DÜNYADAKİ BEYİNSİZ İNSAN SOYU HELAK EDİLECEK..

DÜNYADAKİ BEYİNSİZ İNSAN SOYU HELAK EDİLECEK..

Dünyaki beyinsiz insan soyu, aşağılık kompleksi hastalığına yakalanan beyinsizler tarafından kendileriyle birlikte helak edilmekte, yok edilmektedir..
Bu haber 2021-03-03 10:00:42 eklenmiş ve 107 kez görüntülenmiştir.

 

DÜNYADAKİ BEYİNSİZ İNSAN SOYU HELAK EDİLECEK..

 

Dünyaki beyinsiz insan soyu, aşağılık kompleksi hastalığına yakalanan beyinsizler tarafından kendileriyle birlikte helak edilmekte, yok edilmektedir..

 

Dünyamızda covid-19, bilim, teknoloji geldiği son noktada insan soyunu egemenler karşısında koyun sürüsüne çevirmiş.. Covid, maske, mesafe.. Küresel aşağılık soytarılar insanlığı koyun gibi ahıra girme-çıkma kurallarına alıştırıyorlar..

 

Yakın bir gelecekte tüm insan soyu-milyarlar bu küresel sergerdeler karşısında harekete geçmese. Siyonist soytarılar.. İnsan soyunu tuvalete döküp üzerine şifonu çekecek kadar düşük ve aşağı görüyorlar..

 

İşin ilginç yanı tahrif edilmiş tevratta,  gökten inecek Meşiah’ın, kendi inananlarını gökyüzüne taşıyıp, sonra dünyayı helak etme ve ardından yeniden Babil dönüşü gibi dünyaya dönüş inancı var. Yani bu aptal sürüleri tanrıyıda aptal yerine koyuyorlar..

 

Yaşadığı dünyaya kendi soyuna canlı yaşamam kendi çıkarına ihanet eden düşkün kişilikler hayda –hayda fırsat bulduğunda tanrıya da ihanet edecekler.. Tanrı bunu yermi yemez.. Yani bu beyinsizler, beyni yıkanmışların beyinleri de kalmamış.. Bunları şeytan mı yapay zekamı yönlendiriyor belli değil.. Ama yapa zekada sonuçta insanın iyi ve kötü yön ve yanları üzerinden doğuyor.. Yani yapay zeka içinde vicdanlı yenilmezler de çıkacak ve bu senaryolar gerçekleşirse.. Yapa zeka egfemenlerin canlı yaşama  yaptığnı kendilerine de daha şidetli uylayacaklarını şimdiden çözdüklerinden.. İçlerindeki bir bilgin hepsini gerekirse kendisiyle tüm dünyalarıyla eşek cennetine yollayıp tuzla buz edecektir..

 

Yani sen aşağı ben yukarı saçmalıklarından çıkıp insan soyunun tekamülü ve gidebileceği sınırları yapay-uydu yeni makine kardeşlerle birlikte programlamalı.. Mala dönüşen iki ayaklıları mal-mal çoğalmalarını sınır koyup uzayda kolonileşmeye hazırlamalıyız.. Sonuç olarak tanrının yarattığı canlı-cansız yaşama saygısı olmayanın tanrıya da saygısı yoktur..

 

Asıl helak budur: Öbürlerini yok edem tanrı beni kurtaracak, yada uzaya kaçar geri dönerim.. Dünyanın ve uzayın aklının olmadığını.. sanmak kadar büyük bir aptallık olur mu.. İnsanın bu kadar aşağı düştüğü başka hiçbir çağda görülmemişti..

 

AŞAĞILIK KOMLEKSİNİN ÜST HASTALIĞIDIR..

Son birkaç yüzyıldır dünyayı işgal eden, bu üstünlük hastalığına yakalananların tüm teolojilerinde savaşın merkezi Mezopotamyadır.. Neden? Çünkü dünya yaratıldığından beri üstün özelliklere sahip  gerçek insan popülasyonu mezopotamyalılardır.. Kimseyi kendilerinden aşağı yukarı gömezler kapsayıcıdırlar.. Sürekli yaşamı ve renkleri yayarlar.. Mezopotamyalılar geçmiş bin yıllarda insanlıkla oynayan sergerdeleri hep ekarte ettiler.. Bunlarda Mezopotamyayı coğrafi, dini, maddi-manevi parçalayarak, dinleri tahrif ederek intikam almaya çalışıyorlar.. Tanrı bu numaraları yemez.. Hepsi Namırd gibi ama bugün, ama yarın burun üstü moka düşecekler..

Başkalarına envai çeşit tuzak kuran bu aşağılık sergerdeler günü geldiğinde zora girdiğinde aynı tuzağı kendi öz çocuğuna da kuracaktır.. Çünkü bunlar aşağılık kompleksi hastalığıdır.. Bir başkasına yaptığını anasına da yapar.. İşte insanlık egemenlerin beyni yıkanmışların bu hastalığını çözüp kontrole almadıkça felaketlerden felaket hep kapıda olacaktır..

 

Aşağıda Dilipakın mükkemel yazısı aynen yayınlıyoruz..

 

Biri bizimle dalga geçiyor

 

Herkes iş istiyor. Ne işi kardeşim. Siz pahalı üretiyorsunuz, kalite sorunu var, vergisi, sigortası, kıdem tazminatı, emeklilik, kim uğraşacak sizinle. Bu gerçekler ışığında nasıl rekabet edeceğiz ötekilerle. Adamlar robot kullanıyor. Artık robotlar otonom hareket ediyor. Sabit değil, insanımsı, her işi yapabiliyor. “Vasıflı-vasıfsız eleman” sorunu yok. 5 dakikada yüklüyorsunuz gerekli bilgiyi beynine, anında öğreniyor. Her dili biliyor, herkesi tanıyor. İnsan, hayvan ve robot zaten Neuralink networku ile uzak da olsa birbirine bağlı. Raporlama, değerlendirme, karar almaya da gerek yok. Bu networkte her şey anında otomatik olarak çözülüyor. Robot dediğin “Humanoid”, insan dediğin “Siborg”. Niye insanlar uğraşsınlar. Robot bu, ne bir soru soruyor, ne de itiraz ediyor.

 

Okula, öğretmene, bilim kuruluna ne gerek var! “Etik kurul” ne oluyor.

 

Bakın biz bunlara göre, biyolojik insan neslinin son örnekleriyiz. Bu “Tarihin sonu”. Z kuşağı dedikleri Latin alfabesinin son harfi. Bitti, son! Yeni bir alfabe yazıyorlar yeni dönem için. Belki de insan, hayvan ve makine emojilerle konuşacaklar bundan sonra.

 

Biz yeni anayasa yapacakmışız, bakın bu zamane tanrılarına göre, o dönem bitti. Demokrasi de yok artık. Parlamento da yok. Bill’in adamları her şeyi düşünmüşler, yapay zeka her şeyi anında çözüyor. “Yeni normal” dönemde “eski çağlara ait” o din, ahlak, gelenek gibi şeylere yer yok. Transhuman insanımsı “Birey”lerden oluşuyor. Onun cinsiyeti “Gender” olarak tanımlanıyor. Size ihtiyaç yoksa, uyutuluyorsunuz, ihtiyaç duyulana kadar. Ya da “Performans pass”ın eksiye düşünce uyutuluyorsunuz. Artık size ihtiyaç yoksa, bir “Tık”lık canınız var. Fişiniz çekilmeden önce gen örnekleriniz alınır, beyniniz kopyalanır, bir gün birileri size ihtiyaç duyarsa yeniden çağırılmak için datalarınız arşivlenir.

 

İki yeni “put”umuz var artık. “Bilim” ve “Teknoloji”.. O ne diyorsa o! Aklımıza ve kalbimize onunla hükmetmeyi planlıyor “yeni normal dönemin yeryüzü tanrıları”.

 

“Yapay zeka” bu dünya için, “bu kadar insan çok” diyorsa çoktur. Önce gıda, ilâç, kozmetik, spor, eğitim, yaşam tarzınız değiştirilerek, kısırlaştırılacaksınız, acısız, hatta biraz da eğlenceli bir şekilde. Bu yolla uslanmayacak olursanız, o zaman digital yöntemlerle icabınıza bakılacaktır, eğer bizimkilerin akılsızlığı ve onların ihtirasları böyle devam ederse. Yok baş kaldırırsanız, adamlar açık açık “yeni bir dünya savaşı”ndan söz ediyorlar. Ve şimdiden yeryüzünde ve uzayda kendilerine kaçacak yerler hazırlıyorlar.

 

Evet evet, Elon Musk’un ya da Bill Gates’in açıklamalarına bakın. Bunu sadece bugün dile getirmiyorlar. Bunların Şeytanları dinlerinin de bilimlerinin de ahlaklarının da genleri ile oynadı. Yahudi teolojisinde, gökten inecek Meşiah’ın, kendi inananlarını gökyüzüne taşıyıp, sonra dünyayı helak etme ve ardından yeniden Babil dönüşü gibi dünyaya dönüş inancı var. Bunlar Meşiah’ın geliş ve dönüşünün yollarını hazırlıyorlar akıllarınca. “Uzay yolculuğu” için “uzay asansörü” tasarlayan ve “Ay’da, Mars’ta koloni kurma” hayali kuran Musk, “Armageddon savaşı”na gönderme yapıyor.

 

Ya hu, bir İncil alıp okuyun şu Yuhanna Vahyi bölümünü. Bu İnciller İznik’te kabul edildi. Yuhanna Vahyi’nde sözü edilen mekan Ege bölgesi. Savaş alanı, Halep, el Bab’dan başlayan, Maraş, Antep, Hatay, Kilis ve Urfa havalisi.

 

Bunlar onların kitapları ile ilgili anlatılanlar. Peki bizde Kıyamet teolojisinin coğrafyası neresi! “Kaf dağı hikayeleri”ni masal mı sanıyorsunuz siz! Yunan (!) mitolojisi, Babil ve Mısır mitolojisindeki sembolizmin arkasındaki derin gerçeği anlamadan bugün olanları anlayamazsınız. Şu dünyanın uzaydan görünen küresel haritasının içine gizlenen figürleri gördünüz mü? Bunların gökyüzüne bakışı da sakat, gökyüzünden Dünya’ya, Ay’a, Güneş’e, Şira / Sirus gezegenine bakışları da sakat. Kara parçaları, deniz ve bulutları öyle işlemişler ki, Hz. Meryem ve İsa, Yılan, Şeytan sembolü ustalıkla bu görsele gizlenmiş. Bu görsel NASA görseli.

 

Bakın, bu Great Reset’i, Yeni Normal dönemi, CoVID’i, 5G’yi, Neura Link’i, Starlink’i, GPT3’ü, Humanoid’i, Siborg’u, GENOM’u, NEOM’u anlamadan bugün ülkemizde, bölgemizde ve dünyada neler olup bittiğini anlayamazsınız.

 

Temelde bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var. Bugünkü, din, ahlak ve gelenekten bağımsız hale getirilen, siyaset, iktisad, bilim ve teknoloji mantığı ile bir yere gidemeyiz. Bu yolda bütün alamet-i farikalarımızı kaybederek, sürüye dönüştürülürüz.

 

Bilim ve teknoloji, her zaman, her hali ile meşru ve masum değildir. “Faydasız ilimden Allah’a sığınırım” diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Hakikat yoksunu, fıtratı bozan, hikmeti aşağılayan bir ilim; sahibini Bel’am’a, Ebu Cehil’e ve kitap yüklü eşeğe dönüştürür.

 

Otonom otomobiller gelince şoförler ne yapacaktı. Bilgi beyne yüklenecekse okulları ve öğretmenleri ne yapacaksınız. Sanayicisi, tüccarı, mühendisi, iktisadçısı, doktoru, hakimi, savcısı, askeri, polisini ne yapacaksınız. Siber ordular geliyor. Siz gidip, yerinizi robotlara bırakacaksanız, siz nasıl geçineceksiniz! Bakın para sanal olacak ve tek para sistemine geçilecek.. Parlamentoya, belediye meclislerine, meslek odalarına gerek kalmayacak. Norm hukuk geçerli olacak. Hakime, savcıya    gerek yok. Kararlar dakikalar içinde alınacak. Bu sistemde insana gerek yok. Şeytanın insana karşı tarih boyunca en ölümcül planlarından biri ile karşı karşıyayız. Yoksa siz CoVID, Maske, Mesefe, Hijyen, HES Kodunu bir sağlık tedbiri mi sanmıştınız! “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım!” Esselamü ala menittebeal hüda! Selâm ve dua ile.

 

Not: İki ay’ımız tanrılara adanmış; “Tammuz“ ve “Agustos”. Biri “Tanrı kıral”, ötekisi “Çobanların tanrısı” imiş. Ankara’daki Hacı Bayram’ın yanındaki kalıntılar Agustus tapınağına aid. “Higien” de “Temizlik tanrısı”nın adı!

 

La ilahe illallah. La galibe illallah!

 

 

Diğer DÜNYA haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya