Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!

Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!

Türkiye'nin yüzyıldan fazladır içine alındığı en büyük kumpas Kripto aile ve firmalar. Bu Kriptolar ise güçlerini içerde hırsızlık, yolsuzluk, namussuzlukla, servet edinen kendilerini, ülkelerini çıkarları için satan namussuzlardan almaktadırlar. Bu iki guruh birlikte ablukaya alınmadıkça da gelecek olmayacaktır...
Bu haber 2018-08-15 06:57:47 eklenmiş ve 1334 kez görüntülenmiştir.

 

 Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!

 

Türkiye'nin  yüzyıldan fazladır içine alındığı en büyük kumpas Kripto aile ve firmalar.   Bu Kriptolar ise güçlerini içerde hırsızlık, yolsuzluk, namussuzlukla, servet edinen kendilerini, ülkelerini çıkarları için satan namussuzlardan almaktadırlar. Bu iki guruh birlikte ablukaya alınmadıkça da gelecek olmayacaktır... Bugün önemli bir gelişme daha oldu: BDDK'nın Swap iznini yüzde 50'den yüzde 25'e çekmesi sonrası dolar 5,98, euro ise 6,83 seviyesine geriledi.

 

Bugün Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmesinin en büyük nedenlerinden biri küresel siyonist saldırı ve operasyondur. Diğer büyük nedeni ise üretmeden tüketmektir. Lüks arabalar, telefonlar, bir işe yaramayan yabancı firmaların ilaçları, bir işe yaramayan milyar dolarlık elktronik malzemeler, çin malları, Amerika'dan ithal edilen yiyecek-içeceklerin direkt beynimizi ve bedenimizi vurması, daha da önemlisi ak parti içinde kriptoların siyonist yahudilerle para bazlı ilişkileri, iş ilişkileri,  ve ülkeyi içerden yıkma operasyonları... Bazen bir bld başkanını gözlemlediğimizde yabancı menşeli lüks arabalar, mafyavari görüntülerle karşımıza çıkmaktadır. Adam %17 faizle (merkez bankasından) devletten para alıyor, devletin diğer kurumlarına % 25 faizle devlete para satıyor. Resmen kamu parasıyla devlet parasıyla devleti soymanın adıdır bu. Üretilmeyen, karşılığı olamayan parayı tüketirsen, devletin kaynaklarını yandaşa, yoldaşa peşkeş çekersen bugün olmaz yarın bu ülkeyi yerle bir ederler...

 

Ak Parti içine alındığı küresel, ulusal (kriptolar-hırsız namussuzlar) ağır abluka nedeniyle bunları tam masaya yatıramadı. Ama düşman uyumaz milim - milim ilerleyerek ülkemizin altını oymaya başladı.

 

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRME ZAMANI...

Otomatik alternatif metin yok.

İşte bu kriz TR'nin yeniden silkelenip kendisine gelmesini sağlayacak, krizi fırsata dönüştürecek en büyük derslerden biridir. Devletin içinde daha derinden çalışacak kurum ve kadrolarla dün, bugün, yarın bizi, ülkemizi vuracak tehlike ve tehditleri hesaplayacak, önlem alacak, fikir üretecek bir kurumsallaşmayı ortaya çıkarmalıyız.  İşte krizi fırsata çevirmenin önündeki en büyük engellerden biri Dilpak'ın işartet ettiği  kovanın dibinin delik olması. Bu delik kovayı, bu sistemi çöpe atmadıkça da bugün olmaz yarın yine düşürürler...

 

Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!

15 Ağustos 2018 Çarşamba

 

Hırsız içeride ise; kapıyı kilitlemek fayda sağlamaz. Kovanın dibi delikse; kovaya su biriktirmenin, su kesilmesine faydası yoktur.

 

Bir zamanlar bir partinin milletvekili aday listesine, seçilecek yere bir “manken kız”(!) koymuşlar. Neyse biri söylemiş de genel başkanları işin farkına varmış ve listeden çıkarmış.

 

Peki çıkarmış da ne olmuş? Bu ismi oraya kim ve nasıl sokmuş, buna bakmışlar mı? O ismi oraya sokan ile o isim arasında nasıl bir ilişki varmış. O kişiyi o tezkiye eden kişiyle kim tanıştırmış. Nerede nasıl tanışmışlar. Bu yanlışı yapanlar hâlâ yerinde duruyor muymuş?.

 

Aynen böyle, bir partide bu işler böyle oluyor da, belediyelerde, Bakanlıklarda, bürokraside bu işler nasıl oluyor?

 

Finans piyasasında hâlâ bir sürü FETÖ’cü var. Hem de karar verici pozisyonda. Eşzamanlı olarak da Bank Asya’da hesabı var diye adamları görevden alıyorsunuz. Adama sormazlar mı, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diye.

 

Biri birini bir yerden görevden alıyor, adam gidiyor daha yukarıda bir yerden himaye görüyor.

 

Eğer bugün acil olarak finans piyasasındaki kriptolar sistemden tasfiye edilmez, daha da kötüsü, namuslu, dürüst, bilgili ve cesur insanlar tasfiye edilmeye kalkışılırsa, bu memleketi, taşların toprağa bağlanıp, köpeklerin sokağa salındığı köye döndürür.

 

Bakın bu zor süreçte, iktidarı, muhalefeti, belediyecisi hepimizin dikkatli olması gerek. Uçkur ve kasa hesapları din ve devletin önüne geçerse, bu adamlar hâlâ kilit noktalarda tutulmaya devam eder, başarılı, daha doğrusu, ehliyet ve liyakat sahibi, dürüst insanlar kişisel kapris ve ihtiraslarla kritik bir zamanda yerinden edilmeye kalkılırsa bu işin neticesi vahim olur. Dereden geçerken at değiştirilmez. Bu kadar kritik zamanda eğer “mazarrat’ın def’i” kabilinden bir şey sözkonusu değilse ihtiyad etmek gerekir.. Elbette “Def’i mazarrat celbi menafiden evladır.”

 

Dilerim Beştepe’de daha önce askeri yaverler konusundaki algı eksikliğinden kaynaklanan büyük yanlış, bu kez başka konularda yaşanmaz.

 

Allah hiçbir ülkeyi kifayetsiz muhteris politikacıların ve bürokratların eline düşürmesin, onlara düşman gerekmez, içlerindeki hainler ve gafiller buna yeter. Hatta bazen gafiller hainlerden, gafiller ve hainler dışarıdaki düşmanlardan daha tehlikeli olabilir. Zaten dışarıdaki düşmanların gücü de içerideki bu çevrelerden gelmektedir.

 

Doların bu seviyeye çıkacağını iki hafta önce Beştepe’deki arkadaşlara ilettiğimde pek ciddiye almadılar sanırım. Dolaylı olarak kurbanlık et misali üzerinden bir örnek vermek istedim. Ben gazeteciyim, ekonomist değil. Benim duyduğumu devletin diğer organları, duymuyor mu, bilmiyor mu?

 

Mesela neden ekonomiye yön veren kişi ve kurullar bir kriz yönetimi için bir araya gelmiyorlar. Görüş alınmıyor. Sadece talimatla yürütülemez bu işler. Senkranizasyon, oryantasyon, optimizasyon gerekli. Hep söylüyorum, kriz yönetiminde ihtimal, maliyet ve risk senaryoları ve değişen şartlara uyum performansı yüksek fleksibl çözüm modellerine ihtiyacımız var.

 

Bakıyorum da, insanların da kafası karışık. Tek dini referansa sahip bakış açısı Erdoğan’dan geliyor. Bana kalırsa ah-vah’ı, “cek-cak”ı bırakıp varolan imkanlarımızı etkin bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Gece gündüz değil, bütün zaman. Boşa geçirecek tek saniye zamanımız yok. Hem finans, hem mali dengeler, hem piyasayı aynı zamanda kontrol etmek kolay değil. Bu işleri tek kişinin zeka ve performansına da bağlayamazsınız.

 

Hatta, diyorlar ki, Erdoğan’ın faiz hassasiyeti bile rantiyeyi ucuz bir şekilde fonlamak için kullanıyorlar. Bugün Hazine’ye %25’den borç veren rantiye gidip, Merkez Bankasından %17’den alıyor. Merkez, güya Erdoğan faize karşı olduğu için faizi artıramıyormuş. İşine geldiği zaman sorun yok. Kamu kaynakları kullanılarak kamu dolandırılıyor.

 

Bu arada tekrar hatırlatalım: 15 Temmuz ya da 28 Şubat bitmemiş. Bugünden yarına da bitmeyecek. Dönüp yine gelecekler. Şeytan bazan asker şapkası ile bazan sarık sarıp gelir. Bazan bir bankacı, bazan şuh bir kadın kılığında gelir. Şeytan tatile çıkmayacak, fazla mesai yapacak. Hz. İbrahim’den vazgeçmeyen Şeytan, sizden mi vazgeçecek!

 

Öte yandan; bir kez daha tekrarlayalım: Kaderimiz de ne varsa o olacak. Allah’ın iradesi kainatı, hayır ve şerri kuşatır. Biz rızasına tabi olalım. Rızgımızdan az ya da çok yemeyecek, ecelimizden önce ya da sonra bu dünyadan ayrılmayacağız. Bakın gökyüzünün hazineleri, Levh-i mahfuzun anahtarı kimsenin elinde değil.

 

Hadi biraz da piyasa dili ile konuşalım: Geçen gün İş Bankası genel müdürü söyledi. Alanın uzmanları ile konuştum. Geçen hafta Merkez Bankası rezervleri 102 milyar dolar seviyesinde imiş. Bankalardaki döviz mevduat hesabı 183 milyar dolar. Toplam 285 milyar dolarlık bir nakit varlığından söz ediyoruz.. Yastık altı diğer rezervler bu toplama dahil değil. Finansal varlık bu. Peki borcumuz ne? Artan turizm ve ihracat hariç, kısa vadeli 1 yıla kadar özel sektör borcu 98 milyar dolar. 24 milyar kamu borcu. Toplam 122 milyar dolar.

 

Yabancıların kısa vadede likide dönebileceği maksimum borsadaki menkul kıymet stoğu 30 milyar dolar, devlet borçlanma senetlerinde 18 milyar, toplam 48 milyar dolar, bir risk var. Bunların aniden borsadan çıkışı sözkonusu değil. Kendileri büyük bir zarar göreceği için bu olmayacak. Toplamını bile alsak kısa vadeli yükümlülüklerimiz döviz varlıklarımızın çok aşağısında. Bunun anlamı finansal operasyon yiyoruz.

 

Toplam rezerv 285 milyar dolar, toplam risk 170 milyar dolar. Pozitif fazlamız 115 milyar dolar.

 

Doların dört liranın üzerinde olmasını gerektirecek başta, reel efektif döviz kuru endeksleri olmak üzere doların baskılandığını gösteren hiçbir gösterge de yok.

 

Eğer piyasa dili ile özetleyecek olursak durum bu.

 

Anlaşılan bu konu bugün burada bitmeyecek. Teorik çerçeve, işin dini boyutu ile ilgili söyleyeceğim daha çok şey var. O zaman yarın da devam edeceğiz demektir.

 

Selâm ve dua ile.

 

ABDURRAHMAN DİLİPAK TR'DEKİ EN ÖNEMLİ BEYİNLERDEN BİRİ TÜM YAZILARI TIKLAYINIZ...

 

BDDK'NIN HAMLESİ SONRASI DOLAR ÇAKILDI... Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi


 

Son dakika... BDDK'nın Swap iznini yüzde 50'den yüzde 25'e çekmesi sonrası dolar 5,98, euro ise 6,83 seviyesine geriledi.

Bankaların swap işlemlerine getirilen kısıtlamalarda oran değişti. Bankaların swap işlemler toplamı bankaların yasal özkaynak toplamının yüzde 25'ini geçemeyecek.

DOLAR VE EURO ANINDA TEPKİ VERDİ

Bu hamle sonrası dövizdeki düşüş eğilimi devam etti. Sabah saatlerinde güne 6,35 ile başlayan dolar şu sıralar 5,98 seviyesinde işlem görüyor. Euro da 7,30'dan 6,83 seviyesine geriledi.

TL'NİN DEĞER KAZANCI YÜZDE 10'A YAKLAŞTI

Türk Lirası'ndaki değer kazancı gün içerisinde yüzde 10 seviyesine yaklaşırken, sabah saatlerine ABDürünlerine ek vergi düzenlemesinin ardından illikit piyasalarda kurda hafif yukarı yönlü hareket yaşanarak 6,50 üzerini görse de kısa süren satışların ardından TL toparlanmasını sürdürdü. 15 Ağustos sabahı dolar 6,35 - 6.40 TL arasında, euro ise 7,30 seviyesinin altında el değiştiriyor.

PİYASALAR İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİ İZLİYOR

Piyasalar, ABD ve Türkiye arasında dün tutukluluğuna itiraz için başvuru yapılan Rahip Brunson olayını ve iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrini izlemeye devam ediyor. Veri akışında ise işsizlik rakamları, bütçe dengesi ve ABD sanayi üretimi dikkat çekiyor.

 

yeniçağ gazetesinden kriptoculuğa önemli bir örnek...

Koç suçüstü oldu! Yapı Kredi Bankası'ndan Türk Lirası'na darbe!

Otomatik alternatif metin yok.

ABD'nin Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırılarının ardından Azerbaycan'dan skandal bir olay ortaya çıktı. Azerbaycan bankaları Türkiye'ye destek olmak için Türk Lirası alımını artırmasına rağmen Koç Holding'in Azerbaycan'daki şirketi Yapı Kredi Bankası, Türk Lirası alımını durdurdu. Bu durum Koç Ailesi'nin safını gözler önüne serdi.

 

Yeni Çağ Azerbaycan’ın haberine göre; bu olay sonrası Azerbaycan bankalarının Türk Lirası almayı durduğu konuşuluyor.

 

Konuyu araştırmak için Yeni Çağ Azerbaycan muhabiri bankaları ziyaret etti. Kapital, BTB, Uluslararası Banka, Günay Banka ve diğerleri lirayı kabul ettiklerini, şu anda 1 liranın 0.24 manat olduğunu söylediler.

 

İşin ilginç yanı, Azerbaycan bankaları değil, Türkiye’nin Azerbaycan’daki bankalarından Yapı Kredi Azerbaycan lira alımını durdurmuş durumda. Bankanın şubeleri bunun nedeniyle ilgili bir bilgilerinin olmadığını belirtti.

 

YAPI KREDİ KİMİN?

 

Yapı Kredi Azerbaycan, Unicredit (İtalya) ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’nin (Türkiye) yan kuruluşu. Bu konuyla ilgili bankanın resmi internet sitesinde mevcut. Bilgiye göre, 2005 yılında Türkiye’deki Yapı Kredi Bankası, Koç Finansal Hizmetler ailesine katıldı. Koçbank Azerbaycan, 2007’den beri Yapı Kredi Azerbaycan ismiyle çalışmalarını sürdürüyor.

 

Yapı Kredi’nin böyle bir adım atması gerçekten büyük bir muamma. Azerbaycan bankalarında liranın kabul gördüğü bir durumda yöneticilerinin büyük bir kısmının Türk vatandaşları olduğu bir bankanın kendi lirasına sahip çıkmaması çok ilginç.

 

Herhalde bankanın konuyla ilgili geçerli bir açıklaması vardır.

 

Kaynak: Yenicag.az

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer EKONOMİ haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya