TC REJMİ KÖYLERİ DE KÖYLÜYÜ’DE HACZ ETMEYE, SATMAYA BAŞLADI..

TC REJMİ KÖYLERİ DE KÖYLÜYÜ’DE HACZ ETMEYE, SATMAYA BAŞLADI..

Ülkemiz hacz edilerek, toprağı suyu, ovaları, yer altı üstü madenleri yabancılara satılarak elimizden alınırken.. Ortalık hacz edilen köyler, tarlalar, hayvanlar, traktörler.. Haciz haberlerinden geçilmiyor..
Bu haber 2021-01-26 09:35:12 eklenmiş ve 437 kez görüntülenmiştir.

 

TC REJMİ   KÖYLERİ DE  KÖYLÜYÜ’DE HACZ ETMEYE, SATMAYA  BAŞLADI..

 

Ülkemiz hacz edilerek, toprağı suyu, ovaları, yer altı üstü madenleri yabancılara satılarak elimizden alınırken.. Ortalık hacz edilen köyler, tarlalar, hayvanlar, traktörler.. Haciz haberlerinden geçilmiyor.. Tc rejmi köylüyüde köyleride bankalar eliyle hacize başladı.. Yani en fazla 40-50 yıl içinde bizimdir diyebileceğimiz bir ülkemiz kalmıyor..

 

Yani hergün Edirneden Ardahana herşeyimizi sinsice ustaca elimizden alıyorlar.. Ve 80 milyon koyun-koyun uyuyoruz..

 

Banka nedir, senden aldığı parayı bana satan tefecidir.. Yani vatandaşın parası ile vatandaşı düşüren esir alan vatandaşın herşeyine hayatına konan en büyük tefecilik, çağımızın en büyük ajan-terör  yapılanması bankalardır..

 

Bu tefeci kapitalist yapılanma senden aldığı parayı bana satarak zamanla herşeyimize konarak herşeyimizi elimizden alıyor..

 

İçine girdiğimiz 21. Yüzyılda ülkemizin yer altı-üstü madenleri, tarımı, arazileri yabancılara peşkeş çekilen-satılan ülkemizin.. Köyleri ve köylüsü de tc rejmi kanunları ile tefeciye dönüşen tefeci  bankacılık eliylede artık edirneden ardahana köyler, köylüler, çiftçiler.. hacz edilmeye başlandı.. Vatandaş giderek nefes alamyacak şekilde kuşatılmaya başlandı..

 

Şimdi bu kapitalist tefeci yapılanma eliyle ülkemizin köylüsü de köyleride, çiftçiside, halkın tarlası araziside tefeci bankalar eliyle, bu sistemin kanunlarıyla hacz edilmeye başlandı.. Yani nereden bakarsak bakalım ülkemiz vatandaşıyla, coğrafyasıyla çökertiliyor..

Dün bu çökertme ermeni-rum tehciri, kürtlerin soykırımı, istiklal  mahkemeleri ile müslüman halkın biçilmesi, soykırıma uğratılmasıydı..

 

Günümüzde ise yer altı-üstü madenleri ile suları, ovaları, tarımı ile yabancılara satılan vatandaşın binbir yöntemle düşürüldüğü-soykırıma uğratıldığı bir müstemlekeye dönüşmüş ülkemiz..

 

HABERİN FOTO GALERİSİ.. 

Fotoğraf açıklaması yok.

TC DE VATANDAŞIN TARIMIN NASIL YOK EDİLDİĞİNİN RESMİ..


SİYASET ÜLKE GERÇEKLERİNDEN KOPUK BAŞKA BİR DÜNYADA..

İktidar ve muhalefetin siyasetine bakın ülke ile ilgi alakaları kalmamış.. Hepsi kendi koltuklarını ve ceplerini daha da nasıl sağlama alırız, hepsi birbirini zayıf düşürme rakibin önüne geçme yerel, ulusal alan kapma  modunda.. Ak karayı, kara akı düşürme, alan kapma modundalar..

Ülke genelini baz alan demokrasi anlayışı ve çıkışı yerine  kurtler adına orataya çıkan kaytan bıyıklı kürt kılığındaki kripto etki ajanları ise aynen atatürük projesi gibi ülkemizin kurd bölgelerini nasıl atakürütle işgal edip kendi saltanatlarını sağlama alma ki doğu batı vatandaş arasındaki bağı kopararak vahşi-siyonist kapitalizmin 80 milyonu daha da kolay yeme ve yutmaları için adeta uyumamaktadırlar..

Atürükçülüğün, tc nin 200 yıllık  bir siyon proje olduğu, bu ülkenin 200 yıldan fazladır derinden işgal edildiğini vatandaşı 200 yıldır soykırıma uğratıldığını  gizleyen kripto kürt-türk kılığındaki  kriptolar halkı gütmek için yerel, ulusal gerçekleri bazen çok ustaca ortaya koymaktadırlar.. Halkta işin perde arkasını bilmediği için ula bunlar ne büyük adamlar.. (Çünkü bunlar kurtlerin içine sızan kaytan bıyıklı devirmci kriptolar nasıl profesyonel bir şekilde kurdu avlarken.., türük verisyonu ise sürekli tc yi kutsayarak beyin yıkayan en eğitimli, en profesyonel  türk kılıklı kriptolar..) bu derin işgalin sürmesi için rakiplerine salvolar atarlarkende  bazende önemli belirlemeler yapmaktadırlar..

 

Siyaset hep birlikte şu gerçeğin üstünü örtmektedir.. Edirnede düşürülen vatandaş, aslında Ardahanda düşürülen vatandaştır.. 80 milyonun kaderinin birbirine bağlı olduğunu gizleyerek üstünü örterek vatandaşı ırk-dil-din-mezhep üzerinden ayrıştırarak.. 80 miyon yem ediliyor..

 

 Ülkemizde vatandaş ve stklar yetkinleşip komediye dönen ülkemizin derin işgaline, vatandaşın düşürülmesine hizmet eden iktidarı muhalefetiyle bu siyasal komediye son vermese.. Bu yüzyılın sonunda ülkemizi derinden işgal eden siyonistlerle filistinliler gibi savaşmak zorunda kalacağız.. Geleceğimizde ülkemizde elimizden alınıyor.. Bunlar ırk-dil-din mezhep modlarında.. Hepinmizi av hayvanlarına çevirmektedirler..

 

Derin işgalci tc yi kutsyan rejmin en önemli kalemlerinden, Yılmaz Özdilin köylü hacizlerle ilgili yazısı:

 

Ne diyordu asrın liderimiz? “Benim oyumla çobanın oyu bir mi diyen kibir abideleri var, çobanın, çiftçinin, köylünün oyuyla benim oyum bir olmaz diyor, bu çevreler kendilerini Anadolu'daki köylümden üstün görmek isterler” diyordu. “Kendilerini köylüden, çiftçiden üstün görenler sanatçı olsa ne olur, profesör olsa ne olur, önce köylüye saygı duyacaksın” diyordu.

 

Fethiye'de cenazesi kaldırılırken, traktörü haczedilen çiftçi var, bütün köy cami avlusunda musalla başındayken, rahmetli çiftçinin oğlu icra memurlarıyla uğraşmak zorunda kaldı.

İcradan satılık inek var. İcradan satılık koyun var. İcradan satılık tavuk çiftliği var. İcradan satılık balık çiftliği var. Un değirmeni. Mandıra. Fındık bahçesi. Sera. İcradan satılık tarla var. İcradan komple köy satıldı birader..

 

Uşak'ta, taksitleri ödeyemediler, borcu kapatmak için birbirlerine kefil olup yeni kredi çektiler, onu da ödeyemediler, evler mühürlendi, traktörlere el konuldu, tarlalar haczedildi. Sakarya, Yozgat, Erzurum, Manisa, Kars, hacizden başka haber yok. Tarsuslu çiftçi tarlasına haciz koyan bankanın camlarına ateş etti.

 

Kredi borcu nedeniyle Aydınlı çiftçilerin dedelerinden kalma Kurtuluş Savaşı mavzerleri bile haczedildi. Trakya çöktü, Çukurova çöktü, patates ambarı Nevşehir'de banka hacizleri nedeniyle, köy kahvelerindeki çay bile veresiye içiliyor. Kamu bankası sırf Aydın'da 890 tarla, 120 bağ-bahçe satıyor, tamamı çiftçilerimizden haczedildi.

Akp iktidara geldiğinde çiftçinin toplam borcu bir milyar lira civarındaydı, bugün itibarıyla 180 milyar lira. Traktör satışları patladı

 

Çünkü, çiftçi bankadan borç alıp traktör satın alıyor, kontağını bile açmadan “ikinci el” olarak satıyor, elinde kalan parayla vadesi gelmiş bir başka borcunu yamamaya çalışıyor. İnternete girin lütfen, icralık traktör ilanları kaynıyor. Bursa Tarım Fuarı'nda bir firmanın teşhir için getirdiği sıfır kilometre traktörler bile haczedildi, gerisini düşün. Banka borçları yüzünden Konya'da çiftçilerin yüzde 80'i kendi tarlasında kiracı durumuna düştü.

 

Manisa Saruhanlı'dan örnek vereyim, 470 bin dönüm tarım arazisi var, 350 bin dönümü ipotekli! Niğde'de çiftçi intihar etti, Adana'da çiftçi intihar etti, Çanakkale'de çiftçi intihar etti, Denizli'de çiftçi intihar etti, Burdur'da çiftçi intihar etti, hepsinin ortak paydası, ödenemeyen banka borçları

 

Utanmadan hâlâ “tarımda Avrupa birincisiyiz” diyorlar, halbuki Avrupa tarımında sadece çiftçi intiharında birinciyiz. Chp milletvekilleri Tbmm'de soru önergeleri verdi, kaç çiftçimizin devlet bankalarından aldığı krediler nedeniyle icra takibine uğradığı, kaç çiftçimize bu sebeple dava açıldığı soruldu. 

 

Sayın hükümetimiz “devlet sırrı” diyerek cevap vermedi! Borçlarını ödeyemeyen Malatyalı çiftçi, devlet bankasının önünde kendini yaktı. Tarlasına haciz konulan Mersinli çiftçi, devlet bankasının camlarını kırdı. İneklerine haciz gelen Ankaralı çiftçi, devlet bankasının önüne güğüm güğüm süt döktü.

 

Hükümet güya çiftçiye destekleme ödüyor, ödenecek desteği kamu bankasına gönderiyor, banka o çiftçinin elektrik borcu olup olmadığına bakıyor, borcu varsa, parayı enerji firmasının hesabına aktarıyor…

Yani, çiftçiye verilen destek, elektrik şirketine gidiyor. Mecburen toprağını satan satana… Türkiye'de son 10 yılda 2.5 milyon futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi, imara, inşaata kurban gitti.

 

Kendi köylüsünün tarlasına haciz gönderen sayın hükümetimiz, Sudan'da Nijer'de tarla kiralayıp, Afrika köylüsüne tarım yaptırıyor. Bizim köylümüzün ineği, koyunu, traktörü hacizliyken, sayın devletimiz Afrika topraklarını ekip biçiyor.

Hal böyleyken ne diyor Serdar Ortaç? “Valla son aldığım krediyi ödeyemedim, koskoca devlet bankası ‘sen Serdar Ortaç'sın, seni mahkemeye verir miyiz evlat' dedi, borcumu 8 ay erteledi” diyor.

E, uyaranlara kulak asmayıp, bu iktidarı 18 senedir sırtında taşıyan köylümüze sormak lazım demek ki… Çobanla Serdar Ortaç bir mi?

 


Diğer EKONOMİ haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya