KÜRTLER-KÜRDİSTAN ve DİN

KÜRTLER-KÜRDİSTAN ve DİN

Irak Kürdistan'ında referandum tarihi yaklaştıkça din konusu başta olmak üzere tartışmalar büyümekte. Kürtler söz konusu olduğunda ırkçılık tavan yapmaktadır.
Bu haber 2017-07-04 08:16:25 eklenmiş ve 1040 kez görüntülenmiştir.

KÜRTLER-KÜRDİSTAN ve DİN

 

Irak Kürdistan'ında referandum tarihi yaklaştıkça din konusu başta olmak üzere tartışmalar büyümekte. Kürtler sözkonusu olduğunda ırkçılık tavan yapmaktadır. Özellikle son bir yüzyıldır Ortdaoğuda Osmanlının yıkımının ardından sahte suni sınırlarla kurdurulan uydu-uyduruk-diktatör devletler in sahte suni ideolojileri din-maneviyat alanı başta olmak üzere insana ait herşeyi bitiren bir mekanizmaya dönüşmüş bulunmaktadırlar.

 

Örneğin halepçe katliamının ardından toplanan İslam ülkeleri Birliği sadam katiline-soykırımcısına tek kelime kınama bile yapamamıştır. Bölge devletlerrinin Kürtlere karşı politikaları, inkar-imha soykırım  gibi koşullar doğal olarak din kardeşliği olgusunun sorgulanmasını da beraberinde getirmektedir...

 

Kürtler söz konusu olduğunda en çok neden İslam Din’i  öne çıkarılıyor, neden İslam Dini hedefe konuluyor bu konu hem bölge halklarının , hemde Kürtlerin tahmin edemeyeceği kadar hem dine, hemde halklara çok derin bir saldırıdır. Bu saldırıyı biraz açmaya bakacağız.

 

Kuranı açıp baktığımızda İslam sadece eşi benzeri olmayan, herşeyin üstünde olan Allaha karşı insanı sorumlu tutar, kulluk, boyun eğme... İnsan sadece tek bir yaratıcıyı rab edinmekle, onun gönderdiği din ve peygamberine itiat etmekle yükümlü kılınmıştır. İslam Allahtan başka geri kalan herşeyi, tüm yönelmeleri put saydığı gibi dünyanın bir imtihanm dünyası olduğunu... Bu dünyanın ve Öteki dünyanın maddi-manevi kaznımında imtihanında Allah tüm insanlığı özgür bırakmıştır. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz evrensel kanunu koymuştur... Semavi tüm dinlerin özü budur. Dinin bu olgusunu açtığımızda din insanın maneviyat boşluğunu kapatan en büyük nimmet olduğu gibi insanı sadece yaratıcıya karşı sorumlu kılan üstün bir varlık yapan, özgürleştiren en büyük olgudur. Bu anlamda din insanı yücelten ve özgürleştiren insanlık açısından Allahın insalara sunduğu benzersiz, eşssiz bir nimettir...

 

Kürt-Türk topluluklarının Asya toplumlarının M.Ö ki inançlarından İslama gelen sürece kadar din yapılarına, inançalarına baktığımzda birer din olmadıkları halde Zerdüştlük, Şamanizm, Budizm vb. inançlarda da iyiyle kötünün savaşı , tek tanrı ve tek din olgusu ve öğretisi vardır. Yaşayış ve inançlarında her zaman iyiye, güzele, Allaha ulaşma kavrama.. ön plandadır. İlmi deyimiyle İslami-İbrahimi gelenektir.

 

DİNLER ve HALKLAR 400-500 YILDIR DERİN BİR SALDIRI ALTINDA...

 

Osmanlı yıkılmadan önce yıkım planını çok önceden siyonist yahudilerle, hiristiyanlar birlikte hayata geçirdiler. Bu yıkım planından Kürtlere geldiğimizde,  Beluci kürtlerini de katarsak  Hindistan-Pakistan sınırlarından doğu avrupa sınırlarına yarım milyar kürdün parçalanması soykırım koşullarına taşınmasında her dine mensup insanlar vardır. Ve Kürdistan coğrafyası başta olmak üzere halklara soykırım dayatanlara baktığımızda her dinden insan vardır. Planlayıcılar genelde siyonist yahudilerle –hıristiyanlar olurken, piyon gibi kullanılanlarda genelde müslümanlar olmaktadır.  Ama bütün bunların üstünde tümünü kullanan küresel katil soykırımcı aile ve firmalar vardır.

 

Ortadoğu’da, İslam Coğrafyasında gerek bölge halklarının gerekse bölge devletlerinin yapılarına, düşürülmelerine baktığımızda dinden tarihe, siyasetten ekonomiye, sosyolojiden piskolojiye... her olgunun, her alanın rahatlıkla kullanıldığını görmekteyiz.

 

Bunun nedeni: 400-500 yıldır dünyayı işgal eden soykırımcı katil aile ve firmalardır. Günümüzde küresel bir boyut kazanan bu katiller Osmanlı ve Çarlığı da yıktıktan sonra dünya genelinde karşılarında duracak bir güç bırakmadılar. Fransız devriminden günümüze dünyanın ileri gelen aile ve sülalerini, firmalarını, siyaset ve bilim adamlarını yiyerek, hitlerler, fetölar, moon, evangalizm vb. tarikatlar, mao, stalin, lenin, marks, english gibi soykırım argümanları... Ve bu küresel katiller Asya kıtasında iki atom bombası patlatarak Ortadoğunun kalbine israil terör devletini dikerek tüm dünyayı esir aldılar...

 

İsrailin yaşaması için Kürtler ya imha edilmeli yada bölgenin bütün devletleri kürtlere saldırıp Kürtleri doğal olarak İsrailin mütefiki, Kürtlerle-israili kader ortağı yapma...

Kürtleri israilin kucağına itme ve kader ortağı yapma görevi ise Müslüman ülkelere ve halklara verilmiştir. Katil-Küresel firmaların bu derin soykırım-işgal oyunlarını  çözemeyen bölgenin geri ve düşürülmüş halkları, devletleri canhıraş kürtlere saldırırken aslında kendi sonlarını hazırladıklarını, kendilerini yok ettiklerini görmeyecek kadar da körleşip düşürülmüşlerdir...

 

DÜNYADAKİ BARONLARI ŞEYTANIN UŞAKLARINI DEŞİFRE EDEN TEK DİN İSLAMDIR ve İNSANLIK TARİHİNİN EN BÜYÜK DEVRİMCİSİ HZ. MUHAMEDDİR...

 

Kürtlerin düşürülme görevinin  Müslüman halklara verilmesinin en büyük nedenlerinden biri de Dünyanın en büyük devcrimcisinin Hz. Muhammed olduğu gerçeğini gizleme, İslam devrimiyle insanlığın kazandığı kazanımların, özgürlük alanını yok etmeye yöneliktir:

 

Hz. Muhammed kendi çağının baronlarının  kellesini alması sonucu 1500 yıllık dünya tarihinde insaoğlu inanılmayacak bir hızla bilim ve teknolojide gelişme dönemine girdi, kölelik bitme dönemine girdi. İnsanın tüm evrende en üstün yaratık olduğu gerçeği kavrandı. insanlığın uzaya açılma dönemi başladı. Bu anlamda gezegenimizin en büyük devrimcisi de peygamberimizin  kendisidir... Peygamberden 1500 yıl sonra küresel soykırımcılar günümüzde tekrar insanlığı esir aldılar. Kendilerini tanrı olarak insanlara dayattılar. İnsanlık şu anda ateş çemberinden çıkmak için kendi kendisni sokan bir akrebe dönüşmüş bulunmaktadır...

 

Özet olarak Müslüman olarak öne çıkan, çıkarılan ülkelere baktığımızda küresel katiller-baronlar karınızla yatmayın dese yatmayacak kadar düşürülmüş, esir alınmış, islamla, müslümanlıkla ilgi alakası olmayan düşürülmüş, uydu-uyduruk devletçikler, devletler diktatörlükler ve münafık orduları görmekteyiz.

 

Son bir yüzyıldır Mısır’da bu anlamda tek bir müslüman yönetim kısa süreliğine Mursi ile iktidara geldi. Katil firmaların güdümündeki abd, israil, ab natosu darbe yapıp hepsini zindanlara tıkadılar. Toplu ve tek tek katl ediyorlar...

 

Bu küresel abluka ve köleliğe karşı başını Kürtlerin çektiği Türkiye’deki yüzyıllık mücadele ise Ruslar, Çinliler başta olmak üzere dünya milletlerinin küresel soykırımcı baronları ve katilleri görmelerini sağladı. Küresel katillerin İslamı yok etme çabaları başarısızlıkla sonlandı. Yüzyıldır süren İslamı ve Müslümanlığı Anadolu, Mezopotamya ve Kürdistanda gömme şeytani planı tutmadı. Tüğrkiye’de Müslümanlar iktidarı tüm küresel saldırılara karşı almayı başardılar...

 

Kürtler ve bölge halkları salak solculuk-sağcılık gibi akımlara dine saldırı akımlarına kapılmamalı, mezhep-ırk hafifliklerine asla girmemelidirler. Bölgenin tüm halkları şu gerçeği bilmelidirler:

Dünyayı idare etmek istiyorsanız Dünyanın maddi manevi hazineleri, depoları Mezopotamyadır-Kürdistandır. Mezopotamya olmadan dünya idare edilemez. Bunu biraz açalım:

 

Dinler-ideolojilerin yanı sıra dünyanın en önemli diğer hazineleri bu coğrafyadadır. Bu anlamda Mö’den günümüze dünyayı yönetmek isteyenlerin en büyük hedefleri hep bu coğrafyadır. Büyük iskenderden haçlı seferlerine, günümüzdeki baronlara bu böyledir. Ve bu anlamda gezegenin yükünü çeken halk Kürtlerdir. Kürtler kendilerini ölüm uykularından çıkaracak bilgi-birikimle kendilerini donatmasalar, dünya halklarını tam uyandurmazlarsa Hz. Muhammedin devrimci ruhunu tüm dünyaya taşımasalar hem kendileri, hemde dünya düşecektir... Bu anlamda gerçek dini öğrenmek ve öğretmek en büyük devrimciliktir. Gerçek dinde birilerini putlaştırmak, kutsallaştırmak yoktur. İlim vardır, fen vardır, irfan vardır, bilim vardır, teknoloji vardır, insanın yaradılış sırını çözme vardır, insanın gidebileceği tüm sınırları sorgulama vardır. Allahın verdiği en büyük nimet akıl vardır. Bölgemizin düşürülmüş halklarına, devletlerine gerçek dini öğretmek, göstermek vardır. Salak solculara ve ajanlara kanarak düşmemek için dini en iyi şekilde öğrenmek, öğretmek insan olmanın var olmanın olmazsa olmaz koşuludur.  Bu anlamda bölgemizi, bölge halklarını, dünyayı düşürmeye çalışan katil baronların yüzyıllardır en büyük hedefleri tüm semavi dinler olmuştur. Hıristiyanlık ve yahudilik kullandıkları bir paçavraya dönüşmüştür. İslamı-Müslümanlığı ise düşürmek için dört koldan amansız bir saldırıya geçmişlerdir. İş-it gibi lejyon yapılarla müslümanları kara çarşafa kapatıp ilim irfandan uzaklaştırma, bilimi, ilmi, matamatiği feni ortadan kaldırma, insan aklını devre dışı bırakarak  köleştirme, dinli- dinsiz terör örgütleriyle İslam saldırma çağımızın baronlarının en önemli silahlarının başında geldiğini de unutmamalıyız.

 

Sonuç olarak insanlık kendilerini kıskaca alan, kendilerini tanrı olarak insanlığa dayatan katil baronları ya alt edecktir, yada düşecektir. Bu savaşın ana üssü merkezi ise tarih boyunca olduğu gibi Mezopotamyadır. En büyük yük tarih boyunca olduğu gibi yine kürtlerin sırtındadır. Kürtler düşerse tüm dünya düşecektir...

 

Yabancı-yerli işgalcilere kucak açan, onlara uşaklık yapan, Kürtlerin ve bölge halklarının işgal-soykırım çemberlerinden çıkmasını istemeyen devlet , birey, örgütler... Kürtlerin kendi haklarında verdikleri kararlara saygı duymayanların hepsi baronlara-küresel katillere hizmet eden, uşaklık yapan münafık ordularıdırlar. Din gibi bir yüce değerle ilgi-alakaları yoktur...

 

Diğer DİN KÖŞESİ haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya