Mursi'nin İdam Hükmünde Doğu ve Batının Rolü

Mursi'nin İdam Hükmünde Doğu ve Batının Rolü

Halkın %52 oyuyla cumhurbaşkanı seçilen Mursi'nin darbeyle devrilmesi, uyduruk mahkemelerde yargılanması, kukla müftüler tarafından hükmünün onaylanması, ateşler içinde kıvranan Ortadoğu'ya konulmuş patlamaya hazır yeni bir bomba hükmündedir.
Bu haber 2015-06-26 11:57:08 eklenmiş ve 863 kez görüntülenmiştir.

Mursi'nin İdam Hükmünde Doğu ve Batının Rolü

 

Zeki Savaş

     Demokrasilerde seçim, hem meşruiyetin hem de makbuliyetin tartışılmaz kaynağıdır. Halkın yüzde ellisinden fazlasının oyuyla seçilmiş bir başkanın meşruiyeti ve makbuliyeti tartışılamaz demokrasi açısından.

 

     Halkın %52 oyuyla cumhurbaşkanı seçilen Mursi'nin darbeyle devrilmesi, uyduruk mahkemelerde yargılanması, kukla müftüler tarafından hükmünün onaylanması, ateşler içinde kıvranan Ortadoğu'ya konulmuş patlamaya hazır yeni bir bomba hükmündedir.

 

     Bu karar Irak, Libya ve Suriye'den sonra Mısır'ı da korkunç bir iç savaşın içine sürükleyebilir. Bu kadar aleni, bu kadar pervasız, bu kadar açık ilkeleri ve ölçüleri ayaklar altına alan zalimane uygulamalar, halkı, sonucunu kestiremeyen veya sonucunu hiç düşünmeyen tepkilere yöneltebilir, iç savaşın pimini çekebilir.

 

     Irak, Libya, Suriye ve Yemen'de olup bitenleri görmezlikten gelerek böyle bir karar almak, hamakat veya kendi halkının en az yarısından fazlasına savaş açmak anlamına gelir.

 

     Mısır'daki darbe ve sonuçları üzerinden Batı dünyasını suçlamak, çok haklı gerekçelere dayanmakla beraber asıl meseleyi izahtan çok uzaktır.

 

     Demokrasi havariliği yapan Batı dünyasının demokrasiyle ilgili iki yüzlülüğü, yalancılığı ve yüzsüzlüğü ilk defa ortaya çıkmıyor. Yüzlerine tükürsen, yağmurdur diyecek kadar yüzsüzdürler.

 

     Suçu Batı dünyasına atmak, sorunun önemli kısmını görmemizi engelleyebilir. Sorunun asıl menşei, kendi içimizdendir.

 

     Arabistan'ın Mursi'den ve İhvan'dan rahatsızlığını, İhvan'ın seçimle Arap dünyasında iktidarların değişebileceğini göstermesinden duyduğu kaygıyı, araksından darbeci Sisi'ye verdiği mali desteği, Arabistan'ın bu tavrını Körfez ülkelerinin takip etmesini sorgulamadan, görmeden sadece Batıyı sorgulamak ve suçun tümünü Batı dünyasına yüklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Arabistan'ın öncülüğünde Arap ülkeleri halkın iradesini meşruiyetin ve makbuliyetin kaynağı olarak görmediği, darbecileri desteklediği ve Batının çıkarlarını koruma sözü verdiği bir durumda, dini, imanı, ilkesi ve değeri çıkar olan Batının darbecileri destekleyeceği bedihiyattandır, açıktır.

 

     Mısır'ın generalleri kendi halkına saygı duymuyorsa, kendi halkını hiçe sayıyorsa, Batının uşaklığını yapmaya amade ise, Batı tabi ki bu fırsatları kaçırmayacaktır. Mısır'ın generalleri Amerikalı, Fransalı, Almanyalı, İngiltereli değildir; Mısırlıdır.

 

     Bozulma, çürüme, kokuşma, problem içeridendir. Dahildeki bozukluk, hariçtekilerine imkan sunuyor. İçeri bozuk iken bütün sorunun dışarıdan olduğunu söylemek veya bütün suç dışarıdakilerindir demek eksik bir tesbit olur.

 

     Benzer yaklaşım İŞİD ile ilgili de sürekli dile getirilir, yabancı istihbaratların işidir denir. Güzel de bizim içimizde bu kadar kullanılmaya, ajan olmaya, ajanların piyonu olmaya insan varsa, yabancı istihbaratların boş duracağını mı bekleyeceğiz?

 

     Neden şu soruyu sormuyoruz:

 

     Bizim içimizde neden ve niçin bu kadar kullanılmaya müsaid insar var?

 

     Neden hep kullanılan tarafız?

 

     Daha uç sorular sorabiliriz.

 

     Neden Batı dünyasında bize uşaklık yapmaya hazır generaller yok?

 

     Örneğin neden Almanya Başbakanı Merkel'i devirecek ve bizim çıkarlarımızı koruyacak, bize uşaklık yapacak generaller yok?

 

     Niçin hiçbir İslam ülkesi Batı ülkelerinden birinde mesela darbe yapamaz?

 

     Neden her hangi bir İslam ülkesi örneğin Almanya ile Fransa'yı birbirine düşüremez?

 

     Niye herhangi bir İslam ülkesi Batı ülkelerinden birinde bir iç savaş çıkaramaz?

 

     Neden hiçbir İslam ülkesinin Amerika kıyılarında donanması olamaz?

 

     Neden hiçbir İslam ülkesi örneğin Amerika'da zemini müheyya olan bir siyah-beyaz savaşının fitilini ateşleyemez?

 

     Neden bir İslam ülkesi Katoliklerden veya Ortodokslardan İŞİD benzeri bir örgüt çıkarıp Avrupa'da bir Irak yaratamaz?

 

     Neden İslam dünyasının her hangi bir ülkesinde örneğin Batıyı bölelim, parçalayalım, sınırlarını yeniden çizelim ki, daha iyi onları yönetebilelim diye çalışma yapan, yapabilen, yapmaya mecali olan ve hatta bu tür soruları aklına getirebilen insanlar, yöneticiler bulunamaz?

 

     İslam dünyasında bırakın bu işleri yapabilen, bu soruları zihninden geçirebilen kaç kişi veya yönetici bulunabilir?

 

     Bulunamaz. Çünkü birbirleriyle uğraşmayı yaşam tarzı haline getirmiş olanlar, başkalarıyla uğraşmaya ne vakit bulabilir ne de güç. Güçleri olmayacağı gibi, başkalarının kullanımına da hazır hale gelirler.

 

     Ortadoğu ve Afrika'daki insanlar bölünmeye, parçalanmaya, iç savaş çıkartmaya, birbirlerini boğazlamaya, kendi halkına düşmanlığa, yabancılara uşaklığa yatkın ve uygun olmasa, Batı her istediğini yapabilir mi bu topraklarda? Biz neden onların ülkelerinde istediğimizi yapamıyoruz?

 

     Sorunun menşeini hep Batıda, Amerika'da aramak, kendi gerçeklerimizden kaçmak olur. Sorunun en az yarısı, Doğu insanlarının sahip olduğu kültür ve özelliklerden kaynaklanıyor. Mursi'yi idama götüren, Mısırlı general; onu yargılayan, Mısırlı yargıç; hükmünü onaylayan Mısırlı müftüdür. Mısırlıların yarısı böyle olursa, Batılılar da kullanmaktan kaçınmaz tabi ki.

 

     İslam ülkeleri arası ilişkiler de benzer dar görüşlülük içerisinde cereyan ediyor. Hiçbir zaman Avrupa ülkelerinin birbirleriyle veya Avrupa ülkelerinin Amerika ile olan ilişkilerinin bir benzerini İslam ülkeleri arasında göremiyoruz. Ortadoğu'nun en güçlü ülkeleri olan Türkiye, İran, Mısır ve Arabistan hiçbir zaman Batı örneğindeki gibi bir ilişki kuramadı kendi aralarında. Sürekli birbirlerinin aleyhine Batıdan destek arayışı içinde oldular. Aralarındaki rekabetten dolayı Mursi'nin idamını destekleyenler var, 'sen bana tabi olmazsan böyle olur' deyip sevinenler var. İslam ülkelerinin bir kısmı Mursi'nin idamını isterken, bir kısmı sevinirken Batılıların gelip bu idamı önlemelerini nasıl bekleyebiliriz?

 

     Böyle bir ortamda Türkiye'nin tek başına olan desteği de doğal olarak caydırıcı olamıyor.

 

     Mursi'nin idamına zemin hazırlayan, Doğu; idamı destekleyen Batıdır.

 

     Ortadoğu'daki Müslüman halklar ve yöneticiler savaş yerine barışı, rekabet yerine refaketi, düşmanlık yerine kardeşliği, tefrika yerine birliği, kendi halklarının sesine kulak vermeyi, meşruiyet ve makbuliyetlerini halkta aramayı her zaman ve her şartta tercih eden bir kültürü benimseme ve içselleştirmeye dönmedikçe; hakeza kullanılmaya, alet edilmeye, satın alınmaya, uşaklık yapmaya kapılarını kapamadıkça ne başımızdaki musibetler eksilir ne de Batı bizi kullanmaktan vazgeçer.

 

 

     Bu gidişle daha çok Mursiler kurban verilir.

BENZER TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ...

Ufkumuz

 

Doğu Medya/ Din Köşesi

Doğu Medya/ Din Köşesi

Doğu Medya/ Din Köşesi

Diğer DİN KÖŞESİ haberleri
Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya