KÜRDİSTANDA İNSANİ KÜLTÜR YERİNE BARBARLIK KÜLTÜRÜ YAYILIYOR..

KÜRDİSTANDA İNSANİ KÜLTÜR YERİNE BARBARLIK KÜLTÜRÜ YAYILIYOR..

Kürdistanda islami-insani kültür cihanşumul kapsayıcı kürt kültürü büyük bir yara almaya başladı. İnsani kültürün yerini siyonizmin alana döşediği barbarlık ve soykırım kültürü yayılıyor..
Bu haber 2019-04-03 06:44:47 eklenmiş ve 339 kez görüntülenmiştir.
KÜRDİSTANDA İNSANİ KÜLTÜR YERİNE BARBARLIK KÜLTÜRÜ YAYILIYOR..
 
 
Kürdistanda islami-insani kültür cihanşumul kapsayıcı kürt kültürü büyük bir yara almaya başladı. İnsani kültürün yerini siyonizmin alana döşediği barbarlık ve soykırım kültürü yayılıyor.. Bu kör nokta kavranamazsa kürtlerin manevi soykırımı ardından maddi soykırımına dönüşecektir..Kürdistan insanlığın doğduğu beşiktir. Bu özelliği yok edilmeye çalışılıyor..
 
 
Küresel soykırımcı –köleci firmaların devletleri olan abd- ab-israil gibi Batılı devletlerin 2000’li yıllardan beri Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasına döşedikleri dinli-dinsiz terör örgütleri Kürt-Türk-Arap halklarına soykırım koşullarını dayatırken, son bir yüzyıldır Çinden Afrikaya mazlum halk ve milletlerin yön ve yüzlerini döndükleri, nefes aldıkları ülke Türkiye olmaya başladı..
 
Mezopotamya-Ortadoğu yada Kürdistan coğrafyası tarih boyunca barbar kavimlerin, yada değişik nedenlerden göç eden kavimlerin Malakanlar, Poşalar,, Parsekler, Türkmenler, Ermeniler, Rumlar.. gelip barındıkları kısacası bütün dünya insanlığının ana-baba ocağı bir coğrafya olmuştur.. Bir başka ifadeyle Dğudan-Batıdan-Güneyden –Kuzeyden gelen insan topluluklarının, kavimlerinin insanlık tarihi boyunca ortak anavatanı görevini görmüştür.
 
Osmanlının yıkımının ardından siyonizm bu coğrafyanın bu özelliğini yok etmek açık-gizli işgalini gerçekleştirmek için şeytanın aklına gelmeyen oyun ve kumpaslarla Mezopotamyaya, Kürdistana saldırıya geçmiştir.. Burada en güzel gelişme Türkiye’nin tarihi miras ve misyonua sahip çıkarak bu coğrafyanın bu kadim özelliği ile oynamyı durdurması gerçeğidir.
 
Son bir yüzyıldır küresel soykırımcı-köleci firmaların insanlığa dayattığı soykırım koşulları nedeniyle Çinden Afrikaya Mazlum millet ve halkların nefes aldığı yüzünü çevirdikleri coğrafya yine bu coğrafya olmaktadır..
 
Barbarlıkları absorbe eden mazluma sahip çıkan bu üstün kültür günümüzde giderek bitmekte barbar soykırımcı güçlerin hastalıkları Türkiye dışında bütün bölgeyi kanser gibi sarmaya başlamış.. Bunun en son örneği iş-itin yenilgisinin ardından Irak ve Suriye kürdistanındaki çocuklar..
İslami-İnsani Kültür, Kürt Kültyürü bu çocuklara evlat edinme yolu başta olmak üzere sahiplenilmesini gerektirmektedir..
 
 
İŞ-İT’Lİ AİLELERDEN GERİYE KALAN ÇOCUKLAR HAPİSHANELERDE..
İnsanlık tarihi boyunca bu coğrafyada insanlık hiçbir zaman bu kadar küçülmemişti.. Kendilerine Müslümanın diyen Iraklılar Suriyeliler (Kürtler-Araplar, Türkler küçüldükçe küçülmüş adeta insanlıktan çıkmışlar.. Küçücük çocuklar hapishanelerde. Bu durumun ne islamla, ne insanlıkla, nede ırkçılığın asla sirayet edemeyeceği üstün kürt kültürüyle yakından –uzaktan ilgi-alakası yoktur.. Hele hele ırak –suriyede ki yönetimler gerçekten kürtse, kürtlerden oluşuyorsa o çocukları alıp Kürt kökenli ailelere dağıtarak çocukları gibi bakmaları büyütmeleri gerekmektedir..
 
Kürt kültürü son bir yüzyıldır küresel soykırımcıların ajan ve kripto kanı bozukların kürdistana sızmaları yayılmalrı neticesinde barbar ve ırkçı hezeyanları nedeniyle büyük bir yara almış bulunmaktadır. Kürtler zulme uğrayan bu çocukları ve diğerlerini derhal sahiplenmelidirler. Kürtler kapsayıcı kültürel özlerine dönmelidirler. Bu ölümcül nokta görülmese bu Kürtlerin Mezopotamyada bitirilişi olacaktır..
 
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi
Kurd sanatçı dilan salih odül alan noel çiziminden bir kjare
 
 konu ile ilgili haber:
Anne babası IŞİD’li olan 1100 çocuk hapishanelerde tutuluyor
 
Ahmed Salih-Zaho -Doğu Medya
 
IŞİD, Irak ve Suriye’de yenilgiye uğratıldı ancak IŞİD’den geriye kalan, kamp ve hapisanelerde tutulan kadın ve çocukların akıbeti belirsizliğini koruyor. Farklı ülke vatandaşı olan kadın ve çocukların iade konusu hukuki ve toplumsal yönden krize neden olmuş durumda.
 
“Irak hapishanelerinde tutulan bin 100 çocuk vatandaşı olduğu ülkeye mi iade edilecek ya da annelerine kesilen cezayı mı paylaşacaklar?” sorusu gündemdeki yerini koruyor.
 
Irak eski Başbakanı Haydar Abadi, Aralık 2017’de IŞİD’in Irak’tan tamamen yenildiğini ülke topraklarının radikal güçlerden temizlendiğini duyurmuştu. 23 Şubat 2019’da YPG’nin de aralarında bulunduğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) IŞİD’i kıstırdıkları Bağoz beldesinde yenmeyi başardı.
 
IŞİD Irak ve Suriye’de yenilgiye uğratıldı ancak ardından bıraktığı izler hala tazeliğini koruyor. Dünyanın dört bir yanından örgüte katılmak üzere gelen yabancı kadın ve erkeklerin birçoğu çatışmalar sırasında öldü, kalanlar ise ya Suriye ya da Irak’taki hapishanelerde tutuluyor.
 
2 yaşındaki Ubeyde 1.5 yıldır hapisanede
 
Reuters’in haberine göre yaklaşık bin 100 “masum” çocuk IŞİD mensubu anneleri ile Irak’taki cezaevlerinde bulunuyor.
 
Musul Operasyonu sırasında dünyaya gelen 2 yaşındaki Ubeyde de bunlardan biri ve Ubeyde son bir buçuk yıldır annesiyle birlikte hapishanede yaşıyor. O binlerce IŞİD’linin çocuğu gibi Irak’ın başkenti Bağdat’taki cezaevlerinden birinde kalıyor.
 
Ubeyde’nin annesi Leyla Gazevay diğer yabancı IŞİD mensubu kadınlar gibi müebbet hapis cezası almış ve onların hapisten çıkması şu an için imkânsız görünüyor.
 
Ülkede kalmalarına sıcak bakılmıyor
 
Ebeveynlerin cezasını çeken çocuklar hapishanede zor şartlar içinde hayata tutunmaya çalışıyor. Yabancı temsilcilikler ve insan hakları gözlemcilerinden alınan bilgilere göre olumsuz hapishane koşullardan dolayı şu ana kadar 7 çocuk ve 3 kadın hayatını kaybetti.
 
Çeçen uyruklu Leyla Gazevay 17 yaşındayken Fransa’ya göç ettikten sonra 2015 yılında eşini ve üç çocuğunu bırakarak IŞİD’e katılmak üzere Suriye’ye gidiyor. Birkaç ay sonra Gazevay kendisi gibi Çeçen olan bir IŞİD mensubu ile evleniyor. Gazevay, Irak’taki IŞİD’le mücadele operasyonu sırasında yakalanarak hapishaneye gönderiliyor.
 
Gazevay yakalandığında emniyet güçlerine Fransa’ya geri dönmesi için serbest bırakılmasını talep etmiş ancak yüzlerce IŞİD mensubu kadın gibi ne geldiği ülkeye geri dönmesine izin veriliyor ne de Irak’ta kalmasına sıcak bakılıyor.
 
Ubeyde gibi yakınlarının cezasını çeken yüzlerce çocuk Irak’taki mahkemelerce yargılandı. Rasafa İnfaz ve Ceza Mahkemesi Yargı Kurulu Sözcüsü, Reuters’a verdiği demeçte 77i kız çocuğu olmak üzere toplam 185 çocuğun çıkarıldıkları mahkemede ceza aldıklarını söyledi.
 
Hukuk uzmanları IŞİD mensubu çocukların Irak Ceza Kanunu’na göre 3 madde kapsamında yargılanacaklarına işaret ediyor. Uzmanlar, Irak’a kaçak yollarla girişin suç sayıldığını bu nedenle 1 yıla kadar hapis cezası alacaklarını, IŞİD üyesi olma suçundan 5 ila 7 yıla kadar hapis cezası ve IŞİD’e “terör eylemleri” sırasında yardım etme suçundan 15 yıla kadar hapis cezası alacaklarını söylüyor.
 
Yaşları 13’ten küçük olan çocukların birçoğu şiddet eylemlerine karışmadıkları için serbest bırakılıp ülkelerine geri dönmelerine izin verilecek.
 
Türk uyrukluların sayısı daha fazla
 
Almanya İçişleri Bakanlığı 150 Alman uyruklu çocuğun Irak’taki hapishanelerde tutulduğunu açıkladı.
 
Hapishane yetkilileri gözaltında tutulan çocukların Türk, Azeri, Tacikistanlı, Ürdünlü, Suriyeli ve Fransa uyruklu olduğunu söylüyor. Hapishanedeki Türk uyruklu çocukların sayısının diğerlerine oranla fazla olduğu bilgiler arasında.
 
Ubeyde gibi doğum yeri beli olmayan çok sayıda çocuğun hangi ülke vatandaşı olduğu ve kime iade edileceği konusu askıda kalmış durumda. Fransız yetkililer suça karışan annelerin çocuklarının da hukuki sürece göre iade edilmesini istiyor. Fransa, bu çocukların ülkeye iadesine başlanmadan önce annesinde onay alınması gerektiğini de savunuyor.
 
Almanya, Fransa ve Gürcistan gibi ülkeler şuana kadar çok sayıda IŞİD mensubuna ait çocukların iadesine onay verdi. Tacikistan da çocukların iadesi için yeni bir süreç başlattı.
 
Çocukların iadesi farklı tepkilere neden oluyor
 
Çocukların iadesi sadece hukuki bir süreçle sınırlı kalmıyor, ülke kamuoyundaki tepkiler iade konusunda büyük engel teşkil ediyor.
 
Bağdat’ta yaşayan batılı bir diplomat, iade meselesinin hassas olduğunu dikkat çekerek, “Unutmamalıyız ki iade edilmek istenen bu çocuklar bir zamanlar şehirleri havaya uçuran insanların çocuğu. Bu yüzden iade edilmeleri konusuna hassasiyetle yaklaşılması gerekiyor” dedi.
 
Reuters’in Rasafa Ceza Mahkemesi’ne dayandırdığı bilgilere göre 2018 yılında 494 yabancı IŞİD mensubu kadının, mahkeme tarafından hapis cezasına çaptırıldı ve bunlardan 20’si idama mahkûm edildi.
 
Sayıları oldukça fazla olan IŞİD mensubu kadın ve çocuklarının akıbeti belirsiz. Bu yüzden Irak hükümeti bu konuda diplomasi ve hukuki açıdan birçok sıkıntı yaşıyor.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer Doğu-Ortadoğu haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya