SERHAD-KAFKAS CUMHURİYETİ İSTANBULA ÇIKARMA YAPTI..

SERHAD-KAFKAS CUMHURİYETİ İSTANBULA ÇIKARMA YAPTI..

Serhat İş-TK, Yerel-Kamu, İstanbul İBB Başkanı İmamoğlu başta olmak üzere İstanbul Protokolu, Milyonlar KAİ Tanıtım günlerinde biririyle buluşurken, ülkemiz, bölgemiz ve dünya açısından tarihi önemde açıklkamalarda bulundular..
Bu haber 2019-11-03 10:26:57 eklenmiş ve 514 kez görüntülenmiştir.

SERHAD-KAFKAS CUMHURİYETİ İSTANBULA ÇIKARMA YAPTI..

 

Kars, Ardahan, Iğdır  (KAİ) Dernekler Platformunun Birlikte İBB Maltepe Etkinlik Alanında Düzenledikleri KAİ; Tanıtım Günlerinde Bu Yıl Milyonlar Birbiriryle Buluştu..                                         

Bilindiği gibi 20. Yüzyılın başında soykırımcı küresel emperyalizm Osmanlıyı işgal etmiş Filistinden Kürdistana –Kafkaslara bütün Müslüman milletleri soykırıma uğratıyordu.

 

İşte bu yıllarda 1918’de Osmanlının ufak bir nüvesi-örneği olan Serhat-Kafkas (Kars) Cumhuyeti (Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i Muvakkata-i Milliye) kuruluyordu. Kars İslam Cumhuriyeti (Dipnot  XX-1 BKz)

 

Bu Cumhuriyet Serhat –Kafkas Halklarının, bütün yerel bileşenlerin katılımıyla başkanını seçtiği gibi, Kürt-Türk-Ermeni-Rum-Rus.. Hangi millet ve inançtan olursa olsun her kes eşit olarak yönetiminde yer alıyor, temsil edilyordu. Gezegenimizin gördüğü, görebileceği en gelişmiş demokrasi örneğini ortaya koyuyordu..

 

Ve 1919’da çürümüş kraliçenin çürük soyları, siyonistler baskın düzenleyerek bu cumhuriyeti yıkıp, kurucularını da yakalayıp sürgün ettiler, iş –it vari çete ve devlet yapılanmalrıyla bütün Osmanlı coğrafyasını cehenneme çevirdiler..  Ardından kurtuluş savaşı Kars Cumhuriyeti ruhu ile başladı . Ama siyaseti bilmeyen bir halk olduğumuzdan savaşın ardından serhadın cihanşumul demokrasi kültürü.. yerini ingiliz sergerdelerin önlerini açtıkları sahte kurtarıcılar ve ırkçı-tekçi-asimilasyoncu-soykırımcı bir diktatörlük olan ve yüzyıl boyunca halkı-vatandaşı harcayan tc rejmi doğdu.. Bu rejimle birlikte yüzyıldır kürt-türk, alevi-suni, sağ-sol oyunları ile kraliçe, abd decalı-siyonistler, terör devleti israil gibi decallerin yönettiği devlet ve sermayenin oyuncaklarına dönüştük. İngilizlerin, sonraları abdli sergerdelerin başımıza geçirdikleri Qer İsmetler gibi sergerdeler zeytin yağı-teryağı kanser yapıyor yalanlarıyla.., süt tozlarıyala, vitalarla (resmen biyolojik saldırıya geçerek) .. bir taraftan halkı gerzek-hastalıklı  koyun sürülerine çevirirken, diğer yandan askeri darbelerle her on yılda bir vatandaşı soykırım ve soyguna uğrattılar..  Serhat-Kafkas (Kars) Cumhuyeti (Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i Muvakkata-i Milliye) ruhunun bir daha bu topraklara yeşermemesi için ne kadar deccal ordusu varsa yerli-yabancı ihanetçi şebeke varsa hep birlikte toptan saldırıya geçtiler. Yüzyıl boyunca Serhadı boşaltıp göçertme, yetmedi 12-15 vekil çıkaran karsı üç-beş vilayete bölerek bitirmeye çalıştılar..

 

En büyük zengiklerimiz olan Malakanlar, Ermeniler, Rumlar, Asuriler, Keldaniler.. Bize ait ne kadar çeşitlilik varsa hepsini binbir oyunla yok etmeye, sürgüne-soykırıma  yıkıma uğrattılar, siyonist, ırkçı,asimilasyoncu, tekçi, soykırımcı bir rejim için ne gerekiyorsa tümünü yaptılar..  Bir başka ifadeyle Serhatlılar, her din görüş ırktan ayırım yapmadan modern bir cumhuriyet kurarlarken ingiliz sergerdeler onu yıkarak sahte kurtarıcılar ve sahte zaferlerle siyonizme-deccala hizmet ırkçı-inkarcı-soykırımcı-asimilasyoncu, halk düşmanı bir rejim kurup verdiğimiz kurtuluş savaşının tepesine oturttular.. Ve bu komedi cumhuriyet 2000’li yıllara kadar varlığını sürdürdü. Ve 2000'lerden itibaren Çinin Sınırlarından Afrikanın derinliklerine mazlum halkların, mazlum milletlerin tek varisçisi olan ülkemiz tarihi misyon mirasına sahip çıkarak dünyayı da bu küresel siyonist işgale karşı uyandırdı..

 

Ve bu soykırımcı rejim son 10-20 yıldır ak parti ile birlikte gerilemeye, aldığı darbelerle sendelenmeye Serhatlıların-Kürtlerin vurduğu darbelerle de yıkılma dönemine girdi..  Irkçı-Tekçi Tc rejmi yerine her dil,din, görüş, ırk, mezhep içine alan Demokratik Anadolu Cumhuriyeti, Kars Cumhuriyeti ruhu giderek bütün ülkeyi sarmaya başladı. Amerikadan –Asyaya dünya halkları siyonist ulus devlet faşizmiyle nasıl bir soykırım çemberine alındıklarını Mezopotamya- Anadolu Medeniyeti ekseninde çıkan insanı-evrensel medeniyet  anlayışla kavramaya başladılar..  Ve bu cihanşumul kapsayıcı demokrasi hareketi Serhat tanıtım günleri ile  ülkemizde ete-kemiğe büründü, batı denilen soykırımcı sömürgeci abd-avrupa halklarının kendilerini çürüten bu çürük yapıyı sorgulamalrını-savaşını beraberinde getirdiği gibi; bütün dünya insanlığının da uyanışa geçmesini sağladı.. ..

 

MALTEPE SAHİLİNDE KAİ ETKİNLİĞE KATILAN MİLYONLAR, ETKİNLİĞE KATILAN PROTOKOL BU GERÇEĞİ HAYKIRDI..

 

Serhat İş-TK, Yerel-Kamu, İstanbul İBB Başkanı İmamoğlu başta olmak üzere İstanbul Protokolu, Milyonlar KAİ Tanıtım günlerinde biririyle buluşurken, ülkemiz, bölgemiz ve dünya açısından tarihi önemde açıklkamalarda bulundular..

 

ATALAY,  TEKÇİ-IRKÇI REJİMLER SADECE ÜLKEMİZDE DEĞİL DÜNYA GENELİNDE ÇÖKÜŞE GEÇMEYE BAŞLADILAR..

 

Ardahan Milletvekili Prof . Dr Orhan Atalay Cenûb-i Garbî Kafkas Cumhuriyetine vurgu yaparak.. Her ne kadar bizi kars-ardahan-ığdır olarak birbirimizden koparmaya çalıştıysalar da başarılı olmadılar. Gönüllerimiz hep bir ve bu birlikteliği tüm ülke sathına taşımaya başladık diyerek söze başladı ve konuşması kızılca kıyamet bir alkış aldı.. Atalay, Irkçı -tekçi faşist rejimlerin dünyanın hiçbir yerinde kabul görmediklerini; bütün dünya halklarının hedefi haline geldiklerini, yıkıldıklarını; bu anlamda sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde faşst rejimlerin çöküşe geçtiğini, dünyamızın ırk-dil-din.. sınırlarının kalktığı yeni bir sisteme geçtiğini .. belirterek Kars Cumhuriyetinin-Kültürünün tüm ülkemizi sarmaya, değiştirip dönüştürmeye başladığını ifade ettiler..

 

BİLGEN, ÖTERKİNİN OLMADIĞI BİR DEMOKRASİ ANLAYIŞI GİDEREK TÜM ÜLKEYİ KAPSAYACAKTIR..

Hakeza bilge Kişiliği ile bölgemizin Şehri Emini olan Ayhan Bilgende Serhatlıların bu anlamda çok önemli bir mesafe kayd ettiklerine vurgu yaparak, artık ülkemizde ötekinin olmadığı, kimsenin ötekileştirimediği gerçek bir demokrasiye gerçmemiz gerektiğini, Rejmin bünyelerimize zerk ettiği faşist zehirleri atmamız gerektiğini, İstanbuldaki Nufusun, iş dünyasının yönünü bölgeye çevirmesi, ırkçı-tekçi rejimler yüzünden bir açık hava müzesi olan ve yılda en az 1 milyar turist çekmesi gereken serhadın hala her alanda boynu bükük durduğunu ifade ettiler. Ama burada gördüğümüz fotoğraf serhadın ve ülkemizin kaderinin Serhadın cihanşumul kapsayıcı ruhuna uygun bir şekilde tüm ülke sathını kaplamaya başladığıdır.. Ortaya koyduğunuz bu demokrasi hamlesi yüzünden hepinizi kutluyorum dediler..

 

Eğer Kars Cumhuriyeti devam etseydi şimdiki başkanı kesin Ahmet Arslan Olurdu..

 

Arslan sadece bölgemizi baz alarak değil tüm ülkeyi, hata tüm etraf coğrafyayı baz alarak önemli belirlemelerde bulundu. Arslan, Yüzyıl önce Osmanlı yıkan emperyalistler Filistinden  Afganistana coğrafyamızı ülkelerimizi parça-parça ettiler.. Ana damrlarımız olan diğer etnisite ve dinleri soykırıma uğratarak içimizden söküp atmaya çalıştılar.. Yinede durmadılar..

Şimdide kanton-kanton, bölge –bölge terör devletçikleri oluşturmak, bütün Osmanlı coğrafyasını iyice parçalamak ve soykırıma uğratmak için var güçleri ile saldırıya geçtiler. Sınırlarımızda kantocuk terör devletleri, ırak ve lübnada ise devlet yapılanmasını bitirmek için dört koldan saldırıya geçmeye başlkadılar.. Kürt-Kürt diyenler İşte Kürtler burada ve başkentleri İstanbul..

 

Dün Kars Cumhuriyetini yıkanlar, bugünde Kars Cumhuriyetinin ırk-dil-din üstü yaklaşımını esas alan Yeni Türkiye’yi yıkmak için bütün güçleri ile saldırıya geçtiler.. Ama bizim sayemizde bütün dünya uyandı, bütün dünya halkları Mezopotamya ve Anadoluya indi. Dünya halkları dünyanın başkenti İstanbul  dediler. Sayın Erdoğanın dik duruşuyla dünaynın 5’ten büyük olduğunu dünyaya ispatladığımız gibi; dünyanın ırk-dil-din, mezhepüstü yeniden bir siyasal yapılanmaya kaymasını da Anadolu ve Mezopotamya medeniyetinin serhadın cihanşumul kültürünü  ile insanlığın yeniden  şekillenmesini sağlamaya başladık.. Sizler sadece burada Serhatlıları birbiriyle buluşturmuyorsunuz yeni dünyanın nasıl olacağını, nasıl şekilleneceğinin en önemli, alt yapısını döşüyorsunuz, emperyalizmin soykırım-sömürü oyunlarının dünyayı patlatma-yok etme senaryolarını durduran enerjiyi sizler dünyaya yayıyorsunuz.. Hepinizi saygı-sevgi ile selamlıyorum.. dediler..

 

VE İMAMOĞLU BÜYÜK BİR LİDER, BÜYÜK BİR DEVRİMCİ  OLDUĞUNU İSPATLADI..

 

Milletvekili Orhan Atalay başta olmak üzere konuşmacıların tarihi bilimsel açıklarına canı gönülden katıldıklarını ifade eden İmamoğlu tam bir devrimci gibi konuştu. Mezopotamya ve Anadolu Medeniyeti, İnsanlığın üzerinde çıkış yaptığı medeniyet bizim medeniyetimizdir. Bu medeniyet İstanbulu dünyanın başkenti yapmıştır, bende bu başkentin belediye başkanıyım. Hem ülkemiz, hemde dünya bu medeniyet üzerinden yeniden şekillenecektir.. Burada siz serhatlıları cihanşumul kültürünüzle İstanbula ve ülkemize kattığınız katma değerle sadece ülkemize değil tüm dünyaya örnek, yol gösterici yapınızdan dolayı hepinizi canı gönülden tebrik ediyorum, teşekkürlerimi sunuyorum .. dediler.

 

BU BAŞARININ MİMARI KARDER BAŞKANI ORHAN ÇERKEZ ve ARDAHAN İL DERNEKLERİ OLDU..

 

Serhat bölgesinin maddi manevi kültürünün her alanda yansıtıldığı etkinliğe milyonlar katıldı. Bu başarının 2017 yıl gerçekleşen Ardahan Tanıtım Günlerini yakalaması 2017 yılında da organizasyonda yer alan, öncülük eden, Karder Federasyonu başkanı Ataşehir bld. Bşk yrd. Orhan Çerkez, Ahmet Demirbaş gibi gecesini gündüzüne katan İstanbul Anadolu Yakası Ardahan İl Dernek başkanları, Ardahan Eğitim Vakfı, iş-stk dünyamızın ortak çalışması  ve resmi işlemleri tamamlayarak izin alan kaisiad yönetimi oldu. Kars-Ardahan –Iğdırlılar ortak bir başarıya, ortak bir gurura hep birlikte imza attılar..

 

 

Tek olumsuzluk bu başarıya imza atan STK yapılanmasının özellikle sunucular tarafından gizlenmeye çalışılması, tek başına 3 kişiyi bir araya getiremeyecek bir derneğin hala algılarla parlatılmaya çalışılmasıydı.. Zaten önümüzdeki yıl 2020 de dernekler bu yönlü komedilere ve algı operasyonlarına yer vermeyecektir.. Nasıl ki fakir yılmazlı ardafed çöktüyse, bu yıl ardahanı tanıtma adına katılımcısız sahnedeki sazcı-sözcülerle açılış kurdelesini kesip rezil olduysa toplumsal alanı kullanmaya çalışan, algı peşinde koşan herkes kaçınılmaz olarak aynı sonu yaşaktır, çökecektir. Ülkemizin her alanda demokrasiye geçişinin ana teminatı olan STK yapılanmasıyla kimse oynayamayacaktır..

 

TANITIM GÜNLERİNİ KARS-ARDAHAN-IĞDIR DERNEKLERİNİN SEÇECEĞİ ORTAK KOMİSYON İCRA EDECEKTİR..

 

Yukarda vurguladığımız olumsuzlukları en iyi bilen dernek başkanlarımızdan Orhan Çerkez Doğu Medyaya yaptığı açıklamada, 2020 tanıtım günlerinde İstanbul Avrupa ve  İstanbul Anadolu Yakası Serhat STK, Federasyon, İl, İlçe tüm derneklerle birlikte bir araya gelip ortak komisyon kurarak tanıtım günlerini icra edeceklerini belirterek, bu anlamda derneklerin ve halkın rahatsız olduğu temsil krizini, hem de stk alanını kullanarak kendilerine rant-kişisel çıkar elde etme, egolarını tatmin etme  yönlü tüm anlayışları bitireceklerini ifade ettiler.. Bütün STK’larımızın katılımıyla oluşacak olan komisyon kendi icrasını seçecek. Halkın ve STK alanının görmek istediği şefaflık ve hp verbilirlilik temel kriterimiz olacaktır dediler..

 

Bu aşamanın ardından İstanbul Anadolu ve İstanbul Avrupa Yakası iki tanıtım etkinliği bütün derneklerimizin üstünde mutabık kalacağı bir konudur.  Yapılacak toplantılarda usul ve esaslar derneklerin ortak kararıyla hükme bağlanacaktır dediler..  Bir başka ifadeyle doğu medya olarak her zaman toplumsal alana taşıdığımız serhat stk yapılanması üzerinde zübükzadei İbrahimler oyunu dönemi 2020 de tarihe karışıyor..

 

 

 

Dipnot  XX-1

Kars İslam Cumhuriyeti

  

“Güneybatı Kafkas Geçici Millî Hükûmeti”, “Cenub-ı Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkate-i Milliyesi” ya da nam-ı diğer Kars İslam Cumhuriyeti.. İlk Cumhurbaşkanı Cihangirzade İbrahim bey 1 Aralık 1918’de seçildi ve 19 Nisan 1919’da İngilizler tarafından devrildi ve İbrahim bey sürgüne gönderildi.

 

Bu Cumhuriyet konferatif bir yönetim olup, başkanlıkla yönetiliyordu. Anayasası, ordusu, parası, bayrağı her şeyi vardı. İbrahim bey 60 yöresel temsilcinin katıldığı kongrede seçilmişti.

 

Kars İslam Cumhuriyeti 17-18 Ocak 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Büyük Kars Kongresi’nin sonucunda kuruldu. 12 Nisan’da İngilizlerin Kars’ı işgal etmeye başlaması ile 19 Nisan’da İbrahim beyin sürgüne gönderilmesi ile son buldu. Yani, tam da Mustafa Kemal’in Samsuna çıkmasından bir ay önce. Bu hükûmet Elviye-i Selâse’nin tamamı ile birlikte Kars Batum, Ahıska, Ahılkelek, Artvin, Ardahan, Acara, Posof, Çıldır, Göle, Oltu, Karakurt, Sarıkamış, Karapınar, Kağızman, Kulp, Iğdır, Serdarabat, Aralık, Nuraşen, Nahçıvan, Culfa ve Ordubad gibi yerleri kapsamaktaydı. Esasen daha önce buralarda çok daha önceden işgalcilerden kurtarılan topraklarda kongre/şura hükümetleri kuruluyordu. Kars İslam Cumhuriyeti, bu şura/kongre hükümetinin konfederasyonudur. Bu hükümet İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Somerset Arthur Gough-Calthorpe tarafından yıkılmıştır. Hükümetin 12 üyesini tutuklayarak önce Batum’a, sonra da Malta’ya sürdüler.

 

9 Ekim 1918’de Ahıska Hükümet-i Muvakkatası, 3 Kasım’da Aras Türk Hükümeti, 5 Kasım’da Kars İslâm Şurası kurulmuştur. 15 Kasım’da 1. Kars Kongresi, 30 Kasım’da 2. Kars Kongresi (Kars İslâm Şurası Büyük Kongresi) düzenlenmiş ve “Millî Şura Hükumeti” kurulmuştur. 17 Ocak 1919 ve 18 Ocak 1919 tarihlerinde Dr. Esat Oktay Bey başkanlığındaKars’ta toplanan kongreye 131 temsilci katıldı ve kongrede Kars Millî İslâm Şûrası’nın adı Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i Muvakkata-i Milliyesi olarak değiştirilmiştir. Başkanlığına Cihangirzade İbrahim Bey tekrar seçilmiştir. Bu geçici hükumet, 18 maddeden oluşan anayasası ve yeşil ve kırmızı zemin üzerinde bulunan ay-yıldızlı bayrağı kabul edip; 12 üyeli bir bakanlar kurulu ve halkın oyu ile seçilen 131 milletvekilli bir parlamento kurmuştur. 25 Mart 1919 tarihinde bu meclis “Cenûb-i Garbî Kafkas Hükümet-i Cumhuriyesi” adını almıştır. Cem Uzan’ın genç partisinin amblemi, bir dönem bu federasyonun üyelerinden birinin bayrağıdır. Bu hükümette Stefani Vafiades, Pavlo Camusev ve Matyev Radjinsky gibi Hristiyan kökenli milletvekilleri ve bakanlar da vardı. Bu anlamda, katılımcı, çoğulcu ve şeffaf, yurttaşların seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu bir yönetime sahipti. Sivas Kongresi’ne sonradan katılanlarla birlikte delege sayısının 41’i bulduğu söylense de farklı kaynaklarda bu rakam 31, 33, 38 olarak da verilmektedir. Erzurum Kongresi’ne katılanların sayısı ise 62’dir. Her iki kongredeki delege sayısı 100 civarında iken 2. Kars Şurası’na 131 delege katılmıştır.

 

Örgütlenme sürecine kronolojik olarak tekrar bakacak olursak I. Dünya Savaşı sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı’nın Güney Kafkasya’dan çekilmesi şart koşulmuştu.. Kars’tan ise askerlerini 2 ay sonra çekme kararı almıştı. Bu kararın sebebi halkın bölgede bir hükümet kurmasına zaman vermekti. Yani İstanbul bu bölgedeki Şura ve Cumhuriyet oluşumuna destek vermektedir. İstanbul’un endişesi Ermenistan’ın işgaline açık bir hale gelmesidir. Bunun üzerine 29 Ekim 1918 tarihinde Ahıska ve Ahılkelek çevresinde “Ahıska Hükümet-i Muvakkatası” 3 Kasım 1918 tarihinde Emir Bey Ekberzâde başkanlığında, merkezi Iğdır olmak üzere “Araş Türk Hükümeti“ ve 5 Kasım 1918’de Kepenkçi Emin Ağa ve Piroğlu Fahreddin Bey başkanlıklarında merkezi Kars olmak üzere “Kars İslâm Şûrası” kurulmuştur. 30 Kasım 1918 tarihinde Kars’ta toplanan kongrede bu üç hükümet “Kars Millî İslâm Şûrası Merkez-i Umumisi” adı altında birleşmiştir. İngilizlerin daha sonra Ermenilere devrettiği Kars, 1920 sonbaharında Kâzım Karabekir komutasındaki Türk birliklerinin bölgeyi ele geçirmesine kadar bir buçuk yıl Ermenilerin işgali altında kaldı. Şimdi sormak gerek, resmi tarih yazarları, Sivas ve Erzurum kongreleri bu kadar öne çıkartılırken, Kars İslam Cumhuriyeti’ni neden görmezden gelmişlerdir.. Mustafa Kemalin Samsun’a çıkmasından bir an önce İngilizlerin buradaki oluşuma karşı askeri bir harekat düzenlerken, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışına neden sessiz kaldıklarını anlamak çok kolay değildir..

 

Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti / Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi / Batı Trakya Geçici Hükûmeti, dahasonra Garbî Trakya Hükûmet-i Müstakilesi veya Batı Trakya Türk Cumhuriyeti31 Ağustos 1913 tarihinde Batı Trakya’da kuruldu. 3 ay yaşadı. Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti’nin milli marşını Süleyman Askeri Bey yazdı. Posta pulu ve pasaport bastı. 30.000 kişilik bir askeri güce sahipti. Osmanlı yasa ve tüzükleri aynen kabul edilerek davalara da Garbi Trakya Adliyesi bakmaya başlamıştı. Milli marşından şehidlikten ve mücahidlerden söz edilirken Selanik doğumlu bir Yahudi olan Emanuel Karasu tarafından resmi bir haber ajansı kurulmuş; Fransızca ve Türkçe olarak Müstakil-Indépendant adında bir gazete çıkarılmıştır. Bu ilk Türk Cumhuriyeti, Batı Trakya’da İttihatçılar tarafından kurulmuştu. Başkenti Gümülcine olanı bu yeni Türk devleti rejim olarak Cumhuriyeti benimsemişti.

 

Gümülcine’nin de geri alınmasıyla burada Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi adıyla Batı Trakya geçici hükümeti kuruldu. Başkanlığına da Salih Hoca getirildi. 12 Eylül 1913’te Batı Trakya Türk Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet kurdukların dünyaya ilan ettiler.

 

Bu arada; “Türkiye” adını ilk kim kullandı derseniz, onun da ilginç bir hikâyesi var.. “Türkiye” adını Osmanlı’da ilk kullanan da yine İttihatçılar ve İngilizler. Hem de yıllar öncesinden.

 

Türkiye Milli Bankası, İttihat Terakki tarafından İngilizlerle birlikte 1908 darbesinden 1 yıl sonra 1909’da kuruldu. Milli ticaret, sanayi, madencilik, kamu hizmetleri ve yatırımları teşvik edeceklerdi. O dönemde bilinen tüm bankacılık enstrümanlarını kullanmaları hedefleniyordu. Bankanın sermayesi 1.100.000 lira idi. Sermayesi 3.300.00 TL’ye kadar artırılabilecekti. 12 veya 16 kişilik yönetim kurulu üyelerinin en az 3’ü Osmanlı teb’asından olacaktı. Bankanın ilk yönetim kurulu üyeleri şu isimlerden oluşuyordu: Sir Henry Babington Simith, F.E. Whittall, Hugo Baring, Henry Birghenough, K.S. Gülbenkyan, Sir Adam Black, N.Meyer, Gazeteci Cahid, Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Reşit Sadi bey, Nail bey. Bu yönetim kurulunun 6 üyesi Londra’da ikamet ediyordu ve bu grup çoğunluğu oluşturuyordu. Yani “Türkiye” isimli bu banka aslında İngiltere’den yönetiliyordu. “Türkiye” ismi, Türkiye devletinden 11 yıl önceden İngilizler tarafından kullanılıyordu. 1912’de Irak petrol yataklarını işletmek üzere, Royal Dutch Shell’in % 25, Almanların % 25, Türkiye Milli Bankası’nın % 35 ve Kalust Sarkis Gülbenkyan’ın da % 15’ine sahip olacağı Turkish Petroleum Company (T.P.C.) kurulmuştur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer STK-Dernek haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya