ISLAMIN GERÇEK 5 ŞARTINI YOK ETTİLER..

ISLAMIN GERÇEK 5 ŞARTINI YOK ETTİLER..

İslamın ilk şart adalettir.ikincisi emanettir.Üçüncüsü ehliyet, dördüncüsü maslahat,beşincisi ise meşverettir.
Bu haber 2019-07-20 11:17:34 eklenmiş ve 1058 kez görüntülenmiştir.

ISLAMIN GERÇEK 5 ŞARTINI YOK ETTİLER..

 

İslamın

ilk şart adalettir.

İkincisi emanettir.

Üçüncüsü ehliyet,

dördüncüsü maslahat,

beşincisi ise meşverettir.

 

Islam’ın Beş Şartı Ya da Hz. Hüseyin Neden Şehit Oldu? Miladi 680 yılının 10 Ekim günü Kerbela’da büyük bir katliam gerçekleşti. Katliam, İslam toplumunu derinden sarstı. Zira İslam peygamberi Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve yanındaki 72 yakını, Emevi Arap İslam Devleti’nin halifesi Yezit’in ordusu tarafından Kerbela’da hunharca katledildiğinde İslam’ın doğuşunun henüz 70. yılı idi. Bir din düşünün ki, doğuşunun üzerinden henüz 70 yıl gibi kısa bir süre geçmişken o dinin peygamberinin çok sevdiği torunu, yine o pegambere iman ettiğini söyleyenler tarafından acımasızca katledilsin. İşte İslam, böyle bir facianın dinidir. İslam, Kerbela çölüne Hz. Hüseyin’le birlikte gömülen mazlum ve mahzun bir dindir.

 

Gerçek şu ki Kerbela’da katledilen Hz. Hüseyin’in bedeni değildi. Onda simgeleşen İslam’ın ta kendisiydi. İslam, o gün orada aslında 73 kez katledildi. 73 şehidin biri Hüseyin’di, diğerleri ise onun en yakını olan kardeşleri, çocukları, kuzenleri ve yol arkadaşlarıydı. Her birinin şahsında İslam bir defa daha katledilmiş oldu. Peki neydi İslam? Neden katledildi? Emeviler Kerbela şehitlerinin şahsında İslam’ı katletmeyi neden çok istediler? Oysa onlar da İslam’a iman ettiklerini iddia ediyorlardı. Ne var ki onlar tarihe İslam peygamberi Hz. Muhammed’in en yakınlarını katledenler olarak geçse de bizce onlar doğrudan doğruya dinin kendisini öldürdüler. Bunu anlayabilmek için İslam’ın, üzerine kurulu olduğu beş ilkeyi iyi bilmek gerek. Evet; İslam beş ilke üzerine kurulmuştur. Biz buna İslam’ın beş şartı diyoruz.

 

Apaçık Kur’an ayetleriyle sabittir ki İslamın Şartları:

ilk şart adalettir.

İkincisi emanettir.

Üçüncüsü ehliyet,

dördüncüsü maslahat,

beşincisi ise meşverettir.

 

Ne oldu? Şaşırdınız mı? Yoksa siz namaz, oruç, hac gibi ritüellerden mi bahsedeceğimi sanmıştınız? Hayır, hayır! Onlar İslam’ın şartı değildir. Şart öyle birşeydir ki o olmazsa onun temsil ettiği sistem de olmaz. Adalet olmadan İslam olur mu? Emanete sadakat olmadan İslam olur mu? İşi ehline vermeden yani ehliyet olmadan İslam olur mu? Bir şahsın yahut bir grubun değil halkın yararını esas almadan yani maslahat olmadan İslam olur mu? Danışma, fikir alışverişi, düşünce özgürlüğü ve şurayı ikame etmeden yani meşveret olmadan İslam olur mu? Dediler ki bunlar olmadan da İslam olur. Yeter ki namaz kıl ama Muaviye’nin, Yezid’in adaletsizliğine itiraz etme! Yeter ki oruç tut ama açın, yoksulun halini sorma! Devlet erkanının lüks ve şatafat içinde yaşamasını dert etme! Yeter ki hacca git ve Kabe’yi tavaf et ama farklı düşünüyor, farklı inanıyor diye zalim iktidarlar tarafından hapse atılıp şehit edilen İmamı Azam Ebu Hanife’leri, çöle sürgün edilip ölüme terkedilen Ebu Zer Gıfari’leri, kılıçla boynu kesilen Hucr bin Adiyy’leri sakın gündeme getirip de fitne çıkarma!

 

Evet; böyle dediler. Allah’tan başkasına kul olmamayı ve gerekirse zalim sultana karşı kıyam etmeyi öğreten mukaddes namaz ibadetini yozlaştırıp onu neredeyse iktidar sahiplerine itaat etme ritüeline dönüştürdüler. Aynı tahribatı oruçta, hacda da gerçekleştirdiler. Allah, ihtiyaçtan fazla olanı yoksullara verin dediği halde zekatı kırkta bire indirdiler. İnfakı unutturdular. Saraylar yaptılar. Servetlerine servet kattılar. Ezdiler, sömürdüler, yoksulun ve geniş halk yığınlarının iliğini emdiler. Kendileri sözde dünya nimetlerinden alabildiğince yararlandılar da yoksul müminler içinse sadece öbür dünyada cennet hayalini bıraktılar. Hesap vermediler. Hesabı ahirete havale ettiler. Sonuçta Muhammedî İslam’ı yerle yeksan edip yeni bir din ürettiler. Ürettikleri din, aslında İslam öncesi şirk dininin İslam maskesi giydirilmiş halinden ibaretti. (Prof A. Toroman)

 

İNSANLIKLARI DA, MÜSLÜMANLIKLARI DA SAHTEKARLIKTAN İBARET..

 

Doğu Medya olarak vahşi kapitalizmi, siyonoist soykırımcılığı, kapitalist derin işgali, tahrif edilmiş din anlayışlarını, din alanında küresel soykırımcı firma ve aileler eliyle nasıl tahrif edildiğini, Osmanlının ardından dünyada adalet ve insanlığın bittiğini sıklıkla işlerken etki ajanları,  kripto ajan ve ihanetçiler, halkların, halkın çürümesi, soykırımı  ve düşürülmesinden nemalanlar  30 yıldan fazladır bizlere nefes aldırmıyorlar. Geçmişte yüzlerce yıllık cezalarla bizleri  kuşatan sistem günümüzde kripto ajanlarla aynı işlevini fazlasıyla yerine getirmekte, bırakın ülkemizi bütün dünyayı bize hapishaneye çevirmiş bulunmaktadırlar..

 

Sistem dolaylı-direkt yollardan ekonomik ambargo, hak-hukuk ihlali ile yokluğu-yoksulluğu damla –damla bitirme ve yok etmeyi dayatırken, kriptolar, etki ajanları ise hakkımızda halkı, kamuoyunu  yanıltmak için hertür yalan dolan, gizli açık timler kurup  düşmemiz ve düşürülmemiz için ştanın aklına gelmeyen binbir oyunla saldırırlarken..  bizler insani ve İslami ahlakımızdan bir gram taviz vermeyerek dünyada eşi olmayan değerli bilgileri sadece ülkemize değil bütün dünyaya taşıyoruz. Bundan dolayı doğu medya dünya genelinde en çok siber saldırıya maruz kalmakta, bir çok arama motorunda gözükmemekte sürekli hacker saldırılarına maruz kalmaktadır.  Ülkemizde bu saldırıları def edecek ne bir devlet, ne siyaset, nede stk alanı mevcut değildir.. Ülkemiz her alanda derinden işgal edilmiş bir sömürgeye çevrilmiştir.. Siyonist-soykırımcı sermaye ve firmalar topla oynar gibi yüzyıllardır Ortadoğu halklarının tümüyle oynamaktadırlar..

 

 TR’de 30 yıldan fazladır bütün insani, vatandaşlık haklarımız ihlal edildiği, gasp edildiği  gibi, haklarımızı koruyacak, arayacak  ne bir hukuk sistemi, ne bir siyasi parti, nede bir tek sivil toplum örgütü çıkmamıştır. sistem siyonist derin işgalle önce halka doğru bilgi taşıyan aydınları , hırsız namussuz olmayan dürüst sermaye,  asker, güvenlik, firma aile sermaye ne varsa hepsini çeşitli yöntemlerle yok etmeye, düşürmeye çalışıyor. Afrikada Asyada.. kıtalarda maden petrol çıkan saha üstündeki nüfusu kırıp üstüne üretim tesisi kurarken.. Bir başka yeri düşürmek için eğlenceyi, düşkünlüğü, hırsızlık namussuzluğu had safhaya çıkararak oradaki halkı önce tatananka dansına çekiyor, tüketim ve eğlence kölesine çevirdikten sonra da işini bitiriyor..

 

TR ve Ortadoğu coğrafyasında  halkların dataları yüzyıllar boyunca çalınarak toplanarak siyonist kapitalin kasalarında toplandığından derin işgal o kadar boyutlanmıştır ki savaş, cinayet, pusularda yok edemediklerini, yiyecek –içecek genom biyolojik kimyasal saldırıların yanı sıra hangi ailenin soyunun kurutulacağı, hangisinin düşürüleceği hatta hangisinin kız vb. çocuk olmaması soyunun kurutulması, hangisinin onarılmaz hastalıklarla, mikroplarla düşürüleceği.. gibi şeytanın bile aklına gelmeyen yol ve yöntemlerle Ortadoğuda Kürtler, Türkler, Farslar, Araplar  başta olmak üzere halklar şeytanın bile aklına gelmeyen yok edilme ve düşürülme çemberleriyle kuşatılmışlardır..

 

 Bizler bu soykırım çemberlerini, ölümcül kuşatılma çemberlerini halklara ve dünyaya taşırken Kürtçüsünden Türkçüsüne ne kadar etki ajanı kripto, cahil-yoz kafatasçı-ırkçı  varsa devlet aygıtından siyasete, buradan stk alanına, iş dünyasına aleyhimize kullanmak için her yol ve yöntemi denemektedirler. Bu ölümcül kuşatma nedeniyle vatandaşlık haklarımız  gasp edilmektedir. İş yapmamız, işimizi geliştirmemiz bırakın siyonist kuşatma bizi açlık-yoksulluk,i hastalık çemberleriyle imha, yaşamı ise işkenceye çevirmeye çalışmaktadır. Bütün bu p,sliklere karşı savaştığını iddia eden sişyasetr erbabı ise bu konuda başı çekmektedir. Bırakın iş  geliştirmeyi, Laz, kürt, türk, arap, acem, ermeni, rum, yahudi..  yani halk ve vatandaş olmasa bu siyonist sistem bizim gibi halka ve dünyaya tarafsız doğru bilgi taşıyan insanları aynen büyük şair M. Akifr’in oğlunu Siyonistler nasıl kuşatıp açlıktan hemde çöp vidonunda cesedi bulunurken.. TR’de Siyonizm hala benzer oyunlarla, kripto ajanlarıyla bizleri vurmaya çalışmaktadır.. Siyonist kuşatma şeytanın aklına gelmeyen yöntemlerle bizleri sararak yoksulluk ve çürüme çemberine alarak bitirmeye çalışmaktadırlar.. Kürtçü –solcu kriptolar ak parti artılarını yazdığımızda bizi kürt düşmanı, ak partideki kriptolar ise bu ırkçı ve siyist sistemi yazdığımızda direkt terörist muamele ve oyunlarıyla bizleri kuşatmaktadırlar.. Bir başka ifadeyle vatandaşı düşürmede dinli-dinsiz, sağcı-solcu kripto ırkçı ajan yapılanma perde önünde düşman, rakip görüntüsü çizerken, perde arkasında bir  olarak vatandaşı düşürmek için küresel –lokal efendilerine her tür hizmeti en iyi şekilde sunmaktadırlar.. Halkı vatandaşı ise cehaletten dolayı sonuna kadar kullanmaktadırlar..

 

 Bir başka ifadeyle yüzyıldır çeşitli yöntemlerle vatandaş ve halka soykırım dayatan diktatör-totemci  tc yapılanması hala siyonist derin işgalin pençeleri altında ve hala vatandaş imha edilmekte düşürülmektedir.. sadece bu düşürmede yol ve yöntemler değişmiş bulunmaktadır.. Vatandaş kafasındaki zincirleri kırarak, öteki kavramını bitirerek etki, kripto .. hertür ajan yapılanmayı çözerek ekarte etmedikçe, ulus devlet faşizmini çözmedikçe de  çeşitli yol ve yöntemlerle daha da düşürülmektedir.. İstisnalar dışında derin işgalin kontrolunde olan siyaset, basın, stk alanı bu gerçekleri halka taşıma ve halkı örgütlemeden çok uzaktadır..  TR’de sistem kurulduğundan beri derin ihanetçi şebekelerin işgali altındadır.. Ülkemizin en büyük sorunu bu derin işgal olduğu halde bu alanda ne siyaset, ne üniversiteler, ne basın nede stklar halkı bilinçlendirme ve örgütlemeye gitmezler çünkü tepeden işgal edilip halkı kandırma ve düşürme aracına dönüştürülmektedirler..

 

 Sadece ülkemizde değil, Ortadoğu genelinde sistem ve siyaset sahtekarlık, yalan, dolan, siyonist kapitale hizmet, yolsuzluk, yoksulluk, kısa-uzun vadede vatandaşı bitirmek, uzun vadede ise halkları soykırım oyunlarıyla köleleştirmek bitirmek üzere kurgulanmıştır..

 

 Bu gerçekten ülkemize baktığımızda ülkemiz Ortadoğu coğrafyasında demokrasi kültürü bakımından kötülerin içinde en iyisidir diyebiliririz. Yüzyıldır sahte bir kurtuluş ve kurtarmayla tc rejmi bir diktatörlük olarak hala halkı harcayan bir rejim karekterini bütün derinliği ile sürdürürken vatandaşın bilinç düzeyinin artmasıyla bu sistem darbe almaya başladı..

 

 Günümüze kadar bütün ülkeyi kapsayacak, bütün vatandaşı kapsayacak ırk-dil-din üstü sivil bir anaysa yapılmamıştır. Aksine vatandaş sağ-sol, din, ırk, mezhep üzerinden atomuna kadar parçalanarak soykırıma tabi tutulmuştur. Siyaset chp, mhp, hdp  vb. örneklerde görüldüğü gibi vatandaşı totemcilik, ırkçılık, solculuk-sağcılık dincilik  üzerinden dizayn etmeye, hdp de iyice dhpileleşerek diyarbakırda görüldüğü gibi açıkça din alanına saldırya geçmeye başladı.  Ak parti ise bazı olumlu adımların dışında 20 yıla yaklaşan iktidarında hala sivil, çağa uygun kapsayıcı bir anayasa yapamadığı gibi, demokratik kontrol mekanizmaları da oturmadığından  yoksulluk, yolsuzluk, hırsızlık iddiaları yeri göğü sarmaktadır.. sistemdeki hastalıklar devletin daha da kuşatılmasını vatandaşın düşürülmesini tetiklemektedir..

 

 Ak Partiden önce darbe ve krizlerle Türkiye bir gecede milyarlarca dolar soygunla soyulup soğana, ekonomik kriz ve darbelerle bir gecede yüz milyarlarca dolar yerli yabancı ihanet şebekeleri ile iç edilip vatandaş bitirilirken, ırk-ırkçılıkla kültürel soykırıma, darbe ekonomik krizlerle de ekonomik soykırıma uğratılıyordu.. Bir başka ifadeyle ak parti büyük soygun ve darbelere darbe vurdu. Ama ak partiye sızan kripto yapılanma hırsızlık, yolsuzluk ve çeteleşmeyle sistemi çaktırmadan eski  yapısına kaydırmaya başladılar..

 

 Ak Parti den önce 80’lardan itibaren bu ülkeye giren kara para ile kişiliği oturmamış binlerce aç kara ve haram para ile kuş gibi avlandılar. Bu avlama ak parti iktidarında tavan yaptı. Siyonist kapitalin çuval –çuval para yığdığı bu kişiliği oturmamış guruhlarla, halkın vergilerini çalmada iç etmede uzmanlaşan çeteler  günümüz Türkiyesinin düşürülmesinde baş rolu çekmeye, baş rolü oynamyaya başladılar.. Ne bir stk, ne bir siyasi parti, nede vatandaşlar örgütlenip  çıkıp on yıl önce aç be ilaç olan, bir anda kısa bir zamanda korkunç servetlere kavuşan.. bu türedi zenginlerin nasıl ortaya çıktığını sorgulamadı, nerden buldunuz diye sormadılar.. Bu sorgulamama ve demokratik kontrol mekanizmalarının oturmaması,  olmayışı neticesinde.. iç dış ihanet şebekeleri kişiliği oturmamış koltuk kapan, yerelde, kamuda, siyaseten bir yerlere gelen binlerce insan müsveddesini kuş gibi avladılar.. bunlarla birlikte ülkeyi içerden derinden işgal ettiler.. Küresel firmalar ülkemizde bor borakstan stratejik tüm madenleri çıkarmadan.. Cargill vb küresel firmalar gdolu ürünleriyle, terör devleti israilden gelen mahiyeti bilinmeyen tohumlar, mallar ülkemizi baştan başa sarmaya başladılar..

 

 Gerek demokratik sivil bir anayasa, gerekse içerden ülkemizin yer altı-üstü kaynaklarının işgali, gerekse küresel firmaların tohum, genom, gdo, ilaç..  saldırıları bütün ülke sathına yayılmışken.. iktidarı ve Muhalefeti ile siyaset hala vatandaşı dizayn etme peşinde.. muhalefet Siyonist kapitali profesyonelce yayma, sisi-netabahu gibi katilleri kutsama ve meşrulaştırma.. iktidar ise demokratik kontrol mekanizmalarını ve sivil bir anayasayı hayata geçirmeyerek bir taraftan vatandaşı ürütmekte, diğer yandan  hırsız arsız üretmekte, demokratik kontrol mekanizmaları oturmadığından  hırsız-namussuzlarla   baş edememektedir.. 

 

 DEVLETLER –ÖRGÜTLER HALKLARI KAZ-KUŞ, KYRBANLIK KOYUN GİBİ HARCİYORLAR..

 

Ortadoğuda legal-ilegal devlet, öüt-siyaset yapılanmaları yuüzyıldır halkları kaz-kuş kurbanlık koyun gibi harcıyorlar ve halkın cehaletinden herkesim kutsal yalanlar üreterek halkı kötü harcamaktadırlar..

 

Neden bir Fransız, İngiliz, abd, terörist israiln bir tek diplomatına birileri suikast yapamıyor, neden bu ülkelerin  cocukları bir mayına basıp ölmüyorlar, yada neden bu ülkelerin vatandaşları, askerleri, güvenlik elemanları pusularda, dağlarda ovalarda telef olmuyorlar. ingilterden fransaya, almanyaya  terör lejyonlarının sızdığını ve eylem yaptığını düşünün bir anda tüm Avrupa savaşa girişir.. Sırf bu gerçekten dolayı TR’nin bugüne kadar ırak ve suriyeyi işgal etmesi oraslardaki rejleri yerle bitr etmesi gerekirdi.. Bütün alanı kontrol etmesi gerekirdi. Siyonist İsrail golanın filistinin işgalinden doğu akdenize bizleri kuşatırken.. trnin kendini korumada terörü bitirmede en doğal hakkı olmasına rağmen bu hakkını bile uriye –ırak halkı gel bizi kurtar denesine rağmen kullanmayı becermeyen Afrin örneğinde de görüldüğü gibi hala ırkçı genlerden kurtulmayan, asimilasyonla kazandığı askeri zaferleri heba eden bir savaşın en önemli ayağı olan siyasi-kültürel ayağı bilmeyen, yada kasten yok eden  geri bir yapılanma var.  Ve neden ülkemizde ve etraf coğrafyada insanlar kaz-kuş gibi harcanırken.. her kesim kendine göre kutsallıklarla ölümü ve yok edilmeyi kutsamaktadır.. Ve işin en ilginç yanı yılda yüzlerce çocuğun katl edildiği ülkemizde ve coğrafyamızda istisnalar dışında terörü bile kınamayan, sisi, netayahu. Esed gibi soykırımcı diktatör ve katillere diktatör diyemeyen  kripto ve düşürülmüş bir siyaset, bir muhalefet  ülkemizi sarmış bulunmaktadır.. Ve neden hala ırk-dil,din üstü sivil bir anayasa yapamıyoruz.. Neden hala ülkemizde koyu diktatörlük örneği olan değiştirilemez dokunulamaz maddeler yer almaktadır.. Neden Siyonistler ve ajanlar bizi kuşatırken bu ülkenin istihbaratı güvenliği kanunları bizleri koruyamıyor..

 

 Bütün bu örneklere baktığımızda Siyonist kapital siyaset alanı başta olmak üzere bütün Ortadoğu coğrafyasını derinden işgal etmiştir. Arabından kürdüne, rum-ermeniden türke, farsa Ortadoğu halklarını terör lejyonlarıyla, terör ve soykırım üreten devletletler eliyle kaz-kuş gibi halklar kırılmaktadırlar.. Ve bu soykırımları da kutsal söylemler ve eylemlerle bütün Ortadoğuda halkların kaderi haline getirmiş bulunmaktadırlar..Devletler bu ölüm uykusundan uyanmasalar halkların tümü bir gün mutlaka harekete gececeklerdir..

 

Özetle gecekonduda doğmuş molla fetö darbesi ile iranı işgal, aç bir molla yüz milyarları bulan servetlerin sahibi oluyor, TR’de Osmanlının çalınan altınlarıyla iş guruhu oluşuyor, dışarıdan getirilen kripto siyonizme hizmet eden nüfusun önü sonuna kadar açılarak bu ülkenin asli unusurları vatandaşı binbir oyunla düşürülmekte. bir gecede servetlere kavuşan binlerce aç bir anda türedi zenginler olarak oltaya takılan balıklar gibi derin işgale hizmet ettirilen türedi köle zenginler ortaya çıkmaktadır..

 

Osmanlı yıkılırken 40-50 milyon kürt cehalet ve geri yapılarından dolayı birlik sağlayamadılar. Iraktaki başka bir kafa, irandaki başka trdeki başka bir kafa asla bütünü görmediler. İngiliz sergerdeler bu gerilikten istifade ederek Kürtleri ve kürdistanı devletler ve terör lejyonlarıyla adeta tarihten sildiler. Vhalbuki Yavuz Sultan Selim bu tehlikeyi 1500 lerde Kürtlere göstermiş bir aşiret altında toparlanmalrını istemişti.. (Heşt- Behişt) Bu durum günümüzdede sürmektedir. İngiliz emperyalizmi bu gericiliği kullanarak Fistinden Rusya kürdistanına kürdistanı  atomuna kadar parçaladı. Irak Kürdistanında yılık gsmh yılda 15 milyar dolar, nüfus 4 milyon .. ve buna rağmen açlık, yoksulluk, hırsızlık, soygun had safhada. Yatırım yapmak isteyen namuslu tüm iş dünyasını kaçırttılar.  cia-mossad ajanları cirit atarken.. Kürt kurumlarını işgal ederlerken.. Oradaki  koltuk sahiplerinin villalarına haritalarla ancak girmek mümkün,, Biraz yukarı afhganistana çıktığımızda zina bahnesiyle kadın taşla rejm edilirken, din adına ortaya çıkarılan siyonist kapitalin terör lejyonları Taliban vb adlarla Afgan halkını soykırıma uğratırken.. pağan kültürün sarmaladığı din olgusu din olmaktan çıkmakta, parayla satılan yoksul halk çocukları erkeli-kızlı büyük tarikat ağalarının, dini liderlerin ağaların.. metres ve seks kölelerine çevrilmekte..  Reşit olmamış erkek-kız çocuklarına tecavüz eden zihniyet din alanını kullanarak sahipsiz bir kadını, insanı rejm edebilmekte. biraz aşagıya kral salmona –diktatör sisi coğrafyasına geldiğimizde milyar dolarlı şeyh milyar dolarlık avm vb. yerlerde baştan başa elinde tesbih fe sübhanellah çekerken ne mübarek adam diye profil çizerken.. 

 

Yoksul arap arap kadının kıçına değdi, yada kadın yan baktı  diye kellesi giderken büyük şeyh malikanede en güzel arap kızlarını envai çeşit yiyecek içeceğin yer aldığı altın kaplama masada rakasu minel dans ettirmekte, korumalarını mosad-cia, hizmetkarları da artık asyanın, afrikanın  yoksul halklarından teşekkül etmektedir..  Böyle Siyonist kapital tarafından derinden işgal edilmiş bir coğrafya, böylesine yoz-yobaz bir din anlayışı, kişiliği ve eğitimi oturmamış, ahlaktan yoksun  insan yığınları ile buluşunca .. Yüzyıllardır Ortadoğu coğrafyası insanı öğüten bir cehenneme dönüşmektedir. Din-maneviyat alanı ise  ahlak ve vijdandan, insani erdemlerden yoksun  eğitim sistemleri yüzünden, insanı düşürmede en büyük silahlardan birine dönüşmüş bulunmaktadır. Siyonist kapitalizm-terörizm çocuk –yaşlı demeden soykırım, din ise din olmaktan çıkarılmış egemenlere sömürgecilere hizmet eden bir araca dönüştürülmüştür.. Hani biri bisikleti çalıp camiye gidiyor, namaz kılarken çaldığı bisiklet çalınıyor. Ve şikayete giderken hırsız olduğu ortya çıkınca yav camide bisiklet çalınırmı diye hayıflanıyor.. Yani mevcut sistemler ve eğitim sistemleri bol-bol ucube bir insan tipi üreterek her şeyi bitirmektedir..

 

 Tabiki halkların ülkelerin % 80nı % 90 nı dürüst namuslu insanlardan halklardan oluşmaktadır. Tabiki siyaset alanında da ezici çoğunluk dürüst mamuslu insanlardır. Ama sistemlerin yüzyıllardır insanların beynine, kişiliğine ve özgür iradelerine saldırmaları sonucu Ortadoğulu halklar dünya halkları % 1-5 arası  bir guruh ve bu guruha uşaklık eden sergerdelerle  hem esir alınmışlardır: hemde her alanda soykırıma uğratılmaktadırlar.. Norve4ç, İsveç, Luxemburg  vb. gelişmiş refah düzeyi yüksek ülkelere bakıldığında din faktörü değil, ahlaklı ve erdemli insanların, istisnalar dışında hırsız ve namussuzların olmadığı, özgür iradenin ve özgür düşüncenin, bilimin esas alındığı din alanında ise dinlerini en özgür yasayan  insan öne çıkmaktadır.. Gelişmiş insan uzayın derinliklerine araştırma gemileri çıkarırken.. Ortadoğu toplumlarında ise yerelden kamuya nasıl daha iyi soyarım, nasıl felekten bir gün geçiririm havasında milyonlarca gerzek hem kendilerini hemde ülkelerini çürütmektedirler..

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer DİN KÖŞESİ haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya