KENDİN OL


Bu makale 2017-05-03 14:39:38 eklenmiş ve 485 kez görüntülenmiştir.
ANONİM-2


                                                   KENDİN OL
Kendin ol.. Kendin ol.. Gözlerin bile gözlerime bakarken yalan söylediğinde sana ait olmadıklarını görüyorum. Kendi gerçeklerinle kendini yaşa. Kendi gerçeklerinle kendin ol. Hayallerini yıkanın ben olmasını istemezdim ama.. Benimle ilgili hayallerinde düş kırıklığı yaşamayı bırakıp kendini gerçekten olduğu gibi görmenin zamanı geldi geçiyor..
Hayal etiklerin, düşündüklerin, tasarlayıp gerçekleştirmek istediklerin, hiç birinde sen yoksun. İçine, merkezine kendini koymalısın. Hiç olmasa bir parçanı koy senden iz olsun. Çünkü sen tanrının bir parçasısın, tanrının bir gerçek örneğisin. Onun gibi insanların gözünde yaptıklarının gerçek olmasını isteyip arzu etmez misin?
Gerçekte yaptığın hiçbir şeyde yoksun. Ya da olmak istemiyorsun. Sadece istiyorsun ama yapmıyorsun.  
Kafanda, beyin hücrelerinde, bedeninde hissettiklerin sana acı veriyor artık. Buna rağmen kurtulmak istemiyorsun hayata karşı uçurumda tutunduğun o kuru ağacından.
Gerçek sandığın düşlerin, hayallerin, umutların sevgililerin hep ıstırap veriyor beynine ve bedenine, seni sen olmaktan uzaklaştırıyor. Kurtul artık o kokuşmuş karanlıklarından.. Kurtul o sevgi dediğin sahte duygularından..
Bu sahte duygularındır ki sürekli seni aldatıyor, sürekli seni başkalarına karşı yüzsüzleştiriyor. Çünkü bu duygular sana ait değil, bu sahte duygular yanlış bedende yaşıyor. Yaşıyor çünkü sen isteyip arzuluyorsun onların sende yaşamasını.
Ama sana şunu söyleyeyim arkadaşım başkalarının senin hakkında ne düşündükleri konusunda endişe duyduğun sürece onlar her zaman senin sahibin olmaya devam edeceklerdir.
Senin kaybettiğin asıl şey farkındalıktır. Hiç birşeyi birşeyden ayırmıyorsun. Herşeye aynı değeri veriyorsun. Hele de konu sevgi ve değer olunca.. Bununla beraber sonradan yaptıklarınla suçluluk duyuyorsun. Suçluluk insanı öldüren bir zehirdir. Suçluluk duygusuyla gelişemezsin canım sadece kendini tüketirsin. Farkındalık suçluluk duygusu değildir ve canım sevginin korku olmadığını anlaman lazım. Artık yaptığın her şeyde korku ve suçluluk duyma başladın.Onlar senin tek düşmanındır. Sevgi ve farkındalık ise senin gerçek hakikatin. Sakın bunları karıştırma biri can verir diğeri can alır.  
En büyük gerçeğinle yüzleş artık, en büyük korkunla karşılaş artık. Korkuların seni korkak yapmasın yeni gerçek sevgilerde. Kuşkularından sıyrıl ve özgür bırak bedenini..
Dini anlamda bile neye inanacağını bazen şüpheye düştüğünü hisseder gibiyim. Tanrının bir parçası olmana rağmen bazen korkuyor, inanıyor ve bazen de yok sayabiliyorsun inanmana rağmen. İstediğin kadar inkâr et bunun böyle olmadığını. Ama asıl gerçek bu. Çünkü şikâyet ediyorsun bunca olumsuzlukları neden ben yaşıyorum diye, ahu zar ediyorsun yaşamak isteyip de yaşayamadıklarına. Artık yorulduğunun, mecalsiz kaldığının sen de farkındasın. İnkârın bundandır.
2/2
Kendi gerçeğin olan Mezhebine bile sığmıyorsun. Yok, sayıyorsun yalan diyorsun. İnkâr ediyorsun seni sen yapanı. Kalkıp kendi gerçeğinin dışında sahte gerçekler arayışına giriyorsun. Ama buldum diye sandığın o sahte gerçek duygu ve sevgilerin bir zaman sonra sana ait olmadığının gerçeğine varıyorsun. Böylece kendini, gerçeğini bir kere daha sil baştan inkâr etmiş oluyorsun.
Gerçek aşkın dururken bir yerlerde, bir mahzende tutuklu.Sen yalancı aşklar ediniyorsun yalancı ilişkiler yaşıyorsun çirkefçe, gerçek olmayanca. Demek aradığın gerçek aşk değil bedeni haz. Bunlar seni mutlu mu kılıyor gerçek aşk karşısında. Acını mı hafifletiyor bu haz-ı bu sahtelikleri yaşarken bedeninde. Kapalı kapılar ardında kaçamak gizli günahlar işleyince bedeninde, beyninde hissedince bu hazzı unutabiliyor musun sonra bu aşka yaptığın hainlikleri? Durup düşünebiliyor musun sonra ne yaptıklarını, ihanetlerini?  
Bu iflah olmaz günahlarınla içtenlikle tanrının huzurunda ellerini açıp şükredebiliyor musun günahlarının af edilmesi için? Şükredebiliyor musun bir daha bu gerçek olmayan bedeni hazları yaşamayacağına dair. Şükredebiliyor musun herkese karşı Meryem ana gibi günahkâr olmadığına dair saf ve temiz olduğunu tanrının huzurunda haykırabiliyor musun? Tanrının huzurunda bu gerçekleri haykırman bunu bir daha yapmayacağım diye biliyor musun?  
Kendini, sevgililerini ve de herkesi kandırabileceğine inancın tam ama ya tanrıyı… ya tanrıya ne diyeceksin..  Bu günahkârlıklar işlemiş bedenin ve dilinle onu da mı kandıracağını sanıyorsun? Günahlarını haykırabilme cesaretine sahip olabilecek misin?
Her bedenle bütünleşmek istiyorsun hazın için, her sevgiyi inançsızlıklarla suçluyorsun. En büyük gerçeğine bile şüpheyle yaklaşıyorsun bu musun sen? Gerçek sevgiyi görmüyorsun gözlerinin önünde olmasına rağmen. Sana sadık olanları yok sayıyorsun, inanmıyorsun gerçek olduklarına, söylediklerine..
İflah olmaz o günahlar ah ah o günahlar.. kan tükürsün o günahkarlıkları kan….
Sen ne aradığını bilmeyen bir vahabisin çöl ortasında, sen nereye yelken açtığını bilmeyen isimsiz bir kaptansın adı bile duyulmayacak olan. Farkında mısın yönünü, gerçeğini sen kendin belirlemiyorsun. Başkaları belirliyor. Sen isimsiz bir istasyonda isimsiz biri olarak nereye gideceksin böyle…. Nereye varacaksın böyle söyle…Son durağın nere bu karmaşık duygular içinde….
Sosyolog- Gazeteci Mesih EROL

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 















Seri İlanlar
Arşiv Arama
- -








http://www.dogukultur.com  Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya