ÇETELER, DEVLET ADI ALTINDA S.BARAN KORKMAZIN MALINA MÜLKÜNE ÇÖKTÜLER..

ÇETELER, DEVLET ADI ALTINDA S.BARAN KORKMAZIN MALINA MÜLKÜNE ÇÖKTÜLER..

TC nin bir mafya ve çete devleti olduğuna dair en çarpıcı örneklerden bir iş adamı Sezgin Baran Korkmazın durumu. Peker, son videosunda Masimov, Korkmaz gibi insanların devlet adı altında, devlet çetesi olarak insanların mallarına mülklerine
Bu haber 2021-06-06 10:03:24 eklenmiş ve 103 kez görüntülenmiştir.

 

ÇETELER, DEVLET ADI ALTINDA S.BARAN KORKMAZIN MALINA MÜLKÜNE ÇÖKTÜLER..

 

TC nin bir mafya ve çete devleti olduğuna dair en çarpıcı örneklerden bir iş adamı Sezgin Baran Korkmazın durumu. Peker, son videosunda Masimov, Korkmaz gibi insanların devlet adı altında, devlet çetesi olarak insanların mallarına mülklerine nasıl konulduğunu  çarpğıcı örneklerle anlatıyor..

Pekerin deyimiyle “Süslü sılo” servetine servet katıp ülkemizi soyarken, S.B. Korkmazı da en az 50 milyon çarpmışlar. Hadi yurt dışına çık yoksa geriye kalan her şeyini de konarız  kumpasını kurmuşlar.. Yani bu iddialar doğruysa fetö bu çete yanında çocuk kalır..

 

Tabi olay sadece bununla da sınırlı değil. Sokak sülü sılonun sürekli türk milliyetçiliğini, vatan-millet edebiyatını  kullanarak, özellikle kurd kökenli insanların iş adamlarının malına-mülküne nasıl konmaya çalıştığının fısıltıları ile de çalkalanıyor..  Sezgin baran korkmazın durumu, Thodex operasyonunda özer gibi oratya çıkan genç beyinlerin nasıl binbir kumpasla yok edilmek istendiği örnekleri sokaktaki bu algıyı tamamen gerçeğe çeviriyor..

 

Gelişmiş ülkelerde, toplumlarda  üst düzey yetkililerin kendileri, yakınları iş alanında devletin yanında geçmezlerken.. Kamuda hırsızlık-yolsuzluk-toplumsal alana dayatılan yoksulluk en büyük suçları oluştururken.. TC de bu suçları işleyenler tüm basamakları atlayıp zirveye çıkıyorlar..

Bir çete ve mafya devletine dönüşen TC de devleti yönetenlerle yakınları argoca deyimiyle köşeyi döndüler..

Artık belediyeler, kamu kurumları, sahipsiz korumasız büyük tüm işadamları bu çetelerin bir numaralı hedefi..

Pekerin pek azına dokunduğu bu çeteleşme, soygun -sömürü –gasp, 5 li çetler elbette bugün olmasa yarın hepsini bu halk hesaba çekecektir..

AK PARTİ YERLEBİR EDİLİYOR..

Bu çeteleşme ve mafyalaşma ak partinin de sonu getirip tarihin çöp sepetine gönderecektir.. Ak Parti sağa-sola bükülmeden ülkemizi mafya-çete, hırsızlık cennetine çeviren kendi içinden çıkan gruhlara çökmese kamuoyunu ikna edecek HUKUKİ-SİYASİ atılımlar yapmasa ..

 

2023 varmadan ak parti yerle yeksan olacak.. Bir başka ifade ile süslü sılonun yediği haltlar bile ak partiyi yerle bir etmeye fazlasıyla yetmektedir..

 

Doğu Medya olarak on yıllardır ifade ediyoruz. TC yi kurdler, turkler.. kısaca vatandaş değil, Siyonist çeteler idare ediyor..

Bu çeteler dili,dini,kökü,mezhebi.. fark etmez bu toprakların çocuklarından birinin ne holdingleşmesini, ne firmalaşmasını, nede bilim adamı olmasını, dünya çapında yürümesini istemezler..

Dünün TC sinde bu saldırıyı açık-açık yaparlardı.. Şimdi ise devletin sahibi, milliyetçi-vatanperver ayakları ile yapıyorlar..

Ak Parti kendisinden kaynaklı bu mafyalaşma çeteleşmeyi bitirmese, şefaf hesap veren bir demokrasiye kaymasa tamamen fetö operasyonlarına benzeyen 5 li çeteler süslü sıloları hesaba çekmese hem yerle yeksan olacak.. Hemde ülkemizdeki fetö-cia-mosand-m16 sergerdelerine yerli ve milli tüm firmalara operasyon üstüne operasyonun yapılmasının tüm alt yapısını ak parti eliyle döşemektedir..

 

Özetle ülkemizin içine girdiği durumdan sadece ak parti kaybetmiyor.. Ülkemizin eski tc de geriletmede kazanılan tüm alanlar kaybediliyor, ak parti ile gelişen yerli-milli tüm yapılanma; iş-siyaset-stk-firma, basın-yayın.. her alan kaybediliyor..

 

Bu saatten sonra artık halk lafa bakmayacak devlet-mafya-çete, hücrelerine kadar kirliliğin içine batan bir devletin –siyasetin.. Nasıl hesap soracağına bakacak.. Halkı ikna edecek hukuki-siyasal adımlar atılmasa ak parti yerle yeksan olacak..

 

Ve halkın önüne nasıl bir anayasa ile çıkılacak.. Şimdi bir muhalefet düşünün topluma anayasa sunmadan korkuyor bundan da vahimi ipleri dış güçlerin elinde, tüm terör sevicilerin merkezine dönüşmüş.. Siyaseten bu kirlilik sürerse.. ülkemizi götüreceği tek mecra iç savaştır..

 

Bir an önce ülkemizin yönetilebilir bir demokrasiye ve rejime geçmesi gerekiyor.. Bunun içinde atılması gereken hukuki-siyasi adımların atılması gerekmektedir.. Bir vatandaş kendisini ülkesinde güvende hisetmiyorsa.. O ülke yıkılmış bitmiş demektir..

 

 

Sedat Peker'den yeni video: 'Sezgin Baran Korkmaz'ı Süleyman Soylu yurtdışına gönderdi'

 

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, sosyal medya hesabından 9'uncu videosunu yayınladı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik yeni suçlamaların yanı sıra, kamuoyunda 'beşli çete' olarak nitelendirilen müteahhitlere devleti zarara uğratan ihalelerin nasıl verildiğini anlattı.

 

Peker, 'Yaşadıkça ve yaşlandıkça değil direndikçe büyürüz' başlıklı videosunda, "Engin Sigorta. Süleyman diyordu ya, ‘Ben o poliçe o sesi çok seviyorum’ Lan şirketin yüzde 5 bin, 7 bin, 57 kat büyümüş. Dünyanın neresinde böyle bir şey var. O poliçenin sesinde ben de uyurum, herkes uyur. Yargılanacaksın. Yüce divana gideceksin. Ben yurtdışına gitmeden önce odanda misavir ettiğini anlatacağım" ifadelerini kullandı.

 

Peker, "Sülü, fındık kadar beyninle Cumhurbaşkanı olmaya kalkıyorsun bu ülkede, beni satmasaydın olurdu. Erdal Baba’ya araba, 20 sene evvel sana getirip sigortalattığında Erdal Baba diyordun. Şimdi Erdal Baba lazım değil ki. Bütün holdingler sende, poliçe sesi. E uyursun tabii. Sülü Allah’a yemin olsun, iğnenin deliğinden geçireceğim seni kibrit kutusundan alıp. Bugün senin son günün. Sen Yüce Divan’a gideceksin, yargılanacaksın, hiçbir şansın yok. Anlattıklarımın altlarını da hazırladım, delilleri de bende, seni bitireceğim" dedi.

 

Peker şunları söyledi:

 

"Benim her ay 10 bin dolar yolladığım bir milletvekili yok ama daha çok yolladıklarım var. Bir de çok acı, bana 10 bin doları nasıl yakıştırdınız siz. Ya ben aç kalırım açıkta kalırım yine herkesten çok para veririm. Beni herkes bilir. Kaşar Süleyman var ya, hani tak tak tak Veysi geliyorum... 10 bin dolar da yalan, vallahi yalan. Hani diyorlar ki bunu açıkla. Ben kimseye böyle bir para yollamadım ama daha çok yolladım.

 

Şimdi Metin Külünk'ten konuşacağız, Metin ağabeyden. Metin abi beni telefondan aradı, Biden beni Erdoğan'a karşı... Ya dedim abi ne diyorsun sen, Biden işi gücü bırakmış Sedat Peker'i mi bekliyor, hepten delirdik, vallahi delirdiler. Adamlar dünyayı yönetiyor, onun devlet başkanı Sedat Peker'i mi bilecek. Benim kendi meselem var. Beni sakinleştirdi, konuştu konuştu. Sonra benim yanımdan ayrıldı, beni itibarsızlaştırmak için kurulan mafyalar var, tecavüz hikayelerini kurgulayan puştlar var ya, onlar var, vekiller var, devletten adamlar var. Özel adamları ama fındık kadar beyinleri var. O yüzden Metin ağabeyi konuşacağız.

 

Beni tolda bırakanı rezil edeceğim, ha Metin ağabeyi rezil etmeyeceğim, ne yaşadık onu anlatacağım.

 

Bana pislik mafya diyorlar ya, Ak Parti'nin seçim zamanı dağıttığı kahveler var ya, seçim zamanı. Hepiniz içtiniz, Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi, benimdi o, hani ben pislik mafyaydım. Ulan onlarca milyon liralık kahveyi benden siz alıp dağıtmadınız mı her yerde. Lan bir lira mı verdiniz, verdiyseniz hani fatura. Lan size yazıklar olsun.

Metin ağabeyle, Ömer Külünk diye bir yakını var mesela, nasıl ilişkimiz onu anlatayım. Tefeciler benim yeğenimin yerini almış, o zamanın parası bugünün 1,5 milyon lirası, tefecilerle bir konuşsan şey yapsa. Ya dedim Metin ağabey, ben ismimi unutturmaya çalışıyorum, o onu arayacak, o onu arayacak sanki ben tahsilat yapıyormuşum gibi. Dedim ağabey kaç para ben vereyim. O konuda ismi geçen bir iki işadamı arkadaş var, biz ödeyelim dedik. İş para ödemeye gelince bir tek ben ödedim, tapuyu aldık verdik. Biz para verdik mi böyle veririz. Almanya'daki o dernekler var ya, onlara rica ederdi para yollar mısın diye, el altından onlara para yollardım.

 

Ama öyle her ay giden 10 bin yok, seçim zamanı geldiğinde arabasına para bırakırdım.

 

Ya şimdi ben böyle deyince bizim diğer milletvekili tanıdıklar, lan bizi de, lan oğlum biz kimseyi söylemeyiz. Ama Biden miden gel film yap, sonra beni karalama kampanyasına abilik yap. İstesem gömmek için evet verdim derdim ama 10 bin değil çok daha fazlasını verdim.

 

Şimdi bizim bu Pambukören var ya, şimdi biz gazeteyi bastık, Aydın Doğan kargaşadan korktu verdi yerleri 750 milyon dolara, aslında bir tanesi o kadar ederdi, hepsini o paraya aldı. Bu 750 milyon doları Ziraat Bankası verdi, banka devletin. Bu 750 milyon doların hiçbirini ödemedi biliyor musunuz bu sahtekar. Faizlerini bile ödemedi, bırak ana parayı. Faizleriyle bir milyar doları geçti borç. Bunu ödemek için Kemerburgaz'da bir arsayı belirlediler bunun üzerine yapacaklar. Bu televizyon onun değil, emanetçi, Serhat ile Berat yönetiyor. Sabah grubu da öyle. Böyle kişiliksiz zenginlerin üzerine yapıyorlar sadece, yat kalk. O Kemercountry'deki yer var ya, tarla olarak verecekler, Süleyman'ın Ankara'da bu işleri yapan akrabası, 10 milyonluk yer bir milyarlık oluyor.

 

Bodrum'da Paramount Otel var. Sahibi kim, Sezgin Baran Korkmaz. Bu arkadaş Türkiye'de de ABD'de de aranıyor. Bu adamın otelinde kimler var. Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat, Ankara. Bu abi, o kadar rahat bir adam ki, sıfır X5'le görevine gidiyor geliyor. Kim ne der demiyor, kaç milyonluk araçla işe gidiyor.

 

Başka, bunun eski koruması, kendi korumasıydı, onu koruma dair başkanı yaptı. Kim, Ekrem Güler, kim Silivri'deki genç emniyet müdürünün intihar etmesine neden olan canavar hain, bunalıma soktu, kafasına sıktı. Veysi Ateş, tatil ekibinde. Bunlar tatili de birlikte yapıyorlar, kesmeyi de birlikte yapıyorlar. Resul olaya sonradan dahil olacak, bunlar tatil ekibi. Bir de Muğla Emniyet Müdürü, Marina vardı ya, el konulan, şimdi de otele el koyuyorlar. Sezgin Baran Korkmaz, en son Mübariz de demişti, sendeki belgeler benim şirketim ama bende yok demişti, bende var kardeşim. Sakın onlarla anlaşayım deme, patlatırım rezil olursun. Müşteri portföyünün tamamı bende, hangi hakimler savcılar. Siz aranan adamın otelinde ne işiniz var? Hani lan faturalarınız? Suit odada kalıyorsunuz, 100 bin lira yapıyor, lan sizin maaşınız kaç para, hani fatura.

 

Koruma daire başkanını neden yapıyor biliyor musunuz, en önemli adamların yanına adam veriyorlar, polislerini koydu. Kıbrıs'taki adam kayıt yapıyordu ya, bu da polislere yaptırdı.

 

Ekrem'i Emniyet'ten ayırdı, İş Bankası'na soktu, emniyet müdürünün İş Bankası'nda ne işi olur? Parasını ödeyemeyen, İş Bankası'na kalanlar var ya, büyük oteller, arsalar var ya, oraya operasyon. Koskoca MASAK Başkanını kendine köle yaptı, Sadık Soylu köle gibi kullanıyor.

 

Süleyman'ı kimse alamıyor. Tayyip abiye dedim buda bunları diye, döndü bana ajan dedi. Ben kötü bir şey mi söyledim.

 

Veysi, senin kayıtlar da çıkacak Veysi...

 

Bu Rasim Ozan Kütahyalı var ya, o da bizim Paramount Otel ekibinden.

 

5 Aralık Resul Holoğlu, Organize Suçlardan Sorumlu Emniyet Müdür yardımcısı telefon açıyor Korkmaz'a. Bu adamı arıyor, İçişleri Bakanlığı'na çağırıyor. Saat 10.30, 12.30 çıkış. Sezgin Baran Korkmaz 45 milyon dolar bir iş adamından alacağı var. Süleyman buna 'Senin hakkında tahkikat yapıldı, yurtdışına çık. Yukarının haberi var, bu parayı da sil, sorun çıkacak' diyor. Yukarısı da Tayyip abi. Amerika'dan da büyük para gelmiş diye herkes biliyor ya.. Bütün kayıtlar çıkacak. Sezgin Baran Korkmaz, 6 Aralık'ta yurtdışına gidiyor. İçişleri Bakanı, Organize Suçlar Daire Başkanı'nı telefonla arayıp, hakkında 6 aydır dosya hazırlanan adamı İçişleri Bakanlığı'na çağırıyor ve görüşüyor ve yurtdışına çıkmasını söylüyor.Bu 45 milyonu kabul etti ya Sezgin Baran, ne yapsın devlet var karşısında. Oteli de istediler. Böyle bir namussuzluk olur mu? Siz muhaliflere baskıyı kuracaksınız, 5 Aralık'ta Sezgin Baran Korkmaz İçişleri Bakanlığı'na geldi mi kamera kayıtlarını çıkarın. 6 Aralık'ta yurtdışına çıkmış mı? Sezgin Baran Korkmaz bakıyor her şey elden gidecek, dönmüyor. 28 Aralık'ta operasyon yapıyorlar. 29 Aralık da 45 milyon doların ödenme günü, haciz olacak o gün. Karısını gözaltına alıyorlar. Bu Veysi.. Ben olayı toparlayayım diye arayan da bu Veysi. Aranan adamın oteline gidip kalıyorsun, onbinlerce, yüzbinlerce euro hesap hiçbiriniz ödemiyorsunuz sonra adamı gasp ediyorsunuz. Mehmet Ağar'dan öğrenmiş bu taktiği. Siz bu adamın arkadaşı değil misiniz? İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı izin vermiyor, Cumhurbaşkanına gidiyor, haberiniz varmış. Haberim yok diyor. Hangi savcı hangi hakim kaldı hepsinin listesi bende.

Bana hep neden 40 yaş altındakilere sesleniyorsun diye soruyorlar. Biz Televole zehrini içmiş insanlarız. İnsanlar oraya çıkmak için para veriyorlardır. Ben de o zehri alanlardanım. Bizden artık bir şey olmaz. Can Ataklı mesela, 'Sedat Peker'in niye kaçtığını yazıyoruz' demiş. Koskoca adamsın Can abi. O yaptığın haber nedir abi, böyle haber olmaz. O nedenle 40 yaş üstünden bir şey olmaz.

 

Sizinle bir sözlü akdimiz var. Artık bu sözlü akdimizi ete kemiğe büründürmenin zamanı geldi. Bu işten büyük karı olan sizsiniz. Benim de küçük bir karım var. Kişisel gelişimde aslan avlamak diye bir şey vardır. Hayatında büyük bir başarı yakaladığında, geçmişte yaptığın ufak tefek hatalar unutulur. Cezaevi falan onlar komik şeyler... Ben onlarla ilgilenmiyorum. İnsanların algısından bahsediyorum. Bana hak etmediğim şeyler yüklediler. Bu hikayeyi başarıyla neticelendirirsek, aslan avımı tamamlamış olacağım.

 

Kişisel gelişim böyle tarif ediyor. Örneğin okula gidiyorsun, öğretmen 'Senden hiçbir şey olmaz' diyor sonra büyüyorsun ve başarı yakalıyorsun. Bu kez öğretmen "O kadar başarılı bir öğrenciydi ki...' diyor. Annen baban bile böyle anlatmaya başlar. Bu işten benim karım bu. 'Bizim karımız ne?' diyeceksiniz. Anlatacağım da hepsini anlatacağım. Size çalınan paraları anlatacağım. Belediyedeki rüşvet sistemi; alt dernekler var.

 

Anlatınca kafayı yiyeceksiniz. Devlet ihalelerinde de taşeron sistemi. Ben bu ve bunun gibi hikayeleri size anlatacağım. Bir süre sonra iktidar size geçecek. Bütün yasal, gayri yasal her şeyi anlatacağım. Siz geldiğinizde artık masrafınızda yok bu sistem. Ya diyeceksiniz ki, 'Ya bu kadar adam niye engellenmiyor?', Engellemiyorlar ki kardeşim. Belediyeleri size anlatacağım. Engellemiyorlar. Diğer olayları, belediyeleri ve taşeron sistemini anlatacağım.

 

Şimdi bir belediyeye gittiğinde, belediye başkanı senden para almıyor, huylanıyor, 'Ya bir kelek yaparsa' diyor. 'Bizim bir derneğimiz var. Git oraya bağış yap, 1 milyon-3 milyon-5 milyon' diyor. Sen gidip oraya parayı yatırıyorsun. Hayır işi için güya. Sen ne yapmak istiyorsan, kaçak kat mı çıkacaksın, hani ne yapmak istiyorsan onu yapıyorsun. Hani Süleyman'ın akrabası var ya Ankara'da onun yaptığı iş gibi. Bu onun belediye aksamı. Onun yaptığı dev iş. O bakanları falan herkesi yönlendiriyor.

 

Şimdi sen parayı oraya yatırdın, belediye başkanına veya adamlarına para gitmedi diyeceksin. O ne yapıyor? Diyelim ki; gerçek maliyeti 100 bin liralık bir iş var. Birine diyor ki, arkadaşına mesela '1 milyonluk fatura kes' diyor. Ona bir 1 milyona iş veriyor. Zaten istediği kişiye verme yetkisi var. Sonra o 1 milyon liralık işi alıyor. Ama 100 bin liraya yapıyor. 100 bin lira da vergi mergi çıkarsa, geri kalan 800 bin lirayı cebe indiriyor. Şaka yapmıyorum. Sistem bunun üzerine hiçbir polis takibine de uğramıyorlar.

 

Taşeron sistemi nasıl onu da anlatayım. Bunlar bir ufak hamleyle değiştirilir. Şimdi diyoruz 5'li çete, 10'lu çete. Şimdi onlara ihaleyi veriyorlar. Kaç lira 1 milyar dolar. Bunların siz zannediyor musunuz, bunların işçileri var, osu var busu var. Yok. Bunların alt taşeron sistemi var. 1 milyarı kendisi alıyor. 400'ü alt taşerona veriyor. 600 milyon kılçıksız bu tarafta kalıyor. Alt taşeronun da alt taşeronu var. Rezalet... Tüm sistem bu şekilde çalışıyor. En son onların da bir altı var; onlar kamyon, işçi sahipleri onlar işin emeğini çekiyor. İşin gerçek karşılığını alıyor.

 

'Taşeron sistemi kaldırdım' diyeceksin, adam telefonla bile ihaleye girecek. Bütün evraklarını hazırlayacak, artık teknoloji çağı zaten. Madem bu 2 milyona yapılacak neden devletten 1 milyar çıkıyor? Bu para nereye gidiyor? Bu para sistemde kalınca asgari ücret 10 bin lira olacak. Her yer para olacak. Devletin kasasından çok dışarıya çıkıyor.

 

Peki, siz ne yapacaksınız? Namuslu gazeteciler var ya, bir şey konuşuyorsam boşa konuşmam. Buna inanın. Beni size, sizi de başkasına mahcup etmem. 'Dediklerimin bir tanesi yanlış çıksın, elime keseceğim' diyorum. O korku iklimini aşmak için, hoş aştılar ya, gazetecilere cesaret vereceksiniz. Namuslu gazeteciler için tabii, diğerlerini salla. Siz onlara cesaret vereceksiniz. Muhalefet içinde de atarlı yürekli milletvekilleri var. Onlara da coşkuyu verin. Bütün her şey ortaya çıkacak.

 

Ne dedik, bütün her şey ortaya çıkmadı. Engin Sigorta, hani Süleyman diyordu ya, 'Ben poliçe sesini çok seviyorum'. Şirketin 57 kat büyümüş, dünyanın neresinde böyle bir şey var. O poliçenin sesine ben de uyurum, herkes uyur.

 

Erdal baba araba getirdiğinde 20 sene önce, sigortalattığında Erdal baba diyordun. Şimdi Erdal baba lazım değil ki... Bütün holdingler sende. Yahu seni bugün Allah'a yemin olsun iğnenin deliğinden geçireceğim. Bugün senin son günün. Yüce Divan'a gideceksin, yargılanacaksın. Seni bitireceğim. Madem ben suç örgütü lideriyim, yurt dışına çıkmadan önce odanda misafir ettiğin, dur oraya geleceğiz, Süleyman bekle beni...

 

Bizim bir Doğu Perinçek var. Konuşunca filan çok nezaketli ama psikolojisi bozuk. Biz bunun yanına ne zaman gitsek oturur bir şey ikram eder. Siz de saygısından dolayı ona saygı gösterirsiniz. İşte CIA şöyle yaptı, böyle yaptı.

 

Yaşı büyük, diyor ki işte ‘MOSSAD’ın kucağına oturmuş…’ O yaşında utanmayacak mısın? Ben sana laf… Akademisyen çocuğun var, 80 yaşındasın git torun torba sev. Ne bu hırs, hırt; ‘CIA yaptı’ bırak CIA’yı. Ya bir dur. Dava açmış ‘ülkücü katili’ demişim diye. E sen gazetende ülkücüleri manşet yapmıyor muydun Doğu ağabey. 3 gün sonra hepsini şehit ediyorlardı. Diğer sol fraksiyonlardakini gazetende manşet yaptığında kaç gün yaşıyorlardı. Ev adreslerine kadar veriyordun, hepsini öldürüyorlardı. Hangi yüzle dava açıyorsun sen?”

 

Hani böyle çoluk, çocuk bir yere gidiyorsun, nerede olduğunu öğreniyorlar. Ben de teknolojiyi yeni yeni öğreniyorum. Görüntüyü internete yüklüyorsun, meğer eşleştirme yapıyormuş. Bu yüzden artık arka fonlarda böyle zevksiz şeyler yerleştireceğim. Kusura bakmayın, yoruldum kardeşlerim gecenin 1'i çoluk çocuk yeni bir yere yerleştik. Epey bir yol geldik."

 

TÜRKİYEDE MAFYA ÇETE DEVLETİ.. KÜRDİSTANDA BİYOLOJİK SALDIRI..

Bir 5 kişi, çocuk ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

TC de mafya-çete, vatandaşın malına mülküne konma operasyonları son hız sürereken Kurdistanda ise biyolojik savaş, TC-PKK nin kurdistanı yakıp yıkmalarının yanı sıra Kerkükte de biyolojik saldırı yaşanmaktadır..

Amerikalı siyonistler TC deki ortakları ile 1950-60 larda ülkemize KARA ÖLÜM-BRİNA REŞ TIKLAYINIZ.. nasıl saldırı yaptıysal, bu saldırlar hala her alanda sürmektedir..

Kerkük'te tanımlanamayan bir hastalık nedeniyle 40 çocuğun saçları döküldü

 

Kerkük’ün Dubiz ilçesine bağlı Kef köyünde görülen nadir hastalık nedeniyle 40 çocuğun saçları tamamen döküldü. Köy sakinleri, hastalığın sebebinin çevre kirliliği olduğunu söylüyor.

 

Köyün camisinden hoparlöründen yapılan anonslarla, hastalığa yakalanan kişiler toplantıya çağırıldı. Çağrı üzerine toplanan kişilerden çoğunun çocuk olduğu görüldü.

 

K24’e konuşan çocuklardan biri, “Diğer çocukların saçları var, bizim yok. Bunu görünce çok üzülüyoruz. Köyümüzün doğası çok kirli ve sebebinin bu olduğu söyleniyor. Doktor gelip bizi tedavi etsin istiyoruz. Kız kardeşimin de benim gibi saçları döküldü. Durumumuz kötü, tedavi edilemiyoruz” dedi.

 

Petrol yataklarıyla çevrili Kef köyünde lağım ve hayvan dışkısı kokusu dört bir yanı sarmış. Hastalığın sebeplerinden birinin de bu olduğu söyleniyor.

 

İlk başta 2 kişi hastalığa yakalanmış, daha sonra vaklar artmaya başlamış. Sakat doğan bazı bebekler ise kısa süre sonra hayatını kaybetmiş.

 

K24’e konuşan köy sakinlerinden Mahmud Şehab, bir sağlık ekibinin köye gelip araştırma yapmasını ve hastaları da tedavi etmesini istediklerini dile getirdi.

 

Dubiz Çevre Koruma Örgütü Sorumlusu Helo Xazi de hastaların bir an önce tedavi edilmesi gerektiğini belirtti.

 

 

Diğer Genel-Güncel haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya