GERÇEK HIRİSTİYANLARLA -SİYONİST HRİSTİYANLARIN SAVAŞI DA BAŞLADI...

GERÇEK HIRİSTİYANLARLA -SİYONİST HRİSTİYANLARIN SAVAŞI DA BAŞLADI...

Amerika kıtasından Avrupaya, Asyaya gerçek Hıristiyanlarla siyonist hırıstiyanlar arasında ki savaş siyonist- Evanjelik Trump yönetiminin Katolik göçmenlerin çocuklarını ana-babalarından ayırması ile...
Bu haber 2018-08-21 09:03:20 eklenmiş ve 1084 kez görüntülenmiştir.

 

GERÇEK HIRİSTİYANLARLA -SİYONİST HRİSTİYANLARIN SAVAŞI DA BAŞLADI...

 

Amerika kıtasından Avrupaya, Asyaya gerçek Hıristiyanlarla siyonist hırıstiyanlar arasında ki savaş siyonist- Evanjelik Trump yönetiminin Katolik göçmenlerin çocuklarını ana-babalarından ayırması ile hem Hıristiyanların uyanmasını sağladı, hemde siyonist hıristiyanlarla gerçek hıristyanlar arasında dünya genelinde savaşı başlattı... Ve bu savaş Hıristiyanlarla -Müslümanları siyonizme karşı giderek aynı safta savaşta birleştirmeye başladı...

 

Yüzyıllar boyunca dünyayı sinsice düşüren siyonist küresel soykırımcı firma ve aileler, Avrupa, Asya, Amerika ... Kraliyet aile ve sülalerini (çarlık, Osmanlı, İran Şahlığı gigi), Ulusları (Kürtler, Kızılderililer...), Dolar İmpartorluğunu kurarken Kennedy gibi karşılarında duran politikacıları, milli yerli-aile ve firmaları öğüterek, 1. ve 2. dünya savaşlarını icra ederek Asyada 2 atom bombası patlatarak tüm dünyayı işgal ettiler. Korsan terör devleti israili İslam Coğrafyasının kalbine diktiler...

 

Küresel katiller, küresel haydutlar  bilim, teknoloji, ekonomi, tarih, sosyoloji... Dünyayı kendilerine göre  şekillendirirken din faktörünü de sonuna kadar kullandılar. Evangalizm, Yahudilik, Mon, Fetöcülük...  gibi onlarca tarikatla dünyaya yayılırken Hıristiyanlık, İslam ve Yahudilik gibi dinlerin de içini boşaltarak sonuna kadar kullanmaya başladılar.

 

Askeri Darbelerin, marksist-leniist terör odru ve örgütlerinin yanı sıra  El Kaideler, talibanlar, iş-itler, daeşler, bokoharmalar... Sayısına bereket dinli-dinsiz sayısız terör ordu ve örgütlerini dünyaya  döşeyerek, 11 Eylül ikiz kuleleri yıkma gibi senaryolarla İslam dünyasına operasyona ... dünyayı giderek yaşanmaz bir cehenneme çevirdiler.

 

Küresel katiller bu operasyonun başarıya gitmesinin yolunun Mezopotamya'yı işgalle mümkün olduğunun temellerini de Osmanlıyı yıkmalarının akabinde Kürdistanda Kürtleri tarihten silmeyele başlatmışlardı.

 

Nasıl kizılderililere soykırıma giriştiyseler, Osmanlının yıkımının ardından Kürdistana dadandılar Qer İsmet gibi su katılmamış hitler bozuntuları katiler, Atatürk gibi sadam gibi, esed, sisi... gibi diktatörlerle Türkiye ve bölge sathında soykırıma girşirlerken, arapları ise parça-parça kullanılan diktatörlüklere sömürgelere paçavralara çevirdiler. 

 

20. yüzyılın başında ki bu soykırım operasyonunda Müslüman Kürt milletini tarihten silmek için diktatör, puta tapıcı soykırımcı TC rejmi ve Ortadoğu'da ki tüm diktatörlükleri, günümüzde ise terör ordu ve örgütlerini Kürtlerin üzerine saldılar. Ama yanıldıkları büyük bir nokta vardı. Kürtler öyle sandıkları gibi 20-30 milyon bir nüfus değil, Beluciler, Peştunlar, Gorciler, Kafkas halkları,... Hindistan Pakistan sınırlarından doğu Avrupa sınırlarına yarım milyardan fazla bir nüfustu bilim adamından en alttan en üste dünyanın heryerine her millete, her kıtaya dağılmış,  Kürtler heryerdeydi. Ve dünyayı derinden örgütlemeye 1sn bile durmadan harekete geçmişlerdi... Türkler başta olmak üzere Asya ve değişik kıtalardan Kürdistana gelen değişik halklarla kader birliği ise Kürt nüfusu milyarların üstüne çekmişti... Siyonistler Osmanlıyı yıkarken, türk ırkçılığı ataputçuluğu ile bu nüfusun tekrarrdan tek millet olacağını,  bütün hesaplarını tersine çevireceklerini ihtimal vermediklerinden pervasızca gezegen boyutunda soykırım, kölelik; hertür pisliğe pervasızca giriştiler. Ve dünya canlı bir mezbahya dönmeye başladı...

 

Kürtlerin dünya genelinde başlattığı bu derin direnişi de tekelleştirmek isteyen küresel katiller pkk vb. marksist leninist kendilerine hizmet edecek yapı ve yapılanmalrı oluşturarak direkt destek sunarak, mosad ve cia elamanlarını kürt kılığıyla.. bu yapıları ele geçirerek Kürtleri kontrole almaya çalıştılar.

 

TR'de Müslüman Türk -Kürt halkının  Yüzyıllık kesintisiz mücadelesi... Müslümanların iktidara yürümesinin, AK Parti  iktidarının yolunu açtı. Ak Partinin iktidara  gelmesi ve fetö terörü ve terör örgütlerinin içeride ve dışarıda işglalerine  son vermesi, eski siyonist puta tapıcı diktatör, soykırımcı tcnin yıkılması zaferiyle sonuçlandı. TR'nin başkanlık sistemine geçmesiyle birlikte  küresel katillerin terör ordu ve örgütleriyle Kürtleri dizayn etme dönemi sona erdi. Son başkanlık seçimlerinde de görüldüğü gibi siyonizm alan kaybı yaşamaması için atatürk ve atakürtçüleri aynı çatı altına çekmeye çalışarak , muhalefet ve  legal  görüntü altında varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Atatapıcılar ise hala sinsi bir şekilde nasıl darbe yapacaklarını sinsice planlamaktadırlar... Ama 3-5 yıl içinde gayri milli muhalefet yapılanması da terörün bittirilmesi  gibi halk tarafından bitirileceklerdir, askeriye vb. kurumlara sızan kriptolar, atattapıcılar da bulunup etkisizleştirileceklerdir...

 

Türkiye'deki bu devrimci çıkış, siyonist tcnin yıkılması Çinin sınırlarından Afrikanın derinliklerine mazlum milletler ve halkların Türkiye merkezli yeniden toparlanmasını mümkün kılarken, dünya genelide ise Çarlık ve Osmanlının tarihsel stratejik işbirliği (ki Kürt Feqi ve Aydınları bu projenin alt yapısını  50 yıldan fazladır kesintisiz milim-milim Rusya, Avrupa -Asya kıtasında döşediler...) siyonizmi, küresel katilleri dünya genelinde deşifre ederek Hıristiyan Dünyasının da siyonizme ve Küresel katil firmalara karşı uynışını beraberinde getirdiler...

 

Dünyanın  küresel katillerin oyuncağı olmaktan çıkarılması için ABD_İsrailin Kürtler adına ortaya çıkan, çıkarılan oluşumlardanTürkiye-İran-Irak-Suriye  coğrafyasından sökülüp atılması...

 

Türkiye, Suriye-Irak-İran;  ırk-mezhep, dil-din üstü yeniden bir siyasal yapılanmaya giderek ABD -İsraille ilgili hetür yapıyı bu coğrafyadan söküp atmalarıyla küresel katillerin işgallerini sonlandırmaları, kendi aralarındaki suni-sahte sınırları kaldırmalrı  gerekmektedir...  Ortadoğuda bu stratejik açıklar kapatılmadıkça küresel katiller Hıristiyanlar ve Müslümanlarla oynamaya devam edeceklerdir...Bir başka deyişle dünyanın düze çıkması Mezopotamyadaki siyonist işgal ve yayılmanın bitirilmesiyle mümkün olduğu gerçeğini bütün dünya halkları hem görmeli hem kavramalı hem analamalı; hemde buna yönelik yukarda işaret ettiğimiz gibi çözüm üretmek zorundadırlar. Aksine sonraki zaman dilimlerinde yiyecek-içecekle, insan genomuyla yeni savaş yöntemleri... dikkate alındığında geç kalınmış olacaktır. Bu anlamda abd-israil  siyonist menşeli, israil menşeli mal ve ürünlerin dünya genelinde de yasaklanmaları ve dünya genelinde tecrit edilmeleri gerekmektedir... Çin ve Rusya, kendi gelecekleri ve  dünyanın selameti açısından, Türkiye, İRan, Suriye, IRak'ta  yüzyıllardır alt yapısı döşenen derin kripto-siyonist sızmayı çözmek, etkisiz hale getirmek  zorundadırlar...

 

 

MEDYADAN BİR ANALİZ....

Hıristiyanlarla -siyonistlerin  iç savaşının  başladığını ortaya koyan gelişmeler aşağıdaki yazıda yer almaktadır:

 

Müslüman coğrafyayı Sünni-Şii ekseninde kana boğan küresel saldırı odaklarının benzer anaforla karşılaşmış olması ancak, “ilahi adaletin tecellisi” olarak değerlendirilebilir. Stratejisini Yahudi-Hıristiyan gelenekleri saldırganlaştırarak İslam’ı süpürmek üzerine oturtanların, adım adım çatışmaya doğru ilerlediğini görüyoruz.

 

Trump-Pence ikilisinin Türkiye’de tutuklu, rahipten başka her şeye benzeyen bir sözde din adamını Müslüman Türkiye’ye karşı kullanarak “Haçlı savaşçısı” olma gayretinin Avrupa’dan dönmesi tarihi önemdedir. Hıristiyan dünyasının siyonizme karşı uyanışını da beraberinde getirdi.

 

Oval ofise oturduğu günden bu yana Avrupalıları aşağılayan bir Amerikan başkanına duyulan nefret devrededir ama Vatikan’daki Papa’yı unutursak, analizin bir kesimi yarım kalmış olur.

 

Kavga Meksika sınırında çıktı

 

Evanjelik Trump yönetiminin Katolik Latin Amerika’dan akan mültecileri önlemek için Meksika sınırında aldığı insan haklarını ihlal eden önlemler, aslında, “Hıristiyan iç savaşının” başlangıç noktasını oluşturdu. Yönetimin, tamamı Katolik göçmenlerin çocuklarını ana-babalarından ayırmasını Evanjelik kilisesinin desteklemesi, ipleri koparan ana nokta oldu. Vatikan, ABD-Meksika sınırında yaşanılan felaketi, doğrudan, Katolik inancına sahip insanlara karşı planlı bir saldırı olarak niteledi.

 

Kavganın resmileşmesini sağlayan, 13 Temmuz 2017’de, Papa’nın resmi kontrolünde olan yayın organı La Civilta Cattolica’da yer alan bir makale oldu. Papa 1. Francis gibi Cizvit olan ve Papa’ya yakınlıkları ile tanınan Antonio Spadaro ve Marcelo Figuera’nın kaleme aldığı makalede, dönemin Beyazsaray güvenlik danışmanı (Katolik) Steve Bannon’dan yola çıkılarak, Trump yönetiminin dini siyasete çekme stratejisi çok sert eleştirildi.

 

Bannon’un bir Katolik olarak ortaya koyduğu, esasen Evanjelik kilisesi ve Siyonistler tarafından desteklenen “Yahudi-Hıristiyan geleneği dönüş ve kiliselerin İslam tehdidine karşı birleşmesi” fikrinin insanlık için “kıyamet senaryosu” olduğu belirtilen yazıda “Bu yaklaşımın bazı radikal İslamcı hareketlerden farkı yoktur” da denildi.

 

Bu makaleden bir yıl sonra aynı ikili, 18 Temmuz tarihli aynı yayın organında bu kez “radikal Evanjelizmi” doğrudan hedef aldı ve bu kilisenin “refah müjdesi” kavramı üzerinden sürdürdüğü ilahiyat çalışmalarının aslında Hıristiyanlıkla hiç ilişkisi olmadığını, yalnız, Amerikan liberalizmini ve vahşi kapitalizmi desteklemeye yaradığını savundular.

 

Vatikan, Hıristiyanlığın, zenginlik değil, fakirin kollanması, sosyal adalet ve çevrenin korunarak dünya kaynaklarının tasarruflu kullanılması üzerinde şekillendiğini de vurguladı.

 

Evanjelikler, Vatikan’a yanıtı, ellerindeki güçlü medya kuruluşlarını devreye sokarak “Katolik kilisesinde çocuk tacizi” haberleriyle verdiler.

 

Yeni bir din savaşına doğru…

 

Amerikan toplumunun yüzde 49’unu Evanjelikler, yüzde 23’ünü de Katolikler oluşturuyor, Trump’ın Meksika sınırına duvar örmesinin ana nedeni, güneyden gelen Katolik nüfusunun zamanla bu dengeyi bozma potansiyeli…

 

Benzer şekilde, Vatikan, dünyada en güçlü olduğu coğrafyada, Latin Amerika’da Evanjelik kilisesinin artan ağırlığından rahatsız. Zaten, Papa 1. Francis’in Arjantinli olması kilisenin bu coğrafyaya verdiği önemi göstermesi açısından önemli.

 

Vatikan, Trump’ın Kudüs kararının karşısında durdu. Özellikle, Evanjelik radikal Hıristiyan Amerikan yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul eden kararından sonra Şubat 2018’de gerçekleşen Erdoğan-Papa 1. Francis görüşmesi tarihi önemdedir.

 

Katolik Vatikan ile Ortodoks Doğu kiliselerinin “saldırgan Evanjelik hareketle” mücadelesini izleyeceğiz, gelecek süprizlerle yüklü geliyor, bu belli oldu…

 

Ardan Zentürk

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer DÜNYA haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya