savaşlara ve afetlere gebe.

Yine istisnalar dışında covit-19 la ilgili gerçekleri, covit-19 aşıları ile ilgili gerçek bilgilerin topluma verilmediği bilgisini birkaç istisna dışında kimse topluma taşımıyor.. Örneğin terörist israile  giden aşı ile ülkemize gelen aşı aynı aşı değil. Bazı bölge ve ülkelerde hiç ölüm olmazken.. Bazılarında giderek tavan yapıyor.. Şimdi insan soyu korkutularak bizim gibi geri kalmış tüm ülkelerde turikovac-kurikovac numaraları ile çocuklar dahi aşılanacak.. Dünya çocukları aşılarla vucutlarına boca edilen mikro chiplerle soykırımcı-siyonist soytarı sermayenin uzaktan kumanda ile (baz istisayonları-uydular vb. ) yok edebileceği oyuncaklara dönüştürülüyorlar..

 

İstisnalar dışında bu gerçekleri topluma taşıyan bilim adamı, basın, stk vb. bulamasınız. Çünkü hepsi soykırımcı emperyalin yemleri ile zehirlenmiş, gerçekleri görmeyecek derecede körleşmiş-köhnemiş, çürümüşlerdir.  Göre göre gelen kıyameti göremeyecek kadar ölüm uykusuna yatmışlardır. Soy ve sülaleleri ile yok edildiklerinde anacak uyanacaklar ama iş işten geçecek.. 

 

Böyle büyük tehlikelerin bizi sardığı bir ülke ve dünyada hiç utanmadan biz birbirimize nasıl kazık atarız.. Bu çürüme hepimizi yerle bir eder.. Dürüstlük dayanışma şefaflık her alanda üst boyuta çıkmalı bizlerle oynayan hiçbir etki ajanına, fetöcü-fitoculara  ve içimizdeki saftirik kullanımlık saflara geçit vermemeliyiz.. Bizim görevimiz, sivil toplumun ana görevi öncelikle hemşerilerimizi, ardından 90 milyon vatandaşı, ardından dünya insanlığı ile dayanışmayı gerektiren bir ölümcül dönemden geçiyoruz.  İnsanlar kısa zamanda örgütlenmese küresel soykırımcı soytarılar önce topluma yararı olan insanları, düşünenleri, aydınları, iş adamlarını, stkcıları çaktırmadan götürüyorlar.. ardından sürüyü gömmektedirler..  Ulus Devlet Faşizminin yeni faili meçhul silahı covit-19 yazımıza bakın..

 

Bugün olmasa yarın hepimizin birbirine ihtiyacı olacak.. Bundan dolayı herkes gözündeki at gözlüklerini çıkarsın.. Vahşi kapitalizim bütün gücüyle tüm dünyaya, insanlığa saldırıya geçmiştir.. Bu yüzyılla önümüzdeki yüzyıl bize belletilen kutsal devletten kutsal ineklere .. hepsi tarih olacaktır.. Bizler ne kadar birbirimize sarılıp bilim-teknoloji-bilgi-sağlık-güvenlik yazılım gelişirsek o oranda var olacağız, o oranda ayakta kalma şansımız olacak..

 

 

ETİKETLER : STK nedir ahbap-çavuş ilişkileri ile halkla toplumla oynamamıdır. Üçkağıtçıların toplumu kullanma soyma aracımıdır etki ajanlrının toplumu düşürmek için kullandıkları bir araçmıdır.. yoksa ötekinin olmadığı
Diğer DKM-Analiz haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Dogu Medya -Dogukultur. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
DKM MEDYA GROUP -1
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
DKM MEDYA GROUP-2
TÜRKİYE-BÖLGE, FİRMALAR- İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA
SERHAT HABERLER
BAĞLANTILARIMIZ
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA