Bizimdir Diyebileceğimiz Bir Ülkemizde Olmayacak..

Bizimdir Diyebileceğimiz Bir Ülkemizde Olmayacak..

Bizimdir Diyebileceğimiz Bir Ülkemizde Olmayacak..
Bu haber 2021-03-13 06:25:19 eklenmiş ve 206 kez görüntülenmiştir.

 

Bizimdir Diyebileceğimiz Bir Ülkemizde Olmayacak.. 

 

Vatandaş olarak bu ırkçı-ceberrut TC diktatörlüğünde anamızdan doğduğumuza pişman olduğumuz gibi bazen adımızı unutuyor, bazen nerede olduğumuzu, bazen ne yediğimizi,  bazen ne yaptığımızı bilemeycek bir noktaya çekilmiş bulunmaktayız..

 

80-90 milyon vatandaş olarak öylesine yıkıcı bir cendereye alınmışız ki.. Bu yıkımı ya sistemin vatandaşa kurduğu pusuların başında gelen kazalarda, ya depremlerde,  afetlerde yada basına yansıyan intihar ve cinnet olaylarında ancak kısmen görebiliyoruz. Hele bu Covit-19 operasyonu ile Karadeniz bölgesi başta olmak üzere, etki ajanları, ajan tarikatlarında eliyle biyolojik saldırıya uğramasına rağmen, bunu o illerde yaşayan halk, vekiller delilleriyle ortaya koymasına rağmen, bas-bas bağırmalrına rağmen rejim yaptığı  birtek işlem yok.. Yani rejim bitik, bitmiş, bitirilmiş.. Ve İstanbula karadeniz etkisi diye istanbulun karadenize yapılan saldırıdan en çok etkilenen il olduğunu da basına yansıyan haberlerden öğreniyoruz.. Ve iyisinden kötüsüne siyasetin gündeminde covid puslu havasında ülkeye vatandaşa biyolojik saldırı yapan  derin-kripto ajan yapılanma yoktur..

 

Bu yazıda halktan biri olarak, 24 saat halkın içinde koşan bir gazeteci olarak yaşadığımız sıkıntıları, karşılaştığımız sorunları yazıya dökersek.. Binlerce sayfalık roman çıkar. Ülkemizde vatandaşın durumuna vurgu yaparken yaşadıklarımızdan da örnekler vererek açıklamaya çalışıyoruz..

 

Bir profunda belirttiği gibi tc sistemindeki eğitim sistemi nediyle ülkemizdeki vatandaş  cehalette afganistan vb.ç ülkelerinde gerisinde seyr etmektedir.  Yontulmamış kazmalarla, cehaletin paçalarından aktığı cahil sürüler  bu vb. yazıları okurken.. genelde bana ne senin, onun, bunun yaşadıklarından diyen saftirikler, yada senden bana ne cehaletine saplanan cahilliği ve cehaleti yaşam biçimi edinmiş, cehaletin paçasından akan  vatandaşa dokunarak başlayalım..

 

Bu ülkede dürüst aydın, siyasetçi, santaçı, kendi dalında uzman, asker-polis, bilim adamı.. vatandaş düşürülüyorsa, vatandaş imha ediliyorsa..  düşen ister yoz-yobaz ol, ister cahil cühela ol, ister  bilim adamı, ister iş adamı, esnaf-vatandaş ol farketmez düşen düşürülen sensin, düşen –düşürülen benim, düşen  hepimiziz.. Bu gerçeği vatandaş anlamdıkça, kavramadıkça da  baş aşağı düşüş herkesin ve kesimin kaderi olmaktadır ve yüzyıldan fazladır bu topraklarda doğan bu toprakların öz sahibi vatandaş düşürülmekte harcanmaktadır, tek kelime ile vatandaş soykırıma uğratılmaktadır..

 

Tc gibi derin işgal rejimleri, derin siyonist çetelerin yönettiği ülkelerde  vatandaşı birgünde düşrümezler.. Gerekirse yüzyıllara yayarak bitirirler.. Ve yüzyıllardır süren bu büyük  saldırıyı vatandaş göremediğinden 7 sülalesi ile yok edilmektedir..

 

Bu ırkçı sistem daha doğmadan önce hepimizi ablukaya almıştır. Hepimizin 7 sülalesinin bilgilerini katil kraliçeden cia-mosand dünyanın en büyük terör organizasyonlarına boca etmiştir..  Rejim vatandaşa değil terörist israil, abd, ab ve ülkemizi derinden işgal etmiş siyonist çetelere çalışmaktadır. Bu rejim kurulduğu günden bugüne derin işgalci siyonist çeteler tarafından yönetilmektedir.. Bunun dışına çıkmak isteyen kim olursa olsun düşürülmektedir..

 

Örneğin Ak Parti rejmi değiştirme iddiasıyla geldi.. Şu anda zulu kabilesi rejimlerinde dahi görülmeyen anır ahır kabirlerde yerlere yatmada, rejmi sahiplenmde kutsal devlet oyunlarını yedirmede  rekor  üstüne rekor kırıyor. Değiştireceğim dediği rejmin kölesine dönüştü. anır –ahır kabirlerde yerlere kadar yattığı gibi.. Rejmin en büyük hamisine dönüştü.. Çıkardığı yasalarla aileyi bitirdiği gibi.. vatandaşa en büyük kumpasları da beraberinde getirdi.. İstanbul antlaşması, halk diliyle oğlan-homo-kadını koruma kılıfıyla çıkarılan, hedefinde insanı ve aileyi bitirme olan  yasalarıyla şimdiden onbinlerce aile perişan edilmiş, dağıtılmış, binlerce insan tutuklanırken; mevcut yasalar nedeniyle suçsuz olduğunu ispatlama hakkı da vatandaşın elinden alınmıştır.. Siyonist ingiliz oyunları ile vatandaş dehşet bir düşürlme çemberine alınmış bulunmaktadır..

 

Şimdi buradan kısaca muhalefete göz atalım.. Enaz 25 gömlek AKP’nin gerisindedirler.. AKP tabanı ülkemizi Osmanlının ardından işgal eden, derin işgal çetelerine,  siyonist çetelere karşı büyük bir mücadele verirken.. Muhalefet tam tersi tamamıyla bunların emrindedir. İlk bulduğu fırsatta katil diktatör natanhu, sisi, esed, fetö ve diğerleri  sürüsüne bereket hemen gidip ellerini öpüp teslim olalım siyasetini gütmektedirler, amerika bize demokrasi getir modunda vatandaşı insan saymayan, yabancı güçlerin ülkemizi dizayn etmesini isteyen derin işgalcilerin memurlarına dönüşmüşler .. Yani akp vatandaşı iyi düşürmüyor bize yol verin vatandaşı bitirme çiftliğiniz tc yi size sorunsuz dikensiz gül bahçesi yapalım siyastini güdüyorlar..

 

Hayatımızdan kısa kesitlerle devam edelim. 90’larda bu ülkenin en büyük üniversitelerinden birini bitirirken, bütün hak –hukukumuza gerekçesiz çizgi çekildiği gibi rejim bizi yüzlerce yıllık sahte davalarla kuşatarak yaşımız 50-60 gelene kadar ne işe girebildik, nede iş kurduk. Küresel boyutta iş yapacak yeti ve yetneğe sahipken.. Rejim yolumuzu tıkayrak akla gelemeyecek zararlalarla bizi kuşatarak, bütün ülkeyi ve dünyayı bize hapishaneye çevirerek hayatımızla, hayatlarımızla hep oynadı..  Bir başka ifadeyle iş-meslek, icat.. küresel  boyutta bir aktör olma hedefinizi bu rejim şeytanın aklına gelmeyen oyunlarla sizi ablukaya alarak yok etmektedir.. Rejim pis çarkında öğütemediği vatandaşı binbir yöntemle ablukaya alarak yok etmektedir. Ve TC tarihi bu anlamda tam bir soykrım tarihidir. Bize milyarlarca dolar bazında zarar vermesine rağmen.. Hakkımızı arayacak tek bir kişi-kurum hala yoktur..

 

Biz milyonlarca seçmen AKP’nin çıkış özüne dönmesi için şu anda Millet ittifakı denen cenaha inanılmaz destek sunduk.. Ama bu destek etki ajanları eliyle türkçülük-kürtçülüğe evrildiği gibi ulusalcı kafatasçı faşistler akpye bin rahmet okutmaktadırlar.. Kürtlerin başına çaktırılmadan geçirilen kaytan bıyıklı solcu görünümlü siyonist kapitalin etki ajanlarıyla birlikte vatandaşı düşürmede ak parti bunların yanında solda sıfır, çocuk kalmaktadır..

 

MUHALEFET, KRİPTOLAR HARİÇ BÜTÜN VATANDAŞLARI ÇAKTIRMADAN ÇÖKERTİYOR..

 

Örneğin bir gazeteci olarak seçimlerde destek sunduğumuz, hemşerimiz diye omuzlarımıza aldığımız  belediye başkanından diğer aktörlerine hiçbiri bize gram ilan vermediği gibi bizi görünce de yollarını değiştirmektedirler.. Büyük ihtimalle kürt kimliğimizden dolayı da pkklıdır yaftasıylada altlarını yanıltmaktadırlar.. Ama perde arkasında kurtlerin başına geçirilen kaytan bıyıklı devrimci kılıklı ajanlarla vatandaşa karşı her oyun sergilenmektedir. İktidar gibi bunlarda arpalıkların kimler arasında bölüşüleceğini, vatandaşın vergisinin nasıl iç edileceğini kürtçülük-türkçülük-solculuk ayaklarıyla ülkemizi derinden işgal eden çetelerin direktifleri doğrultusunda  vatandaşı çökerten ajan yapılara ustaca aktarmaktadırlar.. Ülkemiz bir derin işgal rejmi altında olduğundan kaynaklrımızın, vergilerimizin devlet-siyaset kanalıyla siyonist çetelere nasıl aktarıldığını vatandaşın görme, anlama şansı yok. Çünkü bütün kritik nokaları işgal etmiş, ele geçirmişlerdir..

 

Yani vatandaşın ülkenin önünü açaması için destek sunduğu  muhalefet partileri rejmin yüzyıllık türkçülük-kürtçülük,sağcılık-solculuk oyunlarını dayatarak, açık-gizli ülkemizi işgal eden derin çetelere çalışarak vatandaşı sıfırladıkları gibi, eğer onların bayrağını alıp koşmazsan.. Onlar için havlamasan sen yani vatandaş onlar için yoktur. Örneğin bizim gibi insanlrı  gördüklerinde hepsi ya görmezden gelirler, yada  kayb olmaktadırlar..

 

Şimdi cehaleti paçasından akan vatandaş diyecek bana ne ama öyle değil.. Bana bu ablukayı dayatan sistem vatandaşa da Edirneden Ardahan’a bu ablukayı değişik bir şekilde dayatmaktadır.. Edirneden Ardahan’a artık evi, arsası, tarlası, hayvanı hacz edilmeyen bir vatandaş kalmadı. Karadenize yapılan biyolojkik sadırı döner dolaşır seni de vurur.. Yani bunun türkçesi eğer uyanmasak, ülkemize sahip çıkmasak.. bu yüzyılın sonunda bizimdir diyebileceğimiz bir ülkemiz kalmayacak.. İktidar ve  muahlefetiyle-siyasetiyle, eğitim sistemiyle, basın-yayın-medya araçlarıyla..  TC rejmi 80-90 milyon vatandaşı bitirene kadar bu oyunlarına devam edecektir.. Rejmin ana politikası senin türk-kurt-laz, müslüman ateist vb. olman değil, rejmin ana politikası dünya siyonizminin  sömürgesi olan tc  rejminin mevcut halinin devamı, vatandaşın bitirilmesidir..

 

Vatandaş İntihar Etmeden Nasıl Bir Ablukada Olduğunu En yakını Bile Bilmiyor..

 

Vatandaş hala kurt-turk, sağ-sol, alevi-suni gazlarını yerken İç Anadolu, Ege vb. bölgelerimiz başta olmak üzere vatandaş elindeki herşeyi tefeciye ona buna satarak gününü kurtarmaya çalışmaktadır.. Devlet destekli mafya ve çetelerle, bu ülkeyi uyüzyıllardır derinden ele geçiren kripto ajan siyonist çeteler  ise zordaki vatandaşa 3-5 kuruş vererek evini-arazisini-hayatını ipotek altına alarak bitirmektedirler.. Ajan hukuk büroları ile tefeciliğe dönüşen bankacılık sistemi  vatandaşa nefes aldırmamaktadır..  Bu anlamda düşürülen milyonlarca vatandaş vardır.. Biz bunları sadece intihar ederken , yada cinnet geçirip etrafı kırarken, çelk-çocuk intihar ederken.. yada çocuğunu komşuya bırakıp birlikte hayatlarına son veren genç çiftlerin basına düşen haberlerden haberdar oluyoruz..

 

Özetle vatandaş bu cehaletle devam ederse bu yüzyılın sonunda 80-90 milyon vatandaşın hepsi içimizdeki ajan-kripto nüfus dışında hepsi düşecek, hepsi bitirilecektir; bizimdir diyabileceğimiz ne bir ülkemiz, nede bizimdir diyebileceğimiz bir şeyimiz kalmayacak..

 

Peki Bu Cendereden Nasıl Çıkacağız..

 

Yukarda karadenize biyolojik saldırıya vurgu yaptık.. Sadece İstanbul’da yüzlerce Karadeniz fedrasyon dernek ve vakfı var.. Onlarca belediye başkanı, yerel ve kamuda onlarca üst düzey yetkili var.. Birtekinin çıkıp bir açıklama yaptığını gören duyan oldumu olmadı.. Neden Çünkü dipten gelen bir dalga yok, halktan gelen bir baskı yok..

 

Karadeniz halkı akp döneminde hemşericilikle beyni yıkanarak ablukaya alınmış, sadece kendini ve dar çevresini düşünen bir tipe dönüştürülmüştür.  Dar milleyetçilik gömleği giydirilerek bitirlmiştir.. Kendi kaderinin 80-90 milyonun kaderiyle birbirine bağlı olduğunu görme yeti-yeteneğinden koparılmıştır..

 

Bırakın karadenizi İstanbulun bir semtindeki köy dernekleri dahi bir araya gelse yeri yerinden oynatırlar.. karadenizde vatandaşa yönelik dönen oyunları bırakın tc gündemi dünyanın gündemine taşırlar..

 

Yani halk uyutulmuş, ölüm uykularında.. Dipten gelen dalga olmayınca.. başkan, bilmem ne başı, iş adamı, sanatçı, basın yayn çıt çıkmaz.. Olayların, saldırıların ablukaların farkında bile değillerdir.. Yüce dinimizde de vurgulandığı gibi “Nasılsanız Öyle Yönetilirsiniz”.. gerçeği dünyadaki yönetim biçimlerinin en büyük gerçeğidir. Yaşanan ise bu gerçeğin tecellisinden başka bir şey değildir.. Basit bir örnekle açıklarsak 100 kişi uyanıp bin kişi ile toplumun önüne geçen başlara yönelseydi şimdi yer yerinden oynamış olacaktı.. Toplumla oynayanlar toplum tarafından ablukaya alınmış olacaktı..

 

Bu gerçeği ülke geneline uyarladığımızda :

Yaşadığınız semtte dil-din-ırk-mezhep, sağ-sol; siyasi parti  hafifliğine düşmeden, siyasetüstü, gelişmiş ülkerdeki gibi örgütlü, ne yapacağını bilen vatandaş yok..  bu anlamda vatandaş biranönce yetkinleşip STK larını kurmak zorunda. Yaşadığı semtin itifaiye erinden belediye başkanına vatandaş liyakatı esas alarak tayin etmeli.. Biraz açarsak:

 

TC’de hırsızlık –yolsuzluk kamu malını çalma, yerelde soyma –soygun ana yönetme biçimidir. İstisnalar dışında bu gerçek kader haline getirilmiştir.. Neden çünkü ülkemizin hiçbir semtinde sivil toplum örgütleri oturmamıştır. Hemşericilik, dar milliyetçilik  aşılmamıştır. Halk ne belediyeyi, nede kamuyu denetleyecek yeti ve yetnekte değildir. Bölgecilik, dar milliyetçilik anlayışından dolayıda liyakat tamamen bitirilmiştir.. etki ajanlarının en iyi kullanabilecekleri kişiliksiz kişileri başkan, iş adamı vb. kılıklarla önlerini açarak halkın önüne dikerek vatandaşı düşürme ve bitirmede çok-çok uzmanlaşmışlardır..

 

Benzer binlerce nedenden dolayı ülkemiz insanıyla kurbanlık koyuna çevrilmişitir.. Yani kutsal devlet gazını yedikçe, vatandaş birbirini öteki olarak gördükçe yaşadığı yerde halkla birlikte alttan üste kimi nereye seçeceğini, nerede işe koyacağını bilemiyorsa.. Hemşeri ayaklarıyla önüne dikilenin perde arkasını bilemiyosa, göremiyorsa.. Gelende çalacak-gidende soyacak ve bu yüzyılın sonunda önümüzdeki  yüzyılda şu anda kendini akıllı sanıp  vatandaşın hakkını hukukunu gasp edenlerle buna engel olamyan vatndaş 7 sülalesi ile bitirileceği gibi, artık bizimdir diyebileceğimiz bir ülkemizde kalmayacaktır..

 

Yani covit-19 küresel biyolojik saldırıda da görüldüğü gibi, insanlığı yüzyıllar boyunca ırk-dil-din-mezhep,sağ-sol gazları ile uyuttular.. Bilim teknolojiyi tekellerine aldılar.. Ve saldırdılar. Ve kimsenin kurtluğu, türklüğü.. kimseyi kurtarmadı.. dünyamızı işgal eden küresel çeteler tüm insan soyunu maymuna ve fareye çevirip diledikleri gibi oynama dönemine geçtiler..

 

Önemli Not:

Vatandaş olarak yaşadığımız semtlerde parti-ırk,bölgecilik, mezhepçilik.. cilik-cülükleri aşıp semtimizi ırk-dil-din-mezhep, sağ-sol hafiliklerine düşmeden STK’larımızı kurup yereli ve kamuyu vatandaş olarak kendimiz yönetmey yeti veyeteneğine kavuşmasak vatandaş olarak baş aşağı gidişatımız daha da hızlanacaktır..

Bir gazeteci olarak vatandaşı dizayn eden etki ajanlrının kürtçülük, türkçülük, dincilik, ırkçılık gazlarını deşifre edip topluma taşıdığımızdan iktidarı muhalefetiyle siyaset, yerel fark etmez bize gram ilen vermediği gibi nasıl düşürülüp bitirleceğimizi de etki ajanlrı ile birlikte ustaca planmlamaktadırlar..

Rejim sakat, dilençi, düşürülmüş, herşeyi elinden alınmış düşkün, her alanda düşürülmüş, teslim alınmış   bir vatandaş tipi istediğinden rejim deşifre olmamak içinde ara sıra poşet lazım olup olmadığı yönünde yoklama çeker.. Ki  bir gazeteci, bir, muhalif, bir aydın.. vb. açlıktan telef olursa toplumsal uyanış hızlanır babından yoklarlar..

Ülkemizin genel durumu budur. Ve “ Nasılsanız, neyi hak ediyorsanız öyle yönetilirsiniz” gerçeğini kavrmadıkça, bana ne cehaleti ve hafiliğine düştükçe semt semt bölge bölge düşerken.. yaşadığımız ülkede vatandaşı da düşecektir..

 

Diğer Genel-Güncel haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya