İKTİDARDAKİ MUHALEFET


Bu makale 2015-04-24 13:25:05 eklenmiş ve 862 kez görüntülenmiştir.
Devrim Avsar

İKTİDARDAKİ MUHALEFET

 

Türkiye, bilinenin aksine 13 yıldır AK PARTİ iktidarı tarafından yönetilmiyor, AK PARTİ muhalefeti tarafından yönetiliyor. Bu çok uçuk kaçık bir tespit mi oldu?

 

Bu önermeyi şöyle temellendirirsek, belki sizleri inandırabiliriz. Şimdi normal olan, bir ülkede iktidar partisi değişime direnmesi, demokratik gereksinimleri görmezlikten gelmesi, devlet içindeki çatışmaları hasıraltı etmesi gerekir. Buna karşın muhalefet partileri ise, yenilik istemesi, daha fazla demokratik adımlar için iktidarı zorlaması, şeffaflığı istemesi ve ekonomik sorunlara alternatifler sunması gerekir.

 

Ancak Türkiye’de AK PARTİ hükümeti demokrasiye, yıllardır şikayetçi olunan yönetim şekline, eğitim ve ekonomik reformlara yönelik attığı her adımda muhalefetteki iktidar kalıntıları tarafından engellenmeye çalışıldı. Örneğin yüzyılın en büyük demokratik projesi olan çözüm sürecini başlatırken, HDP dışındaki muhalefet partileri, eski Türkiye’nin aciziyeti olan korkuları topluma pompalayıp ülkenin bölünme endişesini yaymaya başladılar. Kendi milis güçlerini kullanarak, İzmir’de, Sinop’ta, Ardahan’da, Trabzon’da Kürtlere, Romanlara, üniversite öğrencilerine karşı linç girişimlerini tertiplediler. Ardahan’da DTP aracını taşlayıp, mitingini provoke eden milislerin CHP’li ve MHP’lilerden oluştuğunu umarım unutmamışızdır. Şimdi ne oldu? CHP daha demokratik görünmek için, HDP’den rol çalıp, birkaç büyük şehirde kadın adaylarını liste bire koyuyor. Zaten kimi koysa kazanacağı yerlerde ön seçim yapıp sözde bir ilke imza atmış oluyor. Ama öte taraftan kaybedeceğinden korktuğu Ardahan gibi yerlerde kendi tabanına güvenemeyip, kadrolu vekilini tekrar aday gösteriyor. AK PARTİ’yi bir yandan makarnacılıkla, sadaka kültürüyle eleştirirken bir yandan da sözüm ona sosyal devletin gereği olarak emeklilere çift maaş vaadinde bulunuyor. Beleş para yardımının sosyal devletin hangi ilkesine dayandırıldığını çözemedim doğrusu. Ancak bu tür uygulamalar, siyaset biliminde popülizm olarak adlandırılır. Yani amiyane tabiriyle halk dalkavukçuluğudur. 15 yıldır birçok siyaset felsefesi eseri  okudum, böyle bir sosyal demokrasi anlayışına rastlamadım. Ki gerçek anlamdaki sosyal demokrasi bile, radikal sol tarafından işçi sınıfına ihanet olarak tanımlanır.

 

   Eski Türkiye’nin kalıntıları, Türkiye’de son on yıldır yapılmak istenen değişimlere hep engel olmaya çalışmıştır. Ülkenin derin devlet mafya üyeleri bir bir yargılanırken, ana muhalefet lideri mafyanın avukatlığına soyunmuştur. Aydın diye Doğu Perinçek’e, Orhan Pamuk kitaplarını yakanlara, Hrant Dink’e karşı nefret kampanyası başlatan ırkçı Kerinçsiz’e, Jitem kurucularına, Veli Küçük’lere sahip çıkmıştır. Bu saydığım isimler yıllardır fikirleri iktidarda olan ve iktidarlarını kaybetmek istemeyen kişilerdir. İşte bu zihniyete karşı AK PARTİ yıllardır, muhalefet yapıyor. Bu iktidar sahiplerinin sözcüsü CHP, belki de ülkede değişime ve yeni bir muhalefete kıvılcım olabilecek Gezi olaylarını, provoke edip, hükümete karşı sivil bir darbe teşebbüsüne dönüştürme hevesine kapıldı. Burada başarılı olamayınca eski Türkiye’nin en büyük hamisi olan Gülen cemaatiyle olan ilkesiz ittifakını gün yüzüne çıkardı.

 

Şimdi bilinen bir yanlışı daha söylemek lazım, Gülen cemaati aslında hiçbir zaman anti-Kemalist ya da CHP karşıtı olmadı. Hatta bazı dönemler açıkça Ecevit’i ve CHP’yi destekledi. Türkiye’de geçmiş tüm iktidarların ve darbelerin en büyük destekçisi, Gülen cemaati oldu. Amaçları doğrultusunda insanlara komplo tezgâhlamak için, Türkiye’nin en büyük şantaj havuzunu kurdular. Bu havuzda seks kasetlerinden tutun, telefon dinlemelerine kadar birçok şantaj malzemesi var. Arasının bozulduğu tek hükümet AK PARTİ hükümetidir. Bu durum bile bazı gerçekleri açıklamak için yeterli değil mi?

Türkiye yıllardır, derin bir konseyin diktatörlüğü tarafından yönetildiği unutulmuş; başörtülü kadınların, anadilinde konuşmak isteyen yurttaşların, aydınların sürgün edildiği, öldürüldüğü işkencelerden geçirildiği günler sanki hiç olmamış. Ülkenin karanlık yıllarına ait kara kutu her açıldığında eski iktidarın kalıntıları biraz daha toz olacaktır. Kendimizi vicdanla korumasak bu toz gözümüzü daha fazla yakacak. İrademizi eski muktedirlerin küllerine karşı vicdanla koruyalım derim. AK PARTİ yıllardır eski Türkiye’nin iktidarına karşı muhalefet görevini yaptı, şimdi ise yeni Türkiye’nin iktidarına aday. Ama CHP muhalefet olma fırsatını kaçırdı, bundan sonra halk fırsat verirse, buyursunlar yapsınlar.    

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 















Seri İlanlar
Arşiv Arama
- -








http://www.dogukultur.com  Doğu Haber-Doğu Medya-Doğu Kültür Gazetesi
© Copyright 2013 Doğu Medya, Doğu Kültür, Doğu Haber, Doğu Kültür M. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya