ÖZGENTÜRK, KURDİSTANDAKİ TECAVÜZ-İNTİHAR OLAYLARINA DEĞİNİNCE..

ÖZGENTÜRK, KURDİSTANDAKİ TECAVÜZ-İNTİHAR OLAYLARINA DEĞİNİNCE..

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Işıl Özgentürk, yayınlan “Porno çukurunda debeleniyoruz” yazısı nedeni ile hem büyük bir tepki, hemde büyük bir takdir topladı.. Gerikalmışlıktan besleneler ise küplere bindiler..
Bu haber 2020-09-01 09:33:47 eklenmiş ve 146 kez görüntülenmiştir.

ÖZGENTÜRK, KURDİSTANDAKİ TECAVÜZ-İNTİHAR   OLAYLARINA DEĞİNİNCE..

 

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Işıl Özgentürk, yayınlan “Porno çukurunda debeleniyoruz” yazısı nedeni ile hem büyük bir tepki, hemde büyük bir takdir topladı.. Gerikalmışlıktan besleneler ise küplere bindiler..

Birçok STK Türkiye Kurdistanında insan popülasyonunun nasıl çürütüldüğü yönünde Özgentürkün çok bilimsel ve gerçekçi tesbitlerle yaraya parmak bastığını, toplumsal gerilik, gerikalmışlık.. rejmin soykırımcı politikları ile

((bir taraftan diktatör tc devletinin inkarcı-asimilasyoncu soykırımcı politikları –devletin türettiği pkk lejyonları , siyaset, stk, kaanaat önderi diye ortaya çıkan ajan-kripto kürt kılığında kurd halkını soykırıma uğratmak için en derin oyunları sergileyen ajanlar, ajan yapılanmalar.. Yüzyıllık bu soykırım bileşenleri birbiriyle buluşunca Kürdistan kız çocukları başta olmak üzere en çok intiharın yaşandığı coğrafya olmakta ve  Batman başı çekmektedir..))

birleşince ortaya yüzyıldır süren bu insanı yok eden vahim tablonun ortaya çıktığını belirttiler. Cesur tesbit ve çıkışından dolayı Özgentürk'ü herm tebrik ettiler, hemde desteklerini sundular.. 

 

Diğer yandan gelen eleştiriler üzerine Ögentürk ince nüktelerle yine geri kalmışlığı hedefe koyarak profesyonelce özür diledi..

 

ÖZGENTÜRK NE DEDİ, NE DEMİŞTİ, NEDEN ÖZÜR DİLEDİ:

 

Işıl Özgentürk: Batman halkından özür diliyorum, tecavüz hiç yok

 

Haber Merkezi – Uzman çavuşun istismarına uğrayan ve ardından intihar eden İpek Er ile ilgili süreci ele aldığı “Porno çukurunda debeleniyoruz” başlıklı yazısı nedeniyle özür dileme çağrısı yapılan Cumhuriyet yazarı Işıl Özgentürk, “özür” açıklamasında yine suçlayıcı ifadeler kulland.

 

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Işıl Özgentürk, dün yayınlanan “Porno çukurunda debeleniyoruz” başlıklı yazısında, Batmanda Uzman Çavuş Musa Orhan’ın cinsel saldrısına uğrayan ve daha sonra intihar girişiminde bulunan 18 yaşındaki İpek Er’e vermis, yazısında “öğretmen bir arkadaşının Batmanlı kadınlarla ilgili anlattıkları”na yer vermişti.

 

Özgentürk, yazısında şunları aktarmıştı:

 

 “Batman kadın intiharlarının en çok olduğu kenttir. O bölgeyi çok iyi bilen, bir öğretmen dostum şöyle anlatmıştı: ‘Buralarda kız çocuklarına hiç değer verilmez, babalar kız çocuklarını çocuktan saymaz, onlar okutulmazlar, mal gibi satılırlar. Mirastan onlara hiçbir pay düşmez. Herhangi bir beceri edinmeleri, yaşamlarını kendi ayakları üstünde sürdürmeleri için hiçbir yardım alamazlar. Bu durumdaki genç kızların iki seçeneği vardır: Ya dağa çıkmak ya da kentlerinde görev yapan asker, bürokrat biriyle evlenerek kurtulmak. Bu nedenle pek çok genç kız umutsuzca kendini kandırır, evlilik hayalleri kurar ve ansızın bürokrat, asker bir başka bölgeye tayin olur gider. Çoğu bekâretini kaybetmiş genç kızlar için intihar, bir kurtuluş olur.”

 

Özür niyetine özür diledi

 

Özgentürk, büyük tepkilere yol açan bu yazısı üzerine bugün sosyal medya hesabından tepkilere yanıt verdi.

 

Ancak “Batman halkından özür diliyorum” diyen Özgentürk, bu defa da farklı suçlayıcı açıklamalar yaptı.

 

Özgentürk’ün sosyal medya hesabı Facebook üzerinden yuaptığı paylaşım şöyle:

 

 “Tamam anlaşıldı. Batman halkından özür diliyorum. Batman kayyumla idare edilen bir kent değil. HDP orada kaya gibi sağlam. Kentte ve köylerde dağa çıkan hiçbir kız yok. Analar babalar önce kız çocuklarının okumasına önem veriyorlar. Üniversite okumamış genç kız yok. Herkes sevdiğiyle evleniyor. Tecavüz hiç yok. Kadın cinayeti hiç yok. Resmi kayıtlar yalan söylüyor hiç genç kız ve kadın intiharı yok. İnsanların bir eli yağda bir eli balda. İş için büyük kentlere gideni ara ki bulasın. Ben bölgede dolaşırken gördüğüm, duyduğum her şey yalanmış. Yeniden özür diliyorum.”

 

Bir son yazı. Batman Barosu da beni dava edecekmiş. Lütfen yarın ilk işiniz bu olsun. Ancak bir ricam var. Her Baronun yaptığı gibi siz de bölgenizdeki kadın cinayetlerini, çocuk ve kadın tecavüzlerini arşiv yapmışsınızdır. Ayrıca savcılar kadın intiharlarının arşivini tutarlar ben sadece bu bilgileri istiyorum.”

 

 

Işıl Özgentürk kimdir?

 

Yazar, öykücü, senarist. 19 Eylül 1948, Antep doğumlu. Asıl adı Zeynep Işıl Türkben. Sinema yönetmeni Ali Özgentürk’ün eşidir. Doğduğu şehirde başladığı ilk ve ortaöğrenimini İstanbul Çamlıca Kız Lisesinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur.

 

Senaryo çalışmalarına öğrencilik yıllarında başladı. 1968-71 yıllarında Ali Özgentürk ve Mehmet Ulusoy'la birlikte kurdukları Devrim İçin Hareket Tiyatrosu'nda yazar ve oyuncu olarak çalıştı.

 

İlerleyen yıllarda yazdığı senaryolarla ödüller kazandı. 12 Mart (1971) döneminde Kültür Sarayının yakılması olayında rolü olduğu iddiasıyla yargılandı, aklandı.

 

Cumhuriyet gazetesinde röportajları ile köşe yazıları yayımlandı (1977-80). İlk çocuk hikâyesi ve bir çocuk şiiri Arkın Yayınevinin düzenlediği yarışmada dereceler almıştı (1974-75). Hayat Okulu adlı hikâye kitabıyla 1979 Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülünü aldı.

 

Eşi Ali Özgentürk’le birlikte senaryolarını yazdığı At, Bekçi (Orhan Kemal’in Murtaza adlı romanından) adlı filmler çeşitli ülkelerin film şenliklerinde ödüller kazandı. Ayrıca, yine Ali Özgentürk’ün yönettiği Su da Yanar filminin senaryosunu yazdı. Kaynak: Cumhuriyet yazarı Işıl Özgentürk'ün Batman yazısı tepki topladı.

 

 

Özgentürkün  Porno çukurunda debeleniyoruz Yazısı:

Siirt’te görev yapan bir Uzman Çavuş Musa Orhan, Batmanlı İpek Er’i on beş gün bir evde tutup sürekli tecavüz etti. Bu arada arkadaşlarıyla yazıştı, yazışmalar şöyle, hiç değiştirmeden aldım: “Nebtın gardaş kıza”, “15 gündür a…koydum gardaş usandım vallaha”, “Yuh gardaşım sakın başını yakma”, “Sıkıntı yok almazlar daha önce de deneyimim var gardaşım”, “Bir ara bana da getir”, “Bakarız”, “Hadi lan naz yapma”.

 

On beş gün sürekli tecavüze uğrayan İpek Er, daha sonra serbest bırakılmış, o da şöyle yazmış bir kâğıda: “Bana tecavüz etti, ağladım.” O, bana “Ağlama, diktirirsin” dedi. Daha sonra İpek intihar ediyor, ölüyor, Batman’daki çok sayıdaki kadın intiharlarına bir sayı daha ekleniyor. Evet, Batman kadın intiharlarının en çok olduğu kenttir. O bölgeyi çok iyi bilen, bir öğretmen dostum şöyle anlatmıştı: “Buralarda kız çocuklarına hiç değer verilmez, babalar kız çocuklarını çocuktan saymaz, onlar okutulmazlar, mal gibi satılırlar. Mirastan onlara hiçbir pay düşmez. Herhangi bir beceri edinmeleri, yaşamlarını kendi ayakları üstünde sürdürmeleri için hiçbir yardım almazlar. Bu durumdaki genç kızların iki seçeneği vardır: Ya dağa çıkmak ya da kentlerinde görev yapan asker, bürokrat biriyle evlenerek kurtulmak. Bu nedenle pek çok genç kız umutsuzca kendini kandırır, evlilik hayalleri kurar ve ansızın bürokrat, asker bir başka bölgeye tayin olur gider. Çoğu bekâretini kaybetmiş genç kızlar için intihar, bir kurtuluş olur.”

 

Evet, şimdi bu uzman çavuş önce tutuklandı, ardından kaçma tehlikesi olmadığı için serbest bırakıldı. Şimdilerde elini kollunu sallayarak geziyor ve bol miktarda bozkurt işareti yaparak arkadaşlarına zaferini ilan ediyor. Şu anlattığım durum, bu güzel ülkenin porno çukurunda debelendiğine bir örnek. Çünkü porno, sadece cinselliğin abartılı biçimi değildir, insana aykırı her davranış, her söz pornoya girer.

 

Aynı günlerde “Adil Yargılanma Hakkı” isteğiyle cezaevinde ölüm orucuna başlayan avukat ve insan hakları savunucusu Ebru Timtik yaşamını yitirdi. Henüz bedeni soğumadan sosyal medyaya ölüm oruçlarıyla ilgili pek çok yazı düşmeye başladı. Bir yandan o devrim şehidi ilan edilirken, bir yandan artık bu eylemin son bulmasını isteyenler vardı. Yahu bir dakika sessizlik bu genç kadın için çok mu zor? Susun, o öldü.

 

Bitmiyor bu ülkede her şey bataklığın içine çekiliyor. Artık para ve ün Tanrı olduğundan çok az insan bu Tanrılaşma karşısında ayakta durabiliyor. Hep birlikte porno bataklığında debelenirken edebiyatın, şiirin ya da müziğin bunun dışında kalması mümkün mü? Ve ansızın dört basım yapmış bir çocuk kitabının dehşet verici satırları önümüze düşüyor: “Kurnaz tilkinin aklından neler geçmez. Aklını tomografik süzgeçten geçirsek fena mı?” “Ben bu bozayıdan çok çektim, öyle bir şey başına getireyim ki, ömrü boyunca unutmasın. En iyisi tecavüz! Namusunu beş paralık edeyim” fikri baskın çıkmış. Bozayı, kurnaz tilkinin aklından geçen şeytanlık dürtülerini hissetmiş ama ne fayda, Japon yapıştırıcısı ile yere yapıştırılmış gibi sıkışıp kalan bozayının son çırpınışları da yarar getirmemiş.

 

Kurnaz tilki, bozayının arkasına geçmiş ve çirkin emeline kavuşmuş. Bozayının bakireliği son bulmuş. Tilki, gerdekten çıkmış damat misali gerine gerine, göğsünü kabartarak böğürtlenlerin arasından çıkmış doğru kaya dibindeki dere boyuna, dere sığ ve derin değilmiş. Kurnaz tilki derede boy aptesini aladursun, bozayı ile Nasır Amca’ya dönelim.

 

Bozayının üzerine kara bulut mu desem, kâbus mu desem bir ağırlık çöküvermiş. Mahcubiyet ve ar duygusuyla başı önünde eğik randevu evine düşmüş fahişeler gibi kendi kendine içerlenerek mırıldanmış: “Bekâretim gitti, namusum beş paralık oldu. Hangi yüzle ayı âlemine çıkacağım. Damgayı yedim bir kere. Bozayı yerine fahişe bozayı derlerse...” Bu satırları okumak zorunda kaldığınız için sizlerden özür dilerim, bırakın metnin içeriğini Türkçesi bile bozuk. Düzeltmedim.

 

Şimdi bu kitap “Gül ve Düşün” adıyla Arı Sanat Yayınevi’nden çıkmış, dört baskı yapmış. Yazarı Musa Dinç her fuarda, her etkinlikte bu kitabı çocuklara imzalamış ve meraklı olduğundan hep fotoğraf çektirmiş. Ben her türlü sansüre karşıyım ama bir çocuk kitabında ancak ucuz seks kitaplarında rastlanabilecek bu porno metne de karşıyım. Bu metnin yayımlanmasında yazar kadar belki de metni hiç okumadan matbaaya gönderen yayınevine de bir çift laf söylemek gerekiyor.

 

Baştan söyledim, porno bataklığında debeleniyoruz. Tamam günlerden pazar, üstelik 30 Ağustos. Bu tarih bana bugün sadece acı veriyor. Çünkü bataklık boyumuzu geçti.

Diğer Serhat News haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya