DİKTATÖR DEVLETLERDEN TERÖR ORDU-ÖRGÜTLEREİNE KURTARICI OYUNLARI..

DİKTATÖR DEVLETLERDEN TERÖR ORDU-ÖRGÜTLEREİNE KURTARICI OYUNLARI..

Dünya genelinde insanlar devlet, örgüt, parti vb. yapıların kontrolunu kırıp daha demokratik, daha özgür yaşam biçimlerine kaymaya, sivil toplum ve sivil toplum örgütleri giderek güçlenmeye ve öne çıkmaya başlarken.. Bizim coğrafyamızda hala devlet, örgüt, kişi.. kurtarıcılar edbiyatı ile kitleler
Bu haber 2018-12-24 08:49:09 eklenmiş ve 503 kez görüntülenmiştir.

DİKTATÖR DEVLETLERDEN TERÖR ORDU-ÖRGÜTLEREİNE KURTARICI OYUNLARI..

 

Dünya genelinde insanlar devlet, örgüt, parti vb. yapıların kontrolunu kırıp daha demokratik, daha özgür yaşam biçimlerine kaymaya, sivil toplum ve sivil toplum örgütleri giderek güçlenmeye ve öne çıkmaya başlarken.. Bizim coğrafyamızda hala devlet, örgüt, kişi.. kurtarıcılar edbiyatı ile kitleler avutulmaya ve düşürülmeye çalışımaktadır..

 

İnsanlık tarihi boyunca pekaz istisnalar dışında insanlar, zamanın karanlık aile ve firmaları, devletleri, imparatorlukları, din ve tarikatları, egemen sınıfların açık-gizli örgütleriyle hep köleleştirilmeye bitirilmeye, soykırım ve kölelik koşulları altında tutularak, insan soyu da hayvan sürüleri gibi idare edilmeye çalışılmıştır. Tarih boyunca insan soyunu düşürmek isteyenlerin en büyük hedefi insan aklı ve insanın özgür iradesi olmuştur. Bu ikisini insanın elinden aldığınız zaman insan yerine iki ayaklı güdülebilir bir hayvan yada yaratık ortaya çıkarıyorsunuz. Günümzde aklı, sağlığı ve özgür iradesi ile oynanan milyarlarca insan tüketen obezleşen giderek hayvan sürülerine dönüşen yaratıklara, soykırıma açık koyun sürülerine dönüşmeye başladılar..

 

Tarih biliminden diğer bilimlere insan soyu sürekli yalan-yanlış-hurafelerle donatılarak kandırılıp kullanıldığı, düşürüldüğü gibi; insan giderek kölelştirilmekte ve bitirilmektedir.. Dünyamız üzerinde geçmiş bin yıllarda insan soyu çeşitli kereler nükleer savaşlarla, tufanlarla birçok kez yok edilmiştir. Hata o kadar gelişmiş uygarlıklar ortaya çıktıkılarki insan soyu maymun, fare, ve balıklara dahi çevrilebildi.. Günümüzde yine insan soyunu düşürmek isteyen egemenler yüzbinlerce yıllık insanlık tarihini gizlemektedirler. Özellikle dünyanın bütün medeniyetlerinin merkezi Mezopotamyadaki tüm bilgi hazineleriniş ele geçirerek insanı ve insan soyunu düşürmeye çalışmaktadırlar..

 

İnsanlık tarihi İlkel-kominal topluluklar, köleci imparatorluklar, avcılık-toplayıcılık.. gibi 5-10 bin yıllık kısa zaman dilimlerine haps edilerek, insanlık tarihi 5-10 bin yıllık zaman dilimine haps edilerek bütün insanlar kandırılmaktadır. Bu kandırma, kullanma ve düşürülme bilim ve teknolojiyi de tekelleştiren küresel soykırımcı firmalar eliyle de daha da derinleştirimiştir. Örneğin NASA gibi. NASA bilim ve teknolojiyi insan ve canlı yaşamın gelişimine yönelik değil, küresel soykırımcı firmaların  insan soyunu köleleştirmesi ve düşürmesi için kullanılan en büyük organizasyonlarından birine dönüştürülmüştür. Örneğin buıgün kullanılan elektirik pek ala bedava üretilip dağıtılabilinir. Suyla rabalr çalışabilir vb. birçok şeyi insan soyunu kullanılabien hayvanlara çeviren küresel soyguncu ve soykrımcı firmaslar tarafından şeytanın aklına gelmeyen yöntemlerle engellenmektedir. Bu anlamda NASA, bilim ve teknoloji kullanılarak insan soyunun düşürülmesinde dünyanın en büyük terör organizasyonlarından birine dönüştürülmüştür.

 

Son birkaç yüzyıldır küresel soykırımcı firmaların ulus devlet oyunları, ulus devletlerin ortaya çıkarılmasıyla birlikte dünyamız insanlar başta olmak üzere bütün canlı yaşamın av hayvanına çevrildiği, soykırıma uğratıldığı, dünyanın maddi-manevi kaynaklarıyla, canlı-cansız yaşamla dünya soykırıma, yok oluşa açık bir mezbahaya dönüştürülmüş bulunmaktadır. Son yüzyıllarda soykırımcı küresel ilaç, silah, petrol.. firmaları dünyanın bütün halklarını, kıtalarını, maddi-manevi kaynaklarını, devletlerini de ele geçirerek açık-açık soykırım-işgal, imha oyunlarına sonhız devam etmektedirler.. (ÇAĞIMIZIN NEMRUT ve FİRANVUNLARI İNSAN SOYUNU YOK EDİYOR..)

 

İnsanlık tarihi boyunca insanın bu vahşi yok etme-düşürme eğilimine en büyük darbeyi semavi dinler vurmuştur. Hz. İsa siyonizme ve köleci roma başta olmak üzere köleci imparatorluklara büyük bir darbe vururken, zamanın küresel soykırımcıları kendisini çarmıha gererek insanlığın uyanışına set çekmeye çalışmışlardı.. Enson HZ. Muhammedin zamanın küresel soyguncu-soykırımcılarının, puta tapıcıların kellelerini almasıyla birlikte insanlık son 15 yüzyıllık zaman diliminde aklını ve özgür iradesini kullanarak uzaya açılma dönemine geçmeye başladı.. Birbaşka deyişle semavi dinlerin "en üstün varlık insandır. İnsan Allahtan başka hiçbir varlığı ilah edinemez, eğilemez, bükülemez, üstünlük takvadadır" mesajı.. İnsanı sahip olduğu üstünlüğü görmeye, insanın gidebileceği sınırları insana göstermeye başladı. İnsan canlı-cansız diğer şeyleri İlah edinmeye başladığında insan için düşüşün kaçınılmaz olduğunu semavi dinler ortaya koyarak insanlık tarihi boyunca insanın düşüşünü engellediler..

 

Bu ilahi mesajı alan insanı düşürmenin imkansız olduğunu gören küresel soykırımcı firmalar islam dünyasında hilafeti yok ederek Müslümanları, hıristiyanlık ve museviliği de kuşa çevirerek, evangalizm, mon, fetöcülük, hıristiyanlığı da katolik, protestan.. böldükçe bölerek vb. tarikatlar dünyaya döşeyerek.. Artık papaları ve hahamları ile küresel soykırımcı firmaların el-etek öpen, insanların dini duygularını sömürerek hem kendilerini hemde insan soyunu en büyük vahşi kapitalizmin en büyük uşaklarına, dini ise insanı uyuşturan afyona çevirmiş bulunmaktadırlar.. Bu anlamda günümüzde dünyayı işgal eden küresel soykırımcı aile ve firmalar dünyanın sadece maddi kaynaklarını değil manevi kaynaklarına da büyük bir darbe vurmuş bulunmaktadırlar..

 

Bu küresel soykırımcı saldırılar, bir taraftan insanı düşürürken, diğer yandan dünyanın bütün halkları semavi dinlerin en üstün varlık insandır gerçeği çerçevesinde kendilerini köleleştiren soykırımcı firmalara karşı uyanışa geçme, dünyanın giderek tek bir köye devlete dönüşmesi gerçeği yüzyıllardır dünyayla oynayan küresel soyguncu ve soykırımcıların bütün oyunlarıyla insanlığa saldırıya geçmesini de beraberinde getirmiş bulunmaktadır..

 

İnsan bu uyandıkça, oyunları çözdükçe.. Dünyada sınırlar kalkmakta yok olmaktdır, ulus devletler yıkılmaya, sınırlar yok olma dönemine girdiler.. Yüzyıllardır dünyayı soyup soykırıma uğratan küresel soykırımcı aile ve firmalar hem deşifre olmaya hemde hesaba çekilme dönemine girdiler. Soykırım, gasp, hırsızlık, namussuzlukla edindikleri servetleri ellerinden alınacağı gibi kendileri ve onların suçlarına ortak olanlar yüzyılları bulan cezalarla ablukaya alınacakları bir zaman diliminide girilmiş oldu..

 

Dünyada yeni bir ekonomi düzeni hakim olacak. Belli bir kar marjından sonraki artı değer bütün canlı yaşam için (insan-hayvan-bitki..) ortaya çıkarılan ortak fona geçecek. Madenler, Topraklar, ham maddeler.. kişi yada firmaların değil, üzerinde yaşayan halkların, bütün insanlığın ortak malı olduğu .. Soygun ve sömürü sadece dünyada değil uzayda dahi olamaycağı bir dönem başlıyor.. Kendini ilah zaneden gerzekleşmenin ekonmik alt yapısı bütün dünyada yok edilecek bir dönemede girildi.. İnsan özüne dönüşüyor. Yaratıcının kendisine verdiği üstün özellikleriyle gidebileceği son sınırlara yönelme dönemine girdi. Zengilik yada fakirliğin göreceli kavramlar olduğunu insan bittiğinde herşeyin bittiği tüm dünyada görülmeye analaşılmaya başlandı. Örneğin dün suriye, ırak, afganistan libyada zenginler vardı. Bir gece ansızın küresel katil firmaların ya diktatör devlet erki, yada terör ordu örgütleri herşeylerini ellerinden aldığı bir eşkiyalığı artık canlı canlı izliyoruz..

 

İnsanın kör yok etme, sonsuz iştah ve işgal dürtüsünün, yok etme dürtüsünün.. özünde kendisini yok eden şeytani büyük bir hastalık olduğunu en büyük firavun ruhlular bile algılamaya başladılar. İnsanlık için asıl çıkışın, en büyük savaşın Hz. Muhammedinde işaret ettiği gibi insanın kendi nefsiyle savaşı olduğu gerçeği, Kanuninin dünya 2 kişiye az, bir kişiye çoktur şeklinde özetlediği gerçeği insanlık anlamaya ve görmeye başladı..

 

KURTARICI EDEBİYATI, KİŞİ, ÖRGÜT PARTİLERİN TOTEMLEŞME, İLHALAŞTIRMA OYUNU BÜTÜN DÜNYADA BİTİYOR..

 

Yaşadığımız coğrafyada Küresel soykırımcı firmalar Osmanlı ve Çarlık'ı yıktıklarında envai çeşit diktatörle, çetelerle halkları esir aldılar, soykırımlara tabi tuttular. Esed, saddam, atatürk, enver, lenin, stalin, muslon, hitlor, natanahu, salamon, sisi.. sürüsüne bereket.. Diktatörler, diktatör devletler ve giderek alana döşenen ulus devletlerde deşifre ve çözülme dönemine geçerken..

 

Şimdi ise küresel soykırımcı firmalar iş-it, aş-it, mok-ye, pyd, pkka, pjak,  majak.. sürüsüne bereket yüzlerce kullanımlık terör ordu örgütleriyle diktatörlüklerin yerini doldurmaya başladılar. Vahşi iş-it e karşı kahraman pyd tiyatrolarını dünyaya yedirmeye çalışırlarken bu sefer suç üstü yakalndılar..

Şimdi yüzyıldır Kürtler, Türkler, Araplar, Ermeniler ve Rumlar.. Kısacası halklar kendilerini kurtataran bir atatürkten kurtulamıyorlar. Küresel soykırımcıların alana döşedikleri terör odru ve örgütleri kurtarıcı yapılırsa, hiçbir halkın kurtarıcılardan kurtulma şansının da olmadığını dünya halkları kavrarken.. Kurtarıcı edebiyatıyla bütün dünya halkların yok edilmeye, düşürülmeye  çalışıldığı gerçeğini artık bütün dünya görmeye algılamaya ve anlamaya başladı..

 

Dünyanın yeni bir sisteme, yeni bir çıkışa ihtiyacı var. Rusya, Türkiye gibi devletlerin, Asyalı halklarının eksik-aksak ta olsa küresel soykırımcılara karşı çıkışı insanlık için hayati önemde gelişmelerdir.

 

Kürtler başta olmak üzere halklar parti, örgüt vb. safsatarla kimsenin kurtulamayacağını, üstünlük gazı ve zevzekliği ile esarete alınan yahudilerinde terör yapılanmsı israili yıkmaları, TR-İran gibi devletlertinde türk-fars faşizmi ve tekelciliğinin özünde siyonizme hizmet ettiğini görme Filistinden afganistan fiziki sınırlarında kaldırıldığı, ulus devletlerin olmadığı yeniden bir siyasal yapılanma döneminin Ortadoğu genelinde hayta geçmesi gerektiğini bütün halklar görmeli anlamalıdır.. Dünya halkları geçte olsa, üstünlük gaz ve yalanlarıyla, ulus devlet faşizmiyle  bütün insanlık'ın, bütün halkların düşürüldüğünü köleleştirildiğini görmeye analamaya başladılar..

 

Soygun, sömürü, sınırların, ulus devletlerin, ötekinin olmadığı, insanların yetneklerine göre var olduğu, bu yeteneklerini canlı-cansız yaşamı sömürme ve düşürme üzerine kullanamyacağı bir dünya düzeni bütün insanlığı kaplarken.. Küresel soykırımcılar ise bilim-teknoloji, genom, kimyasal-biyolojik, yiyecek-içecek, virüs ve mikrop.. hertür silahlarıyla, bütün güçleriyle bütün dünya halklarına karşı amansız bir saldırıya geçmiş bulunmaktadırlar.. Şöyle uç bir örnek verirsek bazı gerzekler uyanır: Örneğin nasa dünyanın belli bir kısımını yok edecek bir suni göktaşı ile dünyayı nasıl vururuz gibi senaryolara kafayı yoruyordur, yada bir ilaç firması tüm canlı yaşamı düşürecek bir virüs için hangi okyanuz ve dağın altında yada şehrin göbeğinde 7-24 saat mesai yapıyor, silah firmalarına ise örnek vermeye gerek yok..

 

Şimdi dönelim kendi gerçeğimize: Dünya çapında iğne ürreten satan tek firmamız yok. Bilimi, ilmi, kültürü, edebiyatı.. mertek martaval zan eden sürüleşmeyi de geçelim daha köylüsü ve akrabası ile nasıl diyalog kuracağını bilmeyen, akraba, aile ve sülalesini, hemşerisini tanımayan, onların gelişmesi için değil gelişmemesi için binbir takla atan yozlaşma ve yobazlaşmayı da geçelim.. Köyünü idare etmeyi bilmeyen saftirikler yaşadıkları şehirlerde kasabalarda köylerde önlerine bir adam koyup arkasında durmayı bilmedikleri gibi iki kelime öğrendiklerinde ise ilk iş mensup oldukları toplumu nasıl pazarlayıp satma olurken.. Nasıl sürüye çevrildiğimizi acı bir örnekle açıklayalım. A semtinin ezici nüfusu bizim nüfus. Ama hep soyu sopu belli olmayanlar bizi yönetiyor. Para ve insanı onlar kontrol ediyor.. Yani yaşadığımız şehre ve evimize hakim olamıyorken.. Birde şu parti - bu parti bu örgüt gerzekliği ile düşürüldükçe düşürülüyoruz..

 

Küresel soykırımcılar 7 sülalemize kadar herkesi yüzyıllardır abluka ve kayıt altına alıp çağın bilim teknolojisi ile yazılımla.. Bütün yeti yeteneklerimizi kendi kendisini geliştiren çiplere boca edip makine ve maddeye ruh verme ve bu yeni ruhlarla, silahlarla biran önce bizleri toptan gömme dönemine geçerlerken.. Bizler bu açıkları kapatmaya çalışırken bizi anlamaktan uzak sürüleşmiş bizler tarafından nasıl yok edilmeye çalışıldığımız gerçeği ise çiltlere sığmaz.. Şu anda bizimkiler firmalaşma, stk, bilim, teknoloji, araştırmada yüzyılları aşan açıkları kapatması için bizleri yürütmesi gerekirken ki gelecek burada.. Tam aksi ayaklarımıza asılıp hem kendilerini bataklara çekmekte, hemde içlerinde gelişebilecek yollarını açacak insanları yediklerinin farkına varmayacak kadar düşürülmüşlerdir.. Neyse acilen kurtarıcı modlarından çıkıp kendinize yönelin. Bir an önce yüzyıllık açıkları kaptamak için herkes gücü oranında harekete geçmeli..

 

Yani bütün vatandaşlar, kür-tür,erm, urumluk su bu din tarikat ıurk modundan çıkıp aklı imanı izanı harekete geçirme insan olma ve küresel vahsi soykırımcıların dayattığı soykırım koşullarını özelde kendi yaşadığı coğrafyada genelde ise dünya bazında nasıl başa çıkılacağına kafa yormalıdır. Aksi ırk-dil-din bataklıkları ırkçılık ötekişleştirme ulu turk-kurt, su bu parti örgut  vcb. gazlar herkesi ve kesimi 7 sulalesi ile gömer.. Irk dil din üstü insanlıkta, insanlığın bin yılların kazanımlarının rehberliğinde bütün dünya halkları yeni bir düzen ve nizama geçmek zorundadırlar.. Bu görevin azami ağırlığı  ise yüzyıldır soykırıma tabi tutulan 100 milyondan fazla kurdün 1. dereceden görevidir. Kürtler düşürülürse bütün dünya düşer gerçeğini görmeli ve tüm dünyaya taşımalıyız.. Küresel soykırımcı firmaların oyuncaklarına dönüşen Parti-örgüt kurtarıcı modlarından da bir an önce çıkmalıyız.

 

Kürdistanda hangi aile örgüt vb. öne çıkarılmaya çalışılsa çalışılsın belirleyici olan güç TR Kürtleridir. TR Kürtlerinin de başkenti istanbul ve ankara olduğuna göre Irak ve suriyede oynanan oyunlar tutmayacak. TR de de ırk-ırkçılık tarihe karışacak devlet her vatandaşın devletine dönüşecektir.. Şu anda ırak ve suriyede birt refrandum yapısa her iki coğrafyada yaşayan halklar trye amasız katılırlar..

 

 

 

 

 

 

 

PROF KARATAY  UYARDI, VATANDAŞI KOYUNA ÇEVİRİYORLAR..

 

Günümüzde en büyük saldırı silahı yiyecek içecek olduğunu, bu temel ihtiyaçtan halkın ve ulusların hedef alındığını  Doğu Medya olarak sık sık işlerken, vurgu yaparken bilim dünyasıda gerçekleri delilleriyle ortaya koymaya başladılar.

 

Dünya genelinde yapılan araştırmalarda da hafıza kaybı yaşayan, unutkanlığın en yoğun olduğu dünya çapında 1. Olan ülkenin Türkiye olduğu ve ülkemizin 1. Sırada yer aldığı ortaya çıktı.. Bazı dangalaklar hala Kürtlük-Türklük Ermenilikle üstün ırk güdülerini okşarken, küresel soykırımcı emperyalizmin siyonizmin firmaları ülkemizi 1. Dereceden hedef yapmış, di,rekt vatandaşımızın beynine saşldırıya çoktan geçmiş bulunmaktadırlar..

 

Çok profesyonelce milyonlarca vatandaşın asla algılamayacağı şekilde yapılan bu biyolojik saldırılar, çağımızın en büyük biyolojik-kimyasal saldırılarıdır. Küresel soykırımcılar, siyonistler bu saldırıları yaparken içerde rüşvet vb. metotlarla kulanndıkları kriptolar, ajanların yanı sıra, çok donanımlı firma ve ajanlarıyla nüfus yapımıza dört koldan saldırıya geçmiş bulunmaktadırlar.. 

 

Türkiye karşı karşıya olduğu bu biyolojik saldırıyı rus-çin, japon gibi devlet ve bilim çevrelerinden destek alarak bertaraf etmezse Türkiye toplumu ve vatandaşları siyonistlerin plandığı biyolojik kimyasal saldırılarla koyunlara çevrilmektedirler..

 

Geçen hafta dünya çapında yapılan araştırmalarda unutkanlıkta Türkiye dünya 1. Olurken, yapılan yeni bir araştırmada ise gulten denen maddenin en çok Türkiyede kullanıldığı ortaya çıktı..

 

Türkiye ülke olarak ağır, biyolojik, kimyasal saldırılar  altındayken Türkiye STK, siyasetine bakın, muahalefete bakın.. Ortada büyük bir hiç. Ne kadar basit ve gereksiz adam varsa muhalefete doldurulmuş.. Her il, ilçe, büyük aile ve sülaler vb. yapılar kendi labratuvarlarını oluşturarak  neyin  ne olduğunu yönünde çocuklarını eğitmeseler, rusyas vb. ülekelrde değişik bilim çevrelerinden faydalanıp .. açıklar kapatılmazsa.. bu konuılarda  siyonizm ve vahşi kapitalizm en fazla yüzyıl içinde hepsinin soyunu kurutacaktır. Kalan iki ayaklı koyunlar ise kurbanlık olarak kullanılacaklardır. Bu tehlike 80 milyon vatandaşın karşı karşıya olduğu en büyük tehlikedir.. Halk kendilerini bu hayati konularda bilgilendirmeyen, çözüm üretme yönünde plan program sunmayan stk-siyaset alanındaki tüm koltuk sevdalılarının başına o koltukları da geçirmeyi becermeli, kripto-ajan olup olmadıklarını da çözmelidir..

 

Soykırmcı siyonist kapitalizm savaş, işgal, diktatörlükler, terör ordu-örgütleriyle başaramdığı işgal ve düşürme harekatını şimdi yiyecek, içecekle, kimyasal  ve biyolojik silahlarla çaktırmadan hem bedenlerimizi hemde yaşadığımız bütün coğrafyayı işgal etmeye bu anlamda israil terör devletini de bir labratuvara çevirmiş bulunmaktadır..

 

BASINDAN…

 

Prof. Dr. Canan Karatay,  Karatay uyardı: 'Sizi koyun haline getiriyor'

 

HER türlü hastalığın sebebinin gluten olduğunu söyleyen Prof. Dr. Canan Karatay, " 20 türlü hastalığa neden oluyor,bu bilimsel olarak gösterilmiştir. Çünkü vücuda girdiği zaman dost bakterileri öldürüyor, bağımlılık yapıyor sizi 'koyun' haline getiriyor" dedi.

 

Glutenin neden olduğu 20 hastalığı tek tek açıklayan Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, "Bunlar; ALS, dikkat dağınıklığı, otizm, diyabet, osteopeni, beyin bulanıklığı,kanser, sık sık hastalanma, süt ürünlerinde entolarans, büyüme geriliği, depresyon, mide bağırsak gazı, kısırlık, migren, sık sık düşük yapma, Alzheimer, sık acıkma, Parkinson, burun tıkanıklığıdır" diye konuştu. 

 

"MODERN BUĞDAY VE KURU MAYADAN YAPILAN EKMEK ZARARLIDIR" 

 

Ekmek ve unların büyük bir tuzak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karataya, "Modern buğdaydan ve kuru mayayla yapılan ekmek zararlıdır. Modern buğday cüce buğdaydır, hibrittir. Hibrit olduğu için içinde gluten çok fazladır. İşte o gluten her türlü hastalığın sebebidir" ifadelerini kullandı. 

"BAĞIRSAKLARDAKİ DOST BAKTERİLERİ ÖLDÜRÜYOR" 

Glutenin mikrobiyom dengeyi alt üst ettiğini belirten Prof. Dr. Karatay, "Çünkü gluten vücuda girdiği zaman bağırsaklardaki dost bakterileri öldürüyor. Mikrobiyom dediğimiz dengeyi alt üst ediyor, ondan sonra hastalıklar başlıyor, o yüzden ekmek yemeyin diyoruz. Çünkü Türkiye'de çok fazla ekmek ve unlu mamüller tüketiliyor" dedi. 

"BROMÜR 2B KANSEROJENDİR" 

Fabrikalardan gelen unlarda kimyasallar olduğunu aktaran Prof. Dr. Karatay, "Gluten beyinde bağımlılık ve bulanıklık yapıyor,ikincisi fabrikalardan gelen unlarda kimyasallar var. Bunlardan en önemlisi de bromür vücuda girdiği zaman iyottun kullanılmasını engeller ve bütün kanserlerin sebebidir. Bromür kansorejen madde olarak kabul edilmiştir. 2B kanserojendir. Özellikle hormon yapan organlarımızda iyoda çok ihtiyaç vardır, bromür bunu engelliyor. Haşimato hastalığı, tiroitte nodüllerin oluşması, Pankreasın, prostatın,bağırsaklarımızdaki hücrelerin bozuk olması bromüre bağlı iyot eksikliğindendir" diye konuştu. 

"GLUTEN SİZİ 'KOYUN' HALİNE GETİRİYOR" 

Gluten, beyne gittiği zaman bağımlılık yapıyor ve düşünmeyi, muhakeme yapmayı, sorgulamayı önlüyor sizi 'koyun' haline getiriyor.Koyun nedir? Güdülen bir hayvandır. Düşünmez, sorgulamaz ne dersen onu yapar. O halde ne oluyoruz? Hepimiz koyun olduğumuz zaman uzaktan bir kumandayla her türlü yönlendiriliyoruz" ifadelerini kullandı.

"BAĞIRSAKLARIN BOZULMASI DEPRESYON SEBEBİ" 

Gluten tahıllarda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karatay, "Onun için 'tahıl beyin' diyoruz. Ayrıca buğdaydaki lektin çok önemli. Bağırsakları bozuyor, bağırsakların bozulması beyni de etkiliyor. Depresyon ve aksiyete sebebi. Gluten her türlü tahılda var, unda var onun için ekmek yemeyin diyorum" dedi.

 

ETİKETLER : PROF KARATAY UYARDI VATANDAŞI KOYUNA ÇEVİRİYORLAR.. DİKTATÖR DEVLETLERDEN TERÖR ORDU-ÖRGÜTLEREİNE KURTARICI OYUNLARI..
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Medya-Analiz haberleri
https://www.dogukultur.com  Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
DKM MEDYA GROUP -1
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
DKM MEDYA GROUP-2
TÜRKİYE-BÖLGE, FİRMALAR- İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA
SERHAT HABERLER
BAĞLANTILARIMIZ
STK-İŞ DÜNYASI MESAJLAR
STK-DERNEKLER
FİRMALAR-İŞ DÜNYASI
DOĞU KÜLTÜR MEDYA