Bu çocuklar Filistin’de yaşamıyor
Siyasallık öyle karmaşık bir manzara sunuyor ki, Türkiye'de, ne suçtur, ne takdir sebebi, anlaşılmaz hale geliyor. Yetişkin kişi ola ki gardım alıyor bu durumda, alışkın çünkü bu tuhaf düzene; ama çocuk en fıtri duygularıyla tepki veriyor.
En kolay bulunan nesneyi, taşı alıyor eline; oyununun bir icabını yerine getiriyormuş gibi. Bulunduğu arazi Filistin değil oysa, karşısında da Siyonist güçler yok. Ardı arkası kesilmeyen darbe planlarına karşılık, bu ülkede halka sert İsrail tedbirleriyle yönelmeyi benimsemeyecek insancıl ve demokrat subayların oranının yüksekliğine inanıyoruz biz.
Konu çocuk suçlularsa eğer, "sert tedbirlerde karşı ne kadar tepki göstersek az. İstiyoruz ki çocuklar ait oldukları çağın beştaşlı, atlama taşlı oyunlarına geri dönsün.
Hukukun, vicdanın, din kardeşliğinin geçersiz olduğu arazilerde ahtapotu andıran çeteler Şahmeran masallarının dünyasının büyüsüne izin verir mi hiç? Taş atan çocukları anlama yönünde bir konsensüs sağlanıyordu siyasette. Son zamanlarda demokratik açılım bağlamında o kadar üzerine gidildi ki hükümetin, çocuklar eylemlerini suça dönüştüren zemine saplanıp kaldılar yine. Fakat zaman akıp gidiyor ve onlar her geçen gün çocukluğun dünyasını yitiriyorlar.
"Çocuk suçlular" konusuna acilen başka bir açıdan bakmakla mükellef, hükümet. O açı ölüm tarlalarının açısıdır, yakılan, yok edilen köylerin, faili meçhullerin asitle yok edildiği kuyuların açısıdır. Hane içinde şiddet varsa, çocuk ne yapsın!..
(CİHAN AKTAŞ / TARAF)