Kelebek Ömürlü Cumhuriyet


Bu makale 2014-08-25 09:10:08 eklenmiş ve 2358 kez görüntülenmiştir.
Erkan Karagöz

Kelebek Ömürlü Cumhuriyet

 

GÜNEYBATI KAFKAS DEMOKRATİK CUMHURİYETİ Cenub-i Garbi Kafkas Demokratik Cumhuriyeti ya da kısa adıyla Kars Cumhuriyeti deneyimi genellikle pek bilinmez. Bilinmediği içindir ki büyük çoğunluk böyle bir şeyden habersizdirler. Böyle bir oluşumun varlığından haberdar olanlar da bu konuda elde verili bilgilerin bulunmaması nedeniyle susmayı geçiştirmeyi, beylik genellemelerle değinmeyi yeğlemişlerdir. Başvurulan iki en kolay genelleme ile karşılaşmaktayız: Bunlardan birine göre bu cumhuriyet deneyimi bir Sovyetik kalkışma deneyiydi ve bu yüzden İngilizler tarafından ortadan kaldırılmıştı. Diğeri ise bunun aslında Osmanlı Türkiyesi’yle birleşmek isteyen Müslümanların Osmanlının askeri şeflerinin tavsiyesine uyarak bir örgütlenmeye gitmeleri ve Kars topraklarında bir devlet kurma girişimleriydi. Belirtmek gerekir ki bunların ikisi de birçok şeyi açıklamayan genellemelerden öteye geçmeyen; daha çok bunu iddia edenlerin temennileri yansıtan düşüncelerdir. Geçenlerde bir başka iddia dile getirildi. ?Ceviz Kabuğu? programına katılan Kafkas Üniversitesi öğretim üyelerinden biri Sarıkamış üzerine bir takım şeyleri söyledikten sonra teşkilat-ı Mahsusa?cıların Kars?ta milli bir devlet kurduklarını söyledi.

 

Arkasından tarihçi Emey Akal? İletişim yayınlarından çıkan bir çalışmada yer alan makalesinde benzer şeyleri söyledi.Bütün bu iddialara yönelik daha kapsamlı bir yanıt ın hazırlıkları içerisindeyim ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim ; ?atmayın sevgili kardeşlerim , din kardeşiyiz.? Ayrıntılarına ileride başka bir yazıda daha ayrıntılı değineceğim. Ancak şimdilik şu kadarını söyleyeyim ki Kars halkının kurduğu devlet, bir avuç ithal teşkilatçının kuramayacağı denli güçlü temellere sahiptir. Ortada ne Teşkilat-ı Mahsusa, ne de onların örgütlediği Ardahan Kongreleri yokken, Karslı aydınlar Aralık 1918 de otuz bin kişiye bir milletvekili seçilmek suretiyle 2 milyona yakın kadın-erkek seçmenin katılımıyla Kars -Ardahan- Batum- Sürmeli çevrelerinde seçimini yapmış, 60 milletvekili seçmiştir. Kurucular kurulunun da dahil olması, Ahıska gibi yörelerden de temsilcilerin alınmasıyla bu sayı 70 e tamamlanmış, devlet kurulmuştur bile. Yani Kars?ta ulusal bir devlet oluşumu çeteci, talancı Teşkilat-ı Mahsusa?cılar tarafından değil; Karslı aydınlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Kaldı ki örgütlenme geleneği ve yeteneği olmayan bir toplumda, Ardahan?a, Kars?a sızan bir kaç istihbaratçının devlet falan kurması mümkün değildir. Teşkilat-ı Mahsusa?yı abartıp, allayıp pullayıp sunmanın tarihçilikle ilgisi olduğunu da sanmıyorum. Bu tavır olsa olsa duygusal bir tavırdır.tarihçilik elinde varsa kanıt ; ortaya koymaktır. Kafkas Üniversitesi öğretim üyesinin telefonla katıldığı o söyleşide konu 1915 Sarıkamış Dramı iken hoca birden bu konuya değindiği için de sadece hatırlatma gereği duyuyorum: 1915 Sarıkamış harekâtı sırasında Teşkilat-ı Mahsusacı?ların orduya, halka ve harekâta ne denli zararlar verdiklerine ilişkin bizzat bu harekâtın komutanlarından Şerif İlden?in anıları bile köylerde yağma eylemleri yapan Mahsusacı?ların ne olduğunu anlatmaya yeterlidir. Yine burada konuyu dağıtmamak için pek sayın tarihçilerimizin de pek bilmediği, değinmediği 1915?teki harekât sırasında Ardahan’a, Batum’a sızmanın bedelini, Kars- Ardahan halkının sonradan hangi ağır bedellerle ödediklerine de değinmek istemiyorum. Dönelim asıl konumuza. İttihat ve Terakkicilerin ve Teşkilatı Mahsusacı?ların Ardahan kongresi adını verdikleri Kongreye katılanların sayısı bellidir. Sekiz kişi.

 

 

Bunlar toplantılarına bir gün ara verdikten ve kuvvetle muhtemel, biraz da metazori bir biçimde Kars?taki oluşumdan gelmesini istedikleri temsilciler geldikten sonra, gelenlerle birlikte(on iki kişi) 7?8 Kasım?da bir toplantı daha yaparlar. Bir seçim yapılmasını ve Kars’ta bir hükümet oluşturulmasını karar altına alırlar. Oysa zaten ulusal bir seçim aralık başında gerçekleşmiş, siyasal erk kurulmuştur. Teşkilatı Mahsusacıların yönetimde yer aldıkları iddiası-kurdukları değil!- Hüsamettin Ertürk’ün anılarında yer almaktaysa da bu iddialar ne E. Gökdemir, ne de Aydın Gaziyev’de yoktur. Bir dönem teşkilat-ı mahsusa?nın başkanlığını yapmış olan Hüsamettin Ertürk, Filibeli Hilmi?nin Dâhiliye Nezaretine, Fuat Sabit?in Vekiller heyetine, Halit bey?in de başkumandanlığa seçildiğini söylemiştir. Kimi kaynaklarda da Kars Cumhuriyeti ya da bilinen genel adıyla Cenub-i Garbi Kafkas Demokratik Cumhuriyeti oluşumu kurtuluş savaşı dönemindeki yararlı dernekler veya oluşumlar içerisinde gösterilmekte; Kurtuluş savaşı öncesi siyasal kargaşa döneminde kurulmuş örgütlenmeler arasında sayılmaktadır. Ancak bu da kolay; kolay olduğu kadar da doğru olmayan bir sınıflamadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki Kars 1. dünya savaşı sırasında ve sonrasında Osmanlı imparatorluğunun değil; Rusya imparatorluğunun bir parçasıdır. Bu topraklarda gerçekleşen cumhuriyet deneyimi ise Mondros?tan hemen sonra başlayan ve kısa süren bir deneyimdir. Cumhuriyetin çökmesinden sonra verilen kavga ise var olma, ayakta kalabilme kavgasıdır. Yani kısaca söylemek gerekirse bu cumhuriyet, hedefleri, siyasal söylemleri ve örgütlenme biçimiyle Osmanlı Türkiyesi?yle birleşmeyi hedefleyen, önüne koyan sıradan bir örgütlenme değildir.

 

 

KARS?TA ÖRGÜTLENME GELENEĞİNİN KÖKENLERİ Kars cumhuriyet deneyimini ve önemini kavrayabilmek için verilen siyasal mücadelelerin kökenlerine inmek gerekmektedir. Kars ülkesinde örgütlenme geleneğinin kökenleri Rusya Müslümanlarının örgütlenmelerine değin uzanmaktadır. Rusya topraklarında siyasal ve sosyal yaşama müdahil olmayı önüne koyan; çarlık otokrasisine karşı muhalif sol siyasal güçlerle birlikte hareket eden Karslı aydınların, örgütlenmeleri sürecine ilişkin ayrıntılı bilgileri bu konuya ilişkin kitabımda aktarmıştım. Bu nedenle bu konuya burada yeniden girmiyorum.(Kars ve Çevresinde Aydınlanma Hareketleri) Ancak belirtmek isterim ki 1906 yılında Rus çarının sistemin demokratikleştirilmesinden yana geri ardım atması ve sınırlı ve göstermelik yetkileri de olsa bir meclisin kurulmasını kabul etmiş olması üzerine yapılan seçimlere Müslüman halkın adayı olarak katılan Zekeriya Acarski Kars oblastının milletvekili olarak 1. Duma’ya seçilmiştir. Sonraki Duma seçimlerinin biraz daha zorlaştırılması, seçilme nisaplarının yükseltilmesi gibi birçok sınırlama nedeniyle birçok bölge gibi Kars?ta Duma?da kendi milletvekiliyle temsil olanağından mahrum kalmıştır. Ancak bu dönemi izleyen evrelerde Rusya çalışanlarının işçi ve köylü Sovyetleri biçiminde örgütlenerek kendi meclislerini kurmaları ve özerk yönetim birimleri oluşturma deneyimleri Rusya?daki bütün halklar içerisinde karşılığını bulmuş; hızla meclis örgütlenmeleri oluşmaya başlamıştır. Müslüman nüfusun yoğun olarak bulunduğu yerlerde kimileyin ?Sovyet ?,kimileyin de ?şura? adı verilen bu örgütlenmelerle aslında yeni bir deney yaşanıyordu. Bu örgütlenmelerle fabrika çalışanları, köylüler ve dinsel topluluklar kendi kendilerini yönetecek bir organ seçiyor, seçilen organla topluluğun işlerinin belli bir düzen ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi sağlanıyordu. Bu meclislerin temsilcileri bir üst meclisi ? kent meclisi gibi- oluşturuyor; bu yerel meclisler üst meclise yaptığı işleri aktarıyor, bilgilerini ve deneyimlerini paylaşıyorlardı. Daha sonraları Kafkasya?da görüleceği üzere üst meclisler aslında alt meclisin yaptıklarını onaylayan ve belki de bir ölçüde koordinasyonu sağlayan bir yapıdaydılar. Kars oblastında ise bu bölgede yaşayan değişik etnisite ve cemaatların kendi meclisleri yanında, işçi meclisleri de bulunmaktaydı. Bolşevik hareketin önemli örgütlenme merkezlerinden bir olan Kars’ta da var olan sanayi ve demiryolu işletmeleri nedeniyle işçi Sovyetleri de örgütlü durumdaydılar. Halk hükümetleri Dönemi 1917 Ekim devriminden sonra Rus ordusunun büyük çoğunluğunun yurtlarına dönmesi süreci Rusya?nın Kafkasya ve Kafkas-ardı topraklarındaki askeri gücünün zayıflamasına ve galip devletlerin Kafkasya’yı ve Kafkas-ardı?nı Rusya?dan koparma çalışmalarının hızlanmasına neden olmuştur.

 

 

Özellikle İngiliz askeri ve siyasi şefleri tarafından yönlendirilen, şekillendirilen Zakavkom, Zakafkasya Seymi, federasyonu ve bunları izleyen yönetim biçimleri Rusya?dan kopuşu ve dağılmayı hızlandırmıştır. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan şuralarının oluşturduğu Seym yönetimi döneminde yönetsel görevler bu üç meclis arasında paylaşılmış, asker potansiyeli olması nedeniyle Ermenistan silahlı kuvvetlere ilişkin konularda söz sahibi olmuş; Kars ve çevresi atanan bir askeri valinin denetimine verilmiş; ırkçı-faşist Taşnak yönetimi düşlerini kurduğu Hayastan için yörede temizlik yapmaya, 1915 tehciri nedeniyle Erivan yöresine göçmüş mültecileri Kars?a ve Osmanlı işgalindeki topraklara yerleştirebilmek için yöre halkına baskı uygulamaya başlamıştır. Kafkasya Seymi yönetiminde askeri güçleri elinde bulunduran Ermenistan Taşnaksutyun hareketinin Kars halkının üzerinde giderek artan şoven uygulama ve baskıları karşısında yöre halkı sorunu Azerbaycanlı siyasetçiler ve aydınlar aracılığıyla Müslüman Rusya kongrelerine taşımışlardır. Sadece Müslümanlar değil, bölgede yaşayan Rumlar, Ruslar ve yerli Ermeniler de özellikle 1915 olaylarından sonra Erivan’a göçmüş bulunan halkın yaşadıklarını siyasal malzeme olarak ustalıkla Kullanan bu sorunu şoven bir mecraya taşıyarak Eski Rus ordusu içerisinde bulunan askeri unsurların oluşturdukları intikam çetelerinin saldırılarını teşvik eden Taşnak iktidarının yıldırma ve göç ettirme politikalarına karşı çıkmışlardır. Örneğin Kars?taki Rum Milli Şurası Taşnakların uyguladıkları baskıyı Osmanlılardan bile görmediklerini dile getirecek denli rahatsızdır. Aynı biçimde Molokanlar da bu saldırgan, savaşçı, şoven, yıldırma politikalarının karşısında rahatsızlıklarını dile getirmişlerdir. Bu sorun, henüz parçalanmamış; ancak iki iktidar arasında kavgaların sürdüğü Rusya yönetimine iletilir. Sen Petersburg’a giden heyet, Bolşevik Sen Petersburg Sovyet?i ve Geçici Hükümet yetkilileriyle görüşmelerini sürdürmüş, bu görüşmeler yöreyi terörize yöntemlerle baskılamaya çalışan Ermeni yönetiminin yetkileri kaldırılmış, yöre halkının milli şuralarıyla kendi kendisini yönetmesi uygun görülmüştür. Kent etnik yapısının karmaşıklığı nedeniyle Rumların (45.000), Rusların (20.000), yerleşik Ermenilerin ve büyük çoğunluğu oluşturan Müslümanların oluşturmuş bulundukları milli şuralarca yönetilmeye başlanmıştır. Kent her aidiyetin şurası tarafından ayrı ayrı seçilen Halk komiserleri, mutasarrıflar ve kaymakamlar tarafından birer hafta arayla nöbetleşe yönetilmektedir. Yani kent bir hafta Müslüman şurası, bir hafta Ermeni şurası ve bir hafta Rum şurasınca yönetilmektedir. Bu yönetim biçimi Osmanlıların Brest ?Litovsk?a dayanarak bölgeye girmesine değin sürmüştür.

 

 

 Tabii Osmanlı ordusunun girmesi bölgenin demografik yapısında değişmeye yol açmış, Kars?ta yaşayan yerli Ermeniler de kenti terk ederek Ermenistan?a çekilmişlerdir. Osmanlı?nın bir zamanlar Rus egemenliğine ait olan bu topraklara girerek Kafkasya içlerine ilerlemeleri Mondros?a değin sürmüştür. Mondros?la yenik sayılan taraflar arasında yer alan Osmanlılardan 1914 sınırlarına çekilmesi istenmiştir. Osmanlı ordusunun yapacağı bir şey yoktur. Osmanlılar 1914 sınırının gerisine çekilirken galipler adına İngilizler Kafkasya?ya, Kafkas- Ardı’na girmişlerdir bile. Osmanlının oyalanmasına karşı çıkan İngilizler sonunda Osmanlı devletinin 1915 sınırlarına çekilmesini sağlamışlardır. İşte işin ince noktası burasıdır. Eğer Rus egemenliği döneminde ve 1917?den sonra yaşanan kaotik dönemde geliştirdiği örgütlenme geleneği olmasaydı Kars aydınlarının hızlı ve sağlam bir örgütlenmeyi gerçekleştirmelerinden söz bile edilemezdi. C- Cumhuriyet deneyimi Kars halkının yukarıda ana hatlarıyla aktarmış olduğum idari deneyimi, Osmanlı?nın çekilmesini müteakiben hızla kendi örgütsel yapısını kurmayı sağlamıştır. Osmanlı?nın çekilmesinin yaklaştığı günlerde yedi kişilik bir girişimci gurubu Ahundzade Mehmet beyin evinde toplanarak yapılması gerekenin ne olduğunu tartışmaya başlamıştır . Gurubun en genç katılımcısı olan Hıfzıoğlu Hüseyin?in bir an önce halkın kendi örgütlenmesini gerçekleştirmesi gerektiği yolundaki önerisi tartışılmış, uzun tartışmalardan ve kimi karşı çıkışlardan sonra öneri kabul edilerek yedi kişilik bir kurucular kurulu oluşturulmuştur.

 

 

Böyle bir bağımsız oluşumun kurulmasına karşı çıkanların başında Osmanlı yönetiminde atanan Kars müstantiği(Sorgu yargıcı)nin olması da ilginçtir. Kurucular kurulu sayısı birkaç gün sonra 12? ye ulaşmıştır. ?Başlangıçta teşkilat şöyle idi: 1.Reis ve riyaset teşkilatı ve heyet 2.Askeri, dâhili, adli, mali vesair bilumum bakanlık vazifelerini gören üçer kişilik şube heyetler. 3.Kars vilayet teşkilatı. 4.Oltu, Ardahan Kağızman mutasarrıflıkları ve bunlara bağlı kazaların teşkilatı. İki ay sonraki durum: 1.Meclis-i mebusan 2.Hükümet reisi ve bütün bakanlar 3.Erkan-ı harbiye-i umumiye ve silahlı kuvvetler 4.Kars valiliği 5.Üç liva 14 kazada hükümet teşkilatı.(Artvin havalisi dahil ) ve hükümet mekanizmasının bütün teferruatı?? (Hıfzı oğlu Hüseyin) Yakup Şevki Paşa cumhuriyet kurma girişimlerini yeniden başlatan kent aydınlarının silah talebini geri çevirmiş, onlara ellerindeki depolarda bulunan seri atışlı silah taleplerine karşı iki yüz adet ağızdan dolma silah vermeyi teklif etmiştir. Y.Şevki Paşa kent aydınlarına İngilizleri darılttıkları taktirde ve İngilizler emrettiğinde hepsini kurşuna dizmek zorunda kalabileceğini de hatırlatmıştır.

 

 

Bütün olumsuzluklara karşın hızla ilerleyen çalışmalar sonunda Kars ülkesi topraklarında yaşayan 18 yaşını bitirmiş kadın, erkek 2 milyon seçmenin katılımıyla yapılan seçimler sonunda parlamento oluşturulmuş, 1 Aralık 1918 de Güneybatı Kafkas demokratik Cumhuriyetinin kurulduğu ilan edilmiştir. E.Gökdemirin kitabının(Cenubi Garbi Kafkas cumhuriyesi) arkasında fotokopisi yer alan ancak içeriği nedense tercüme edilmeyen ve kitap içinde yer verilmeyen ; Azerbaycan Arşivlerindeki sureti Yavuz ASLAN tarafından (Toplumsal tarih dergisinde) günümüz Türkçesine herkesin analayabileceği bir biçimde değilde Osmanlıca?sıyla aktarılan, Mehmet Perinçek tarafından da Rus arşivlerindeki örneği Türkçeleştirilerek yayınlanan (Kızıl Kitap-Kaynak yayınları) bu belgeyi burada aktarmakta yarar görüyorum. ?Kadın ve erkek yurttaşların katılımıyla tek dereceli eşit gizli ve nispi seçim sistemi esaslarına göre seçilmiş olan meclis,27 Marttaki oturumunda 2 milyon nüfuslu güneybatı Kafkas bölgesinin milli şurası tarafından 1 Aralık 1918 tarihinde ilan edilen güneybatı Kafkas demokratik cumhuriyeti?nin kurulmasına ilişkin iş bu kararnameyi bütünüyle kabul eder ve onaylar. Milli İslam şurası toplantı protokolü 1. Aralık 1918. Kars Kararname Büyük Rus devrimi o zaman kadar varlığını sürdüren monarşi düzenine son verdi.

 

 

 

Böylelikle kendi başına kalan Kafkas’ın güneybatı kısmı kendi kaderini tayin etme işini üzerine almak zorunda kaldı ve Ekim 1917 de Rusya?da kurulan ikinci Geçici Hükümetin Rusya?daki büyüklü küçüklü bütün milletler için çıkardığı kendi kaderlerini kendi tayin etmeleri kararı uyarınca gerekli hükümet organlarını kurdu. Söz konusu karara dayanarak Kars ve Batum vilayetlerinin Ahılkelek, Ahıska, Şerür, Nahcıvan, Sürmeli kazaları ve Erivan’ın güneybatı kısmı yürttaşlarınca seçilen bizler, halkın temsilcileri, işgalinde bulunan topraklarımızdan osmanlı ordu birliklerinin çekilmesiyle (abç)birlikte Güney Kafkas’ın Kars ve Batum vilayetlerini, Ahıska Ahılkelek Şerur, Nahcivan, Sürmeli kazalarını ve Erivan kazasının güneybatı kısmını içine alan sahada güneybatı Kafkas demokratik cumhuriyeti?nin kurulduğunu bütün dünyanın önünde ilan ediyoruz. Bu münasebetle milli şura şimdi herkesin huzurunda şu kararları almıştır. 1.Güneybatı Kafkas Demokratik Cumhuriyeti bütün devletlerle ve özellikle yeni kurulmuş olan komşu Kafkas cumhuriyetleriyle iyi komşuluk ilişkileri kurmaya gayret edecektir. 2. milletlerarası bir çatışma vukuu bulduğu takdirde Güneybatı Kafkas Demokratik Cumhuriyeti çıkarlarına dokunulmadığı sürece tarafsızlığını koruyacaktır. 3.güneybatı Kafkas demokratik cumhuriyeti yurttaşları milliyet din mezhep ve sosyal durumuna bakılmaksızın cumhuriyet sınırları içinde gerek yurttaşlık gerekse siyasi haklardan eşit şekilde yararlanacaklardır. Açıklama: Ermeni ve Müslümanlar arasındaki karşılıklı ilişkilerin gerginleşmesi sebebiyle, dehşetini hala üzerimizden atamadığımız kanlı çatışmaların yenilerine yol açmaması için Paris?te yapılacak olan genel barış konferansında bu sorun çözülünceye kadar Milli Şura Ermenilerin Kars vilayetine Şerur Nahcivan ve Sürmeli kazalarına Erivan kazasının güneydoğu kesimlerine yerleşmelerin geçici bir süre yasaklayan bir karar almıştır. Adı geçen yerlerde Gürcistan ve Ermenistan cumhuriyeti topraklarından gelen Müslüman mültecilerle dolu olmayan bir tek köy yoktur.(Ermenistan sınırları içinde Ermenilerin işgalinde 482 Müslüman köyü güneybatı Kafkas demokratik cumhuriyeti sınırlarında Müslümanların işgalinde 82 ermeni köyü bulunmaktadır.) 4,Güneybatı Kafkas cumhuriyetinin kaderi bundan sonra, akraba kuzey Kafkas cumhuriyetlerinin kaderiyle birleşecektir. Müslüman Kafkas devletleri ailesinin bir üyesi olarak, birleşik bir Rusya’nın kurulması halinde, ona karşı tutumumuz Kafkas’ın diğer Müslüman milletleriyle mutabakat çerçevesinde belirlenmiş olacaktır. Barış konferansında ve İstanbul konferansında bu meseleyi Kafkas?ın Müslüman milletleri temsilcileriyle birilikte çözmek için temsilcilerimiz yetki sahibi olacak, meclis toplanıncaya kadar güneybatı Kafkas demokratik cumhuriyetinin başında, mili azınlık temsilcilerinin; Rus, Rum, Molokanların da olduğu milli şura bulunacaktır ve geçici hükümet milli şura önünde sorumlu olacaktır. ?

 

 

 

1919 KARS ANAYASASI Kurulmuş bulunan bu devlet kısa zamanda bir anayasa hazırlar. ,bir devletin ana kuruluşunu ilgilendiren kurallar? adı, sınırları, bayrağı, resmi dili, yasama organı ve seçimi, askeri ve mülki teşkilat, bölgenin ve halkın kendi kaderini belirleme hakkı, dinsel güvenceler, asker ve sivil yüksek görevlilerin seçimi ve azli?(B.Tanör) gibi temel saptamalara ver verilen bu anayasanın kadınlara seçme seçilme hakkı tanıması, seçme hakkının 18 olması seçilme yaşının 25 olarak belirlenmesi gibi önemli demokratik özellikleri olduğunu belirtmek istiyorum. Kars Anayasası 17 Ocak 1919 da toplanan ve cenubi Garbi Kafkas Demokratik Cumhuriyeti hükümeti nin kuruluşunun ilan edildiği Büyük Kars Kongresi? öncesinde Kars Şurası tarafından görevlendirilen Revan?lı Ağabababeyoğlu Mehmet Bey adlı bir yargıca hazırlatılmış bir anayasadır. İslam Şurası adıyla bilinen ancak içerisinde Rum, Rus ve Müslüman temsilcilerin yer aldığı meclis böyle bir kurucu yasa hazırlatmayı gerekli bulmuştur. Büyük Kars Kongresinde görüşülerek kabul edilen bu anayasa devletin de ilk temel yasası olmuştur. Kurucu iktidar olan Şura böyle bir kanunun hazırlatmasına karşın anayasa üzerinde değişiklik yapabilme yetkisini kendinde tutmamış; meclisin çalışmaya başlamasından sonra oluşturulacak yeni hükümete anayasa üzerinde gerekli değişiklikleri yapma yetkisi vermiştir. (Madde 16) Bülent TANÖR şunları söylemektedir  Teşkilatı-ı Esasiye kanunu ile uygulamadan çıkan tablo kuvvetler birliği ve meclis üstünlüğüne dayalı bir manzara sunmaktadır. ?Uygulama?dan kasıt Büyük Kars Kongresi?dir.(17?18 Ocak 1919 ),Bir kere Kongre, yeni devleti kuran ve anayasasını yapan bir kurucu meclis gibi davranmıştır.? Bu anayasa ile Konvansiyonel sistem de denen Meclis Hükümeti Sistemi benimsenmiştir. Nitekim Anayasanın 15. maddesinde vali ve komutanları meclisin atayacağı, el çektireceği hükmü getirilmiştir.

 

 

Yine meclis tarafından kabul edilen bu anayasa ile anayasanın yürütmesinden meclis ve cumhurbaşkanı birlikte sorumlu tutulmuştur. Ülkesel sınırların korunması görevi ise hükümetindir. 18 maddeden ibaret olan bu anayasanın maddeleri şöyledir : 1.Hükümet “Cenubi Garbi Kafkasya Demokratik Cumhuriyeti? adını taşıyacaktır. 2.Cenubi Garbi Kafkasya Demokratik Cumhuriyeti hükümeti sınırlarını Batum’dan Nahcivan’a kadar ulaştırarak, bu sınır içinin barışın sonuna kadar korunmasını bilfiil üzerine almıştır. 3. Hükümetin merkezi Kars, Resmi bayrağı üç renk olup, Türk devletinin Ay-yıldız?ı havi bayrağı kabul edilmiştir.(Cihangiroğlu) 4.Cenub-i Garbi Kafkasya Cumhuriyeti hükümetinin resmi dili Türkçe’dir. Bütün resmi ve gayrı resmi muamelat ve tedrisat Türkçe olacaktır. 5.Milletvekilleri seçimi için 18 yaştan yukarı kadın ve erkek oy vermek salahiyetini haizdir. 10.000 kişi bir milletvekili seçer. 6.Her vilayet ve kasabada, milli Şura’nın şubeleri açılarak, halkımızdan her türlü yardım görecektir. 7.Türk millet ve hükümetini rencide edecek her türlü muameleden kati surette çekinilecektir. 8.Umumi asker teşkilatımızda, cumhuriyetimizin kabul ettiği usul dairesinde olacak, Türkiye devleti ile irtibatı temin için daimi bir heyetimiz Türkiye?de bulunacaktır. 9.Mülki teşkilatımızda da 8. maddedeki zikredilen usul aynen kabul edilecektir. 10.Komşu hükümetler ile daima dostça geçinmeyi Cumhuriyet Hükümetimiz düstur olarak kabul etmiştir. Milletvekilleri seçildikten sonra bu husus hakkında ayrıca bir kanun çıkarılacaktır. 11.İtilaf devletleri, doğu Türkiye illerini(Elvilei selase) alıp başka bir millete vermek isterse Cumhuriyetimiz Türkiye’den ayrılmamayı kesin olarak kabul etmiştir. 12.Azınlıkların hürriyetleri ve hakları muhafaza edilecektir. 13.Müslümanlar arasındaki mezhep ayrılıklarına hürmet edilecek, dini ayinlerin bir arada yapılması sağlanacaktır. 14.Demokrasi esaslarına riayet edilerek seçimler tarafsız ve tesirsiz olacak, Türk?ün şan ve şerefine yaraşacak bir şekilde yapılmasına azami surette dikkat edilecektir. 15.Vali ve komutanların işe başlamaları ve işten el çektirilmeleri kamutayın kararıyla olacaktır. 16.Cumhuriyet Hükümetimiz milletvekillerinin seçilip de kamutayın çalışmaya başlayışından sonra kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesini teklif etmeye yetkilidir. 17.Milletvekili olmak için yaş haddi 25 ten yukarı olacaktır. 18.Bu kanunun yürürlüğe girdikten sonra icrasına nazırlar heyeti ile cumhur reisi memurdur.?(F.Erdoğan) Cumhuriyette iki tavır Bu kısa ömürlü cumhuriyet oluşumu içerisinde elbette çok farklı çevrelerin ve düşüncelerin insanları da yerlerini almışlardır.

 

 

Yayınladığı birçok deklarasyonda ?sosyal demokratik? bir yönetim olduğunu vurgulamaya özen gösteren ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı?nı kuran bu cumhuriyette siyasal anlamda bir kamplaşmanın da olduğu görülmektedir. Yaşanan tarihsel olaylar değerlendirildiğinde Kars cumhuriyet parlamentosunda bir saflaşma olduğunu; bunlardan ilkinin, Bolşeviklerden yana olanları ve birleşik bir Rusya?dan yana olan; Bütün Rusya Kurucular Meclisi?nin toplanarak bir hükümet seçmesini bekleyenleri de içeren ?sol? gurup ve ikicisinin de İngilizlerle iyi geçinmenin ve Taşnak Ermenistanı?yla birlikte hareket etmenin daha doğru olduğunu düşünenler yanında Bolşevizm karşıtı Bey, Ağa ve Hanların temsilcilerinin olduğu ?sağ? grup olduğunu söyleyebiliriz. Sol gurup içerisinde ılımlı sol tavırlı, kendisini genel olarak ?sosyal demokratik? çizgiden yana tarif edenlerin yanında, Bolşevik olanların ya da bolşevizm?den yana olanların da varlığı bilinmektedir. Sol gurubun koyduğu önemli tavırlar arasında Sarıkamış?taki buğday stoklarının Denikin?e gönderilmek üzere kendilerine teslimini talep eden İngiliz askeri yöneticilerine karşı koyması ve Taşnak yönetiminin bölgeye yerleşmek için geliştirdiği Erivan?daki mültecilerin Kars topraklarına yerleştirilmesi talebine karşı çıkması gelmektedir. Aslında bu kısa ömürlü cumhuriyetin yıkılış nedenlerinin başında da bu İngiliz isteklerine karşı çıkış gelmektedir. Elbette bunun yanında İngiliz müdahalesini kolaylaştıran Ermenilerle uzlaşmayı savunan, galip devletlerin istemleri doğrultusunda hareket ederek Bolşevizme karşı duran Bey?lerin, Ağa ve Hanların işbirlikçi tavırları da önemli bir etmendir.

 

 

Parlamentoda ki bu saflaşmaların keskinliğine bir örnek olarak Server Atabek?i verebiliriz. Parlamento baskını sırasında Ahıska?da Gürcü kuvvetleriyle savaşan Kars cumhuriyetinin silahlı kuvvetlerinin başında yer alan, cumhuriyet dağıldıktan sonra da onu diğer ülkeler nezdinde temsil eden Server ATABEK şunları yazmaktadır: ?Kafkas’ta Müslüman nüfusa karşı mücadele veren İngilizler, Fransızlar bizim cumhuriyetin delegelerinin haklarını savunmak için Paris konferansına gitmelerine engel olmuşlardı. Fransız ve İngilizlerin sosyal demokrat ilkeler zemininde barış yapmakla görevlendirilen halk temsilcilerini yanlarında görmek istemelerini bu talancılardan beklemek zaten mümkün değildir. Delegasyon Malta?ya sürülmekten zor kurtuldu, çünkü İngilizler bizim delegasyonunun 1919 baharında İstanbul da tutuklanan Bolşevik komitesiyle bağlantısı olduğuna dair haber almıştı.???kötü gidişi rahatlatacak yegâne olgu Bolşevik ordusuna yakınlaşmak olabilir. Sovyet ordusu Erivan ve Tiflis?e girerse zulüm görenler ancak o zaman rahat nefes alabilirler. Güneybatı Kafkas halkınca bu gerçek açıkça bilinmektedir. Kars?ta Taşnak yönetimi yerine Sovyet iktidarı kurma girişimleri sırasında Müslümanların Ruslarla ve Rumlarla dayanışma içinde olmaları buna tanıklık etmektedir. Başarısızlık ortak bir başarısızlıktı: Taşnaklar Rusları da, Rumları da, Müslümanları da kırıp geçirdiler. Şubemiz Batum ve Kars vilayetlerinde ve Sürmeli kazasında istilacılara karşı mücadele veren Güney batı Kafkas Silahlı Kuvvetleri?nin komünizmin kızıl bayrağını çoktan yükselttiğini ve Sovyet Azerbaycan ile Sovyet Rusya?nın kızıl ordularından kardeşçe yardım beklediklerini bildirmeyi gerekeli görmektedir .? (Güneybatı Kafkas Demokratik Cumhuriyetinin Deklarasyonu ? Rusya toplumsal- siyasal tarih devlet arşıvi fon 544 liste 13.dosya 20 yaprak71?72) Sağ kanatın tavrına ilişkin olarak da Kars?taki Diyanet İşleri Başkanı Gazaizade Ali Efendi ve Meşhedi Samet Hacıyev?in tavrını örnek verebiliriz. Bunlar Kars?ta otoritesini kurmuş bulunan Taşnak Ermeni cumhuriyet yöneticilerine yazdıkları mektupta Kerbelayı Mehmet Hocayev?i ve Esat Oktay?ı çalışmalarından dolayı eleştirmekte ve kötülemektedirler. Onlara göre egemenliğini kabul ettikleri taşnak yönetimi oldukça iyi ve demokratik bir yönetimdir. Bu sağ, teslimiyetçi ve Taşnak Ermenistanı?ndan yana olan tavır dönemin Osmanlı askeri şeflerini de tedirgin ve rahatsız etmektedir.

 

 

 

Nitekim Kâzım Karabekir Nahcivan, Şerür, Ordubat, Şahtahtı yöneticilerine şöyle bir beyanname göndermek gereği duymuştur. ?Nahçıvan, Şerür, Ordubat, Şahtahtı Mıntıkalarına ve Kaymakamlıklarına Kolordu Kumandanlığının beyannamesini aynen tebliğ ediyorum. Ahaliye tebliğ edilecektir İngiliz ve Fransızların şeriki [ortağı] olan hükümetler Türkiye;nin ve böylece İslamiyetin mahvı için uğraşıyorlar. Bu sebepten bizim ve alem-iİslamın halâsı ve necâtı [kurtuluşu] ancak Bolşeviklerle uyuşmak ve irtibat yapmakla olur. Buna karar verilmiş, siyaseten de işe başlanmıştır. Nahçıvan ve havalisinin bunu iyice anlayıp düşünmeleri ve Bolşeviklerle bir saat evvel birleşmeye çalışmaları lazımdır. [...] Nahçıvan?da bizimle Bolşeviklerin birleşmesine mani olacak kimselerin bulunmasını ve Bolşeviklere mukavemet etmek küstahlığına çalışıldığını işitmekle dil-hunum [içim kan ağlıyor]. ….(Kazım Karabekir) İşin trajik yanı bu iki siyasal gurup arasındaki çekişme cumhuriyetin sonunu hazırlamıştır. Özellikle İngilizlerin müdahalesinden yana olarak ve Ermeni yönetimiyle uzlaşarak varlıklarını sürdüreceğini düşünen çevreler tarafından parlamentodaki mevcut milletvekillerinden kimlerin İngilizlere karşı politika yürüttüğü hususunun İngiliz askeri yetkililere iletilmesi bu sonu hızlandırmıştır. Hıfzı oğlu Hüseyin parlamento baskınında derdest edilerek yasa dışı bir uygulamayla Kars?tan uzaklaştırılan kişilerin adının yine bu bölgeden bir kişi tarafından verildiğini söylemektedir. 12 nisan1919 parlamento baskınından birkaç gün önce(Hıfzı oğlu Hüseyin?e göre 15 nisan 1919) Kars parlamentosuna görüşmeleri izlemek bahanesiyle gelen işgalci İngiliz Askeri şefi, ikinci gelişinde bütün parlamento üyelerinden kendilerini tek tek tanıtmalarını istemiştir. Tanıtmadan sonra elindeki listede yer alan ve adlarını okuduğu 36 kişi meclis salonuna giren İngiliz askerlerince yakalanarak salondan çıkartılmıştır. Parlamentonun baskın anı pek bilinmediği için Hıfzı oğlu Hüseyin?in anılarını aktarmanın doğru olduğunu düşünüyorum. ??İngilizlerin Kars ta bilumum komutanı Albay Devey 1335 senesi nisan ayının 12.günü hükümet reisliğine bir yazı yazarak meclise dinleyici sıfatıyla geleceğini bildirmişti. Meclisin samiin(dinleyici) balkonunda bir yer hazırlandı.(Devey) birkaç maiyetiyle beraber gelerek meclis müzakereleri dinledi. Bu dinleyişinde ihtimal ki birçok tecessüslerde bulundu. Meclis müzakereleri bitince kalkıp gitti. Nisan ayının 14.günü yine hükümet reisliğine bir yazı yazarak meclisin toplanacağı 15?nci gün dinleyici sıfatıyla geleceğini bildirdi. Fakat bu yazıda bambaşka bir teklif verildi.?İngiliz hükümetinin satvetini muhafaza için samiin yerinde değil meclis azalarının oturdukları masaların baş tarafında yani meclis reisinin kürsüsüne yakın bir yerde olmalıdır? diyordu. Nisanın 15 günü meclis bermutat toplandı. Tam dakikasında kumandan içeri geldi ve kendine hazırlanmış olan masada oturmazdan evvel bütün azalarla tanışmak istediğini tercüman Ahmet Robenson?a söyledi. Hükümet reisi merhum İbrahim Cihangiroğlu, meclis başkanı Doktor Esat beyden başlayarak mevcut 70 kişiyi birer birer tanıttı. Bu tanışma sırasında sık sık kolundaki saate bakıyordu.

 

 O sırada pencerelerin önünde makineli tüfeklerle donatılmış zırhlı ve korkunç otomobillerin birbirin müteakip gelmekte olduğu görülüyordu? Albay Devey’in emri üzerine ara kapılardan ve başkan kürsüsüne yakın olan bir odanın kapısı açıldı. Odaya ağzına kadar dolmuş olan süngülü. İngiliz askerleri görüldü. Bu askerler manga manga salona girdiler, halka oldular. O sırada komutan yine bir emir verdi:?Hükümetimden almış olduğum emri şimdi burada infaz etmek zorundayım. Bunun için kimlerin adlarını okursam birer birer yanıma gelsinler.? Dedi. ?adlarını saydığı arkadaşlar süngülerin arasına birer birer alındı? Komutan Devey tekrar söze başladı: ?Sizler bilesiniz ki: Şimdiye kadar devam etmekte olan Kars şurası ve Cenub-i garbi Kafkas Hükümeti yıkılmıştır. Bunun sebebi İngiliz hükümetinin ehemmiyetle verdiği emirlere itaat etmeyerek Ermenileri Kars’a kabul etmediğiniz ve Sarıkamış?taki hububatın Gümrü?ye sevkine mani oluşunuzdur. Şimdi yeni bir meclis kuracağız. Bu meclis beş kişiden ibaret olacaktır. Aynı zamanda bu meclis İngiliz hükümetinin emrinde olacaktır? Bunun için söz istedim.?albay müsaade buyursun bu seçimi aramızda yapacağımız müşavereden sonra yapalım? dedim. Bana cevaben bu mecliste Nahcivan cihetini temsil eden Bahşi Bey itiraz ederek,?Artık iş işten geçmiştir kumandanın emrini yerine getirmekten başka çaremiz kalmamıştır. Derhal seçim yapalım? dedi.

 

 

 

Ekseriyet bu teklifi kabul etti. Ve zaten bunu kabulden başka çare kalmamıştı. Zira iş ?metazori? halini almıştı. Derhal seçime geçildi. Aleni tekliflerden sonra birer birer reye konuldu. Doktor hacı oğlu Esat Bey? Meşhedi Samet, Örtülü köylü Adübeg oğlu Asker bey, adını bilmediğim bir Rus ve bir Rum olarak beş kişilik bir heyet seçildi.? Bu anılarda da yer aldığı üzere İngilizler görünürde insani nedenler öne sürerek Erivan?daki göçmen Ermenilerin açlıkla karşı karşıya kaldıklarını bu nedenle Kars ve özellikle Sarıkamış’taki önemli hububat depolarındaki hububatın Gümrü?ye nakline izin verilmesini istemektedirler. Bu gerçekten böyle miydi? Yukarıda değindiğimiz gibi aylar önce bölgeye giren Osmanlı ordusu kısa sürede Kafkasya?nın içlerine değin ilerlemişti. Mondros gereğince geri çekilirken beraberinde getirdiği önemli miktarda hububatı Kars ve Sarıkamış’ta biriktirmiştir. Bunların Erzurum?a ya da 1914 sınırlarının gerisine taşınmamasının nedeni bu bölgenin kendinde kalacağını ummasıdır. Oysa İngiliz protestosundan, 1914 sınırlarının gerisine çekilmesi gerektiğini öğrendiğinde de bir ikilemle karşı karşıya kalınmıştır. Ateşkes uyarınca ellerindeki silahları galip devletler temsilcilerine teslim etmek durumundadırlar. Ancak ellerindeki gıda stoklarını imha etmeleri oldukça kolaydır. Ne var ki yöre halkı ? Molokanlar, Doukhoborlar hariç- kırk yıl kadar önce aynı siyasal otoritenin altında yaşamış kendi insanlarıdır. Bu nedenle stoklar imha edilmemiş, onlara cumhuriyet yönetimi el koymuştur. Bu stoklar İngiliz askeri yetkililerince talep edilmesine karşın verilmemektedir. İngiliz yöneticilerinin arkasına sığındıkları diğer gerekçe de Cumhuriyet yönetiminin Ermeni göçmenlerin yörede iskânına karşı çıkmış olmasıdır. Önce pek dillendirilmeyen bir gerçeği aktarmalıyım: Ermeni halkın bu yöreye girmesini kabul ederek bu konuyu Kars cumhuriyetinin başına bela eden, Yakup Şevki Paşa?nın ta kendisidir. Şimdi gerçek duruma gelelim. Gerçekten de İngilizlerin iddia ettiği gibi insani bir gerekçe mi vardır bu iki talebin arkasında? Kars ülkesinde Kafkasya’dan göç eden 485 Müslüman köyünün ahalisi yerleştirilmişken Ermenistan?a 84 Ermeni köyünün ahalisi göç etmiştir. Yani Kars?taki yerleşik halkı 1914 sınırı ötesine, Osmanlı topraklarına kaçırtmaksızın Ermenistan’a göçen 300.000 in üzerinde Anadolu göçmenini iskân etmek mümkün değildir. Kaldı ki bu göçmenler Ermenistan?ın hak iddia ettiği ve siyasal otoritesini kurduğu topraklarda boşalan yüzlerce boş köyde pek ala iskân edilebilmiştir. Bunu uygulama da göstermiştir. 12 Nisan?15 Nisan?1919 parlamento baskınıyla İngiliz askeri yetkililerince varlığına son verilen, bütün idari yazışmalarına ve organlarına el konularak tahrip edilen cumhuriyetin ortadan kaldırılmasından sonra Kars?a Ermeni halk değil, askeri ve idari yöneticiler yerleştirilir. Ve arkasından Sarıkamış?taki muazzam hububat rezervleri önce Gümrü’ye sonra Tiflis’e oradan da Bolşevik Rusya?ya karşı savaşan Denikin ordularına gönderilir. O insani(!) gerekçe işte budur. Kars cumhuriyet yöneticilerinin özellikle güneyden Rusya?ya saldırılarını yoğunlaştıran Denikin karşı-devrim ordusunun gıda ihtiyacını karşılamayı reddetmeleri, cumhuriyetin yaşamının sona ermesinin asıl nedenidir. Cumhuriyet yönetiminin Ocak 1919?dan Nisan 1919′a değin dört ay gibi bir süre karşı devrim güçlerinin gıda ihtiyacını karşılamayı reddettikleri açıktır. Bütün bu açılardan bakıldığında Kars cumhuriyet yöneticilerinin varlıklarına son verileceğini bile bile İngiliz emperyalizmine kafa tutmalarının tarihsel öneminin oldukça büyük olduğunu söyleyebiliriz. Yani Kars cumhuriyet deneyiminin kısa ömürlü oluşuyla, yerine getirdiği işlevin önemi arasında bir ters orantı vardır.

 

 

 

KARS CUMHURİYET DENEYİMİNİN TARİHSEL ROLÜ VAR MIDIR? Bazı şeyleri tekrarlamış olmak bahasına bu denli kısa ömürlü bir cumhuriyetinin tarihte önemli bir işlevinin olup olmadığına da değinmek istiyorum. Pek çok kimse kısa bir ömrü olan bu cumhuriyetin çok fazla abartıldığı görüşündedirler. Nihayeti bir avuç insanın kalkıştığı bir deneydir o. En fazla kahramanlık dolu bir deney olarak, ya da anadolu’da ilk cumhuriyet deneyimi olarak değerlendirmek gerektiğini düşünenler vardır. Gerçekten de bu böyle midir? Bu demokratik cumhuriyet deneyiminin önemli bir anayasa metnini doğurması, nispi temsil, gizli oy ve açık sayım ilkesiyle kadın, erkek herkesin oy kullanarak parlamento üyelerini seçmesi; ya da yöre aydınının kuzeyden gelen aydınlanma hareketlerinden etkilenmesinin bir örneği olmasının dışında gerçekten de tarihsel ve stratejik bir önemi olup olmadığını değerlendirmek istiyorum. Acaba 1 Aralık 1918 tarihinde yapılan bir seçimle kurulan parlamentonun cumhuriyeti ilan etmesinin genç Türkiye ve genç Bolşevik Rus ülkesi açısından stratejik önemde bir rolü olmuş mudur? Bu soruya olumlu yanıt vermek durumundayım. 1.Genç Türkiye açısından: Bilindiği üzere Mondros ateşkes antlaşması ile yenik kabul edilen Osmanlı ordusu 1914 sınırlarının gerisine çekilmek zorunda bırakılıyor. Kars?ta böyle bir örgütlenme olmasaydı olacaklar gayet açıktır. Karşı-devrim saflarında yerini almış olan Taşnaksutyun hareketi kısa bir zamanda kitlesel- insansal olarak 1914 sınırlarına değin yerleşik hale gelmesine; 1914 sınırına kadar Ermenistan topraklarındaki yaklaşık 300.000 sivil göçmenin ve yine bu topraklardan yaşayan Ermeni halkın Kars, Sarıkamış, Ardahan yöresine yerleşmeleri anlamına gelecekti. Bu da buralarda yaşayan halkın büyük bir kısmının akın akın Osmanlı topraklarına göç etmesi; Kars ve çevresinin Müslüman, Rum ve Rus nüfus açısından tahliyesi ve silahlı ve örgütlü bir karşı-devrim hükümeti olan Taşnaksutyun Ermenistan?ının stratejik noktalarda yerleşmesi demekti ve belki bu daha sonraları yapılan görüşmelerde, Moskova ve Kars antlaşmalarında da Kars?ın konumunu tartışmalı bir hale sokacaktı. 2.Genç Bolşevik Rusya açısından: Kars cumhuriyet deneyiminin genç Bolşevik Rusyası’na da az da olsa desteği olmuştur. Rusya?da başlayan iç savaşta Bolşeviklere karşı savaşan karşı devrimci Denikin güçlerinin önemli bir askersel ve lojistik zenginliğe sahip bu bölgenin ürünlerinden, zenginliğinden beslenmesinin önünü almış, İngilizlere karşı direnç göstermiştir. İngilizlerin Rusya?yı güneyden vurmaya çalışan Denikin ordusuna göndermek istediği malzemeleri; Y.Şevki Paşanın Kars cumhuriyet yöneticilerine vermeyi esirgediği; depolarda tutulan ancak cumhuriyet yönetimince fiili engellemelerle İngilizlerin alıp götürmesine izin verilmeyen önemli miktarda silahı ve de muazzam hububat stokunu vermemek için aylarca direnilmiş, bu direnmenin bedeli de varlığına son verilerek ödemiştir. Kanımca bu da küçümsenmeyecek bir tarihsel öneme sahiptir. 2007-istanbul

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 















Seri İlanlar
Arşiv Arama
- -








http://www.dogukultur.com  Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya