|
|
|
|
|
|
|
|
LEHİMLİ DERNEĞİNDE ÇATLAK BÜYÜYOR |
|
|
|
Tarih : 15.02.2010 - 02:17:44 |
|
|
2010 Yılına girerken Lehimli Dayanışma ve Kültür Derneğinin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini yazıp, bunu da LEHİMLİ DE DERNEĞİ KAPATMA YARIŞI adı altında haber yapmıştık. Nihayet bu haberimizin ne kadar doğru olduğuna dün de şahit olduk. ( 6-902 |
|
|
|
LEHİMLİ DERNEĞİNDE ÇATLAK BÜYÜYOR
2010 Yılına girerken Lehimli Dayanışma ve Kültür Derneğinin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini yazıp, bunu da ‘LEHİMLİ DE DERNEĞİ KAPATMA YARIŞI’ adı altında haber yapmıştık. Nihayet bu haberimizin ne kadar doğru olduğuna dün de şahit olduk. ( 6-902-2010 c.tesi)
Bölünme ve bitme ile yüz yüze gelen bir kurum gerçeğini kavrayan, Lehimlideki sıkıntıların farkına varan Lehimliler bu duruma çözüm bulmak için yönetimden ve kanaat önderlerinden çözüm üretmelerini beklerken hayal kırıklığına uğramaktadırlar.
Bu anlamda duyarlı bir üye olarak KAYA Emlak’ın sahibi Kenan Kaya, duyarlılık göstererek yönetime ve muhalif kanata yönelik bir toplantı düzenleyerek durum hakkında bilgi almak istedi. Buna yönelik bir toplantı talep ettiler.
Ne hikmetse muhalif kanat dışında, gerek yönetim gerekse Lehimli kanaat önderleri (sülale büyükleri) Kemal Sanin ve kurucu üyeler toplantıya icabet etmediler. Yönetim aynı gün aynı saatlere denk gelen bir mantı yemeği düzenlerken, muhalif kanattan duyarlı 5-10 kişi dışında kimse Kaya’nın davetine katılmadı. Görmemezlikten geldiler.
Ensar Zorba, Allaattin Kaya, Fahrettin Tekin, Dağıstan Ararat, Nurettin Kaya gibi muhalif kanadı temsil eden insanlar bütün sıkıntılara rağmen bir çözüm yolu bulunur diye Kaya’nın davetine icabet ettiler. Yönetimin ve kanaat önderlerinin sanki ortada bir sorun yokmuş gibi işi ağırdan almaları ve yönetimin son anda toplantı dağılırken başkansız da olsa toplantıya katılmaları bir çözüm bulunur yönünde umutları artırırken, sert tartışmalara neden olan toplantı herhangi bir sonuca ulaşmadan dağıldı.
2009’da yapılan 2. Olağan kongreden bu yana dernek sürekli kan kaybediyor. Bir taraftan yaşanan mevcut duruma duyarsızlık had safhada olurken, diğer taraftan yaptığı etkinliklerde en azından yüzlerce insanı bir araya getiren Lehimli Derneğinde de dün mantıda 10-12 kişi vardı. Bir başka deyişle şu anda köy fiilen bölünmüş, böyle giderse dernek ne bir etkinlik yapabilecek nede mevcut krize bir çözüm bulabilecek.
Bu anlamda Kemal Kaya’nın davetine öncelikle yönetimin dört elle sarılması gerekirken adeta yapılan çağrı görmemezlikten gelindi. Nihayet yönetim içine düştüğü eksikliğin farkına varmış olacak ki son anda toplantıya başkan olmadan katıldılar. Muhalif kanatla yönetim arasında sert tartışmalar oldu. Yukarda da belirttiğimiz gibi herhangi bir sonuca varılmadın iki tarafta topu birbirlerine atarak toplantıyı terk ettiler.
Toplantı da dikkat çeken önemli noktalar ise, İşadamı Alaattin Kaya’nın oğlunun herhangi bir gerekçe gösterilmeden üyeliğe kayd edilmemesi ve usulsüz üye yapılması gibi bariz hata ve eksikliklerin yapılmasının yönetim tarafından kabul edilmesi. Bu bariz hataların normal birer şeymiş gibi gibi algılanması, yönetimin zayıflığını ortaya koyarken yönetimin özeleştirel olarak yapılan hataları kabul etmesi ve son anda da olsa toplantıya katılması ise çözüm istediklerine yönelik iyi niyetli olduklarının göstergesi idi. Bu iyiniyet muhalif kanatta da fazlasıyla mevcut onlar derneği bitirmek ve bölmek isteseler zaten bunu rahatlıkla yapabilecek bir güce sahiptirler…
Köy ve dernek sürekli kan kaybederken Kemal Sanin başta olmak üzere kurucu üyeler ve köyün ileri gelenlerinin duyarsızlığı büyük soru işaretlerine neden olurken, mevcut derneğin bitmesi ve dağılması durumunda:
Âdem Vurmazın da belirttiği gibi “dernek adına alınan mülkün satılması, derneğin kapanması, verilen emeklerin boşa gitmesi ortaya çıktığı gibi; çocuklarımıza hesabını veremeyeceğimiz çok kötü bir mirası da bırakarak, kimsenin altında kalkamayacağı bir vebal işleniyor”. Gelecek nesillerin birbirine güvenmeyecekleri bir ortam doğuyor... gerçeği ile karşı karşıya.
Toplantıyı düzenleyen Kenan Kaya ise ‘geçmişte olduğu gibi açılıp kapanan bir Lehimli Derneği daha görmek istemediklerini yönetimin eleştirilere tahammülünün olması, hesap vermesi şefaf olması ve içine düşülen eksikliklerin kabul edilmesi gerekmektedir. Muhalif kanatın ve köyün ileri gelenlerinin duruma müdahale edip derneği içine düştüğü krizden çıkarması için çözüm üretmeleri gerekmektedir. Bütün köyü kapsamayan, tek bir lehimlinin dahi dışında kaldığı bir yapı tutmaz. Birlik beraberlik lafını ağzından sakız gibi düşürmeyenler nerede, ne tür hesapları var söylesinler bizde bilelim. Şayet bu dernek dağılırsa isterse plaza alsınlar bir daha lehimlide dernek tutmaz. Mevcut dernek düzeltilmeli sorunlar giderilmeli ve her kes elini taşın altına koymalıdır dedi. Yönetim yâda yönetimin dışında dernek birilerinin egolarını tatmin etmek için kurulan ve kullanılan bir alan değildir. Burası halka hizmet alanıdır’… dedi.
Sonuç olarak biz tecrübelerimize dayanarak birkaç öneride bulunarak bu haberi bitiriyoruz.
Lehimlide muhalif kanat ve mevcut yönetimin halkın ve üyelerin farkında olması gereken önemli bir gerçek var. O da her köyde ya da yerde olduğu gibi egolarını tatmin etmek için derneğin kapanması dahil her tür zararı veren, isteyen, isteyebilecek olan hasta benlerin her zaman var olduğu. Ve bunların her zaman pusuda yattığı gerçeği. Geçmişte yaşanan olumsuzluklardan ve kapanmalardan iyi bir ders çıkararak kapanma ve bölünmeyi gündemlerinden çıkarmaları gerekmektedir.
Bu hasta benlerin temel felsefeleri de şudur ( sürekli kendini konuşturmak, hep ben ben der. Biz lafı ağzından rol icabı çıkar. Yönetime yâda yetkiye sahip olduğunda onarılmaz zararlar verir. Fakat hasta olduğu için çoğu kez verdiği zararların farkına varmaz. Yönetimde değilse yapıyı yıkmaya yönetimde ise kendini konuşturmaya bakar. Şunu bunu yaparım diyerek hep kendini konuşturmaya çalışır. Toplum ne der ne düşünür umurunda değil. Tek sorunu kendini konuşturmak, egosunu tatmin etmek…) sorumlu oldukları yapı, Köy batmış bitmiş umurlarında değil. Tek dertleri egolarını tatmin etmek…
Bu sadece Lehimli ya da bir köye özgü bir durum değil bu tür hasta benler toplumda azımsanmayacak sayıda çok oldukları gibi her yerde de ortaya çıkabilmektedirler. Topu hep başkalarına atan özeleştiri ve eleştiri mekanizmasını çalıştırmayı bilmeyen insanlardan yönetici olunmaz. Hataları başkasında gören kendini piru pak görenlerden yönetici olmaz. Toplumun bu yönlü bireylere dikkat edip geçit vermememsi gerekmekte.
Bu tür bireyler, tesbit ve teşhis edilmeseler topluma tahmin edilmeyecek derecede zarar vermektedirler.
Bugün nüfusumuzun çok olduğu birçok yerde insanlarımızın siyasi sosyal anlamda yerlerde sürünmesinin nedenlerine biraz eğildiğimizde ne demek istediğimizi herkes tarafından rahatlıkla anlaşılır...
|
|
|
|
|
|
 |
270 Kişi Tarafından Okundu. |
|
Yorum ( 0 )
|
|
|
|
|
Kayıtlı Yorum Bulunmuyor. |
|
|
|
|
Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Ziyaretçi İstatistikleri |
 |
|
|
|
|
|
Online |
: |
1 |
|
Bugün |
: |
96 |
|
Dün |
: |
165 |
|
Toplam |
: |
53132 |
|
Ip No |
: |
38.107.191.82 |
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|