TÜRKİYE SİYASETİ TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEN GEÇERKEN..

TÜRKİYE SİYASETİ TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEN GEÇERKEN..

Bir yüzyıldan fazladır kurulan Tc rejmi ne kurdlerin, ne türklerin, ne müslüman halkların, nede hiristiyan halkların onayını asla almayan bir rejim..Bu anlamda bu topraklar bu toprakların tarihi misyon ve mirasına uygun gerçek öncülerini aramaktadır..
Bu haber 2021-01-28 20:35:51 eklenmiş ve 269 kez görüntülenmiştir.

 

TÜRKİYE SİYASETİ TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEN GEÇERKEN..

 

Bir yüzyıldan fazladır kurulan Tc rejmi ne kurdlerin, ne türklerin, ne müslüman halkların, nede hiristiyan halkların onayını asla  almayan bir rejim..Bu anlamda bu topraklar bu toprakların tarihi misyon ve mirasına uygun gerçek öncülerini aramaktadır.. 

 

200 yıllık derin bir soykırım-işgal projesi olarak bu topraklarda inşa edilen siyonist TC rejmi kendini yaşatmak için 200 yıldır Anadolu ve mezopotamyada halkları, dilleri, dinleri, kültür ve medeniyetleri ot biçer gibi biçmektedir..

Günümüzde bu saldırı bir taraftan faşist ulus devletin, bir taraftan dinli-dinsiz terör lejyonlarının, diğer taraftan covid-19 la görüldüğü gibi virülü saldırıdan gıda-genom-biyolojik kimyasal hertür silahın kullanıldığı bütün dünyayı saran büyük bir savaşa evrilmiş bulunmaktadır..

İçine girdiğimiz 21. Yüzyılda sadece bulunduğumuz coğrafyada değil bütün dünyayı baz alacak siyasal öngörü ve çıkışlara ihtiyaç var..

Mevcut durumda TC siyaseti iktidarı ve muhalefeti ile güven vermediğinden giderek halkın % 50’sine yakını karasızlar kitlesine kaymaktadır.. Ve bu oran halkın uyanmasıyla  giderek 5-10 yıl içinde % 70-80’lara varacaktır..

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Bundan dolayı Ayhan Bilgen gibi halkın benimsediği halktan aktörlerin parti kurmaları büyük bir ihtiyaç olarak doğarken..

AKP vb. yapıların yeniden varolması da işi ehline vermeleri siyasetin başına Osmanlı ailesinden birilerinin yolunu açmalrı ile mümkündür..

Aksi şu andaki çarık-çürük siyasetin getireceği tek aktör kılıçdarogli.. imamogli.. Ve bunlar dört nala geliyor.. Ve iktidar olduklarında balonları görülüp söndüğünde ise kaos kaçınılmaz olacak..

Özetle halk 200 yıllık derin işgal ve siyonist soykırım oyunlarını, siyonist çetelerin 200 yıllık oyunlarını sonlandıracak bu toprakların tarihi miras ve misyonunu getirecek siyasal öncü ve aktörler arıyor..

Bu ihtiyaca cevap verenler  ülkemizin geleceğini de belirleyecek olanlardır..

 

CEBİMİZDEKİ PARAYI BİLE ONLAR BASIYOR..

Dolar çetesi siyonizm nasıl amerikayı işgal etm,işse aynı işgalle tc yi kurdular.. TC devleti de parasıda yani bizim zanettiğimiz herşey Osmanlının yıkımının ardından siyonist sabatayist çetelerin eline geçti.. 

Video için tıklayınız.. 

Doğu Medya TV 


Her zaman dediğimiz gibi TC uydu uyduruk bir rejim. siyonist bir sömürge.. Para bile halkın bu ülkenin parası değil parayı basan merkez bankasının sahibi de siyonistler.. Yılmaz amca çok iyi açıklamış.. Ama halkın %99 u bu gerçeği bilmiyor.. TC yi siyonist sabataist çetlerin işgalinde bir devlet olduğunu halk bilmiyor.. hala sahte kurtarıcı edebiyatları ile halk dizayn ediliyor..

 

 

TC meclisinde neden Osmanlı ailesi yok, neden bu aileden vekiller yok. Osmanlı ailesine, hanedan ailesine abluka bu ülkenin katil kraliçe terörist israil-abd siyonistlerinin işgalinde olduğunun en net kanıtıdır..

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve sakal

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise 

 

 

MİLLİ GÖRÜŞ AK PARTİYE DESTEK İÇİN 4 ŞART İLERİ SÜRDÜ.. BU ŞARTLAR KABUL EDİLİRSE AK PARTİYE DESTEK OLACAKLAR, AMA BU ŞARTLAR YETMEYECEK..

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

a-      Parlamenter Sisteme Geri Dönüş

b-      İstanbul Sözleşmesinin Kaldırılması

c-      Siyasi partiler kanunun Değiştirlmesi. Yani partiler ve başkanları sen dsen vekil ol diyip halkı koyun gibi gütmeyecekler.. Dar bölge sistemi ile halk kendi vekilini kendisi seçecek. Vekil istediği partiye geçip orada siyaset yapabilecek yada bağımısız olcak. Yani birilerinin karşısında el pençe duran 550 ağaç olayı tarihe karışacak..

d-      Zinayı suç sayan madde geri getirilmesi..

 

AKP Milli görüşün ileri sürdüğü bu şartları kabul ederse dahi sağ-sol, müslüman-hiristiyan büyük kitlelerin desteğini alma şansı yine zayıf Çünkü:

TC 200 yıllık bir derin işgal rejmi. Yüzyıldan fazladır çocuklarımızın beyni ataürük-atakürüt gibi saçmalıklarla kurtarıcı edebiyatları ile doldurularak ; çocuklarımız bu siyonist ingiliz projesi ile harcanmaya hazır koyun sürülerine çevrilmektedirler..

Hala ataürük anır-ahır kabirlerde halkın temsilcileri yerlere yatırılıyor

Hala değiştirilmesi dahi teklif edilemez 19. Yüzyıldan kalma diktatöryel yasalarla idare edilyoruz..

Sağ-sol farketmez.. Sitemin adından değiştirlemez kanunlarına yukarıda Anadolu-Mezopotamya halklarının yaşayış ve ahlakına ters olan maddelere ..

Din, sağ-sol-mezhep, çete..  üzerinden halka, vatandaşa şiddet ve terörü dayatmanın da kesinlikle en büyük suçlardan biri olacağı din-dil-ırk-mezhep üstü gerçek bir demokrasi 80 milyonun ana beklentisi..

Yani ülkemizin tarihi miras-misyonuna uygun bir siyasal yapılanmayla ortaya çıkan kim olursa olsun halk bunlara desteğini esgiremeden verecek..

Şimdi bu ahval ve şeraitten TC siyasetine geldiğimizde Geke Erdoğan sıkıştığı için Milli görüşçülerle şöyle yada böyle analaşabilir..

Ama yukarda 200 yıllık derin işgal tc operasyonunu, rejimini  aynen devam ettireceğinden Kurdler ve müslümanlar bu zokkayı yemez.. Yani halk ve vatandaş katil kraliçe ile siyonistlerin artık perde arkasından bizi dizayn etmelerinin durdurulmasını.. Halk bu ihtimali görmediğinde ise Rahmetli Erbakanında belirlediği gibi halk postallarını giyip gemileri yakar..

Halk bu yönlü harekete geçmeden siyasal anlamda kılıçoğlunu da denemek  isteyecek.. Şu anda tc siyasetinde en mutebber isim kılıçoğlu çünkü tc yi çıktığı yerden sağlam bir şekilde gömmeye başladı..

Yani akp de geçmişteki birçok siyasi parti gibi tc nin klasik oyunları ile halkı dizayn debileceğini sanıyorsa yanılıyor.. Tarihinin en büyük hezimetini alır..

AKP’nin bir avantajı var.. Osmanlı soyundan birkaç kişiyi halkın önüne çıkarırsalar.. Osmanlılarda tarihsel kodlarımızdan akarabalarımız olduğundan, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en adil-güvenilir ailesi olduğundan..  Ve Ayhan Bilgen gibi ehli iman insanlrın kuracağı partilerle bu ülkede 200 yıldır süren siyonist derin işgali sonlandırabiliriz..

İşaret ettiğimiz yönde örgütlenme ve siyasal çıkış ırk-ırkçılık vb. argümanları yerle bir edeceği gibi.. Biri ceketini de koysa sadece tc deki halk değil etraf tüm coğrafya milyarlar bu kadroyu sırtlarında taşır..

Yani Osmanlı halklarının artık ne derin fetö oyun ve kuşatmalarını, ne dinli-dinsiz terör lejyonlarının baskı ve oyunlarını, nede katil kraliçe mosand –cia oyunlarını kaldırcak hali yok.. Rusyadan Afrikaya halkların öfkesi burnunda.. Halklar  artık gölgelerle değil yüzyıllarını çalan sömürgecilerle soykırımcılarla hesaplaşmak istiyor..

Bu dalaganın önün de duran kim olusa olsun yerlebir olacaktır.. Sonuç olarak ülkemizde iktidara oynayanlar  Osmanlı-Çarlık medeniyeti ile Afrika kıtasının soygun soykırım kıtasından çıkarılmasına kadar  siyonist sergerde olmayan-yada bunlara uşaklık edemeyecek asalete sahip büyük strateji ustası bekliyor..

Yani Asyadan Afrikaya halklar kralın dönüşünü bekliyor.. Bu yükü kaldıracak tek güç, kan-gen  ise Osmanlı ailesinde..  Bu anlamda Anadolu Mezopotamya halkları Osmanlı Prenslerinin öne çıkmasını istemektedirler..

 

 

KİMSENİN KÜRDÜ, TÜRKÜ, FARSI TAKTIĞI BU HALKLARIN  HAKKINI TAKTIĞI YOK. Hakeza farsında ermeninde türkün de hak hukukunu takan yok  AMAÇ BÜYÜK İSRAİL.. Projenin merkezinde ise Kurd halkının tarihten silinmesi vardır..

Buda iki şekilde yapılıyor.. TC yi dış politikada Turancılığa yönlendirerek Anadolu-Mezopotamya halklarını siyonizme hizmet eden sahte Türkçülükle ablukaya alma.. Ki tc rejmi böyle kuruldu. İranda molla rejmi ile bu çembere çekildi. Kurdlerle aynı halk olan Farslar değişik bir ırk kisvesine büründürülerek mezhepçilik üzerinden İran halkları sahte abd-israil düşmanlığı üzerinden yerle bir edilmektedir.. Ermeni halkı bu coğrafyadan koaprılarak soykırıma açık sürülere çevrildi.. Irak Suriye ise ülkemizin birer vilayetleri sahte dsuni devletler..

 

TC-İran-Irak-Syria sahte suni sınırları kaldırmayarak ırk-dil-din-mezhep üstü bir siyasal birliğe gitmeyerek,  bölücü, sahte suni sınırlarla sürekli kürdlere  saldırarak bu rejimler yüzyıldır büyük İsrail projesine çalışıyorlar..  Bu proje ise Osmanlı yıkılmadan önce 200 yıllık proje hala saat gibi işliyor..

 

Yani Mezopotamia üzerinde kurulan bu dört devlet ırk-dil-din-mezhep üzeri birleşip tek bir federasyona dönüşmedikçe büyük İsrail projesi saat gibi işliyor.. Bu yüzyılın sonunda ne ne kurd ne fars nede turk kalmayacaktır.. Bunların adını almış Siyonistler tüm coğrafyayı yönettikleri gibi Büyük israille de fiziki olarak ele geçirecek Rusyayı da tarihten silecek bir aşamya adım adım gidilmektedir.. 

 

 

 

 Mill Görüş’ü yakından izleyen Fehmi Çalmuk: Saadet’in Cumhur İttifakı’na yakınlaşmak için 4 şartı var

 

Fehmi Çalmuk, Saadet Partisi'nin Cumhur İttifakı’na katılımı için, “Saadet, 'Cumhurbaşkanı'nın siyasi parti genel başkanı olduğu model değişmeli' diyor, 'İstanbul Sözleşmesi değişmeli' diyor, 'Siyasi partiler kanunu değişmeli' diyor. İstanbul Sözleşmesi kadar önem verdiği 'zinayı suç sayan kanun yeniden gelmeli' diyor” ifadelerini kullandı.

 

Oğuzhan Asiltürk’ün “Erdoğan ziyareti sırasında İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılacağını kesin olarak söyledi” sözlerini gazeteci-yazar Fehmi Çalmuk RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na yorumladı. Ruşen Çakır ile “Recep Tayyip Erdoğan bir dönüşümün hikayesi” isimli kitabı 2001’de yayınlanan Fehmi Çalmuk’un Atilla Güner’le Akşam Postası’na açıklamaları şöyle:

 

'İstanbul Sözleşmesi rahatsızlığı var'

 

“İstanbul Sözleşmesi mevzunu, ben iki hafta önce 'Oğuzhan abi ben geldim' başlıklı yazımda kulis haber olarak dile getirdim. Oğuzhan beyin bir televizyon kanalında açıklamasıyla bu tekrar bu noktaya geldi. Saadet Partisi'nin bu konudaki rahatsızlığı yeni değil. Ak Parti içinde de  İstanbul Sözleşmesi'nden doğan sıkıntılarla ilgili rahatsızlık yeni değil.

 

'Saadet, Millet İttifakı'nda değil'

Oğuzhan Asiltürk ile Temel Karamollaoğlu, Necmettin Erbakan'ın bağımsız adaylığından bu yana yanıbaşında olan iki siyasi. Aynı zamanda Asiltürk ile Karamollaoğlu dünür. Birinin oğlu, birinin kızını aldı. İkisinin arkadaşlığı kadim bir arkadaşlık. Oğuzhan beyin bir siyasi angajmanı, yapısı var. Kadife eldivenin içinde o nazik üslubun içinde sert yumruk. Oğuzhan bey son açıklamasında ''Milli Görüş’ün liderine gelmiş'' diyor. Oğuzhan Asiltürk milli görüşün lideri, Temel Karamollaoğlu Saadet Partisi Genel Başkanı. Saadet Partisi, Millet İttifakı'nın içinde seçime girmedi, CHP ile 2-3 Milletvekilliği üzerinde anlaşma yaptı. Temel Beyin Millet İttifakı'nı oluşturan bileşenlerle yaptığı görüşme fazlalığı bu partinin Millet İttifak'ı cephesinde olduğunu gösteriyor.

 

'Milli Görüş'ün lideri Asiltürk'

Tayyip Erdoğan 2001 yılında rahmetli Necmettin Erbakan'ın, ''yeni muhitin hayırlı olsun Tayyip'' sözlerinden sonra  AK Parti'yi kurdu. O gündür Tayyip Erdoğan'ın siyasi söylemlerine, siyaset yapma faktörlerine baktığımız zaman Milli Görüş gömleğini kimi zaman çıkaran kimi zaman da o gömleği sıkı sıkı giyen bir fotoğraf ortaya çıktı. Benim yazımın başlığı 'Oğuzhan abi ben geldim' ifadesinin anlamı şu, zaten baba evine geliyor. Oğuzhan bey diyor ki, ''Forsunu bir kenara bırakmış Milli Görüş’ün liderine geliyor'' diyor. Abi kardeş muhabbetinde eski bıraktığı evine Recep Tayyip Erdoğan geliyor. Gelirken de tüm unvanlarını ve forsunu bırakarak bu davanın yetiştirdiği bir siyasi kimlik olarak baba evine geldiğini ifade ediyor. Bu ilişki Türk siyasetinde birden bire bombardıman etkisin yapmasının sebebi bu. AK Parti le Saadet Partisi arasındaki ilişki her ne kadar aynı kaynaktan beslenseler de çok ciddi çatışmalara neden olan bir yapıydı.

 

'Erdoğan'ın manevrası başarılı'

Erbakan'ın geçmişinde yazdığı cezalar, Fazilet Partisi'nin kapatılması daha sonraki süreçte girdikleri polemik ama şimdi Erdoğan usta bir manevrayla bunların hepsini bertaraf edip Millet İttifakı'nın muhtemel içinde görülen Saadet Partisi'ni oradan koparıp kendi yanına alabilmek için bir hamle yaptı.  Kamuoyunda bu kadar tesirli olması da gösteriyor ki Tayyip Erdoğan'ın çok başarılı olduğunu görüyoruz. Erdoğan, cuma namazından sonra ''bizi terörle mücadelede yalnız bırakmayacaklarını düşünüyorum'' dedi.  Erdoğan'ın  bu görüşmeyi verdiği önemi gösterir. Saadet, ‘Cumhurbaşkanı'nın siyasi parti genel başkanı olduğu model değişmeli’ diyor, ‘İstanbul Sözleşmesi değişmeli’ diyor, ‘siyasi partiler kanunu değişmeli’ diyor. İstanbul Sözleşmesi kadar önem verdiği ‘zinayı suç sayan kanun yeniden gelmeli’ diyor.

 

KURDLER AYHAN BİLGEN GİBİ KİŞİLİKLERİN BİR AN ÖNCE PARTİ KURMASINI BEKLEMEKTEDİRLER..

Kobani soruşturması kapsamında tutuklanan eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, "Herkesi sabra davet ediyorum. Bana güvenenleri hayal kırıklığına uğratmayacağım. Ama her doğum sancılı olur” dedi.

 

Son günlerde siyaset kulislerinde “yeni parti mi kuracak” sorularuları hakkında Sputnik’e açıklamalarda bulunan eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, siyasette “bir tıkanma” olduğunu savunarak geçmişte buna yönelik çeşitli görüşmeler yaptığını doğruladı.

 

Bilgen, “İnsan ve Özgürlük Partisi dahil birçok çevreyle siyasetteki tıkanmayı aşmanın arayışı üzerine görüşmeler yapmıştım. Bunlar bireysel kariyer kaygısıyla değil, toplumsal çözüm çabalarıdır” dedi.

 

Daha önce kamuoyuna yaptığı açıklamada, "HDP tersine Türkiyelileşme yaşıyor" görüşünü savunan Bilgen, bu eleştirilerinin nedenini ise şöyle açıkladı:

 

“HDP’ye yönelik eleştirilerin büyük kısmı, beklentilerin yüksekliğinden kaynaklıdır.”

 

“Herkesi sabra davet ediyorum”

 

HDP’ye katılmadan önce muhafazakâr insan hakları örgütü Mazlum-Der Genel Başkanlığı yapan Bilgen’in eleştirel çıkışları sonrası en çok merak edilense yeni bir partinin kuruluşunda yer alıp almayacağı. Bilgen’in bu yöndeki soruya verdiği yanıt, “yeni bir oluşum” sinyali de barındırıyor:

 

 “Ben halka, değerlerine ve ülkeye zarar verecek hiçbir tavrın içinde olmam. Herkesi sabra davet ediyorum. Bana güvenenleri hayal kırıklığına uğratmayacağım. Ama her doğum sancılı olur.”

 

Bilgen geçen yıl Ekim ayında tutuklandıktan sonra belediye başkanlığından istifa etmiş ve partisi Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik eleştirilerde bulunmuştu.

 

Bilgen’in 18 Ocak’ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklama da yeni parti kuruluşu sinyali olarak değerlendirilmişti.

 

Kamalak, 15 dakikada girer 15 yılda çıkamayız'

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyerek, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

 

 

Türkiye'nin Suriye topraklarında olası bir askeri müdahale durumunu değerlendiren Kamalak"Türkiye'nin Suriye'ye girmesi Türkiye'nin bölünmesi sonucunu doğurur." dedi.

 

4 sene önce Suriye olayının bu noktalara geleceğini işaret ettiklerini belirten Kamalak şunları dile getirdi:

 

"4 sene önce Beşşar Esed'ı makamında uyardık. Biz Esatçılık ile suçlandık. Ama gelinen noktayı görüyorsunuz. Türkiye oraya girdiği takdirde küresel emperyalizmin amacına hizmet etmiş olur. Zaten dış güçler Türkiye'yi oraya çekmek istiyorlar.

 

AMAÇ BÜYÜK İSRAİL DEVLETİNİ KURMAK

 

Hatırlayın 2003 yılında ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ‘22 ülkenin haritası değişecektir' demişti. Hedeflenen ise büyük İsrail Devleti'nin kurulmasıdır. Tarihe göz attığımızda Birinci İttihat ve Terakkiciler kullanılırak Osmanlı Devleti bölündü İsrail Devleti kuruldu. Şimdi amaç Büyük İsrail Devleti'ni kurmaktır. Onların inancının gereği bu. Öncelikle AK Parti'yi bizden kopardılar iktidara getirdiler. Güneydoğuda büyük destek verdiler. Şu an Güneydoğuyu AK Parti'den kopardılar. Sıra 3. aşamada Türkiye'den koparılmaya geldi. Bu olayların gerisinde dış güçlerin olduğunu herkes biliyor. Bir konuşmasında eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, PKK'ya 38 ülkenin destek verdiğini bahsetmişti. Bunların kimler olduğu biliniyor. Herhalde PKK elindeki silahı kendisi üretmedi. Şimdi Türkiye oraya müdahale ettiği takdirde, siyonizmin Amerika'nın stratejik ortaklarımızın ekmeğine yağ sürmüş olur. Evet Türkiye orada bir devletin kurulmasına müsade etmemeli çünkü o devletin kimliği belli amacıda belli. Ama bunu oradaki ülkelerle anlaşma yolu ile çözmelidir.

 

TÜRKİYE MÜDAHALE ETTİĞİ TAKDİRDE ORADAN ÇIKAMAZ

 

Şu an Suriye'ye müdahale ettiği takdirde oradan çıkamaz. Siz Suriye'ye 15 dakikada girersiniz ama 15 yılda çıkamazsınız çıktığınız zaman kolunuz kanadınız kırılmış, ülkeniz bölünmüş olarak çıkarsınız. Tekrar ediyorum Türkiye'nin Suriye'ye girmesi Türkiye'nin bölünmesi sonucunu doğurur. Oradan nasıl çıkacağını yanlız Allah bilir.''

 

Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı uzmanları tarafından eğitim verilen Metin Sabancı Özel Eğitim Okulları'nın 2015-2016 dönemi kayıtları başladı.

Vakıf açıklamasına göre, özel gereksinimli çocukları sosyal hayata kazandırmak ve hayatlarında fark yaratmak amacıyla yola çıkan okulda, Cerebral Palsyli çocuklara, hafif, orta ve ağır düzey zihinsel engelli tanısı olan çocuklara ve birden fazla engeli olan çocuklara anaokulu ve ilkokul düzeyinde eğitim veriliyor.

 

Metin Sabancı Okulları'nda eğitimler altışar kişilik sınıflarda, sınıf öğretmeni, yardımcı öğretmen ve bakıcı personel desteğiyle sürdürülüyor. Özel gereksinimli çocuklar için uygulanan müfredatın yanı sıra müzik ve resim atölyesi gibi sanatsal faaliyetlerle konuşma terapisi ve duyu bütünleme eğitimleri de veriliyor. Eğitim programı kapsamında fizyoterapi çalışmaları da yapılırken, programlar ailelerle tespit edilerek dönem boyunca öğrenci, öğretmen ve aile işbirliğiyle yürütülüyor.

 

Eğitimin teknolojiyle desteklendiği Metin Sabancı Okulları'nda, özel eğitim ve fizyoterapi çalışmaları tablet uygulamaları eşliğinde yapılıyor. Tablet uygulamaları, çocukların dikkat sürelerini artmasına, öğrenme ve hareketlilik kazanmalarına destek oluyor. 

 

Diğer Kurdistan haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya