2019'un Son Röportajını HDP'li M.Nuri Güneş İle Yaptık

2019'un Son Röportajını HDP'li M.Nuri Güneş İle Yaptık

Sayın Güneş, Iğdır il kongresinde söylediğiniz “Belirlenen değil belirleyen Bir PM ile finale çıkılmalı” sözlerinden tam olarak ne anlamalıyız?
Bu haber 2019-12-31 18:32:19 eklenmiş ve 165 kez görüntülenmiştir.

Röportaj: Murat AKKUŞ/Iğdır

HDP’li Mehmet Nuri Güneş son günlerdeki çıkışları ve dikkat çekici tespitleriyle gündeme geldi. HDP’nin Van konferansı ile HDP Iğdır İl Kongresinde yaptığı eleştirel açıklama ve tespitlerini kendisiyle konuştuk. Özellikle HDP’nin Iğdır il kongresinde söylediği “Belirlenen değil belirleyen Bir PM ile finale çıkılmalı” sözleri çok konuşuldu.

O konuşmanın videosunu aşağıda izleyebilirsiniz. Öncesinde ne demek istediği ile ilgili sorularımızın yer aldığı röportajımızı sizlerle paylaşmadan önce Mehmet Nuri Güneş’i kısaca tanıyayıl: HDP geleneğinin oluşum kongresi Kars il temsilciliği (1991), sırasıyla ilçe, il başkanlığı, PM, MYK üyeliği, Genel Saymanlık, 7 yıllık genel merkez yöneticiliği sırasında 1995-1999, 2002 seçimlerinde Iğdır Milletvekilliği, 2005 Yerel seçimlerinde Iğdır Belediye Başkanı seçildi.

- Sayın Güneş, Iğdır il kongresinde söylediğiniz  “Belirlenen değil belirleyen Bir PM ile finale çıkılmalı” sözlerinden tam olarak ne anlamalıyız?

- Kişiler, gruplar ve partiler kendi gündemleri kadar vardır. Birey olarak gündem yaratmak için belirli birikime sahip olmak gerekir. Yaratıcı birey ve kişilikler birikim ve yetenekleri oranında gündem belirleyebilirler. Siyasi partilerin sorunlara çözüm bulma noktasındaki performansları ile mevcut iktidara karşı alternatif politika üretmek zorunluluğu var.

Muhalefetin iktidar karşısındaki varlığı veya etkinliği halkla iç içe olup, halkın sorunlarını yerinde gözlemleyip ona çözüm üretmekle doğrudan bağlantılıdır. Böyle oldukları zaman gündemi belirleyen konumunda olurlar. Tersi bir durum (sıradan yaklaşımlar, bürokratizm ve atalet) onları belirlenen durumuna hapseder. Çünkü iktidar karşısında çözüm üretemedikleri için iktidarın peşinden sürüklenirler. Yani onların tutumunu (belirleyen) iktidarın tavrı belirler.

Siyasi partilerde kadroya indirgediğimizde kadronun emek yoğunluklu yaşamı (halkla ilişkilenme, gündemi takip etme, kendini eğitme vb.) onu belirleyen konumuna getirir. İşin lokomotifi olan kadroların çoğalması oranında içinde yer aldıkları partiyi iktidar karşısında belirleyen konumuna taşır. Sıradan kadroların partiye ve halka yaklaşımları onları formel birey olmaktan öteye götürmeyeceği gibi, kendilerini belirlenen konumuna hapseder. Kendileri gelişmediği gibi partilerini de iktidar karşısında belirlenen konumuna düşürür ve daraltır.

-          Van’daki konferansta yaptığınız konuşmada bir Yahudi tüccar hikâyesi anlatmışsınız. Vermek istediğiniz mesajı bizimle paylaşır mısınız?

-          Hay, hay hikâyenin kendisi mesaj zaten; Yahudi bir tüccar yaz boyunca veresiye vermiş. Kışın ise veresiye defterini karıştırmış. Veresiye verdiklerinin karşılığını alamayınca da maddi sıkıntılar yaşamış. İşe evin masraflarını kısmakla başlamış. Bir gün eşi;

-           “Bey, bey kafanı şu defterden kaldır” uyarısıyla toparlanır. Eşi “eve bir kilo soğan alda gel. Yemek yapacağız” der. Tüccar o bildik eril tavrı ile paltosunu omzuna atıp dışarı çıkar. Eli cebine gidince de şok olur. Çünkü cebinde parası yoktur. Ve kendi kendine şöyle der; “Eyvah masrafı kısmak mevcudu korumuyor. Üretmek artırmak gerekir” der.

-Teşekkür ederiz.

- Ben teşekkür ederim.

https://www.youtube.com/watch?v=boUabwzL9jE&feature=emb_title

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer SİYASET haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya