KÜRT SORUNUNDA TEMEL ÇIKMAZLAR ve ÇÖZÜMSÜZLÜK…

KÜRT SORUNUNDA TEMEL ÇIKMAZLAR ve ÇÖZÜMSÜZLÜK…

İnsanlık tarihi boyunca Kürt nüfusun ana gövdesinin yoğun olarak yaşadığı Mezopotamya ve Kürdistan üzerinde günümüzde dört devlet yer almaktadır. Bu devletlerden İran, Molla Rejimiyle, Türkiye Kemalizm’le, Irak ve Suriye ise diktatörlüklerle işgal edilip yıkıma uğratılmışlardır.
Bu haber 2018-09-28 07:30:37 eklenmiş ve 1130 kez görüntülenmiştir.

 

KÜRT SORUNUNDA TEMEL ÇIKMAZLAR ve ÇÖZÜMSÜZLÜK…

 

İnsanlık tarihi boyunca  Kürt nüfusun ana gövdesinin yoğun olarak yaşadığı Mezopotamya ve Kürdistan üzerinde günümüzde dört devlet yer almaktadır. Bu devletlerden İran,  Molla Rejimiyle, Türkiye Kemalizm’le, Irak ve Suriye ise diktatörlüklerle işgal edilip yıkıma uğratılmışlardır. Bu devletlerin içine alındıkları ırk-ırkçılık çemberi, sahte suni sınırları, bu halleriyle var olma koşullarını ortadan kaldırdığı gibi; bu devletleri ve içinde yaşayan halkları da operasyona ve işgale açık koyun sürülerine çevirmiş bulunmaktadır..

 

Bu dört devletin ırk-mezhep üstü yeniden bir siyasal yapılanmaya gitmeyi becermeyişleri beraberinde daha büyük yıkımları getirmeye başladı

 

Ortadoğu’da Mezopotamya ve Kürdistan coğrafyasında ABD-İsrail siyonizmi  (dün hangi küresel  firmalar halklarla oynuyorsa bugünde aynılar) Osmanlıyı yıktıklarında önce Rum ve Ermenileri soykırıma uğratarak düşürdüler. Ardından mola rejmi ile iranı, Kemalizmle Türkiyeyi, diğer irili ufakl diktatörlüklerle  arap, türk, fars  halklarını düşürdüler ve  daha büyük oyun ve daha büyük kumpaslarla şeytanın aklına gelmeyen yol ve yöntemlerle Kürtlere yönelmeye başladılar.

 

EN BÜYÜK KUMPAS, EN BÜYÜK  SOYKIRIM OYUNUNU KÜRTLERE OYNUYORLAR…

 

Osmanlı yıkıldığında 10-20-30 bin arabı bulup onlarca irili ufaklı devletçik kurduran bu küresel katiller Kürtlere köle statüsü bile vermediler. Böyle bir millet yokturu dayatıp, kurdurdukları diktatörlükler eliyle kürt nüfusu tarihten silmeye, yok etmeye; soykırım projesini dayattılar.. 

 

KÜRTLERE EN BÜYÜK SOYKIRIM DARBESİ TERÖR ORDU ve ÖRGÜTLERİNDEN…

 

Yüzyıllık halkları düşürme kumpaslarında, kemalizim, molla rejmi , fetöcülük, Suriye, Irak vb. irili ufaklı diktatörlüklerle halklar nasıl soykırım çmberlerine alınıp düşürüldüyse daha ağır bir kumpas ve kuşatama günümüzde  terör ordu ve örgütleriyle kürtlere yeniden dayatılmış bulunmaktadır..  

 

Terör ordu ve örgütlerini kurtarıcı yaparak kürtleri tarihten silme, nasıl kemalizm yüzyıldır Türkiyeyi nefessiz bıraktıysa abd -İsrail aynı şekilde Humeyni ve fetöya yüklediği misyonu terör lejyonlarına yükleyerek kürtlere dayatmıştır. Kürtleri kumpasa alma, iradelerini yok etme adına Kürdistana en büyük yığınağını yapmaya başlamıştır.

 

Bir sürü sergerde küresel soykırımcı sermayenin terör ordu ve örgütleriyle Kürt halkına dayattıkları bu ölümcül tuzağı, bu soykırım tuzağını görmediklerinden bu vahşi siyonizmi ve kapitalizmi alkışlamaya, buradan nasıl nemalanırız gibi basitliklerin içine girerek  kürtlerin ve bölge halklarının hatta dünya halklarınınnasıl büyük bir tuzağa çekildiklerini ruhları bile duymuyor..

 

İş-it, pyd terör orduları piyasaya sürüldükleri dönemde bu durumun büyük bir tiyatro olduğunu Kürtleri, bölge halkarını düşürme ve soykırıma çekme tuzakları olduğunu o zamanlar söylerken kürt sorununun k sını bilmeyen bir sürü saftrik ne demek istediğimizi anlamadan, saldırı moduna geçmişlerdi.. Suriye Kürdistanında kürt aile ve aşiretler bu örgütler eliyle soykırıma uğratıldılar, Türkiye'de ise PKK terörizmi açık bir şekilde kürtleri hedef seçerek, siyonist abd-israilden aldığı destekle Kürtleri esir almak için bütün gücü ile Türkiye Kürtlerine karşı saldırıya geçti.. Nasıl Türkiye atattürükcülükle yüzyıllarınıkaybettiyse, benzer yöntemle atakürütcülükle Kürtlerin yüzyılları ellerinden alınmaya çalışılıyor..

 

Özetle, küresel katil firma ve aileler, soykırımcı kapitalizm,  kemalizm, mola, rejmi, diktatörlükler, fetö terörrizmiyle nasıl rum, ermeni, türk, arap, fars , türkmen halkları bölge halkları düşürüdüyse terör ordu ve örgütlerini kurtarıcı yapmaya çalışarak  kürtler düşürülüyor, Kürtlerin geleceğini ellerinden alıyor.. Nasıl TR kurtarıcı atatürkten kurtarılamıyorsa terör ordu ve örgütleri kurtarıcı yapılarak kürtlerin yüzyılları  gelecekleri esaret altına alınmaya çalışılıyor. Ve bu esartete, köleliğe, soykırıma çekme durumnu ve olgusu ise Kürtlere özgürlük diye yutturulmaya çalışılıyor. Kürersel katil firmaları bilmeyen onbinlerce Kürt genci, gençliği kurbanlık koyun gibi soykırıma uğratılıyor..

 

KÜRT SORUNUNDA TÜRKİYENİN ÇIKMAZI…

 

Halkların düşürülmesinde dış etken küresel katillerin uydu devletleri, abd-israil siyonizmi, batı  olurken, iç etken ise bölge rejimlerinin kendileridir. Yüzyıllık süreçte Türkiye-İran, Irak ve Suriye ırk-mezhep üstü yeniden bir siyasal yapılanma için birkez olsun bile bir araya gelmemişlerdir. Bu devletler tepeden kripto siyonist yapılanma tarafından derinden işgal edildiklerinden dolayı, insani ve gerçek çözümler yerine, askeri çözüm, savaş ve güvenlik bazlı çıkışlarla bütün Mezopotamyayı siyonist kapitalizmin operasyonuna açık hale getirmek olmuştur. Siyasi-Kültürel, insani, hukuki.. çözümler devre dışı bırakılarak bugünlere gelinmiştir. Bu savaş sadece kürtlere karşı değil bu rejimler bütün vatandaşlarını  hedef alarak varlıklarını günümüze değin sürdürmüşlerdir.

 

Rusya, Çin gibi devlet ve halkların siyonist terörizmi çözmeleri, Mezopotamyaya inmeleri.. Yaşanan gelişmeler İran, Irak, Suriye Kürtleri üzerinde rejimlerin baskılarını ve dayatmalarını sıfır noktasına doğru çekerken, Kürtler üzerinde bu rejimlerin hegemonyalarını kırarken;  Türkiye’de ise durum daha karmaşık ve daha ağır bir mecraya kaymaya başlamıştır.

 

Fetö terörü ve kumpasları nedeniyle yıkılma girdabına çekilen TR’de devrimci ak parti giderek yerini ırkçıların ve kemalistlerin, ergenekoncuların aldığı bir yapılanmaya doğru evrilmeye başladı.

 

Artık Türkiyede iktidar ve devlet Kürt kelimesini ağzına almaktan korkar bir hale gelmeye başladı. Askeri zaferlerin hiçbirinde siyasi  ve kültürel ayak kalmadı. Örneğin Afrin harekatında  Kürt dili ve edebiyatına saldırıya geçildi. Kürtçe tabelalar yerle bir edildi. Kürtçe eğitime son verildi. Bir insanlık suçu olan asimilasyon devreye konuldu.

 

Devlet erkanı Kobani vb. kürtçe kelimeleri dahi ağızlarına almaktan korkar bir hale geldiler. Musul-Kerkük gibi Kürd şehirleri sürekli türkmen vurgusuyla anılmaya başlandı. Bir başka ifade ile ak partiyi tepeden saran kemalist-ergenekoncu zihniyetle ırkçı zihniyet eski tc de olduğu gibi Yeni Türkiyeyi de ataputçuluk ve ırkçılık politikasıyala esir almaya başladılar. Türkiye soykırımcı TC rejminin halklara vurduğu Kültürel soykırımda da Osmanlıyı yıkan siyonistlerin çizgisine kaydı. Kürtçe adlar başta olmak üzere inkar ve asimilasyon son hız sürmeye devam etdi. Örneğin Dersimlileri kıranların adı olan tunç el hala Dersim şehrinin adı. Kürdistanda Kültürel soykırım son hız sürüyor. Tunç el gibi soykırım kokan kürtlere hakaret Yeni TR'de olduğu gibi sürüyor. Türkiye Kürdistanında yüzyıllık asimilasyon ve insanlık suçu bütün bileşenleriyle devam etmektedir.. İşin garip yanı dünyada bir başka benzeri daha olmayan bir milleti bir heykel karşısında eğme, eğilmeye zorlama, ilkel kabilelerin puta tapıcılık örneği olan anıtkabir gibi bir hilkat garibesi yeni sistemle ankaradan sökülüp atılması beklenirken.. başkentin ortasında durmakta. Müslüman devlet ekranı gidip orada eğilmeye zorlanmaktadır..

 

Özetle TR’deki bu geri yapılanma ve yaklaşım, İsrail ve ABD siyonizminin Kürdistanda terör ordu ve örgütleriyle Kürtler üzerinde istediği oyunları sergilemesine de sonuna kadar hem hizmet etmektedir, hemde zemin hazırlamaktadır. Bölge devletlerinin bu gerici, ırkçı yaklaşımları soykırımcı, sömürgeci abd'yi devrimci ve kurtarıcı mertebesine çekmektedir..

 

Kürt sorununun çözümü özünde insani bir sorundur. Türkiye, iran, ırak, suriye Irk-dil-din, mezhep üstü yeniden bir siyasal yapılanmaya giderek çözebilrler. Aksine  nasıl kemalizm, molla, diktatörlüklerle diğer halklar düşürüldüyse terör ordu ve örgütleriyle de Kürtler düşürülmeye çalışılıyor ve alanın tümü uydu terör devleti siyonist israilin kullanımına her alanda hazır hale getirilmeye çalışılmaktadır..

 

Kürdistan coğrafyasındaki dört devlet yukarda vurguladığımız şekilde bir siyasal yapılanmayla ortaya çıkmayı başarmadıklarında alanın tümü israil-abd siyonistlerinin kontrolune geçeceği gibi Mezopoıtamyanın paylaşımında ve söz sahibi olmada çin, rusya vb. devletlerde zamanla devre dışı kalacaklardır. Ala nihaye bu coğrafyanın en büyük sorununun uydu-uyduruk israil terör devleti olduğunu, bölge rejimlerinin geriliklerinden besdlendiğini, bölge rejimlerinin abd, israil kriptoları tarafından yönetildiğini,  ve tüm dünyayı düşürmeye çalıştığını anlayacaklar ve hafif sıklette süren dünya savaşının her alanda şiddetlenmesini kaçınlımaz bir hale gelecektir. Siyonist kapitalizm dünyaya yok olmayı yüzyıllardır dayattığını amerikan, rus, çin halkları görmeye anlamaya başlayacaklardır…  Dünya, Siyonist terör devleti israili ekarte etmenin yolunun Kürdistandan geçtiğini ala nihaye kavrayacaktır.. Rusya başta olmak üzere dünya halk ve ülkeleri, Mezopotamya ve Küdüste siyonist israilin hegemonyası sürdükçe kimsenin geleceğinin olmadığını hisetmeye ama bu gerçeği daha da şiddetli bir şekilde görmeye, analamya başlayacaklardır..

 

Kürt sorununu Türkiye siyasetine uyarladığımızda muhalefet % 100 abd-israil çizgisinde bütün bölgeyi ve bölge halklarını satma, soykırıma çekmepolitikalrı ile öne çıkarken, iktidar ve devlet erki ise sorunları çözmede önemli bir yol almasına rağmen kürt sorununda hala  eski tcnin hastalıklarını yenebilmiş değil, ne yapacağını tam bilememekte.. siyonist kapitalin değirmenine su taşımaktdır.. Dört devleti bir çimento gibi birbirine bağlayan Kürtlerle ilgili hamasi sözler dışında bir tek çözüm üretebilmiş değiller.. Bu gerilik yukarda ifade ettiğimiz gibi abd ve trump'ı devrimci katagorisine, kurtarıcı katagorisine, bölge halk ve devletlerini de hertür operasyona açık hale çekmektedir..

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer Medya-Analiz haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya